<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>darbe arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/darbe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/darbe/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:17:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>darbe arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/darbe/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bir harf yüzünden darbeye teşebbüsle suçlandı</title>
		<link>https://hizmetten.com/bir-harf-yuzunden-darbeye-tesebbusle-suclandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2021 11:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Erkan Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17802</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Erkan Arslan, sadece bir harf yüzünden darbeye teşebbüsle suçlandı. Çünkü evinde bulunan bir CD’nin üzerinde ‘Harplik Bayramı‘ yazıyordu. Oysa o CD, Erkan öğretmenin görev yaptığı Türkmenistan’daki bir okuma bayramından&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-harf-yuzunden-darbeye-tesebbusle-suclandi/">Bir harf yüzünden darbeye teşebbüsle suçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>Öğretmen Erkan Arslan, sadece bir harf yüzünden darbeye teşebbüsle suçlandı. Çünkü evinde bulunan bir CD’nin üzerinde ‘Harplik Bayramı‘ yazıyordu. Oysa o CD, Erkan öğretmenin görev yaptığı Türkmenistan’daki bir okuma bayramından yani ‘Harflik Bayramı’ndan hatıra kalmıştı.</h4>
<p>15 Temmuz gecesi hayatı değişen isimlerden biri de sınıf öğretmeni Erkan Arslan oldu. Sadece bir ‘P‘ harfi sebebiyle hakkında darbeye teşebbüs etmekten iddianame hazırlandı.</p>
<p>Erkan Arslan Muş’un Tandoğan Köyü’nde dünyaya geldi. Siirt Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliğinden mezun oldu. Fakülteye adım attığında tek düşüncesi, bir üniversite diplomasının olmasıydı. O zamanki düşüncesini “Ben zaten üniversiteyi öğretmenlik için okumadım. Üniversiteyi üniversite okuyayım diye, bir diplomam olsun diye, adı olsun diye okudum” sözleri ile anlatıyor. Ancak Türkmenistan’da Türkmen-Türk Okulları’nda göreve başlayınca öğretmenliği çok sevdi.</p>
<p>Türkmenistan’da 5 yıl görev yapan Erkan Arslan Türkiye’ye döndü. Evlenip Çanakkale’ye yerleşti. Bu kez Çanakalle’de özel Gökkuşağı Koleji’nde göreve başladı. Ancak 15 Temmuz gecesi yaşananlar, onu hem öğrencilerinden hem de okulundan ayırdı. Yüzbinlerce insan gibi hakkında soruşturma dosyası açıldı ve polis Erkan Arslan’ı gözaltına almak için Çanakkale’deki evine gitti ancak o ailesi ile birlikte memleketi Muş’taydı.</p>
<h5>BİR ‘P‘ HARFİ İLE DARBECİ OLDU</h5>
<p>Erkan Arslan’ın Çanakkale’deki evinde yapılan aramada polisin dikkatini bir CD çekti. CD’nin üzerinde “Harplik Bayramı” yani Türkiye Türkçesi’ndeki karşılığıyla “Harflik Bayramı” yazılıydı. Bu Türkmenistan’daki okuma bayramının adıydı. Ama Erkan öğretmenin öğrencilerinin görüntülerinin yer aldığı CD sebebiyle hakkında darbeye teşebbüsten iddianame hazırlandı.</p>
<p>Türkmenistan’da birinci sınıflar okumaya geçtiklerinde şenlikler yapıldığını anlatan Arslan,”Cezaevinde ilk önce benim iddianamem ve dosyam hazırlandı. Herkes şaşırdı. Orada arkadaşlar dosyaya baktılar. ‘Erkan sen askeri darbeye teşebbüsten, askerlerin yargılandığı durumdan yargılanıyorsun‘ dediler” ifadeleriyle şaşkınlığını özetledi.</p>
<p>Erkan Arslan Cumhuriyet Başsavcılığı’na hemen dilekçe yazdı. Dilekçede iddianamesinde yazılı olan ‘darbe’  iddiasını sordu. Arslan daha sonra mahkeme sürecinde ‘Harplik’ kelimesindeki ‘P’ harfinin Türkçe karşılığının ‘F’ olduğunu açıklayınca takipsizlik kararı aldı. Ancak dosyasındaki diğer iddialardan dolayı tahliye edilmedi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-267594 size-full lazyloaded" src="https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2.jpg" sizes="(max-width: 1055px) 100vw, 1055px" srcset="https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2.jpg 1055w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-300x176.jpg 300w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-1024x602.jpg 1024w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-768x451.jpg 768w" alt="" width="1055" height="620" data-srcset="https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2.jpg 1055w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-300x176.jpg 300w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-1024x602.jpg 1024w, https://boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2-768x451.jpg 768w" data-src="https://www.boldmedya.com/wp-content/uploads/2021/03/erkan-arslan-2.jpg" data-sizes="(max-width: 1055px) 100vw, 1055px" /></p>
<h5>PLAKETTEN HAPİSE UZANAN KARAR</h5>
<p>Arslan, devam eden mahkeme süreçlerinde trajikomik diyaloglar yaşadığını da söyledi. Öğretmen Arslan, “Bankasya’dan teşekkür plaketini ‘Nasıl aldın? Neden aldın?‘ diye soru  sordular. Okul ayrılmamış diye bizlere plaket vermişlerdi. ‘Nasıl olur ya insana kolay kolay bir plaket verilir mi?‘ diye sordular” sözleriyle tuhaf suçlamayı anlattı.</p>
<h5>AYLARCA HAVALANDIRMAYA ÇIKAMADILAR</h5>
<p>Muş E Tipi Kapalı Cezaevinde kalan Arslan, kışın  soğuk hava yüzünden  aylarca havalandırma alanına çıkamadıklarını söyledi. Havalandırma kapılarının buz tuttuğunu belirten Öğretmen Arslan, “Muş o sene çok soğuktu. Eksi 42 dereceyi gördü. Cezaevinin pencereleri bir karış buz tutmuştu. Kapılar buzlu. Dışarı çıkamadık“ dedi.</p>
<p>Erkan Arslan cezaevindeyken ailesi de Çanakkale’den Muş’un Tandoğan Köyü’ne taşındı. 8 ay cezaevinde kalan Erkan öğretmen 6 yıl 3 ay ceza alarak tahliye oldu. Ardından köyünde bir bakkal açtı. Cebinde para olmadığını ifade eden Arslan, “ Benim kaldığım evin altında, eskiden gençken yaptığımız bir bakkal dükkanı vardı. Onu doldurup orada bakkalcılık yapmaya başladım. Eşim bu süreçte tarla bostan ekti. Afedersiniz sobada tezek yaktı. Geçimimizi öyle kazandık” ifadelerini kullandı.</p>
<h5>EŞİ RESTORANTTA GÖZALTINA ALINDI</h5>
<p>Erkan Arslan tahliye olduktuktan kısa bir süre sonra bu kez eşi Fatma Arslan gözaltına alındı. O anları anlatırken gözleri dolan Arslan, “Bizim bakkal köyün tam girişinde. Sürekli polisler geliyor. Videomuzu bile çektiler. Fotoğraflarımızı çektiler. Ben her seferinde zafer işareti yapıp gönderiyordum. Adamlar şaşırıyorlardı. Bir gün yine geldiler. Eşim de restorana gitmişti. orada operasyon düzenleyip almışlar. Üç gün kaldı. Çok zordu. Korktum. Tehlikeli şeyler olabilir diye” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Eşi Fatma Hanım da 7 yıl 6 ay ceza alınca, Erkan öğretmen oğlu ve kızının geleceği için yurt dışına çıktı. Yeniden öğretmen olmak için çalışacağını söyleyen Arslan, “Öğretmenliği çok sevdim. Çocuklarıma da ya öğretmen olursunuz, ya veteriner hekim olursunuz diyorum“ sözleriyle kendisini ifade etti.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_80239"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/USTOyCVpvHk?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: Boldmedya</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-harf-yuzunden-darbeye-tesebbusle-suclandi/">Bir harf yüzünden darbeye teşebbüsle suçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üçüncü şeytanlık faslı &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/ucuncu-seytanlik-fasli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2020 09:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=15902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ancak bir şey daha diyeceğim; müsaade ediyor musunuz? Sanmayın ki bu yapılan şeyler, bu kadarıyla kalacak! Ne onlar için, ne de sizin için; ne edenlerin ettiği, ne de edilenlere edilen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ucuncu-seytanlik-fasli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Üçüncü şeytanlık faslı | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak bir şey daha diyeceğim; müsaade ediyor musunuz? Sanmayın ki bu yapılan şeyler, bu kadarıyla kalacak! Ne onlar için, ne de sizin için; ne edenlerin ettiği, ne de edilenlere edilen şeyler bitmiş değildir. Bir “hırsızlık” ortaya çıkınca, adını “darbe” koyup Müslümanlara eziyet etme işi; o bir başlangıçtı. Fakat maşerî vicdan, genelde böyle bir muamele için onu yeterli sebep görmediğinden dolayı, şeytanın yeni bir senaryosuna ihtiyaç vardı. Gerçekten “darbe” denecek bir darbe senaryosuna ihtiyaç vardı. Onlar “Sağ olsun!” derler Şeytana, biz de “Yerin dibine batsın!” deriz; çünkü onlara öyle bir senaryo verdi, ellerini güçlendirdi.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_97019"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/ZXE_kOi_htc?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>“Darbe” senaryosuyla kısmen güçlendiler; bir yönüyle yapılan mezâlim, makuliyet kazandı: “Ettiler, ediyoruz! Dediler, diyoruz! Kıydılar, kıyıyoruz!.. Yaptığımız şey, mukabele-i bi’l-misil!.. Ne yapalım, Kur’an, ona -bir yönüyle- cevaz veriyor: وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِهِ ‘Size ikâb ederlerse ve onlara ceza verecek olursanız, size yapılan muamelenin misliyle cezalandırın.’ (Nahl, 16/126)” Önce, “Bakın, bu adamlar, utanmadan kalkıp ‘Siz hırsızlık yaptınız, rüşvet aldınız!’ diye bizi utandırıyorlar; ne hakları var? Kocaman kocaman insanların, değişik merhalelerden geçmiş çok mevkileri ihraz etmiş, şeref ve itibar ile serfirâz insanların şerefine dokunmaya ne hakları var? Bu, apaçık bir darbedir” dediler.</p>
<p>Fakat bu yeterli olmadı. “Yahu darbe mi, değil mi?” Bî-idrak olanlar bile onu darbeye benzetemediler. Onun için şeytan yol gösterdi: “Ben başka bir senaryo hazırladım size! Aklınız ermiyor, bak bu senaryoyu kullanın!.. Hakikaten darbe suretinde bir şey yapın! Ama iktidardakilerden kimseye dokunmayın sakın. Halkı sokağa dökün, sonra kendi muhafızlarınızla halkın üzerine ateş edin, sonra halkı öldürün, sonra da onu başkalarına fatura edin! Sonra da deyin ki, ‘İşte siz yaptınız!’ O zaman milleti derdest edip içeriye doldurmaya o yığınlar da inanacaklardır.” Fakat baktılar ki, dünya buna da inanmıyor. Dünyanın değişik yerlerinde erbâb-ı basiret, elit, entelektüel, “Yahu böyle bir şey olmaz!.. Bu insanlar, nasıl olur, her şeyden haberdar oldukları halde?!.” diyorlar.</p>
<p>Evet, camilerin minareleri/hoparlörleri hazır, diyanet teşkilatı hazır, imamlar hazır, müezzinler hazır… Hâdise olmadan evvel çıkıp camilerin minarelerinde bile haykırıp insanları sokaklara dökecekler ve sun’î bir kargaşaya sebebiyet verecekler. Kitabü’l-Fiten ve’l-Melâhim’de ifade buyrulduğu gibi; ben değil, Söz Sultanı (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor: “Ölen niçin öldüğünü, öldüren de neden öldürdüğünü bilemeyecek!” Kargaşa, anarşi… Diyor ki adam -IŞİD’den, tuhaf kılıklı ve kıyafetli- “Bize silah dağıttılar, ‘Şunu vurun, bunu vurun!’ dediler.” Evet, dolayısıyla dünya, bu hadiseleri görüyor, sizin baktığınız perspektiften bakıyor ve “Yahu burada da bir kısım boşluklar var; buna ‘darbe’ dediler ama bu galiba ‘darbe’ diyenlerin uydurması. Bu da Şeytan’ın bir senaryosu!” diyor. Bunun üzerine, fesada kilitli ruhlar başka bir senaryonun peşine düştüler: “Acaba şimdi ne yapsak?!.</p>
<p>Öyle ise, daha ciddisini yapmamız lazım. Çok önemli bazı kimseleri öldürmemiz lazım, doğrudan doğruya. Sonra da bunu…” Neyi söylüyorum biliyor musunuz? Ayağa düşmüş şekilde konuşulan şeyleri söylüyorum. Ayağa düşmüş şekilde konuşulan, kapalı kapılar arkasında konuşulan şeyleri söylüyorum: “Önemli bazı kimseleri… Gerçekten meseleye ‘darbe’ dedirteceğimiz şekilde… Yeni/yepyeni -evet hiç kullanılmayan bir kelime ile diyeyim- “neo-kargaşa”, yeni bir kargaşa tipi…</p>
<p>Öyle ki Türkiye’deki bir kısım kandıramadığımız kimseleri de bununla kandıralım ve bir de dünyada kamuoyunu değiştirelim, lehimize değiştirelim!.. Zira şimdilerde, herkes, bunun bir ‘senaryo’ olduğunu söylüyor!” Böyle bir şeyin zilleri çalmaya başlamıştır. O açıdan, Hak kapısının önünde, o kapının tokmağına dokunmaya teşne bulunan insanların, başlarına daha ötesinde bazı şeylerin geleceğini de hesaba katarak, firaset ile, basiret ile, uyanıklık ile hareket etmeleri lazım. Bir karıncaya basmama ölçüsünde, bir cana kıymamayı o ölçüde kıymetli görerek ona göre davranmaları lazım. Hiç tereddüdünüz olmasın; çünkü bir kere yalan söyleyen, her zaman söyler.</p>
<p>Bir kere iftira eden, her zaman iftira eder. Bir kere bir senaryo sahneye süren, her zaman benzer -fakat zamanın girdileri ile- senaryolar sahneye sürer. Çünkü tarihi tekerrürler devr-i daiminde, hadiseler, “misliyet” çerçevesinde cereyan eder; dün başka, bugün başka; dünün senaryosu başka, bugünün senaryosu başka. Bunu diyecektim. Dedim. Allah, o fırsatı vermesin onlara!..</p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"> Bu video 13/08/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;SON ŞEYTANÎ SENARYO&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Yayının tamamını buradan izleyebilirsiniz:</span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?q=http%3A%2F%2Fwww.herkul.org%2Fbamteli%2Fbamteli-son-seytani-senaryo%2F&amp;v=ZXE_kOi_htc&amp;event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqbVBHWGVpeFdJcV93TWo5N2N4V1l4VVlSd2h2d3xBQ3Jtc0trc3ptMU5KcWNKNEdUaTNzaVJUMkRadUZYQUt0VmlvTDZIbHU1TkJOSFJDTkptck1SU3FYMzJWN0xGTW5LcEdVOGJFaHp0YmRyQ0o5Y1pPcW93MmhwMzFPQ043eVQxdC05WFFtMmo5ZzV3SzhiR01fRQ%3D%3D" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">http://www.herkul.org/bamteli/bamteli&#8230;</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ucuncu-seytanlik-fasli-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Üçüncü şeytanlık faslı | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz darbenin neresindeydik? &#124; İsmet Macit</title>
		<link>https://hizmetten.com/biz-darbenin-neresindeydik-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2020 11:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=15394</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sen küçüksün ölemezsin Kefen bile giyemezsin Kara toprak aldı seni İstesen de dönemezsin” Anonim Yüreklerin denizlerde boğulduğu haberlerden biri daha&#8230; Gülfem Yeni, nesebi gayr-ı sahih bir darbe bahanesiyle işinden, eşinden,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/biz-darbenin-neresindeydik-ismet-macit/">Biz darbenin neresindeydik? | İsmet Macit</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"></div>
<div dir="auto" style="text-align: right;"><strong>“Sen küçüksün ölemezsin</strong></div>
<div dir="auto" style="text-align: right;"><strong>Kefen bile giyemezsin</strong></div>
<div dir="auto" style="text-align: right;"><strong>Kara toprak aldı seni</strong></div>
<div dir="auto" style="text-align: right;"><strong>İstesen de dönemezsin”</strong></div>
<div dir="auto" style="text-align: right;"><strong>Anonim</strong></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Yüreklerin denizlerde boğulduğu haberlerden biri daha&#8230;</div>
<div dir="auto">Gülfem Yeni, nesebi gayr-ı sahih bir darbe bahanesiyle işinden, eşinden, yavrularından mahrum bırakılan binlerce mağdurdan bir tanesi.</div>
<div dir="auto">Kurdukları menfaat şebekesi çökmesin diye ülkenin masum evlatlarının huzuruna bir kabus gibi çöken çetenin zulmünden kaçmak için 28 Temmuz 2018’de eşi Gökhan Yeni ve çocukları sekiz aylık Nurbanu ile iki buçuk yaşındaki Burhan’ı alarak, Ayvalık’tan Midilli Adası’na geçmek üzere bir bota bindiler. Bindikleri bot alabora olunca Gülfem Hanım eşini ve yavrularını kaybetti. Kendisi yüzme bilmediği halde boğulmadı ve yanlarına gelen bir yat tarafından kurtarıldı. Daha sonra gelen sahil güvenlik ekipleri tarafından hemen gözaltına alındı. Gözaltı sürecinde polislerin “katilsin sen, çocuklarını sen öldürdün” ithamlarına maruz kaldı.</div>
<div dir="auto">Cenazelerin kaldırılma süreci ayrı bir skandaldı. Bursa Belediyesi, Yeni ailesine Hizmet Hareketi’nden oldukları için cenaze aracı tahsis etmedi. Olay meclise taşınıp sosyal medyada çok tepki çekince Bursa Belediye Başkanı geri adım atmak zorunda kaldı. Ya- şadıklarından sonra ‘insafa gelen mahkeme’ tarafından adli kontrol ile serbest bırakılan Gülfem Yeni, birkaç ay sonra Emine Bilgiç’e</div>
<div dir="auto">verdiği röportajda şöyle demişti:</div>
<div dir="auto">“Darbenin neresindeydik biz? Bize yargısız infaz yapanlar, iş vermeyenler, bizi dışlayanlar, aileleri ile sıcak yuvalarında yaşayanlar şunu unutmasınlar ki bir baba, ailesine bakmak, yaşatmak için her şeyi göze alır. Bize de bu ülkede tek yol bırakıldı, o da kaçmaktı. Kendi ülkemizde ailecek yaşamak bize çok görüldü. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Ve bugün&#8230; Yarım kalan ikinci üniversiteme tekrar başladım. Şükür ki aileler beni her konuda destekliyorlar. Bir gün olur da üstümüzdeki ‘terörist’ damgası kalkarsa, tekrar çalışıp insanlara faydalı olmak isterim. Geleceğe dair maddi hiçbir beklentim yok. Umutlarım hep, ülke olarak huzurlu günler görmek üzerine kurulu&#8230;”</div>
<div dir="auto">Refik Halid Karay’ın Gurbet Hikayeleri’nde anlattığı “Gözyaşı” başlıklı öykü Türkiye’deki zulümden kaçarken Ege Denizi’nde tüm yakınlarını kaybeden Gülfem Yeni’nin destansı hüznüne ne kadar da benziyordu. Bu müthiş benzerliği de düşünerek Balkan Harbi yıllarını bize aktaran bu hikâyeyi bir kere daha okuyalım:</div>
<div dir="auto">Yeni tuttuğu hizmetçi kadına sordu:</div>
<div dir="auto">&#8211; Dilin Anadoluluya benzemiyor. Rumelili misin sen?</div>
<div dir="auto">&#8211; Serfliçe köylerindendim. Alnımın yazısı imiş, buralara düştüm, dedi kadın.</div>
<div dir="auto">Gözleri eski şekerlenmiş şuruplar kadar donuk ve fersiz. Dibe çökmüş bir gam tortusu. Biraz inceleyince canı sıkıldı. Akşam akşam keyfini kaçırmasından korktu. İçinden “bir başkasını bulunca savarım” diye düşündü. Hikayesini dinleyince bunu asla yapamadı.</div>
<div dir="auto">Balkan Savaşı kopunca, sınıra yakın köyde, bir akşamüstü şu şayia yayılmış: Düşman geliyor! Gelen düşman, sadece can değil, ırz ve din düşmanıdır da. Müslüman erkeği süngüleyecek, kadını kirletecektir. Köy halkı, mal mülk neyi varsa bırakıp kaçmaya karar verir.</div>
<div dir="auto">Dul Ayşe de hazırdır; bir atın üstündedir. Arkasında beş yaşındaki oğlu, belinden sımsıkı sarılmış, önünde üç yaşındaki kızı bir kuşakla dizlerinden eyere bağlı, kucağında daha bir yaşına basmamış yavrusu uykuda. Tepelerden aralıksız bir yağmur yağıyor, kış başlangıcı yağmuru. Herkes biliyor ki, bu sürerse ovayı su basacak, çaylar kabaracak, köprüler çökecek, yol iz kalmayacaktır. Sırılsık- lam kafile, ıslak gece içinde ilerliyor. Öndeki ümit Türk ordusuna yetişmek, arkadaki korku düşman ordularına çiğnenmemek.</div>
<div dir="auto">Ayşe, beline dolanan ufak kolların ara sıra gevşediğini duyuyor:</div>
<div dir="auto">&#8211; Uyuma Ali, diyor, uyuma! Önündeki baş yer yer dikliğini kaybediyor:</div>
<div dir="auto">&#8211; Uyuma Emine’m, uyuma! diyor. Sonra kucağında kıpırdamalar başlayınca:</div>
<div dir="auto">&#8211; Uyu ciğerim, uyu Osman’ım, diyor. Yaşlı, romatizmalı at, ikide bir sürçüyor, toparlanıyor, sonra çamura gömülüyor, silkinip ilerlemeye çalışıyor. Yağmur dinmiyor, toprak iyice cıvık hâle geliyor. Saplanıp bir yerde kalmaları ya da bir ırmağın akıntısında boğulmaları ihtimali büyüyor.</div>
<div dir="auto">Atın ve kendisinin kudretsizliğini gören Ayşe, yavrularına sa- rılarak ölmeyi artık fena bulmamaktadır. Asıl dehşetli korkusu, üç canlı yükü ile yaya kalmaktır.</div>
<div dir="auto">Nihayet bu oluyor. Çöken, yan üstü uzanan mecalsiz attan çabucak iniyorlar. Zira felaket kafilesinden kopmak, Ayşe için bundan da korkunçtur. Geride kaldığını anlayınca, üç çocuğu birden taşımanın mümkün olmadığını görüyor, ikisini kurtarmak için birini feda et- mek lazımdır diye düşünüyor. Hangisini?</div>
<div dir="auto">Yanında, elinden tutmuş, dizine kadar çamura bata çıka yürüyen Ali’nin minik elini bırakmak istemiyor. Boynuna dolanan mecalsiz elleri çözmeye de cesareti yok. Kucağındaki ıslak, hareketsiz, sessiz bohça ona cansız gibi görünüyor. Soğuktan, sudan, havasızlıktan ölmüştür. Ananın ümidi, yaşamadığını anlayıp kundağı en az çamurlu, en az batak yere bırakıvermek. O kıyamet içinde Osman’a eğiliyor, ses duymamak ümidiyle dinliyor. Ama yavrusunun ılık ılık ağladığını duyuyor, eyvah, diyor.</div>
<div dir="auto">Bir enkazı andıran kafile bata çıka ilerlemekte, kimi karanlığın içinde çamura gömülmekte, kimi üstüne basılarak ezilmektedir.</div>
<div dir="auto">Ayşe hâlâ yükünü atamamıştır. Soluk soluğa, buz gibi ter içindedir. Ayaklarını çamurdan çekecek kudreti erimekte, kolları karın- calanmaktadır. O kadar ki, sol kolunun açılıp yükünü kendiliğinden bıraktığını bile anlayamıyor. Şimdi göğsünün üzerinde Ali vardır. Sanki uzun bir hasretten sonra birbirine kavuşmuşlardır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bir yandan da yağmur ve çamur içindeki kaçış sürüyor. Böyle birkaç saat mi, birkaç dakika mı koşuyorlar ya da öyle sanıyorlar. Ayşe tükeniyor, arkada bıraktıkları at gibi yere uzanıvereceğini anlıyor, haykırmak, birini imdadına çağırmak istiyor. Yine koşuyor ve aniden bir hafiflik, bir canlılık duyuyor. Neden sonra anlıyor ki, boynundan sarılan zayıf, ufak kollar artık yoktur. Emine de dökülmüştür. “Çık sırtıma, sıkı sarıl sakın gevşeme Ali!” diyor.</div>
<div dir="auto">Böylece kanının son ateşini yakarak, batıp çıkarak yuvarlanarak, ter ve gözyaşı yüzünü yıkayarak molasız yürüyor Ayşe; Ali’sini kurtarmış olmanın sevinci ile. Öbür felaketlere katlanıp ümitle yürüyor, kafileye yetişiyor, hatta onları geride bırakıyor. Seher vakti ay yıldızlı ıslak bir bayrak çekili küçük kasabaya varıyor. Yükünü bir cephane sandığının üstüne indiriyor.</div>
<div dir="auto">&#8211; Kurtulduk Ali kalk! Kalk Ali! diyor.</div>
<div dir="auto">Ali kımıldamıyor. Anne, saatlerdir bir ceset taşıdığını anlamıyor, anlamak istemiyor. Ali kalk kurtulduk diyor. Ayşe, gece yağan yağmur gibi dökülen gözyaşları içinde gülümsüyor.</div>
<div dir="auto">Hizmetçi, donuk, fersiz, kuru gözlerini işaret ederek, “Bey” dedi “O günden beri ağlayamam. İstesem de gözlerimden yaş gel- mez.”</div>
<div dir="auto">Bugün dünden farklı değil, Hizmet erleri ne destansı ayrılıklar yaşıyor! Keşke acılarımızı unutmasak. Keşke çilekeşlerin vuslatı için dövüne dövüne şu çile günlerinde dualar etsek.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Hizmetten | İsmet Macit</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/biz-darbenin-neresindeydik-ismet-macit/">Biz darbenin neresindeydik? | İsmet Macit</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı Darbeci &#124; Cezaevi Hikayeleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/yasli-darbeci-cezaevi-hikayeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2020 12:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki gül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Amca tam 75 yaşındadır. Sohbetlere katıldığı ihbarı üzere gözaltına alınır ve ardından da tutuklanır. Günlerce gözaltında tutulduktan sonra mülakat adı altında kollukta defalarca gayri resmi sorguya alınır. İnsanlık dışı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasli-darbeci-cezaevi-hikayeleri/">Yaşlı Darbeci | Cezaevi Hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Amca tam 75 yaşındadır. Sohbetlere katıldığı ihbarı üzere gözaltına alınır ve ardından da tutuklanır. Günlerce gözaltında tutulduktan sonra mülakat adı altında kollukta defalarca gayri resmi sorguya alınır. İnsanlık dışı muamele de buralarda yapılır tüm gözaltında olanlara. Kamera, avukat vs hiç kimsecikler yoktur bu hukuk dışı sorguda.<br />
(Sorguda yaşananlar)<br />
-Darbe gecesi nerede idin?<br />
-Darbedeki görevin ne idi?<br />
-Silahlar nerede?<br />
(Mustafa Amca çok kızgındır ama hissettirmemeye, sakin olmaya çalışır) ve cevap verir;<br />
-O gece dua nöbetim vardı, ben keskin nişancıydım. Tankı bahçemdeki armut ağacının dibine parkettim. F16 yı hangar niyetine ahırımızdaki ineklerin yanındaki samanların altına zula ettim!<br />
-Ya Hu siz neden bahsediyorsunuz Allah aşkına ne darbesi ne silahı siz de hiç vicdan, iz’an insaf yok mu?<br />
Evet, böyle cevap verir vermesine de dinleyen kim bu nezih insanı. Yazarlar o zaman ki insan bozması sorgu zebanileri ve zorla attırırlar imzayı ve sulh ceza savcılığının isteğiyle nöbetçi hakim tutuklar yaşlı amcayı.<br />
Ve tam bir yıl cezaevinde iddianame bekler. Mahkeme çıkarmamakta ısrar eder, evlatları devreye girer 250 bin tl kefalet vererek tahliye edilir.<br />
Sonra ki süreçte de masumluğu anlaşılıp berat eder….<br />
Haydi Geçmiş olsun Mustafa Amcaya ve bu arada 76. Doğum günün kutlu olsun!</p>
<p>Hizmetten | Zeki Gül</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yasli-darbeci-cezaevi-hikayeleri/">Yaşlı Darbeci | Cezaevi Hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şair Hapse Düşerse &#124; Kısa Cezaevi Hikayeleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/sair-hapse-duserse-kisa-cezaevi-hikayeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 16:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki gül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=11580</guid>

					<description><![CDATA[<p>ŞAİR HAPSE DÜŞERSE Kimin yazdığını bilmediğimiz bir gönül dörtlüğü bunlar. Bunu buraya aktarmamak şiire de meçhul şairine de vefasızlık sayılırdı. “Entarisi dar beden İhraç oldum, darbeden Cennet yüzü görmesin Mazlumları&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sair-hapse-duserse-kisa-cezaevi-hikayeleri/">Şair Hapse Düşerse | Kısa Cezaevi Hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>ŞAİR HAPSE DÜŞERSE</h3>
<p>Kimin yazdığını bilmediğimiz bir gönül dörtlüğü bunlar. Bunu buraya aktarmamak şiire de meçhul şairine de vefasızlık sayılırdı.<br />
“Entarisi dar beden<br />
İhraç oldum, darbeden<br />
Cennet yüzü görmesin<br />
Mazlumları darp eden.”<br />
Dilin şeker şerbet bal yesin şair efendi!</p>
<p><strong>Hizmetten | Zeki Gül</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sair-hapse-duserse-kisa-cezaevi-hikayeleri/">Şair Hapse Düşerse | Kısa Cezaevi Hikayeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemaat darbe mi yaptı? &#124; Veysel Ayhan</title>
		<link>https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 09:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[veysel ayhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12343</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Temmuz sorularının çoğu Erdoğan’a odaklanıyor. Kilit isim O. Darbe görünürde ona karşı yapıldı. Ama darbenin araştırılmasına izin vermedi. Meclis Komisyonu’na ifade vermeye gitmedi. Komisyon çalışmalarını “çok uzadı” diye kapattırdı.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/">Cemaat darbe mi yaptı? | Veysel Ayhan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz sorularının çoğu Erdoğan’a odaklanıyor.</p>
<p>Kilit isim O.</p>
<p>Darbe görünürde ona karşı yapıldı.</p>
<p>Ama darbenin araştırılmasına izin vermedi.</p>
<p>Meclis Komisyonu’na ifade vermeye gitmedi.</p>
<p>Komisyon çalışmalarını “çok uzadı” diye kapattırdı.</p>
<p>Görünürde silahlı Kuvvetler ona darbe yaptı.</p>
<p>Ama nasıl bir iş ise darbeyi yapan gücün başındaki ismi yani Genelkurmay başkanını görevden almadı.</p>
<p>Darbe girişimini haber vermeyen Milli İstihbarat Teşkilat müsteşarını görevden almadı.</p>
<p>MİT müsteşarı görevine devam etti.</p>
<p>15 Temmuz ile ilgili iktidarın veya Erdoğan’ın söylemleri tel tel dökülüyor.</p>
<p>Devam edelim…</p>
<p><b>ERDOĞAN, DARBE GİRİŞİMİNİ NE ZAMAN DUYDU?</b></p>
<p>Erdoğan yıllardır kendisine soru sorabilen bir gazetecin karşısına çıkamadı.</p>
<p>Çıkabilse belki pek çok şey aydınlanacak.</p>
<p>Soru sorulamadığı için istediğini diyor ve kimse “niye böyle” diye soramıyor.</p>
<p>Üstelik rolünü kötü oynuyor, ağzından çok şey kaçırıyor.</p>
<p>İrticali konuştukça sürekli çelişkili şeyler söylüyor ve senaryoyu batırıyor.</p>
<p>Buyrun şu dört açıklamayı karşılaştıralım:</p>
<p>Erdoğan’ın ilk açıklamayı gece 00.30, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaptı</p>
<p><b>“Değerli arkadaşlar bugün bilindiği gibi öğleden sonra bir hareketlilik ne yazık ki Silahlı Kuvvetlerimizde mevcuttu.”</b></p>
<p>Peki bunu öğrendin de ne yaptın? Cevabı yok!</p>
<p>İkinci açıklama 2 Temmuz’da Reuters’e</p>
<p><b>“Saat 16.00-16.30 civarında eniştemden bir telefon aldım.” </b></p>
<p>Oysa Eniştesinin bahsettiği “Beylerbeyi’ndeki hareketlilik” akşam 21.30’da.</p>
<p>Bu da tuhaf bir çelişki.</p>
<p>Üçüncü açıklama 18 Temmuz’da, CNN International’a:</p>
<p><b>“Saat 20.00 civarında haber aldım.”</b></p>
<p>Dördüncü açıklama 20 Temmuz’da, El Cezire’ye:</p>
<p><b>“Saat 21.30’da eniştem beni aradı haber verdi.”</b></p>
<p>Erdoğan darbe girişimini ne zaman öğrendi?</p>
<p>Sözlerinden en kötü ihtimalle darbe girişimini 21.00 civarı öğrenmiş olduğunu çıkarabiliriz.</p>
<p>Bütün TV kanalları emrindeydi.</p>
<p>Niçin 00.24’e kadar saatlerce sessizce bekledi.</p>
<p>Hatta ilk öğrendiğim zaman dediği “<b>öğleden sonra”</b>dan gece yarısına kadar niçin sessizce bekledi.</p>
<p>Avın tuzağa düşmesini mi bekledi?</p>
<p>Erdoğan o gün Cuma namazına bile gitmedi.</p>
<p>Her şeyin farkındaydı ve darbe girişimini çok önceden haber almıştı.</p>
<p>Resmi tutanaklara göre darbeden tam 34 gün önce bu istihbarat kendisine ulaşmıştı.</p>
<p><b>34 GÜN ÖNCE İHBAR EDİLEN DARBE…</b></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237480 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdog%CC%86an.jpg" sizes="(max-width: 676px) 100vw, 676px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan.jpg 676w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan-300x178.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan-100x59.jpg 100w" alt="" width="676" height="402" /></p>
<p>Astsubay Hüseyin Gürler, Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, 2 Eylül 2016 tarihli dava dosyasına giren ifade tutanağı bunu ispatlıyor:</p>
<p>15 Temmuz’da 34 gün öncesine gidiyoruz.</p>
<p>Tarih 11 Haziran 2016</p>
<p>Şöyle diyor Gürler:</p>
<p><b>“…Edindiğim tüm bilgi ve belgeleri GATA’da görev yapmakta olan Tabip Binbaşı Eray Serdar Yurdakul isimli şahıs ile de paylaştım. Bu şahıs beni AK Parti İstanbul Milletvekili Emekli Tümgeneral Şirin Ünal ile görüştürdü. Bu bilgi ve belgeleri kendisine de ilettik. Darbe yapılacağına dair bilgiyi aldıktan sonra da özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşmanın yollarını aradık. Eray Bey’in girişimleri vasıtası ile Ahmet Albayrak ile İstanbul’da yaptığımız görüşme neticesinde gerek Eray beyin gerek benim hazırladığım tüm bilgi ve belgeler sayın Cumhurbaşkanımıza 11 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Topkapı Sarayı’nda Eray Bey tarafından arz edilmiştir.”</b></p>
<p>Bu belge 11 Haziran’da Topkapı Sarayı’nda Erdoğan’ın bilgilendirildiğini gösteriyor.</p>
<p>Yer ve zaman bilgisi de bu belgeyi teyit ediyor.</p>
<p>11 Haziran’da Erdoğan, belgede adı geçen yerde yani Topkapı’da, Birlik Vakfı’nın iftarında görünüyor.</p>
<p><b>15 TEMMUZ DARBESİNİN “1 NUMARA”SI KİM?</b></p>
<p>Erdoğan darbe girişiminde 2 gün önce önemli bir yasayı onayladı.</p>
<p>Bu yasa 2010 yılında iptal edilen Emniyet-Asayiş Yardımlaşma Protokolü (EMASYA)idi.</p>
<p>Emasya’nın alelacele meclisten geçirilmesi ve 13 Temmuz’da Erdoğan tarafından imzalanmasının bir nedeni olmalıydı.</p>
<p>Emasya mesajı netti.</p>
<p>Sokağa çıkacak askere “Bizim dokunacaklarımız belli, size sonra dokunmayacağız” anlamına geliyordu.</p>
<p>Hedefi askerin tereddüt etmeden sokağa dökülmesini sağlamaktı.</p>
<p>Erdoğan’ın 15 Temmuz günü yaptıkları değil yapmadıkları daha önemliydi.</p>
<p>Niyeti “darbe girişimini” önlemek olsaydı hareketliliği öğrendiği “<b>öğleden sonra” </b>yapması gereken 4 basit şey olurdu.</p>
<p>Bu dört şeyle yüzlerce insanın ölümünü engelleyebilirdi ama engellemedi, sessizce bekledi.</p>
<p>Şunları yapabilirdi:</p>
<p><b>1- TSK’yı uyarır, karşı önlem alabilirdi. Tek bir asker kışladan dışarı adım atmaz böylece 249 insan hayatını kaybetmezdi. </b></p>
<p><b>2- 6,5 saat beklemeden TV’lere çıkıp darbeyi deşifre edebilirdi. Evet Erdoğan darbe girişimini haber aldığı öğlen saatlerinde televizyonlara bağlansaydı, ne asker ne de halk sokağa çıkmayacaktı. Yani Erdoğan’ın bildiği halde 6,5 saat beklemesi 249 cana mal oldu.</b></p>
<p><b>3- TSK söz dinlemiyorsa 273 bin kişilik dev polisi teşkilatını harekete geçirebilirdi. Polisi kullanmayı o kadar düşünmüyor ki İçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimini saat 23.00’te MİT Müsteşarı’ndan öğreniyor.</b></p>
<p><b>4- 15 Temmuz’da da darbe bildirisi okunan ve her darbenin en kritik mekânı olan TRT’yi ve diğer TV kanallarını polis gücüyle erkenden korumaya aldırabilirdi. Ama yapmıyor.</b></p>
<p>Bunların hiçbirini yapmadı.</p>
<p>Sessizce “kontrollü” darbenin ölü doğum yapmasını bekledi.</p>
<p>Kaldığı otele 15-20 dakika mesafede Türkiye’nin en önemli askeri merkezlerinden Aksaz Deniz Üssü var.</p>
<p>Burada 2 tugay, yaklaşık 4 bin silahlı askeri personel bulunuyor.</p>
<p>Savaş gemileri ve uçaksavarlar var.</p>
<p>Gerçek bir darbe olsa bu üs Erdoğan’ı rahatça alabilir.</p>
<p>Ama Erdoğan otelde “<b>öğleden sonra”</b>dan itibaren korkusuzca bekleyebiliyor.</p>
<p>Peki Erdoğan uygulamaya koyduğu plandan hiç mi endişe etmiyordu?</p>
<p>Tabii ki endişeleri vardı ama önlemlerini almıştı.</p>
<p><b>4 AYRI UÇAK</b></p>
<p>Erdoğan, A Haber’e verdiği röportajda, o geceki kaçış planından övgüyle bahsediyor.</p>
<p>Darbecileri şaşırtmak maksadıyla 4 farklı havaalanında (Dalaman, İzmir, Bodrum ve Çıldır/Aydın) 4 farklı uçağın hazır olarak bekletiliyor.</p>
<p>Normalde Ankara konuşlu olan bu uçakların dört ayrı meydanda hazır olarak bekletilmesi için en az 7 saat gerekiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237481 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdog%CC%86an-uc%CC%A7us%CC%A7.jpg" sizes="(max-width: 678px) 100vw, 678px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş.jpg 678w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-300x149.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-100x50.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-324x160.jpg 324w" alt="" width="678" height="336" /></p>
<p>Ankara’daki uçuş ekiplerinin çağrılması 1 saat.</p>
<p>Mürettebatın reaksiyon göstermesi ve havaalanına intikali 3 saat.</p>
<p>Uçuş için yer hazırlığı ve uçuş öncesi kontroller 1 saat.</p>
<p>Uçakların Ankara’dan gidilecek meydana intikal süresi 1 saat.</p>
<p>Gidilen meydanda yakıt alınması ve yeniden uçuşa hazırlık 1 saat.</p>
<p>Toplam 7 saat.</p>
<p>Uçak bekletmedeki ilginçlik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dikkatinden kaçmamış olmalı ki şu sözleri söylüyor:</p>
<p>“Erdoğan darbeyi önceden bilmese, 3 ayrı yerde uçak bekletmezdi. Önceden haberiniz var demektir. Darbeyi öğrendiği zaman bu uçaklar hemen kalkıp gelebilir mi? Bilinmeyen çok şey var.”</p>
<p>Erdoğan darbe girişimini çok önceden bilmiyor olsaydı bu uçaklar kesinlikle o akşam orada hazır bekliyor olmazdı.</p>
<p><b>CEVAPSIZ SORULAR</b></p>
<p>Darbeyi kendi ifadesiyle “öğleden sonra” veya en kötü ihtimalle 16.30’da öğrenen Erdoğan niye güvenli bir sığınağa girmeyi düşünmedi?</p>
<p>Oradan açıklama yapmayı düşünmedi?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237482 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatu%CC%88rk-havaliman%C4%B1.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı.jpg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-300x190.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-100x63.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-696x441.jpg 696w" alt="" width="700" height="444" /></p>
<p>Niçin “cunta uçaklarının” fırıl fırıl döndüğü İstanbul’a gitmeye karar verdi?</p>
<p>Erdoğan’ın otelden ayrılarak helikopterle indiği Dalaman Havaalanı aynı zamanda askeri bir havaalanı.</p>
<p>Havaalanının yanında Deniz Kuvvetleri’ne ve Hava Kuvvetleri’ne bağlı iki komutanlık bulunmakta.</p>
<p>Askeri darbe ile güvenlik tehdidi yaşayan Erdoğan’ın askerlerin de kullandığı bir havaalanı üzerinden İstanbul’a gitmesi büyük bir risk değil mi?</p>
<p>Bunu nasıl göze aldı?</p>
<p>Kimler ona teminat verdi?</p>
<p>Niçin İzmir, Bodrum ve Çıldır’daki uçaklarını tercih etmedi?</p>
<p>Darbe olurken ve Atatürk Havalimanının darbeciler tarafından işgal edildiği herkesçe biliniyorken İstanbul’a yola çıkmanın açıklaması ne olabilir?</p>
<p>Mutlaka bir yerlere gitmeyi düşündüyse mesela darbecilerin hiç ilgilenmediği ve işgal etmediği Ankara-Esenboğa Havalimanı’na inmeyi niçin düşünmedi?</p>
<p>Kendisine suikast yapılmasından korkan, ‘beni zehirlerler’ diye Saray’a yemek tahlil laboratuvarı kuran Erdoğan, <b>Flightradar24.com</b>’da ne zaman, nerede olduğu herkes tarafından rahatça görülebilen bir açık hedefe nasıl binebildi?</p>
<p>Bu, ‘Buyurun beni vurun’ anlamına gelmez miydi?</p>
<p>Tüm bu sorular ve veriler ışığında net olan bir şey varsa o da Erdoğan’ın girişimden haberli olduğu ve kontrol altında olduğundan emin olmasıydı.</p>
<p><b>MARMARİS KOMEDİSİ </b></p>
<p>Erdoğan’ı alacak Özel Kuvvetler helikopteri saat 22.00’de İzmir’e iniyor.</p>
<p>Kendilerine operasyonun 01.00-01.30 civarında olacağı söyleniyor.</p>
<p>Hazırlıklar tamamlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-120360 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o.jpg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o-300x169.jpg 300w" alt="" width="700" height="394" /></p>
<p>Daha sonra operasyonun iptal edildiği emri geliyor.</p>
<p>Ve birlik tam 4 saat burada bekletiliyor.</p>
<p>İptal emri gelmese operasyon başarıya ulaşabilir.</p>
<p>Fakat operasyon timi bekletiliyor.</p>
<p>Ne zamana kadar?</p>
<p>Erdoğan, İstanbul’a hareket edene kadar.</p>
<p>Erdoğan, 00.24’te CNN’e bağlanıyor. Halkı sokağa çağırıyor. Saatler geçiyor. Selalar okunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Herkes Erdoğan’ın İstanbul’a gittiğini biliyor ama bekleyen timin her nedense bundan haberi olmuyor!</p>
<p>Erdoğan’ın uçağı saat 01.43’te Dalaman’dan havalanıyor.</p>
<p>İşte o zaman Erdoğan’ı alacak askerlere Ankara’dan emir geliyor:</p>
<p>“Hadi Erdoğan’ı alın”</p>
<p>Başlarında Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in olduğu birlik Marmaris’teki otelin bulunduğu bölgeye saat 03.30 civarı ulaşıyor.</p>
<p>O sırada Erdoğan çoktan İstanbul’a inmiş bulunuyor.</p>
<p>Daha komiği tim, Erdoğan’ın kaldığı otelin yerini bile bilmiyor, yolda gördükleri Atilla Barbaros isimli vatandaşa soruyorlar.</p>
<p>Bu nasıl bir suikast ya da darbe girişimidir ki, yoldan geçen vatandaştan adres soruluyor.</p>
<p>Darbe yapmaya kalkışanların ilk hedefi en üst düzey siyasilerdir.</p>
<p>O gece hiçbir siyasiye dokunulmadı.</p>
<p>Darbeci askerler her nasılsa “Tavşan kaç, tazı tut” oyunu oynarcasına Erdoğan’ı  yakalamak için değil yakalamamak için mücadele ediyorlar.</p>
<p><b>CEMAAT DARBE Mİ YAPTI </b><b>YOKSA ERDOĞAN’I MI KORUDU?</b></p>
<p>15 Temmuz’un en büyük ironisi şuydu:</p>
<p>Erdoğan’ın iddiasına göre Cemaat darbe yapmaya kalktı ama Erdoğan’ı Marmaris’te koruyan ve askerlerle çatışmaya giren polisler, sonradan cemaatle iltisaklı çıktı ve meslekten atıldı.</p>
<p>Erdoğan’ı Marmaris’ten Dalaman’a götüren helikopterin uçuş teknisyeni polis Tayyib Sina Doğu cemaatle ilişkili diye tutuklandı.</p>
<p>Erdoğan’ı Dalaman’dan İstanbul’a getiren pilot Barış Yurtseven meğer cemaattenmiş!</p>
<p>Erdoğan’ı Dalaman’dan İstanbul’a getiren uçağa eskortluk yapan F 16’nin pilotu Yunus Poyraz Cemaat iltisaklı diye ihraç edildi.</p>
<p>Nasıl bir tuhaflıksa cemaat bir yandan darbe yapmış(!) diğer yandan da tüm elemanlarıyla Erdoğan’ı korumuş.</p>
<p>Her geçen gün 15 Temmuz tiyatrosunun makyajı biraz daha dökülüyor.</p>
<p>Hemen her şeyin Erdoğan diktatörlüğü için birer mizansen olduğu net görülüyor.</p>
<p><strong>Kaynak:TR724 | Veysel Ayhan</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/">Cemaat darbe mi yaptı? | Veysel Ayhan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AfSV&#8217;den darbe söylentilerine cevap</title>
		<link>https://hizmetten.com/afsvden-darbe-soylentilerine-cevap/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 21:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Afsv]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=7684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmet Hareketini temsil eden ve Newyork merkezli faaliyetlerini yürüten AfSV, son dönemde yeniden gündeme taşınan &#8216;darbe&#8217; söylentileri ve bu söylentilerle birlikte Hizmet Hareketi&#8217;nin de hedef haline getirilmesi üzerine bir açıklama&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/afsvden-darbe-soylentilerine-cevap/">AfSV&#8217;den darbe söylentilerine cevap</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="page-summary">Hizmet Hareketini temsil eden ve Newyork merkezli faaliyetlerini yürüten AfSV, son dönemde yeniden gündeme taşınan &#8216;darbe&#8217; söylentileri ve bu söylentilerle birlikte Hizmet Hareketi&#8217;nin de hedef haline getirilmesi üzerine bir açıklama yayınladı.</h2>
<div>AKP iktidarına yakın medyada gündem haline getirilen ‘darbe girişimi söylentileri’ üzerine Hizmet Hareketine yakınlığı ile bilinen AfSV, hareketin bu tartışmalarda hedef haline getirilmesi üzerine bir açıklama yayınladı.</div>
<div></div>
<div>Merkezi ABD’nin New York kentinde bulunan Türkçe adı ‘Paylaşılan Değerler İttifakı’ Alliance for Shared Values (AfSV) son günlerde Hizmet Hareketi’nin de içine dahil edildiği ‘darbe söylentileri’ tartışmaları üzerine açıklamada bulundu.</div>
<div></div>
<div><b>AfSV’nin açıklaması şöyle;</b></div>
<div></div>
<div>Son günlerde, Türkiye’de çeşitli haber kanalları ve sosyal medya platformlarında iktidar yanlısı bazı çevreler tarafından ‘muhtemel bir askeri darbe söylentisi’ yeniden dile getirilmeye başlanmıştır.</div>
<div></div>
<div>Türkiye’de parlamentonun işlevsizleştirildiği, gücün tek elde toplandığı ve hukukun üstünlüğünün tamamen askıya alındığı fili bir dikta rejimine kapı aralayan mel’un 15 Temmuz girişimi öncesinde de buna benzer iddialar gündeme getirilerek kamuoyu hazırlanmış bir nevi şartlar olgunlaştırılmıştı.</div>
<div></div>
<div>Üzerindeki sır perdesinin aralamasına ısrarla engel olunan 15 Temmuz girişimi sonrasında Türkiye, ne yazık ki tüm insan hakları uzmanları, Birleşmiş Milletler Raportörleri ve Avrupa Birliği gözlemcileri tarafından en üst seviyede kınanan bir keyfilikle milyonlarca insanı mağdur eden geniş çaplı bir cadı avına sahne olmuş, yapılan hukuksuzluklar insanlığa karşı suç boyutuna ulaşmıştır. 16 Temmuz sabahı başlayan toplu cezalandırma süreci, aradan geçen üç buçuk yıla rağmen en ağır şekilde devam etmekte ve doğrudan ya da dolaylı olarak milyonlarca insanın mağduriyetine neden olmaktadır.</div>
<div></div>
<div>Dolayısıyla, yeni bir kumpasla benzer sonuçlar doğurması ihtimaline binaen şu anki tartışmalara azami temkinle yaklaşılması, atılacak adımlara soğukkanlılık ve basiretle hareket edilmesi ihtiyacı ortadadır.</div>
<div></div>
<div>Bu seferki tartışmalarda Hizmet camiası doğrudan hedef alınmasa ve öncelikli hedef başta anamuhalefet partisi ve tabanı olarak gösterilse de daha önceki sayısız hadisede günah keçisi haline getirilmiş bir camia olarak askeri darbeler konusundaki duruşumuzu kamuoyuna yeniden hatırlatma ihtiyacı hissetmekteyiz.</div>
<div></div>
<div>Seçimle iş başına gelen iktidarın seçimle görevinden ayrılması demokrasinin tek olmasa da en temel esasıdır. Ne askeri darbe ne de herhangi başka bir şiddet eyleminin ülkeye kazandıracağı hiçbir şey yoktur.</div>
<div></div>
<div>Bu tartışmaların dönüp dolaşıp tekrar Hizmet Hareketi’ni hedef haline getirmesi ihtimaline binaen yinelemek isteriz ki barışa sadakat ve şiddetin her türlüsünü red, Hizmet Hareketi’ne gönül verenlerin en temel prensiplerindendir.</div>
<div></div>
<div>Bu vesileyle herkesi bir kez daha temkin ve sağduyuya davet ediyor, son dönemde yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin bir an evvel sona erdirilmesini, yeni ihlallerin bir daha asla yaşanmamasını ve Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olarak bölgesinde imrenilen bir ülke haline gelmesini temenni ediyoruz.</div>
<div></div>
<div>Açıklamanın <a href="https://afsv.org/yeni-darbe-tartismalari-munasebetiyle-mesaj/#.XkxXFmhKjMV" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkçe</a> ve  <a href="https://afsv.org/afsv-announcement-regarding-new-rumors-of-a-military-coup-in-turkey/#.XkxWy2hKjMW" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İngilizce</a> metinleri için <a href="https://afsv.org/yeni-darbe-tartismalari-munasebetiyle-mesaj/#.XkxXFmhKjMV" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></div>
<div></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/afsvden-darbe-soylentilerine-cevap/">AfSV&#8217;den darbe söylentilerine cevap</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
