<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cemaat arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/cemaat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/cemaat/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Oct 2023 20:43:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>cemaat arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/cemaat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Biz&#8217;deki Zenginlik</title>
		<link>https://hizmetten.com/bizdeki-zenginlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emin Osman Uygur]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2023 16:03:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Biz'deki zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[Fatiha]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emin Osman Uygur Bu kimseler: &#8220;Rabb&#8217;imiz! Biz, Sana iman ettik. Suçlarımızı bağışla, ateşin azabından bizi koru.&#8221; derler (Al-i İmran 16). الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bizdeki-zenginlik/">Biz&#8217;deki Zenginlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emin Osman Uygur</strong></p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Bu kimseler: &#8220;Rabb&#8217;imiz! Biz, Sana iman ettik. Suçlarımızı bağışla, ateşin azabından bizi koru.&#8221; derler (Al-i İmran 16).</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Müminler bir vücudun azaları gibidir diyor Allah Resulü (s.a.s). Fatiha suresinde <em><strong>iyyake na&#8217;budu</strong></em> derken de <em><strong>iyyake nestain</strong></em> derken de ve sonra <em><strong>ihdina</strong></em> derken de bu mana da düşünülür.</p>
<p style="text-align: left;">Allah&#8217;a ve Resulüne gönül vermişler, O&#8217;nun rızasından başka hedefleri olmayanlar, dua ederken baştan ayağa, uzaktan yakına, bu dünyadan ahirete her bir mümin için el açarlar. Onlar aynı zamanda her işlerinde birlik beraberlik içinde olmayı realize etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: left;">Haset, kıskançlık, kem nazar onlardan uzaktır. Kardeşlerinin iyilikleri ile iftihar ederler. Biri yanlış yapınca sevinmezler. Hataları dışa vurup kimseyi zan altında bırakmazlar.</p>
<p style="text-align: left;">Ayette dikkat çeken gramer kullanımı özellikle bu birlik ve beraberliği işaret ediyor.  Öyle kimseler ki, diye bir dikkat çekme var. Allah onları bu cümle ile tebşir ediyor.  Onlar bir şeyler diyorlar ama öyle sıradan şeyler değil. Allah&#8217;ın hoşuna giden sözler.</p>
<p style="text-align: left;"><em>Rabbena sözünde bizim Rabbimiz var.</em><br />
<em>İnnena sözünde muhakkak ki biz var</em><br />
<em>Emenna sözünde biz iman ettik var</em><br />
<em>Fagfir Lena sözünde bizi affet var</em><br />
<em>Zunubena sözünde bizim günahlarımızı var</em><br />
<em>Ve kına sözünde bizi koru var.</em></p>
<p style="text-align: left;">Bir cümlede bu kadar Biz vurgusu, o sözü söyleyenlerin durumunu açıkça göstermektedir.<br />
Nedir o?</p>
<p style="text-align: left;"><em>Ruh, gönül, iman ve yol birliği.</em><br />
<em>Tek gaye ile yola çıkanların hâli.</em><br />
<em>Allah deyip sonra azmeden, başka şeylere kul olmadan dosdoğru gidenlerin hâli.</em></p>
<p style="text-align: left;">Demek ki onlar gönül gönüle, el ele, Allah yolunda hizmet edebilmek için heyecan ve aşk ile yola koyulan ümit çiçekleridir.</p>
<p style="text-align: left;">Demek onlar Biz tebessümleri altında O&#8217;na doğru gitmeye azmetmiş seher bülbülleridir.</p>
<p style="text-align: left;">Hem bu dua öyle içten ve öyle birlik içinde söylenmiş ki Allah Teâlâ onu ayet olarak ve örnek olsun diye kitabına almış.</p>
<p style="text-align: left;">Ne büyük mutluluk bu iklim altında bir ömür sürmek. Ne güzel insanlar onlar ki Allah&#8217;ın sevgisine mazhar olmuşlar.</p>
<p style="text-align: left;">Hep iyilik düşünmüş hep iyilik yapmışlar. Kötülüklere karşı Allah&#8217;ın havl ve kuvveti ile sabretmeyi tercih etmişler.</p>
<p style="text-align: left;">Ve Allah Resulü&#8217;nün  (s.a.s.) &#8220;<em>Ey insanlar kardeş olunuz</em>&#8221; nidasına gönülden cevap vermişler.  Bir cümlede 5 defa &#8216;<em><strong>Biz&#8217;</strong></em> vurgusu ile ve birinin bunu tekrar etmesi ile binler, yüzbinler kıymetinde bir uhuvvet kesp etmişler.</p>
<p style="text-align: left;">Ne mutlu onlara ki dünyanın geçici lezzetlerini kendilerine gaye etmemişler.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bizdeki-zenginlik/">Biz&#8217;deki Zenginlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bildin mi Hizmet Nedir?</title>
		<link>https://hizmetten.com/bildin-mi-hizmet-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emin Osman Uygur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2023 12:51:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emin Osman Uygur Herkes bir şeyler söyler Hizmet hakkında ama genelde siyasal alandaki söylemler tercih edilir ve genellikle hizmet dairesinde yapılıp edilenler sulandırılmaya çalışılır. Kimi cemaat der bir taş atar,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bildin-mi-hizmet-nedir/">Bildin mi Hizmet Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emin Osman Uygur</strong></p>
<p>Herkes bir şeyler söyler <strong>Hizmet</strong> hakkında ama genelde siyasal alandaki söylemler tercih edilir ve genellikle hizmet dairesinde yapılıp edilenler sulandırılmaya çalışılır. Kimi cemaat der bir taş atar, kimi hareket der bir taş atar, kimileri de ihanetle suçlar günah keçisi yapar.</p>
<p>Hizmet ise kendi mecrasında akar gider ilahi lütuflarla. Onun işi yoktur yalanlarla dolanlarla. Dünya bir gölgeliktir, gaye değildir, vazife yapılıp gidilir nurdan ufuklarda. Dolar taşar imanın, inancın, <strong>Hizmet</strong> etmenin verdiği heyecanla.</p>
<p>Peki ne yapar bu kadar gönüllü insan? Arkalarında ne bırakırlar gerçekten? Yalan medyaların, iftira kanallarının ötesinde bir şeyler oluyor hep ama iyi şeyler, faydalı şeyler. Yıllar geçti hala kimse <strong>somut bir delil</strong> göstermedi ihanete, suçluluğa dair. Gösteremezler de zaten ila ahir.</p>
<p>Dini Kur’an ve sünnette yeri olmayan kalıplara sıkıştırıp, bir gün İslam devleti kurulacak diye siyaset peşinde koşanların ne kadar yanlış yaptıkları anlaşılacak. Onların dine verdiği zararı tamir on yıllar alacak. Ama <strong>Hizmet</strong> Allah’ın izni ile her yerde ve her zaman dinin, imanın yanında olacak. Kendi vazifesini yapacak, Allah’ın vazifesine karışmayacak. Hiç bilmediği vadilerde, maddi imkanlar peşinde, yalan dolanlarla iş yapmayacak. Allah’ın çektiği çizgiyi hiçbir şey uğruna ihlal etmeyecek. Rasulullah (s.a.s.) rehberliğinden ayrılmayacak ve hiç de boş durmayacak.</p>
<p>O, Kur’an’a göre hareket etti. Hayır ve şer yollarında hayrı, ahirete giden yolda zor olanı seçti. O zorluk nefse göre idi. Gerçekten iman edenlere değildi. Sarp yokuşları geçmek gerekiyordu.</p>
<p>Bir köleyi, bir esiri hürriyetine kavuşturmaktı yokuşların biri. <strong>Hizmet</strong> insanlık için yola çıkarken işte bunu yaptı ve yapmaya devam ediyor. İman özgürlüğünden mahrum milyonların nefis, dünya ve siyaset esaretinden kurtulması için adımlar atıyor. İnsanları şirk tutsaklığından tevhit nuruna çıkarmak istiyor.</p>
<p>Biri, kıtlık zamanında yemek yedirmek idi. İşte <strong>Hizmet</strong> dört bir yanda öncelikle fakirlerin, ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşuyor, kimsenin dinine, rengine bakmıyor.</p>
<p>Biri yetimi doyurmaktı. <strong>Hizmet</strong> ulaşabildiği yerlerde, Afrikalarda özellikle savaşlarda ailelerini kaybetmiş çocuklara sahip çıkıyor, onların eğitimlerini dahi üstleniyor.</p>
<p>Yeryüzünde akşam kapatacak bir kapısı olmayanlar da hizmetin gündeminde. Onların da sıcak bir yuva hakkı vardır deyip elinden geleni yapmaya gayret ediyor. Bir de hizmet gönüllüleri, gönülden iman ediyorlar ve birbirlerine sevgi ve şefkatle davranıp hayatın zorluklarında sabır ve şefkatte örnek oluyorlar. Bu hasletler Kur’an ayetlerinde var ve Kur’an bunları saydıktan sonra diyor ki “<em><strong>İşte defteri sağdan verilecekler bunlardır</strong></em>” (<em>Beled Suresi 90:10-18</em>).</p>
<p>Yani devlet kuranlar, siyaset yapanlar, insanları <strong>partilerine göre ayrıştıranlar değil</strong>. Büyük büyük maddi projelerle insanların aldatanlar, devlet güçlü olmalı <strong>deyip devleti kutsayanlar, siyasi liderleri vazgeçilmez görüp onları ilahlaştıranlar değil</strong>. İslam’ı bir devletin sınırlarına hapsedecek kadar <strong>dar düşünenler değil</strong>.</p>
<p>Demek Hizmet dinin özü, hakikatin tecellisi, hakkın sesi imiş. Demek Hizmet Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin gönüller işlemesi, Allah ve Rasulullah sevgisinin bütün sevgilerin üstünde olması için gösterilen gayret imiş. <strong>Demek Hizmet, sosyal adaletin, gerçek kardeşliğin, sevginin ve hürmetin her yerde bahar açması için bir koşturma imiş, Kur’an’a tabi olmak imiş başka değil</strong>.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bildin-mi-hizmet-nedir/">Bildin mi Hizmet Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!</title>
		<link>https://hizmetten.com/anne-oldu-baba-4-yildir-hapiste-geride-ise-2-cocuk-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 16:06:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[yeşim coşkun]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf coşkun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19620</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Dört  yıldır tutuklu olan edebiyat öğretmeni Yusuf Coşkun’un ALS hastası eşi Yeşim Coşkun, dün saat 15.00’te hayatını kaybetti. 18 ve 13 yaşında iki çocuk sahibi olan Yeşim Coşkun, bugün&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anne-oldu-baba-4-yildir-hapiste-geride-ise-2-cocuk-kaldi/">Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Dört  yıldır tutuklu olan edebiyat öğretmeni Yusuf Coşkun’un ALS hastası eşi Yeşim Coşkun, dün saat 15.00’te hayatını kaybetti. 18 ve 13 yaşında iki çocuk sahibi olan Yeşim Coşkun, bugün öğle vaktinde Ordu Yıldızlı Köyü’nde defnedildi.</p>
<p>Babaları yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu olan Coşkun kardeşlerin annesi, ALS hastası Yeşim Coşkun hayatını kaybetti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-19623" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim-525x700.jpeg" alt="" width="525" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim-525x700.jpeg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim-900x1200.jpeg 900w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim-768x1024.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim-1152x1536.jpeg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/05/yesim.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" /></p>
<h5>KOMADAYKEN ZİYARET EDEBİLDİ</h5>
<p>Eşi hapse girdikten sonra Als hastalığına yakalanan 44 yaşındaki Yeşim Coşkun, uzun zamandır tedavi görüyordu. Tekerlekli sandalyeye mahkum olduktan sonra ‘Eşim beni bu halde görmesin’ diye hapisteki kocasını ziyarete gidemeyen Coşkun, 4-5 ay önce beyin kanaması geçirdi ve komaya girdi. Yusuf Coşkun, savcılığın özel izniyle eşini en son o zaman görebildi. Anneleri ölen, babaları da hapiste olan Coşkun çiftinin çocukları köyde artık anneanneleriyle yaşıyor.</p>
<p>Cemaat soruşturmaları kapsamında Ocak 2017’de tutuklanan Yusuf Coşkun (45) önce Bitlis Cezaevine gönderildi. Bir buçuk yıldır Diyarbakır Cezaevinde kalan Yusuf Coşkun, en son Bitlis Yavuz Sultan Selim Eğitim Kurumları’nda yöneticilik yapıyordu. 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Coşkun’un Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.</p>
<p><strong>Kaynak:boldmedya.com</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/anne-oldu-baba-4-yildir-hapiste-geride-ise-2-cocuk-kaldi/">Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemaat darbe mi yaptı? &#124; Veysel Ayhan</title>
		<link>https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 09:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[veysel ayhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12343</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Temmuz sorularının çoğu Erdoğan’a odaklanıyor. Kilit isim O. Darbe görünürde ona karşı yapıldı. Ama darbenin araştırılmasına izin vermedi. Meclis Komisyonu’na ifade vermeye gitmedi. Komisyon çalışmalarını “çok uzadı” diye kapattırdı.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/">Cemaat darbe mi yaptı? | Veysel Ayhan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz sorularının çoğu Erdoğan’a odaklanıyor.</p>
<p>Kilit isim O.</p>
<p>Darbe görünürde ona karşı yapıldı.</p>
<p>Ama darbenin araştırılmasına izin vermedi.</p>
<p>Meclis Komisyonu’na ifade vermeye gitmedi.</p>
<p>Komisyon çalışmalarını “çok uzadı” diye kapattırdı.</p>
<p>Görünürde silahlı Kuvvetler ona darbe yaptı.</p>
<p>Ama nasıl bir iş ise darbeyi yapan gücün başındaki ismi yani Genelkurmay başkanını görevden almadı.</p>
<p>Darbe girişimini haber vermeyen Milli İstihbarat Teşkilat müsteşarını görevden almadı.</p>
<p>MİT müsteşarı görevine devam etti.</p>
<p>15 Temmuz ile ilgili iktidarın veya Erdoğan’ın söylemleri tel tel dökülüyor.</p>
<p>Devam edelim…</p>
<p><b>ERDOĞAN, DARBE GİRİŞİMİNİ NE ZAMAN DUYDU?</b></p>
<p>Erdoğan yıllardır kendisine soru sorabilen bir gazetecin karşısına çıkamadı.</p>
<p>Çıkabilse belki pek çok şey aydınlanacak.</p>
<p>Soru sorulamadığı için istediğini diyor ve kimse “niye böyle” diye soramıyor.</p>
<p>Üstelik rolünü kötü oynuyor, ağzından çok şey kaçırıyor.</p>
<p>İrticali konuştukça sürekli çelişkili şeyler söylüyor ve senaryoyu batırıyor.</p>
<p>Buyrun şu dört açıklamayı karşılaştıralım:</p>
<p>Erdoğan’ın ilk açıklamayı gece 00.30, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaptı</p>
<p><b>“Değerli arkadaşlar bugün bilindiği gibi öğleden sonra bir hareketlilik ne yazık ki Silahlı Kuvvetlerimizde mevcuttu.”</b></p>
<p>Peki bunu öğrendin de ne yaptın? Cevabı yok!</p>
<p>İkinci açıklama 2 Temmuz’da Reuters’e</p>
<p><b>“Saat 16.00-16.30 civarında eniştemden bir telefon aldım.” </b></p>
<p>Oysa Eniştesinin bahsettiği “Beylerbeyi’ndeki hareketlilik” akşam 21.30’da.</p>
<p>Bu da tuhaf bir çelişki.</p>
<p>Üçüncü açıklama 18 Temmuz’da, CNN International’a:</p>
<p><b>“Saat 20.00 civarında haber aldım.”</b></p>
<p>Dördüncü açıklama 20 Temmuz’da, El Cezire’ye:</p>
<p><b>“Saat 21.30’da eniştem beni aradı haber verdi.”</b></p>
<p>Erdoğan darbe girişimini ne zaman öğrendi?</p>
<p>Sözlerinden en kötü ihtimalle darbe girişimini 21.00 civarı öğrenmiş olduğunu çıkarabiliriz.</p>
<p>Bütün TV kanalları emrindeydi.</p>
<p>Niçin 00.24’e kadar saatlerce sessizce bekledi.</p>
<p>Hatta ilk öğrendiğim zaman dediği “<b>öğleden sonra”</b>dan gece yarısına kadar niçin sessizce bekledi.</p>
<p>Avın tuzağa düşmesini mi bekledi?</p>
<p>Erdoğan o gün Cuma namazına bile gitmedi.</p>
<p>Her şeyin farkındaydı ve darbe girişimini çok önceden haber almıştı.</p>
<p>Resmi tutanaklara göre darbeden tam 34 gün önce bu istihbarat kendisine ulaşmıştı.</p>
<p><b>34 GÜN ÖNCE İHBAR EDİLEN DARBE…</b></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237480 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdog%CC%86an.jpg" sizes="(max-width: 676px) 100vw, 676px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan.jpg 676w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan-300x178.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/gata-darbe-bilgilendirme-erdoğan-100x59.jpg 100w" alt="" width="676" height="402" /></p>
<p>Astsubay Hüseyin Gürler, Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, 2 Eylül 2016 tarihli dava dosyasına giren ifade tutanağı bunu ispatlıyor:</p>
<p>15 Temmuz’da 34 gün öncesine gidiyoruz.</p>
<p>Tarih 11 Haziran 2016</p>
<p>Şöyle diyor Gürler:</p>
<p><b>“…Edindiğim tüm bilgi ve belgeleri GATA’da görev yapmakta olan Tabip Binbaşı Eray Serdar Yurdakul isimli şahıs ile de paylaştım. Bu şahıs beni AK Parti İstanbul Milletvekili Emekli Tümgeneral Şirin Ünal ile görüştürdü. Bu bilgi ve belgeleri kendisine de ilettik. Darbe yapılacağına dair bilgiyi aldıktan sonra da özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşmanın yollarını aradık. Eray Bey’in girişimleri vasıtası ile Ahmet Albayrak ile İstanbul’da yaptığımız görüşme neticesinde gerek Eray beyin gerek benim hazırladığım tüm bilgi ve belgeler sayın Cumhurbaşkanımıza 11 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Topkapı Sarayı’nda Eray Bey tarafından arz edilmiştir.”</b></p>
<p>Bu belge 11 Haziran’da Topkapı Sarayı’nda Erdoğan’ın bilgilendirildiğini gösteriyor.</p>
<p>Yer ve zaman bilgisi de bu belgeyi teyit ediyor.</p>
<p>11 Haziran’da Erdoğan, belgede adı geçen yerde yani Topkapı’da, Birlik Vakfı’nın iftarında görünüyor.</p>
<p><b>15 TEMMUZ DARBESİNİN “1 NUMARA”SI KİM?</b></p>
<p>Erdoğan darbe girişiminde 2 gün önce önemli bir yasayı onayladı.</p>
<p>Bu yasa 2010 yılında iptal edilen Emniyet-Asayiş Yardımlaşma Protokolü (EMASYA)idi.</p>
<p>Emasya’nın alelacele meclisten geçirilmesi ve 13 Temmuz’da Erdoğan tarafından imzalanmasının bir nedeni olmalıydı.</p>
<p>Emasya mesajı netti.</p>
<p>Sokağa çıkacak askere “Bizim dokunacaklarımız belli, size sonra dokunmayacağız” anlamına geliyordu.</p>
<p>Hedefi askerin tereddüt etmeden sokağa dökülmesini sağlamaktı.</p>
<p>Erdoğan’ın 15 Temmuz günü yaptıkları değil yapmadıkları daha önemliydi.</p>
<p>Niyeti “darbe girişimini” önlemek olsaydı hareketliliği öğrendiği “<b>öğleden sonra” </b>yapması gereken 4 basit şey olurdu.</p>
<p>Bu dört şeyle yüzlerce insanın ölümünü engelleyebilirdi ama engellemedi, sessizce bekledi.</p>
<p>Şunları yapabilirdi:</p>
<p><b>1- TSK’yı uyarır, karşı önlem alabilirdi. Tek bir asker kışladan dışarı adım atmaz böylece 249 insan hayatını kaybetmezdi. </b></p>
<p><b>2- 6,5 saat beklemeden TV’lere çıkıp darbeyi deşifre edebilirdi. Evet Erdoğan darbe girişimini haber aldığı öğlen saatlerinde televizyonlara bağlansaydı, ne asker ne de halk sokağa çıkmayacaktı. Yani Erdoğan’ın bildiği halde 6,5 saat beklemesi 249 cana mal oldu.</b></p>
<p><b>3- TSK söz dinlemiyorsa 273 bin kişilik dev polisi teşkilatını harekete geçirebilirdi. Polisi kullanmayı o kadar düşünmüyor ki İçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimini saat 23.00’te MİT Müsteşarı’ndan öğreniyor.</b></p>
<p><b>4- 15 Temmuz’da da darbe bildirisi okunan ve her darbenin en kritik mekânı olan TRT’yi ve diğer TV kanallarını polis gücüyle erkenden korumaya aldırabilirdi. Ama yapmıyor.</b></p>
<p>Bunların hiçbirini yapmadı.</p>
<p>Sessizce “kontrollü” darbenin ölü doğum yapmasını bekledi.</p>
<p>Kaldığı otele 15-20 dakika mesafede Türkiye’nin en önemli askeri merkezlerinden Aksaz Deniz Üssü var.</p>
<p>Burada 2 tugay, yaklaşık 4 bin silahlı askeri personel bulunuyor.</p>
<p>Savaş gemileri ve uçaksavarlar var.</p>
<p>Gerçek bir darbe olsa bu üs Erdoğan’ı rahatça alabilir.</p>
<p>Ama Erdoğan otelde “<b>öğleden sonra”</b>dan itibaren korkusuzca bekleyebiliyor.</p>
<p>Peki Erdoğan uygulamaya koyduğu plandan hiç mi endişe etmiyordu?</p>
<p>Tabii ki endişeleri vardı ama önlemlerini almıştı.</p>
<p><b>4 AYRI UÇAK</b></p>
<p>Erdoğan, A Haber’e verdiği röportajda, o geceki kaçış planından övgüyle bahsediyor.</p>
<p>Darbecileri şaşırtmak maksadıyla 4 farklı havaalanında (Dalaman, İzmir, Bodrum ve Çıldır/Aydın) 4 farklı uçağın hazır olarak bekletiliyor.</p>
<p>Normalde Ankara konuşlu olan bu uçakların dört ayrı meydanda hazır olarak bekletilmesi için en az 7 saat gerekiyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237481 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdog%CC%86an-uc%CC%A7us%CC%A7.jpg" sizes="(max-width: 678px) 100vw, 678px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş.jpg 678w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-300x149.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-100x50.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-erdoğan-uçuş-324x160.jpg 324w" alt="" width="678" height="336" /></p>
<p>Ankara’daki uçuş ekiplerinin çağrılması 1 saat.</p>
<p>Mürettebatın reaksiyon göstermesi ve havaalanına intikali 3 saat.</p>
<p>Uçuş için yer hazırlığı ve uçuş öncesi kontroller 1 saat.</p>
<p>Uçakların Ankara’dan gidilecek meydana intikal süresi 1 saat.</p>
<p>Gidilen meydanda yakıt alınması ve yeniden uçuşa hazırlık 1 saat.</p>
<p>Toplam 7 saat.</p>
<p>Uçak bekletmedeki ilginçlik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dikkatinden kaçmamış olmalı ki şu sözleri söylüyor:</p>
<p>“Erdoğan darbeyi önceden bilmese, 3 ayrı yerde uçak bekletmezdi. Önceden haberiniz var demektir. Darbeyi öğrendiği zaman bu uçaklar hemen kalkıp gelebilir mi? Bilinmeyen çok şey var.”</p>
<p>Erdoğan darbe girişimini çok önceden bilmiyor olsaydı bu uçaklar kesinlikle o akşam orada hazır bekliyor olmazdı.</p>
<p><b>CEVAPSIZ SORULAR</b></p>
<p>Darbeyi kendi ifadesiyle “öğleden sonra” veya en kötü ihtimalle 16.30’da öğrenen Erdoğan niye güvenli bir sığınağa girmeyi düşünmedi?</p>
<p>Oradan açıklama yapmayı düşünmedi?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-237482 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatu%CC%88rk-havaliman%C4%B1.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı.jpg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-300x190.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-100x63.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2020/07/15-temmuz-atatürk-havalimanı-696x441.jpg 696w" alt="" width="700" height="444" /></p>
<p>Niçin “cunta uçaklarının” fırıl fırıl döndüğü İstanbul’a gitmeye karar verdi?</p>
<p>Erdoğan’ın otelden ayrılarak helikopterle indiği Dalaman Havaalanı aynı zamanda askeri bir havaalanı.</p>
<p>Havaalanının yanında Deniz Kuvvetleri’ne ve Hava Kuvvetleri’ne bağlı iki komutanlık bulunmakta.</p>
<p>Askeri darbe ile güvenlik tehdidi yaşayan Erdoğan’ın askerlerin de kullandığı bir havaalanı üzerinden İstanbul’a gitmesi büyük bir risk değil mi?</p>
<p>Bunu nasıl göze aldı?</p>
<p>Kimler ona teminat verdi?</p>
<p>Niçin İzmir, Bodrum ve Çıldır’daki uçaklarını tercih etmedi?</p>
<p>Darbe olurken ve Atatürk Havalimanının darbeciler tarafından işgal edildiği herkesçe biliniyorken İstanbul’a yola çıkmanın açıklaması ne olabilir?</p>
<p>Mutlaka bir yerlere gitmeyi düşündüyse mesela darbecilerin hiç ilgilenmediği ve işgal etmediği Ankara-Esenboğa Havalimanı’na inmeyi niçin düşünmedi?</p>
<p>Kendisine suikast yapılmasından korkan, ‘beni zehirlerler’ diye Saray’a yemek tahlil laboratuvarı kuran Erdoğan, <b>Flightradar24.com</b>’da ne zaman, nerede olduğu herkes tarafından rahatça görülebilen bir açık hedefe nasıl binebildi?</p>
<p>Bu, ‘Buyurun beni vurun’ anlamına gelmez miydi?</p>
<p>Tüm bu sorular ve veriler ışığında net olan bir şey varsa o da Erdoğan’ın girişimden haberli olduğu ve kontrol altında olduğundan emin olmasıydı.</p>
<p><b>MARMARİS KOMEDİSİ </b></p>
<p>Erdoğan’ı alacak Özel Kuvvetler helikopteri saat 22.00’de İzmir’e iniyor.</p>
<p>Kendilerine operasyonun 01.00-01.30 civarında olacağı söyleniyor.</p>
<p>Hazırlıklar tamamlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-120360 td-animation-stack-type0-2" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o.jpg 700w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2018/01/darbe-iddianamesi-erdogan-i-aciktaki-bir-gemiye-8886731_7840_o-300x169.jpg 300w" alt="" width="700" height="394" /></p>
<p>Daha sonra operasyonun iptal edildiği emri geliyor.</p>
<p>Ve birlik tam 4 saat burada bekletiliyor.</p>
<p>İptal emri gelmese operasyon başarıya ulaşabilir.</p>
<p>Fakat operasyon timi bekletiliyor.</p>
<p>Ne zamana kadar?</p>
<p>Erdoğan, İstanbul’a hareket edene kadar.</p>
<p>Erdoğan, 00.24’te CNN’e bağlanıyor. Halkı sokağa çağırıyor. Saatler geçiyor. Selalar okunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Herkes Erdoğan’ın İstanbul’a gittiğini biliyor ama bekleyen timin her nedense bundan haberi olmuyor!</p>
<p>Erdoğan’ın uçağı saat 01.43’te Dalaman’dan havalanıyor.</p>
<p>İşte o zaman Erdoğan’ı alacak askerlere Ankara’dan emir geliyor:</p>
<p>“Hadi Erdoğan’ı alın”</p>
<p>Başlarında Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in olduğu birlik Marmaris’teki otelin bulunduğu bölgeye saat 03.30 civarı ulaşıyor.</p>
<p>O sırada Erdoğan çoktan İstanbul’a inmiş bulunuyor.</p>
<p>Daha komiği tim, Erdoğan’ın kaldığı otelin yerini bile bilmiyor, yolda gördükleri Atilla Barbaros isimli vatandaşa soruyorlar.</p>
<p>Bu nasıl bir suikast ya da darbe girişimidir ki, yoldan geçen vatandaştan adres soruluyor.</p>
<p>Darbe yapmaya kalkışanların ilk hedefi en üst düzey siyasilerdir.</p>
<p>O gece hiçbir siyasiye dokunulmadı.</p>
<p>Darbeci askerler her nasılsa “Tavşan kaç, tazı tut” oyunu oynarcasına Erdoğan’ı  yakalamak için değil yakalamamak için mücadele ediyorlar.</p>
<p><b>CEMAAT DARBE Mİ YAPTI </b><b>YOKSA ERDOĞAN’I MI KORUDU?</b></p>
<p>15 Temmuz’un en büyük ironisi şuydu:</p>
<p>Erdoğan’ın iddiasına göre Cemaat darbe yapmaya kalktı ama Erdoğan’ı Marmaris’te koruyan ve askerlerle çatışmaya giren polisler, sonradan cemaatle iltisaklı çıktı ve meslekten atıldı.</p>
<p>Erdoğan’ı Marmaris’ten Dalaman’a götüren helikopterin uçuş teknisyeni polis Tayyib Sina Doğu cemaatle ilişkili diye tutuklandı.</p>
<p>Erdoğan’ı Dalaman’dan İstanbul’a getiren pilot Barış Yurtseven meğer cemaattenmiş!</p>
<p>Erdoğan’ı Dalaman’dan İstanbul’a getiren uçağa eskortluk yapan F 16’nin pilotu Yunus Poyraz Cemaat iltisaklı diye ihraç edildi.</p>
<p>Nasıl bir tuhaflıksa cemaat bir yandan darbe yapmış(!) diğer yandan da tüm elemanlarıyla Erdoğan’ı korumuş.</p>
<p>Her geçen gün 15 Temmuz tiyatrosunun makyajı biraz daha dökülüyor.</p>
<p>Hemen her şeyin Erdoğan diktatörlüğü için birer mizansen olduğu net görülüyor.</p>
<p><strong>Kaynak:TR724 | Veysel Ayhan</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-darbe-mi-yapti-veysel-ayhan/">Cemaat darbe mi yaptı? | Veysel Ayhan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemaat çıktı, size afiyet olsun! &#124; Mahmut Akpınar</title>
		<link>https://hizmetten.com/cemaat-cikti-size-afiyet-olsun-mahmut-akpinar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2020 14:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Akpınar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=7566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cemaat çıktı, memleket hırsızlara, yolsuzlara, din tüccarlarına, suç şebekelerine, (gerçek) darbecilere kaldı! Tek Parti döneminde üretildiğini düşündüğüm, din adamlarını aşağılayan, yakışıksız bir hikaye vardır. Hikayeye göre adamın bostanına bir öküz,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-cikti-size-afiyet-olsun-mahmut-akpinar/">Cemaat çıktı, size afiyet olsun! | Mahmut Akpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Cemaat çıktı, memleket hırsızlara, yolsuzlara, din tüccarlarına, suç şebekelerine, (gerçek) darbecilere kaldı!</h1>
<p>Tek Parti döneminde üretildiğini düşündüğüm, din adamlarını aşağılayan, yakışıksız bir hikaye vardır. Hikayeye göre adamın bostanına bir öküz, bir de hoca girer. Adam oğluna: “Git, önce hocayı çıkar, öküz karnı doyunca çıkar; ama Hoca doymak bilmez” diye tembihler.</p>
<p>Her ne kadar AKP ve Diyanet din adamlarını gerçekten hikayedeki hoca tipine dönüştürse, İslami/ahlaki kural tanımaz, güç karşısında secde eden din adamı modelini teşvik etse de hikaye kabul edilebilir değil. Ne var ki aktörleri değiştirilerek aynı hikaye pek çok kesime/duruma uyarlanır.</p>
<p>Hizmet Hareketi son dönemde herkes tarafından ötekileştirildi, dışlandı, aşağılandı. Hayatında trafik suçu bile olmayan, sicili tertemiz insanlar bütün suçların faili olarak sunuldu. Adeta, Hz. Ademden bu tarafa ortada kalmış ne kadar faili meçhul suç, cinayet varsa Cemaate yüklendi. Nasıl olsa bir kara çalınmıştı ve kimsenin savunmaya cesareti yoktu. Savunmaya kalkanı da kodese tıkıyor susturuyorlardı.</p>
<p>Cemaat gökten inmiş bir topluluk mu? suç işleyemez mi?</p>
<p>Elbette işleyebilir.</p>
<p>Her toplumsal kesim gibi onların içinden de suçlular, kötüler hatta katiller çıkabilir. İslam hukukunun ve modern hukukun en temel esası olan “suçun şahsiliği” ilkesi gereği suça bulaşanlar bulunur ve cezalandırılır. Ama “irtibat” ve “iltisak” diye suç uyduramazsınız! Çocuğunu okula göndermeyi, bankaya para yatırmayı, sendikaya üye olmayı, sarma sarmayı, maklube yemeyi “terör delili” kabul edip 6 yıl 3 aydan başlayan cezalar veremezsiniz!</p>
<p>Bazı dostların Cemaatin başarısız olduğu, hata yaptığı bazı konuları üretilmiş suçlamalarla bulamaç hale getirip sunması ayrı bir bahsin konusu.</p>
<p>Cemaat uzaydan inmiş bir topluluk, aliens değildi. Herkesin en az bir yakını cemaatin ya okuluna, ya dershanesine gitti. Liberalinden milliyetcisine bütün sağ kesimler maklube sofrasına kaşık salladı. Yakın zamana kadar insanlar zaptedemediği çocuklarını “terbiye olsun” diye cemaat mensuplarına teslim ediyordu. “Devletin yapamadığını yapan”, dünyanın her yerinde bayrağımızı dalgalandıran, her coğrafyaya el uzatan bir eğitim, iyilik ve yardım hareketiydi. Toplantılarına katılmak ve poz vermek için koca koca adamlar yarışıyordu.</p>
<p>Aslında herkes oradaydı ve herşey herkesin gözü önünde oldu. Tarihin en büyük hırsızlık vakası suçüstü edilene kadar herşey normaldi. Toplumun en düşük suç ortalamasına, en yüksek eğitim seviyesine sahip, şiddetten uzak durma kararlılığını her fırsatta ilan eden, kendilerini “asayişin temsilcisi” gören insanlar bir anda ve toptan şeytanlaştırıldı. Erdoğan’ın “bir savcı 3 polisle sizi terör örgütü ilan ederim” demesinden sonra “terörist” muamelesi görmeye başladı. Milyonlarca mensubu olan bir kesimin toptancı şekilde, toplumun en mücrimleri haline gelmesi hayatın olağan akışına ters. Akla, mantığa, vicdana aykırı. Dünyanın hiçbir yerinde, biraz kafası çalışan, biraz düşünebilen hiç kimse toplumun en düşük suç ortalamasına sahip kesiminin bir anda “terörist” olmasına inanmaz; zaten inanmıyor. <b>Ülkenin her noktasına 1200 okul, 15 üniversite, binlerce yurt açan, fakir çocukları dağ köylerinden toplayıp, eğitip hayata kazandıran ve en küçük şiddet telkininde bulunmayan terör örgütü olmaz; olamaz. Bunu kabul edenlerin akli melekelerinin çalışıp çalışmadığını tetkik etmek gerekir. Akil ve baliğ iseler bir vicdan taşıyıp taşımadıklarına bakılmalıdır. </b></p>
<p>Hırsızlar taifesi milletin malını talan ederken suçüstü edildikleri için cemaate karşı bir kuyruk acısıyla, intikamla hareket ediyor. Bu nedenle ölçü, insaf, vicdan dinlemeden ne bulursa cemaate atıyor. İmkan olsa insanlık tarihinin bütün suçlarını cemaate yükleyecekler ama suçlamayı ancak Menderes’in İdamına kadar götürebiliyorlar.</p>
<p>CHP zihniyeti, Ulusalcı tayfa Cemaatten oldum olası hazzetmedi. Ergenekoncu, Derin yapıların Cemaatle ilgili başka bir kuyruk acısı vardı. Onlar da Cemaat karanlık odalarda çevirdiği planları deşifre ettiği, kendileri lehine kurulmuş statükoya çomak soktuğu için cemaatten nefret ediyordu. Ahmet Altan’ın ifadesiyle Hırsızlar ve darbeciler ittifak edince, kadılar da onlar için hüküm vermeye başlayınca Cemaate “terör örgütü” olmak dışında bir seçenek kalmadı.</p>
<p>Aradan yıllar geçti, Gezicilerden CHP’lilere, ABD’li papazdan Alman gazeteciye, HDP lideri Demirtaş’a kadar herkes bir şekilde F.TÖ çuvalının içine sokuldu ve bu ahlaksız suçlamadan nasibini aldı. Ama <b>CHP dahil pek çok kesim tartışmayı hak, hukuk, adalet, suça mesnet maddi delil, yasada tanımlanan suç ve onunla ilgili eylem üzerinden değil F.TÖ üzerinden sürüdürüyor. Muhtemelen CHP, AKP Ergenekon yardımıyla devrilirse aynı çuvalı kendi muhalifleri için kullanmak istiyor. Erdoğan’ın sahip olduğu sınırsız, denetimsiz güç ve yetki çoklarının ağzını sulandırıyor. </b>Eğer güçlü ve toplumsal bir hukuk, demokrasi talebi olmazsa Erdoğan’ın mevcut güç ve yetkilerini kullanmak isteyen yeni aktörler, diktatörler çıkacaktır.</p>
<p>Baştaki sevimsiz hikayeye dönecek olursak, son dönemde her suçun faili ilan edilen, her olumsuzluğun fatura edildiği Cemaat bostandan çıktı.</p>
<p>“Cemaatten” diye yargının üçte birini tasfiye ettiniz; yetinmedi hapislere doldurdunuz.</p>
<p>Emniyetten, TSK’dan, bürokrasiden, eğitimden, akademyadan, hayatın her alanından “irtibatlı, iltisaklı” diye bu insanları kazıdınız.</p>
<p>Aileleriyle birlikte 2-3 milyona varan mağdur oluşturdunuz.</p>
<p>Yetmedi, “kripto cemaatçi” diye bir kaç fasıl daha kazıma yaptınız.</p>
<p>Hem hırsızlar, hem darbeciler açısından muteber Doğu Perinçek: “Türkiye’deki Cemaat oluşumu artık temizlendi, toparlanıp, yeniden bir tehlike oluşturması mümkün değil” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-175907 td-animation-stack-type0-2" src="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/01/hizmet-1.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/01/hizmet-1.jpg 700w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/01/hizmet-1-300x171.jpg 300w" alt="" width="700" height="400" /></p>
<p>Peki Cemaat/Camia hayattan dışlanıp, ölüme, yokluğa mahkum edilince ülke huzura kavuştu mu?</p>
<p>Sözde her suçun faili “terör örgütü” bitirilince memleket düzeldi mi?</p>
<p>Cemaatin tüm okulları kapatıldı, öğretmenleri atıldı; eğitim daha mı iyi? Yoksa hepten mi çöktü?</p>
<p>“İrtibatlı iltisaklı” yargıçlardan öte, zabıt katiplerine, gardiyanlara kadar temizlik yapıldı, adalet hukuk şimdi daha mı iyi?</p>
<p>İstikbale, İpek’e.. Anadolu sermayesine çöktünüz, şimdi ekonomi daha mı iyi?</p>
<p>“Cemaat Medyası” diye onlarca medyayı kapattı, gazetecileri hapislere doldurdunuz. Şu anda basın daha mı özgür, daha mı güvenilir?</p>
<p>15 Vakıf Üniversitesine ilave 7.000’den fazla akademisyeni “cemaat bağlantılı” diye attınız, ama üniversiteler yerlerde sürünüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-219753 td-animation-stack-type0-2" src="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/12/turgut-%C3%B6zal-%C3%BCniversitesi.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/12/turgut-özal-üniversitesi.jpg 700w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/12/turgut-özal-üniversitesi-300x171.jpg 300w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/12/turgut-özal-üniversitesi-100x57.jpg 100w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/12/turgut-özal-üniversitesi-696x398.jpg 696w" alt="" width="700" height="400" /></p>
<p>Cemaat gitti, ama adaletin kırıntısı kalmadı. Ekonomi yüzyılın krizini yaşıyor. Eğitim içler acısı. Üniversiteler liseden beter, niteliksiz, yetersiz kadrolarla dolu.</p>
<p>Cemaat gitti, dinden nefret eden bir nesil geliyor.</p>
<p>Cemaat gitti, hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık, taciz, tecavüz, kadın cinayeti, çocuk istismarı, uyuşturucu, alkol kullanımı patlama yaptı.</p>
<p>Herkesle oturup konuşabilen aydın, eğitimli dindarlar gitti, meydan yobazlara, din tacirlerine kaldı. Cemaat faaliyetlerini milletten yardım  toplayarak yapıyordu. Şimdi, hazineye gitmesi gereken vergiler çocuk tecavüzcüsü dini vakıflara aktarılıyor. Camiler siyasi arenaya dönüştü.</p>
<p>Cemaat gitti, hırsızların, darbecilerin, katillerin, her türlü suç örgütünün korkuları bitti..</p>
<p>Cemaat çıktı, memleket hırsızlara, yolsuzlara, din tüccarlarına, suç şebekelerine, (gerçek) darbecilere kaldı!</p>
<p>Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yesinler, afiyet olsun!</p>
<p><strong>Kaynak:Mahmut Akpınar-TR724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-cikti-size-afiyet-olsun-mahmut-akpinar/">Cemaat çıktı, size afiyet olsun! | Mahmut Akpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Cemaat trolleri” [Süreç Konuşmaları]</title>
		<link>https://hizmetten.com/cemaat-trolleri-surec-konusmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2019 06:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[trol]]></category>
		<category><![CDATA[veysel ayhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=4980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmet şahıslar değildir. Hizmet, risalelerdeki prensiplerdir, “Ölçü ve Yoldaki Işıklar”dır. Pırlanta serisidir. Bir insan bunlardan saptığı zaman “Hizmet”ten ayrılmıştır. Yoksa “ben ayrıldım”, “askıya aldım” “mesafe bıraktım” sözleri delil olmaz.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-trolleri-surec-konusmalari/">“Cemaat trolleri” [Süreç Konuşmaları]</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>Hizmet şahıslar değildir. Hizmet, risalelerdeki prensiplerdir, “Ölçü ve Yoldaki Işıklar”dır. Pırlanta serisidir. Bir insan bunlardan saptığı zaman “Hizmet”ten ayrılmıştır. Yoksa “ben ayrıldım”, “askıya aldım” “mesafe bıraktım” sözleri delil olmaz.</i></p>
<p><i>– Peki böyle ayrılanlara ne yapmak lazım?</i></p>
<p><i>– Diyelim ki ben yukarıdaki kaynaklardaki Hizmet prensiplerine veya evrensel ahlak ilkelerine aykırı davrandım. Sıraladığım “ihanet”lerden birini yaptım. Bunu cahilliğimden dolayı masumane de yapmış olabilirim. Çevremdeki insanlara düşen şey beni bir kenara çekip mertçe ve kibarca ikaz etmeleridir. Eğer çevremdekiler beni açık açık ikaz etmiyorlarsa onlar da bu günaha ortak olur. Hem beni ikaz etmez bir de orda burda vıdı-vıdı konuşurlarsa benden daha çok günaha da girmiş olabilirler.</i></p>
<p>Bediüzzaman Hazretleri de Tarihçe-i Hayat’ta aynı tavsiyeyi yapıyor: “Kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız Allah razı olsun diyeceğim. Hakk’ın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz.”</p>
<p>– Çok güzel bir ölçü. Peki şahıslar mükemmel de olsa Hizmet’i temsil edemez mi?</p>
<p>– Temsil çok büyük bir iddia. İslam’ın başına ne geldiyse temsil iddiasıyla ortaya çıkanlardan geldi. Sana bir hikayecik aktarayım Mevlana Hazretlerinden.</p>
<p>– Buyur.</p>
<p>“- Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar:<br />
– Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?<br />
Derviş kendini şöyle savunur:</p>
<p>– Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı; o esnada kanadı kırıldı.<br />
Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve şöyle der:</p>
<p>– Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun. Kuş kendini savunur:</p>
<p>– Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.<br />
Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasa karar verir:</p>
<p>– Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın, diye emreder. Ancak bu emre kuş itiraz eder:</p>
<p>– Efendim, sakın böyle bir şey yaptırmayın, diyerek öne atılır.<br />
– Neden, diye sorar Hz. Süleyman.<br />
Kuş sebebini şöyle açıklar:</p>
<p>– Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar. Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkarın. Çıkarın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-214898" src="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/10/sosyal-medya.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/10/sosyal-medya.jpg 700w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/10/sosyal-medya-300x190.jpg 300w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/10/sosyal-medya-100x63.jpg 100w, https://tr724-wpengine.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2019/10/sosyal-medya-696x441.jpg 696w" alt="" width="700" height="444" /></p>
<p><strong>“MÜSLÜMAN” ETİKETİ SÖKÜLMESİ GEREKEN MİLYONLAR</strong></p>
<p>İşin özü bu. İşte bak adına “İslam dünyası” denen “kitapsız dünya”ya. Üzerindeki “müslüman” elbisesi çıkarılması gereken milyonlar var. O nedenle işi sağlama alalım. Kutsal hiçbir davayı, düşünceyi insanların sırtına yüklemeyelim. Temsil çok zor. Elbisesi çıkarılacak o kadar çok derviş var ki… Cemaat trolleri diyordun ya, onlar da bu fasıldan. Trol troldür. “Şucu”su “bucu”su olmaz.</p>
<p><strong>“DÜNYAYI KURTARAN ADAM”LAR</strong></p>
<p>– Yani trolleri kabul ediyorsun.</p>
<p>– Tabii ki! İnsanın nasıl tıbbi olarak binlerce hastalığı varsa, ruhun da belki bir o kadar rahatsızlığı var. İşin kötüsü ruh hastalıkları acı vermediği için doktor arayışı olmuyor. Toplumun en az yüzde 80’inin ruhu ya yaralı veya hasta. Deli olmak için ille “zır” modelinden olmak gerekmez. Ben de olabilirim. Farkında olmadığım bir delilik emaresi taşıyabilirim. Ortalık bilhassa sosyal medya bir sürü ruh hastalığı virüsüyle kaynıyor.</p>
<p>– Ee deli deyince masum mu oluyorlar?</p>
<p>– Delilikleri kendi atmosferleriyle sınırlı kalsa mahsuru yok. Ama kendilerini engelleyemiyorlar. Etraflarında engel olan yok demek ki! Mızrağı, kılıcı alıp sosyal medyaya dalıyorlar.</p>
<p>– Don Kişot gibi yani!</p>
<p>– Belli bir miktar takipçiye ulaşan trol, kendini “Dünyayı Kurtaran Adam”daki Cüneyt Arkın gibi görüyor. Delilik sosyal medyaya süzgeçsiz olarak yansıyor. Ama dediğim gibi deli delidir. Cemaat urbası giymesi veya giymemesi çok fark etmez. Bakıyorsun en aklı başında sandığın insan babası yaşındaki birine, galiz laflarla hakaret, hatta küfür ediyor. Bir gün kâhin oluyor sallıyor başka gün mehdi! Bir gün ekonomiyi kurtarıyor, ertesi gün Hizmet’i. En pespaye en bel altı lafları yüksünmeden sarfediyor. ‘İnsan’ olsa bunu yapmaz. ‘Müslüman’ olsa hiç yapmaz. Hizmet gönüllüsü olsa böyle rezil lafların yanından geçmez.</p>
<p><strong>DELİLERE AKILLI MUAMELESİ YAPIP ÖFKELENMEK!</strong></p>
<p>Zihni kimliği ‘Hizmet gönüllüsü’. Ama maalesef deli. Bir insana deli demek için her dakika delilik yapıyor olması gerekmez. Şimdi bu tür insanları ruh sağlığı sağlammış gibi ciddiye almak ayrı bir delilik emaresi olur. O nedenle de hem sosyal medyaya girmek, iğneli mesajlar atmak sonra da “İmdat, kurtarın cemaat trolleri beni linç ediyor” diye feryat etmek bana komik geliyor. İğneli fıçıya atlayıp “aa iğne battı!” demek gibi bir şey. Trol troldür. Ama Hizmet ekolojisi içinde delilerin de hakkı hayatı var.</p>
<p>– Senden o troller için gizli AKP’li demeni bekliyordum!</p>
<p><strong>TÜRKİYE’NİN SAVAŞI DEĞİL, SARAY’IN SAVAŞI </strong></p>
<p>– Öylesi de vardır. Mesela Saray’ın kendini kurtarmak için girdiği bu savaşa karşı tepkileri incele. A’dan Z’ye her şeyi yanlış bir savaş. Şimdi birileri bu savaşı destekliyorsa bilmek lazım ki bu hesaplar bir başkasının trolü de olabilir. Siz bu saçma savaşı hangi Hizmet düsturuyla tecviz edebilirsiniz?</p>
<p>– Hizmet gönüllüleri Silahlı Kuvvetleri desteklememeli mi?</p>
<p>– Hamile kadınları göz altına alan polisleri ne kadar desteklemek gerekirse, şu an bir başka ülkenin sınırlarını tecavüz edip sivil halka saldıran, bomba atan askerleri o kadar desteklemek gerekir. Bu, Türkiye’nin savaşı değil, Saray’ın savaşı. İstismar edilen masum askerlere acımak onlar için dua etmek ayrı bir şey, savaşa destek olmak ayrı bir şey. Bu nedenle ortada Hizmet prensiplerine aykırı bir düşünce varsa bunu kimin seslendirdiğinin bir önemi yok. Trol deyip geçmek lazım. Trolün intisabı olmaz. Ciddiye almaya gerek yok. Hele maskeli, gerçek olmayan hesapları ciddiye almak iyice akıl dışı. Çoğu deli. Fakat delileri incitmemek lazım!. Fazla ciddiye alırsan “zır” modeline döner. Bir insanın kanserli olduğunu öğrenince nasıl bir anda kibarlaşıyoruz. Onlara da öyle davranmak lazım. Hiçbir deli, deli olduğunu kabul etmez. Kanserin tedavisi olur ama bunun zor. Çünkü deli acı duymaz. Bu dediğimden herkesi anlama tabi. Sosyal medyada hakperestçe mücadele eden, çelişkileri tespit eden, moral veren, zalimlerin moralini bozan, mazlumların sesini duyuran, onlara sahip çıkılmasını sağlayanlara sözüm yok. Onlara minnet duyabiliriz. Tabii herkesin niyeti önemli. Ancak ahirete gidince kimin kim olduğunu öğrenebileceğiz.</p>
<p><strong>“BEN PEYGAMBERİM, BİLMİYORUM”</strong></p>
<p>– Ahirette bir kimlik gerekmeyecek mi?</p>
<p>– Ahirete geçiş buradaki hava alanlarında olduğu gibi değil. Ahirette bize elimizdeki pasaporta, kimliğe veya etikete göre muamele etmeyecekler. Kimlik kurtarmaz. Ben fiillerimle “X-ray” cihazından geçeceğim. Orada Hizmet’in ilkelerine -ki bunlar evrensel ahlak ilkelerini içerir.- uyum içinde isem bir Hizmet gönüllüsü sayılabilirim. Yalanlarım, yanlışlarım, şirk kokan amellerim, firavunane sözlerim varsa pasaportum bir şey ifade etmez. Hacerü’l Esved’in bekçisi olsam kurtarmaz. X-Ray’den geçemem. Hiç birimiz pasaport kontrol memuru değiliz. Kondüktör değiliz. Kim nereye gider, kim nerede nasıl muamele görür bilemeyiz. İlk ve önemli sahabilerden Osman bin Maz’un vefat ettiği zaman, orada olanlardan birisi “Ne mutlu sana Cennet’e gittin!” diye mırıldanır. Efendimiz’in (sav) birden tavır değiştirir, kaşlarını çatar ve “Nereden biliyorsun, ben peygamberim bilmiyorum!” der.</p>
<p><a href="https://www.tr724.com/cemaat-trolleri-surec-konusmalari-9/"><strong>Kaynak: Veysel Ayhan | TR724</strong></a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cemaat-trolleri-surec-konusmalari/">“Cemaat trolleri” [Süreç Konuşmaları]</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
