<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CADI AVI arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/cadi-avi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/cadi-avi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:54:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>CADI AVI arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/cadi-avi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Son Cadı Avı &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/son-cadi-avi-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 08:47:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[CADI AVI]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24756</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına giren “kitlesel öldürmelerin” en acı örneklerinden biri, Avrupa’da yaklaşık üç asır devam eden (1450–1750) “Cadı Avı,” diğer bir ismi ile Cadı Takipleridir. “Cadı” kelimesine yüklenen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/son-cadi-avi-ismet-macit/">Son Cadı Avı | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına giren “kitlesel öldürmelerin” en acı örneklerinden biri, Avrupa’da yaklaşık üç asır devam eden (1450–1750) “Cadı Avı,” diğer bir ismi ile Cadı Takipleridir.</p>
<p>“Cadı” kelimesine yüklenen anlam, “çocukları öldüren, insan yiyen, geceleri dolaşan dişi hayalettir. Bu hayalet kısmen insana benzeyen bir varlıktır. Avrupa’nın kuzeyinde ve Almanca konuşulan bölgelerde halk dilinde cadı kelimesi, büyücü tanımlarını da kapsayacak bir üst anlama sahiptir.<a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_edn1" name="_ednref1">[1]</a></p>
<p>Cadıların ruhunu ve bedenini şeytana sattıkları, bu yüzden ağırlıkları olmadığında süpürge ile uçabildiklerine inanılmıştır!</p>
<p>Cadı Avı ilk olarak Avrupa Ortaçağında ruhban sınıfı tarafından toplumu kötülüklerden arındırma amacıyla başlatılmış ve batıl inançlardan beslenerek zamanla sapkın bir fikre dönüşmüştür. Cadı avlarının ilk kurbanları ebeler ve şifa dağıtan kadınlar olmuş̧, bitkileri çok iyi tanıyan bu kadınların, zaman zaman erkekler ve çocukların dahi, büyücü oldukları iddia edilmiş̧ ve bu insanlar tek bir ihbar ile tutuklanarak çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.</p>
<p>Cadılık inancı başlangıçta halkın folklorik inançlarında yerini almış ve hayal ile gerçek arasında sınırların ortadan kalkmasından sonra cadı olduğu iddia edilen şahıslarla ilgili korkunç bir yok etme ameliyesine evrilmiştir.<a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_edn2" name="_ednref2">[2]</a></p>
<p>Büyü yapan ve felaket getiren kadın figürü cadılık anlayışıyla birleşince, 13. yüzyılda Avrupa’da Kilise bünyesinde kurulan bir kurum vasıtasıyla cadılarla ilgili incelemeler başlatılmıştır.</p>
<p>Kilise, halkın batıl inançlarından da istifade ederek bir düşman icat etmiş, daha sonra kendi oluşturdukları cadıdan korkup yaşayan gerçek kadınları yakıp öldürmüşlerdir.<a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_edn3" name="_ednref3">[3]</a> Kadınların yakalanmalarına, sorgulanıp işkence görmelerine ve sonunda öldürülmelerine sebep olan cadı avcıları, aslında ruhunu şeytana kaptırmış cadıları koruduklarına inanıyorlar ve onları yakarak günahlarından arındırdıklarını düşünüyorlardı.</p>
<p>Cadılara yönelik takip ve avın kurumsal hale gelmesi, Papa VIII. Innocentius’un cadıları mahkûm etmek için 5 Aralık 1484’te yayımladığı fermanla olmuştur. Daha sonra papalık, engizisyonda görevli Jakob Sprenger ve Heinrich Kramer’e bu konuyla ilgili geniş yetkiler vermiştir. Bu şahıslar, <em>Malleus Maleficarum </em>isimli bir kitap yazmıştır. “Cadıların Çekici” anlamına gelen ve cadı kadınların nasıl tespit edileceğine ve sorgulamanın nasıl yapılması gerektiğine dair bilgiler içeren bu kitabı hem Katolikler hem de Protestanlar, cadılık konusunda referans olarak kabul etmiştir.</p>
<p>Cadıları kendisine düşman seçen Kilise yetkilileri, devletin gücünü de arkasına aldıktan sonra Cadı Avı trajik bir yok etme girişimine dönüşmüştür.</p>
<p>Cadı avcılığı yıllar geçtikçe bir sektör haline gelmiş ve zamanla tam bir geçim ve zenginleşme aracına dönüşmüştür. Cadı avcılarına verilen ödüller, cadıların asıldığı ipin ve yakıldıkları odunları parası, infaz edilen kişiden veya kurbanın ailesinden alınmış ve bu şahıslara verilmiştir. Bir cadıyı yakalayana, tespit edene, kovuşturmayı yapanlara, mahkeme üyelerine ve kurbanının cezasını infaz edip yakanlara ikramiyeler verilmiştir.</p>
<p>Yakılan kişinin mirası kaldıysa, o da devlet ve Kilise arasında bölüştürülmüş bu yüzden başlangıçta yoksul ve köylü kadınları hedef alan Cadı Avı, daha sonra zenginlere yönelmiştir.</p>
<p>Cadı avları ilerleyen dönemlerde iyice çığırından çıkarak tam bir intikam aracına dönüşmüştür. İnsanlar şahsî husumet beslediklerini “cadı” diyerek ihbar etmeye başlamış Kilise’nin de kendi hatalarını örtmek için insanları cadı olarak suçlamasıyla Avrupa’nın birçok ülkesinde korkunç katliamlar yapılmıştır.</p>
<p>Bir insanın cadı olarak suçlanması için kuvvetli bir karineye ya da delile ihtiyaç duyulmamıştır. Bir kişinin ihbarı veya iftirası, kovuşturma başlatılması için yeterli olmuştur. Cadı olduğu ihbar edilen şahıslar daha sonra ağır işkencelerden geçirilmiş ve cadı olduklarını itiraf veya ikrar etmek zorunda kalmışlardır! İşkence esnasında, kurbanlardan başka cadıların isimleri de istenmiştir.</p>
<p>Sorgulama ve işkencenin yetersiz kaldığı zamanlarda cadı tespit deneyleri devreye girmiştir. Mesela sıcak su deneyinde, kurbandan kaynayan sudan bir nesnenin alınması istenir, yanma sonucunda oluşan yaralar çabuk iyileşirse suçsuz sayılırdı. Soğuk su deneyinde ise kadın suya elleri ve ayakları bağlı olarak atılır, su yüzeyine çıkarsa cadı olduğu ispat olunur ve yakılarak infaz edilirdi. Boğulursa suçsuz bulunurdu! Her halükarda kurban ölürdü ama bu katliamı yapanlar zaten cadıya dönüşmüş şahsın ruhunu kurtardıklarına inandıklarından boğulan kurbanın cadı olmadığına sevinirlerdi.</p>
<p>Ateş deneyinde ise, kurbana yanmakta olan bir nesne taşıtılır ve ateş̧ üzerinde yürütülürdü. Yanma sonuncunda oluşan yaralar çabuk iyileşirse masumiyet ispatlanmış olurdu.</p>
<p>Gözyaşı deneyinde, cadıların gözyaşına sahip olmadıkları düşüncesiyle kadının ağlaması istenir, ağlayınca suçsuzluğu ispat edilmiş̧ olurdu.</p>
<p>Cadıların ruhlarını şeytana sattıkları için daha hafif oldukları ve böylece uçabildiklerine inanılıyordu. Kurban bir kantarın üstüne çıkarılır ve karşı tarafa belirli bir ağırlık konurdu. Hafif gelirse cadı olduğuna, ağır gelirse kantarı büyülemiş̧ olduğuna hükmedilirdi. Kadın ancak kantara konulan ağırlığa denk geldiği zaman masum olduğuna kanaat getirilirdi.</p>
<p>Cadılık suçlaması ve takibinin yapılmasına karşı çıkanlar da olmuştur. Bu muhalif isimlerin başında Alman hukukçu Friedrich von Spee (1591–1635) gelir. Spee, <em>Cautio Criminalis</em> adlı eserinde, sorgulama yöntemlerinin hukuka aykırılığı, tek bir ihbarın kadının suçlanması için yeterli olmayacağı, işkence altında başka isimlerin verilmesinin istenmesinin ve bunun ihbar için delil olarak kullanılmasının yanlış̧ olduğunun üzerinde durmuştur. Çelişkili bilgilerin varlığını, mantık dışı verilerin delil sayılmasını ve yapılan haksızlıkları vurgulayarak yargılamaların gayr-i hukukî olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.<a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_edn4" name="_ednref4">[4]</a></p>
<p>Avrupa’daki cadılık suçundan idam edilen son kadın, 1734 yılında İsviçre’nin Zürih şehrinde doğan Anna Göldi olmuştur. Anna Göldi fakir bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş ve ilk çalıştığı yerde, patronunun tecavüzüne uğramıştır.</p>
<p>Bu olaydan sonra İsviçre’nin zengin bir sülalesine mensup doktor, hukukçu ve eyalet yönetiminde olan Johann Jakob Tschudi’nin asistanı olarak çalışmaya başlamış ve bu ailenin yanında 17 yıl kalmıştır. Tschudi,  48 yaşındaki yardımcısı Göldi’nin, ekmeklerin içine iğne koyarak sekiz yaşındaki kızına büyü yaptığı iddiasıyla onu polise ihbar etti. Göldi’ye atfedilen suç, “alışılmadık güçlerini kullanarak büyü yapmış” olmasıydı. İlk tutuklanmasından sonra kaçmayı başardı. Polis, İsviçre’deki bütün gazetelere ilan vererek, Göldi’yi ihbar edene yüz altın verileceği açıkladı. İlanın verildiği yıl, Göldi yakalandı ve ağır bir işkenceye maruz kaldı. Sorgu esnasında şeytanla işbirliği yaptığını itiraf ederek şeytanın kendisine siyah bir köpek şeklinde göründüğünü söyledi. İşkence sona erdiğinde itirafını geri aldı. 12–13 Mayıs 1782 tarihinde işkence devam ederken yapılan yargılamada idama mahkûm edildi.</p>
<p>Burada ilgi çekici bir gerçek, Göldi’nin görünürde cadılık suçundan, esasta ise zehirleme suçundan yargılanmış olmasıdır. Mahkeme gelecek tepkileri tahmin ettiği için yargılama esnasında cadılığı ön plana pek çıkarmamıştı, ama Tschudi’den yana olan mahkeme, çoktan idama hükmetmişti.</p>
<p>Anna Göldi, 13 Haziran 1782 tarihinde son cadı olarak ilan edildi. Tarihçiler, patronu olan Tschudi’nin, Göldi ile olan yasak ilişkisini gizlemek ve itibarını korumak için böyle bir ihbarda bulunduğunu ve itibarının zedelenmemesi için “cadı” suçlamasını tercih ettiğini söylerler. Göldi ölümünden tam 225 yıl sonra aklandı. 2007 yılında İsviçre Parlamentosu, Anna Göldi’nin davasının “haksız suçlama” olduğuna karar verdi ve iade-i itibarda bulundu. Anna Göldi Davası, resmi mahkeme tarafından yapılan son cadı avı infazı olarak Avrupa tarihine geçti. Bu talihsiz olay, İsviçre’nin Glarus şehrinde, her sene değişik faaliyetlerle anılmaktadır ve bu şehirde Anna Göldi adına açılmış bir müze bulunmaktadır.</p>
<p>Cadı Avı artık sona ermiş olsa da kavram, “bir zümreyi düşman ilan edip üzerinden siyasî menfaat devşirme” şeklinde kullanılmaktadır. Hukukun üstünlüğünün yerleşmediği ülkelerde, dinî ve millî argümanları istimal ederek tabanını adeta büyüleyen zümre, iktidarını devam ettirme ve suçlarını kapama adına muhaliflerini “terör suçu” işlemekle itham etmekte ve düzmece mahkemeler sayesinde mahkum edilmeleri adına ciddi bir gayret sarf etmektedir.</p>
<p><strong> Dipnotlar</strong></p>
<p><a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_ednref1" name="_edn1">[1]</a> Haydar Akın, <em>Ortaçağ Avrupası’nda Cadılar ve Cadı Avı</em>, Ankara: Dost Kitapevi, 2011.</p>
<p><a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_ednref2" name="_edn2">[2]</a> Yücel Aksan, <em>Tarih İncelemeleri Dergisi</em>, XXVIII/2, 2013, 355–368.</p>
<p><a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_ednref3" name="_edn3">[3]</a> Silvia Bovenschen, <em>Die imaginierte Weiblichkeit – Exemplarische Untersuchungen zu kulturgeschichtlichen und literarischen Präsentationsformen des Weiblichen</em>, Suhrkamp Verlag, Frankfurt, 1979.</p>
<p><a href="applewebdata://B0212A4D-CCDD-43F5-B840-1ED879D55443#_ednref4" name="_edn4">[4]</a> Oskar Wächter, <em>Vehmgerichte und Hexen-Prozesse in Deutschland</em>. Leipzig, 1995.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/son-cadi-avi-ismet-macit/">Son Cadı Avı | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elia Kazan ve Cadı Avı &#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/elia-kazan-ve-cadi-avi-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 07:30:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[CADI AVI]]></category>
		<category><![CDATA[Elia Kazan]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=22737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elia Kazan, biyografi türünde kaleme aldığı “Bir Yaşam” adlı kitabında 94 yıllık hayatını şu üç satırda özetler: “Zamanında ben de birçok kez deri değiştirdim, birçok insanın gıpta edeceği bir hayat&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/elia-kazan-ve-cadi-avi-recep-atici/">Elia Kazan ve Cadı Avı | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elia Kazan, biyografi türünde kaleme aldığı “Bir Yaşam” adlı kitabında 94 yıllık hayatını şu üç satırda özetler: “Zamanında ben de birçok kez deri değiştirdim, birçok insanın gıpta edeceği bir hayat yaşadım; çok şiddetli, acımasız değişimlerden geçtim. Olanları genellikle acı tecrübelerle fark ettim. Pişmanlığı tattım, suçluluğu bir kambur gibi sırtımda taşıdım, gururun da en zirvesini gördüm. Ah! Evet, ne günler geldi geçti!”<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>Kayserili Rum bir ailenin çocuğudur olan Kazan, 7 Eylül 1909’da İstanbul’da dünyaya gelir ve henüz 4 yaşındayken aile, ABD’ye göç eder. Asıl adı Elias Kazancıoğlu’dur.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Aile, daha sonra ismini değiştirtmiştir. New York eyaletindeki New Rochelle’de büyüyen Kazan, orta eğitimini burada tamamlar ve sonrasında Yale Üniversitesinde tiyatro bölümü okur. 1932 yılında New York’ta oyuncu olarak tiyatroya başlayan Kazan’ın ünü kısa sürede bütün Amerika’ya yayılır ve ABD’nin en iyi yönetmenleri arasına girer.</p>
<p>1934’te Komünist Parti’ye giren Kazan, daha fazla insana ulaşabilmek için sinemaya yönelir. Anatole Litvak’ın yönettiği ‘City of Conquest’ filminde rol alan Kazan,1944 yılından itibaren sinema filmleri yönetmeye başlar. 1947 yılında çevirdiği ‘Gentleman’s Agreement’ (Centilmenlik Anlaşması) filmiyle üç Oscar ödülü kazanır. Bundan sonra Cheryl Crawford ile ‘Actors Studio’ aktörlük okulunu kurar. Açtığı bu okul vasıtasıyla unutulmaz bir oyuncu olan Marlon Brando ile beraber birçok oyuncuyu Hollywood’a kazandırır.</p>
<p>Soğuk savaş döneminde <a href="https://wiki.kaledizayn.com/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri_Temsilciler_Meclisi">ABD Temsilciler Meclisi</a>&#8216;nde kurulan <a href="https://wiki.kaledizayn.com/wiki/Anti-kom%C3%BCnizm">anti-komünist</a> komitası, özellikle 1950&#8217;lerde ivme kazanır. Eski bir komünist olan Kazan da 1954’te çektiği ‘Rıhtımlar Üzerinde’ filmi ile bir boksörün işçileri örgütleme öyküsünü sahneye taşır. Bu yüzden Kazan da soruşturmaya tabi tutulur. McCarthy’nin kurduğu muhbirlik rejiminin baskılarına dayanamayan Kazan, HUAC’a (Amerikan karşıtı faaliyetleri izleme komitesi) verdiği ifadede 8 arkadaşını kişiyi ihbar eder. Bu yüzden Charlie Chaplin, Orson Welles, Paul Robeson gibi dev sanatçılar ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Bu arada başta Arthur Miller olmak üzere birçok yakın arkadaşıyla arası açılır.</p>
<p>Kazan’ın ihbar ettiği senarist Abraham Polonsky, 1999 yılında Kazan’a, Onur Oscar’ı verileceğini duyunca ‘Umarım ödülünü alırken birisi onu vurur’ der. Orson Welles ise ‘Kazan, bir haindir, arkadaşlarını daha yüksek bir maaş alabilmek için McCarty&#8217;e sattı’ şeklinde eleştirir. Arkadaşı Arthur Miller de “cadı kazanı” oyununu yazıp sahneleyerek eski dostunu ağır bir dille örseler. 71. Akademi Ödüllerinde ‘<em>Yaşam boyu Onur Ödülü’</em> verilmek istenen Kazan, geçmişte yaptığı bu ihbarlar yüzünden çok şiddetli protesto edilir ve Hollywood çalışanları arasında ciddi tartışmalara sebep olur. Tören gecesi, yaklaşık beş yüz kişi pankartlarla, akademiyi protesto eder. Her şeye rağmen Robert De Niro ve Martin Scorsese&#8217;nin elleriyle ödül verilir. Tören ayakta alkışlanması gerekirken Speilberg, Jim Carrey, Laura Dern gibi aktör/aktristler, Kazan’a tepki olarak ayağa kalkmadan alkışlarlar. Nick Nolte, Ed Harris, Jan Mckellen gibi aktörler ise hiç alkışlamadan ve asık bir yüzle tepki verirler. Böylece Oscar tarihinin en garip ödül törenlerinden biri olur. Bu törenden sonra tamamen sessizliğe bürünen Kazan, arkada birçok düşman ve unutulmaz filmler bırakarak 94 yıllık görkemli hayatına 28 Eylül 2003&#8217;te veda eder.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a></p>
<p>Ülkemizde de ‘<em>cadı avıysa, cadı </em><em>avı’ </em>denen zulmü yapanların işini bilerek ve isteyerek kolaylaştıranlar, yaptığı muhbirlikle McCarthy rejimine payanda olan Elia Kazan gibi itiraf adı altında ihbar ve iftira ateşine odun taşımışlardır. Elia Kazan, Hollywood’da beraber çalıştığı meslektaşlarına yaptığı muhbirlikten dolayı -50 yıl geçmiş olmasına rağmen- affedilmemiştir. Bu açıdan Hizmet hareketine itiraf adı altında ihbar ve iftira edenler de elbette yaptıkları bu hatanın utancıyla bir ömür boyu -tefessüh etmemişse- vicdan azabı çekeceklerdir. Şayet bilerek ve kasti yapmışlarsa ona hata denemez ve kul hakkına girdiği için affedilmesi de mazlumların vicdanına kalmıştır.</p>
<p>Son olarak işin bir de ahirete bakan yönü var ki, onunla ilgili Hocaefendi’nin yorumu da şöyle: “Bazıları işin içinden sıyrılmak için arkadaşlarının aleyhinde konuştular, yalan söylediler ve önlerine konan kâğıtlara imza attılar. Bu mevzuda tercihi yanlış yaptılar. Zira bir mü’minin aleyhinde konuşma, yazılan yalanı imza etme, düpedüz iftira, bühtan ve günah-ı kebâirdir. Bunu “<strong><em>bilerek yaptıysa, yapmada da mahzur görmüyorsa</em></strong>,” zavallı -farkına varmadan- İslam yolunda (!) kâfir olur. Çünkü, günah-ı kebâir, tevbe ile zâil olur; fakat insan yaptığı “<strong><em>günahı, gıybeti, iftirayı, bühtanı, mahzursuz görerek, sürekli tekrar ediyorsa</em></strong>;” beş vakit namaza beş de ilave ederek, on vakte çıkarsa, yine kâfir, yine kâfir, yine kâfirdir!..<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a>  İşte burası sözün bittiği yerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="https://listelist.com/author/nurten-bengi-aksoy/">Nurten Bengi Aksoy,</a> ”<em>Elia Kazan; Günahları ve Sevaplarıyla Dünyaca Ünlü Anadolulu Bir Yönetmen</em>” | ListeList.com.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> <a href="https://www.biyografi.info/kisi/elia-kazan">Elia Kazan Biyografi.info.</a></p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Aksoy<em>, a.g.yer.</em></p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Fethullah Gülen, “<em>Özgür Herkul</em>” Kazanma Kuşağındayken Korku, İftira ve Gıybet. 14.01.2018</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/elia-kazan-ve-cadi-avi-recep-atici/">Elia Kazan ve Cadı Avı | RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cezaevinin en yaşlısı: Yusuf Bekmezci müebbetle yargılanıyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/cezaevinin-en-yaslisi-yusuf-bekmezci-muebbetle-yargilaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 15:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[CADI AVI]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Pekmezci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=17636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cadı avı kapsamında, 14 aydır cezaevinde tutulan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci’nin sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Birçok hastalıkla mücadele eden Bekmezci, kaldığı koğuşta başkalarının yardımı olmadan ihtiyaçlarını karşılayamıyor.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cezaevinin-en-yaslisi-yusuf-bekmezci-muebbetle-yargilaniyor/">Cezaevinin en yaşlısı: Yusuf Bekmezci müebbetle yargılanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cadı avı kapsamında, 14 aydır cezaevinde tutulan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci’nin sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Birçok hastalıkla mücadele eden Bekmezci, kaldığı koğuşta başkalarının yardımı olmadan ihtiyaçlarını karşılayamıyor.</p>
<div>Zaruri ihtiyaçlarını bir başkasını yardımı olmadan karşılayamayan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci, kaldığı İzmir Buca Cezaevi’nde hayat mücadelesi veriyor. Bold Medya&#8217;da yer alan habere göre babasının ilerleyen Alzheimer sebebiyle kendi başına ilaçlarını kullanamadığının altını çizen kızı Şeyma Bekmezci, “Babam orada ölüme sürükleniyor” diyerek endişesini dile getirdi.</div>
<div></div>
<div><b>CEZAEVİNİN EN YAŞLISI MÜEBBETLE YARGILANIYOR</b></div>
<div></div>
<div>Yusuf Bekmezci, cadı avı soruşturmaları kapsamında İzmir’de gözaltına alınarak tutuklandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan ve ‘cezaevinin en yaşlısı’ sıfatıyla tutukluluğu devam eden Bekmezci 12 Mart’ta bir kez daha hakim karşısına çıkacak.</div>
<div></div>
<div>Uyku apnesi, yüksek tansiyon, Alzheimer, ileri derecede işitme kaybı ve prostat gibi birçok hastalığı olan Bekmezci’nin sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Kalçasındaki protez sebebiyle merdiven kullanamayan Bekmezci, alt katta bulunan tuvalet ve banyoya giderken çok zorlanıyor.  Ayrıca uyku apnesi tedavisi için cezaevi doktoruna müracaat etti. Cezaevinde yapılabilecek bir şey olmadığı belirtilerek nöroloji bölümüne sevki yapıldı. Ancak pandemi sürecinden dolayı hastaneye de gidemedi. Günlük 10 ayrı ilaç kullanması gereken Bekmezci’ye ilaçları da düzenli olarak verilmiyor.</div>
<div></div>
<div><b>ALZHEİMER HASTASI SAVUNMASINI YAPAMIYOR<br />
</b></div>
<div></div>
<div>Cezaevinde sağlık sorunlarıyla mücadele eden Bekmezci’nin Alzheimer hastalığı da ilerledi. Unutkanlığı  tetikleyen Alzheimer yüzünden de Bekmezci savunmasını yapamayacak durumda. Bir önceki duruşmada mahkeme heyetine “Efendim çok özür diliyorum anlatılanlardan çok net bir şey anlamadım, itirazım yoktur, hepinizi saygıyla selamlıyorum, hepimiz insanız, ben neden buradayım, onu dahi bilemiyorum, çok özür diliyorum” ifadelerini kullandı.</div>
<div></div>
<div>Babasının kendini savunmaktan uzak olduğuna dikkat çeken Bekmezci’nin kızı Şeyma Bekmezci “Babam kendini savunmuyor. Bize çok acı gelen tarafı da bu aslında. Alzhaimerin ilerlediğini mahkemedeki o ifadelerinde de görebiliyoruz.  Zaman zaman unutkanlıkları oluyor rahatsızlığından dolayı” dedi.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/News/20210309/36822338_yusuf_bekmezci.jpg" alt="" width="330" /></div>
<p><b><br />
</b></div>
<div><b>HEYET ÖNÜNE ÇIKARILMIYOR</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Son olarak 25 Şubat’ta hakim karşısına çıkan Yusuf Bekmezci’nin tüm rahatsızlıklarına karşın tutukluluğuna devam kararı verildi. Yusuf Bekmezci’nin kızı Şeyma Bekmezci ise “Babamın hasta olduğuna dair rapor bir heyet tarafından rahatlıkla verilebilir. O raporu almak için dahi götürülmüyor. ‘Gerek yok’ deniliyor. Hakim, ‘Rapor alması gerekir.’ diye karar vermeyince gerek yok görülüyor. Dilekçeler de netice vermedi şimdiye kadar.” sözleriyle duruma tepki gösterdi.</div>
<div></div>
<div>12 Mart’ta yapılacak yeni duruşma öncesinde babasının sağlık durumunu değerlendiren Şeyma Bekmezci “Uyku apnesi gibi bir hastalığı var. Her an nefes duruveriyor. Prostat hastalığı var. O da  onu zorlayan bir hastalık. Çünkü gecede 5-10 defa kalkıyor ve merdivenlerden alt kata inip çıkıyor. Ağrısı, acısı var. Ama çok şikayet etmeyen bir insandır. Kalçasında bir protez var. O protez çok zorluyor onu. Yürürken, inip çıkarken aşırı zorluyor. Oturup kalkarken… Yani neresinden bakarsanız, o şartlarda yaşayacak bir insan durumu yok. Hepsinin ötesinde Alzheimer hastalığının olması, o zaten acı bir durum. Kendinin ne için orada olduğunu bilmiyor. O şartlarda her şey hep aynı, tekdüze bir yaşam olması hastalığını ilerletiyor” dedi.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20210309/23706912.jpg" alt="" width="330" /></div>
<p><b><br />
</b></div>
<div><b>“BABAM ÖLÜME SÜRÜKLENİYOR”</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Şeyma Bekmezci, “Babam orada ölüme doğru sürükleniyor. Yani hiçbir şey yapılmazsa zaten 82 yaşında bir adam o zor şartlarda hastalıklarıyla ne kadar mücadele edebilecek. Yani ben onun için evine çıksın en azından, gerekirse ev hapsi verilsin, tedavileri yapılabilsin” sözlerini kullandı.</div>
<div></div>
<div>Babasına “terörist” denilmesini asla kabullenemeyeceğini belirten Bekmezci, “Benim babam 82 yaşında. Öyle bir hayat yaşadı ki… Çok dürüsttü, çok doğruydu. Hep helalinden kazandı. Yardımseverdi. Bir halk insanı babam benim. Terörist asla olamaz. Müebbet hapisle yargılanmasını gerektiren ne olabilir! Aklı ermiyor insanın. 82 yaşında bir insan. Ne yapabilir?” ifadeleri ile babasını anlattı.</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>“BABAM KIRGIN DEĞİL”</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Şeyma Bekmezci’ye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis ile yargılanan 82 yaşındaki babası kimseye kırgın değil. Babasının bu durumunu anlatan Şeyma Bekmezci “O hep Allah’a şükür ile yaşadı. Mesela kardeşim ziyaret ettiğinde ‘Senin için dua ediyorum’ dediğinde ‘Yalnızca benim için dua etmeyin bütün insanlık için dua edin. İnsanlığın huzuru için dua edin.’ diyor. Babamın gönlü insan sevgisi ile dolu. Milletine devletine aşık biri. Geçen ziyaretinde de, ‘Devletime milletime asla ihanet etmedim.’ ifadesini kullanmış” dedi.</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cezaevinin-en-yaslisi-yusuf-bekmezci-muebbetle-yargilaniyor/">Cezaevinin en yaşlısı: Yusuf Bekmezci müebbetle yargılanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biten Hayatlar sitesi Kadınlar Günün&#8217;de acı tabloyu açıkladı</title>
		<link>https://hizmetten.com/cadi-avinda-85-kadin-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 09:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[85 kadın]]></category>
		<category><![CDATA[biten hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[CADI AVI]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=7997</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cadı avında 85 kadın hayatını kaybetti Kimi için anne, kimi için evlat kimi için kardeş , kimi için de belki bir eş.Listeyi uzatmak mümkün ama değişmeyen bir gerçek var ise&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cadi-avinda-85-kadin-hayatini-kaybetti/">Biten Hayatlar sitesi Kadınlar Günün&#8217;de acı tabloyu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Cadı avında 85 kadın hayatını kaybetti</h1>
<p>Kimi için anne, kimi için evlat kimi için kardeş , kimi için de belki bir eş.Listeyi uzatmak mümkün ama değişmeyen bir gerçek var ise o da dünyanın onlar olmadan güzel olamayacağı.Kadınlar… Değerleri anlatılamayacak kadar büyük, yoklukları yüreklerde derin yara…</p>
<p>Dünyanın dört bir yanında kadınlar türlü türlü şiddete maruz kalıyor.Türkiye için bu tablo daha da vahim.Verilere göre, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019 yılında ise 474 kadın erkekler tarafından ekonomik sıkıntı, boşanmak istemesi ya da barışma isteğini reddetmesi gibi nedenlerle öldürüldü.</p>
<p>Bu istatistiklere dahil olmayan cinayetler de var tabi.</p>
<p>15 Temmuz Darbe Teşebbüsünün ardından yapılan hukuksuzluklar,işkenceler,cezaevlerinde ilaçlarının verilmemesi gibi olaylar neticesinde 85 kadın hayatını kaybetti.Dile kolay…Tam 85 can… Kimi anne olmayı bekliyordu, kimi de evladının yolunu gözlüyordu.Kimi de üzerine yapışan iftira gömleğini çıkarmaya çalışıyor kimi de yüreğinde dert biriktiriyordu.</p>
<p>Yine bu süreçte 48 çocuk(0-18) yaş arası hayatını kaybederken, 33 anne ise evlatlarını(0-18 yaş) toprağa verdi.</p>
<p>85 sayısı <a href="http://bitenhayatlar.com"><strong>bitenhayatlar.com</strong></a> olarak kendi çabalarımızla tespit edebildiğimiz sayı.Gerçekte bu rakamın daha yüksek olduğu kesin.Kesin olduğu kadarda yürek dağlayıcı.</p>
<p>Cadı avının kurbanı olanlardan hepsinin ayrı hazin bir öyküsü var.Biz ise onların anısına sadece birkaç tanesinin hikayesini anlatacağız.</p>
<p><strong>Halime Gülsu </strong>zulme uğrayan kadınlardan biriydi.15 Temmuz sonrası cadı avının kurbanı olmuştu. İngilizce öğretmeniydi. Yardımseverdi ve derdi olanla oturup dertlenirdi. Mazlumlara yardım etmenin bir gün suç olacağını nerden bilebilirdi ki… Dünyadaki insanların bu kadar kötü olabileceği belki de hiç aklından gelmemişti. Halime öğretmen ve arkadaşları 20 Şubat 2018’de ihtiyaç sahipleri için içli köfte yaparken gözaltına alındı,  daha sonra da tutuklandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4214" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/11/halime.jpg" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/11/halime.jpg 1024w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/11/halime-300x169.jpg 300w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/11/halime-768x432.jpg 768w" alt="" width="1024" height="576" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Suçu yardıma muhtaç olanlara el uzatmaktı. Sancılı hapishane günleri başladı Halime öğretmen için,   zira Gülsu sistemik lupus eritematozus hastası idi. Tüm ısrar ve isteklerine rağmen ilaçları verilmedi. Bu sebeple cezaevinde 2 defa komaya girdi ve dili boğazına kaçtı. Pek çok yetkiliye ilaçlarını alabilmesi için mektup yazdı ancak hiç birine cevap alamadı.Hatta yazdığı son mektubunda Gülsu ;</p>
<p><em>“Hastalığım (sistemik LUPUS) son derece ölümcül. İlaçlarım verilmiyor. Gardiyanlar yalan söylediğimi düşünüyor ve beni azarlıyorlar. Cezaevi kuralları gereği revire çıkmak için defalarca sayısını dahi hatırlayamadığım ve üzerine ‘Acil’ ibaresi düştüğüm dilekçelerime cevap verilmedi ve revire de götürülmedim”</em></p>
<p><em>İfadelerini kullanmıştı.</em> Halime Gülsu göz göre ölüme sürüklendi. Doktor raporlarına rağmen ilaçları verilmeyen ve hastaneye sevk edilmeyen Gülsu, 28 Nisan 2018’de cezaevinde hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir başka kadın ise <strong>Hamide Şenyurt</strong>.</p>
<p>Şenyurt işini çok seven bir anaokulu öğretmeniydi. Mesleğine ve öğrencilerine yürekten bağlı, heyecanlı bir öğretmendi. Ta ki 15 Temmuz’un kurbanı olana kadar. Çok büyük istekleri yoktu hayattan tek isteği iyi bir öğretmen iyi de bir anne olmaktı.</p>
<p>Anne olacaktı ancak onun için bu süreç çok sancılı geçmişti. Tam 8 defa düşük yapmıştı. Sonuncu bebeği anne karnına tutunmayı başarmıştı.Bu sefer anne olacaktı. Hatta öyle ki minik yavrusunun patiklerini bile hazırlamıştı. Ancak onu çok ağır bir imtihan bekliyordu. Doğumuna kısa bir süre kala KHK ile mesleğinden ihraç edildi Hamide öğretmen. Yaşadığı üzüntü neticesinde önce bebeğini kaybetti. Bebeğinin cenazesinde <em>“cennette buluşuruz yavrum”</em> diye gözyaşları döktü. Yüreği kaldıramadı bu iki acıyı. Kanser hastalığına yakalandı. Yürüyemez haldeyken polisler gözaltına aldı. Ancak hastalığının son evresinde olduğu için serbest bırakıldı. İki hafta sonra ise Hamide öğretmen hayata gözlerini yumdu. Geriye hayalleri, umutları bir çiftte bebek ayakkabısı kaldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Havva Civelek</strong>. Görüş yolunda hayatını kaybeden çileli bir anne.</p>
<p>Kırıkkale Keskin cezaevinde bulunan oğlu Enes Evren Civelek’i ziyarete gidiyorlardı. Her görüşte Düzce’den Kırıkkale’ye gitmek ailece çok zor oluyordu. Ancak ana yüreği evladını görmeden yapamazdı isterse evladı dünyanın diğer ucunda bile olsaydı.<img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5016" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/kaza.jpg" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/kaza.jpg 660w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/kaza-300x150.jpg 300w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/kaza-360x180.jpg 360w" alt="" width="660" height="330" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Defalarca başvurmalarına rağmen memleketleri Düzce Cezaevine sevk edilme talebi bakanlık tarafından bir türlü kabul edilmemişti. Kader hükmünü yine bir cezaevi görüşü yolunda vermişti.Ailece trafik kazası geçirdiler. Havva Civelek(58), çok sevdiği torunları Betül (3) ve Naime Civelek (8) ile Emin Balıkçı hayatını kaybetti.<em> Enes Evren Civelek, gözünün nuru evlatları, annesi ve kayınpederinin canazesine elleri kelepçeli getirildi.Ağır imtihana maruz kalan , kazada iki evladını kaybeden ve kazadan yaralı kurtulan Hatice Civelek tarihe geçecek şu cümleleri kurmuştu.</em> “Ben, evlatlarını, babasını, işini, sağlığını kaybetmiş bir insan olarak sizden yardım istiyorum. Hayattaki tek dayanağım olan (ki eşim için de aynısı söz konusu) eşime çok ihtiyacım var. Evlatlarının cenazelerinde bir arada olamayan, birbirine sarılıp ağlayamayan bizler gerçek manada zor günler geçiriyoruz. “ ifadeleri vicdanı olanların yüreğine bir hançer gibi saplanmıştı.</p>
<p>Acının, gözyaşının bir diğer adı <strong>Hicran Dalga</strong>’ydı.</p>
<p>O da diğer mağdur yakınları gibi suçsuz yere cezaevinde yatan eşini ziyarete gidiyordu. Hatay’dan yola çıkmışlardı. Nerden bilebilirdi ki bu çileli dünya hayatında kendisinin son yolculuğu olacağını…Dalga’nın içinde bulunduğu araç Sivas Sarkışla’da trafik kazası geçirdi. Kazada vefat eden sadece Hicran Dalga değildi elbette. Abisi ve 3 yeğenini de kaybetti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2896" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/09/hicran-dalga.jpg" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/09/hicran-dalga.jpg 567w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/09/hicran-dalga-240x300.jpg 240w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/09/hicran-dalga-336x420.jpg 336w" alt="" width="567" height="709" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Acı haber cezaevindeki baba Lütfü Dalgaya tez ulaşmıştı. Eşiyle birlikte 5 akrabasını kaybeden baba Lütfü Dalga’ya cezaevi dar geliyordu. Nasıl gelmezdi ki? Cezaevi yönetimi gürültü yaptığı gerekçesiyle acılı babayı hücreye kapattı. Daha sonra eşinin cenazesine hücreden çıkartılıp elleri kelepçeli bir şekilde getirildi. Minik kızı artık hem annesiz hem de babasız kalmıştı. Acılı baba cenaze töreninde “Artık sabretmek için bir sebebim yok” diyerek yürekleri dağlamıştı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5017" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/dalga-ailesi.jpg" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/dalga-ailesi.jpg 650w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/dalga-ailesi-300x224.jpg 300w" alt="" width="650" height="486" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Nereden ödenirdi ki annelerin hakkı ödenmezdi tabi. Zira cennet onların ayakları altındaydı. O annelerden biriydi <strong>Firdevs Karabekmez</strong>. Yıllardır gözünden sakındığı evladı haksızlığa uğramış ve cadı avı kurbanı olmuştu. Adıyaman Cezaevine eşiyle birlikte evlatlarınız ziyaret  etmek için yola çıkmışlardı. Heyhat ne yazık ki evlatlarını son bir defa olsun göremediler. Geçirdikleri trafik kazasında Anne Firdevs Karabekmez hayatını kaybetti. Yaralanan baba ise eşinin vefat ettiğini duyunca  olanlara daha fazla dayanamadı o da hakka yürüdü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5018" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/karabekmez.jpeg" sizes="(max-width: 755px) 100vw, 755px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/karabekmez.jpeg 755w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/karabekmez-300x221.jpeg 300w" alt="" width="755" height="556" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Hayırsever bir esnafın eşiydi <strong>Hatice Gündebahar</strong>.</p>
<p>Eşi ise Aydın’da bir kırtasiye dükkanı işletiyordu.15 Temmuz’un ardından cadı avından Gündebahar ailesi de nasibini almıştı. Eşi tutuklanmış hayatın ağır yükü Hatice ablanın omuzlarına kalmıştı. Eşinin tutuklanmasının ardından dükkanlarını bir müddet daha işletmeye çalıştı ama olmadı. Hayat yükü ağır geldi ona ve dayanamadı refikayı hayatının başına gelenlere. Evde kimsenin olmadığı bir sırada tavana asılı bir iple intihar ederek hayatına son verdi.</p>
<p><strong>İlkay Mutlu</strong>, 38 yaşında işini çok seven bir öğretmendi. Hem kendisi hem de eşi KHK’ların kurbanı oldu mesleklerinden atıldı. İlkay Hoca’ya yaşadıkları çok ağır gelmişti çünkü suçlu değildi ve bunu kimseye anlatamıyordu. Kanser hastalığına yakalandı. 30 Ağustos 2018’de hayata gözlerini yumdu. Asıl olanlar bundan sonra oldu. Onu görevden ihraç edenler vefatından sonra “pardon siz suçsuzmuşsunuz” diyerek görevine iade etti ama her şey için çok geçti.Bir hesap daha Mahkeme-i Kübra’ya kaldı.</p>
<p>Bir başka masum, hayatının baharında, henüz 30 yaşında. Kur’an hafızı. Adı <strong>Nesrin Gençosman</strong>. Cadı avı onu Ordu’da yakaladı. Tutuklandıktan 41 gün sonra cezaevinin sağlıksız koşullarında zatürre mikrobuna yakalandı. Cezaevi yönetimi Gençosman’ın rahatsızlığını dikkate almayarak geçiştirdi. İlaçları verilmeyince de komaya girerek daha ilk mahkemesine çıkamadan hayatını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5019" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/NESRiN-GENCOSMAN.jpg" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/NESRiN-GENCOSMAN.jpg 700w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/NESRiN-GENCOSMAN-300x190.jpg 300w" alt="" width="700" height="444" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Eğer mahkemeye çıkabilseydi suçsuz olduğunu anlatmaya çalışacaktı ama olmadı. Nesrin Gençosman’ın küçük yaşlardan beri hafız olduğunu belirten bir yakını onu şöyle tanımlamıştı: ”Tek işi Kur’ân öğretmekti. Melek gibi bir insandı. Onu tanıdığım 15 yıl boyunca hiç kimseyi incittiğini görmedim. Şimdi hakikaten de melek oldu… Birisine bağırdığını, sesini yükselttiğini hiç duymadım. Etrafında bulunan maddî durumu kötü öğrencilere yardımcı olur, soğuk kış günlerinde onların mont-pardesü almasına yardım ederdi. Acımız, yüreğimizdeki yangın çok büyük. “</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ve pek çok kişinin yakından tanıdığı Maden ailesi.  36 yaşındaydı ve anaokulu öğretmeniydi. Türkiye’deki zulüm onlar için hayatı artık yaşanılmaz hale getirmişti. Sonunda her ne kadar zor olsa da ailecek çok sevdikleri vatanlarını terk etmeye karar verdiler. Ama bu onların da son yolculuğu oldu. Anne Nur Maden, Fizik Öğretmeni Baba Hüseyin Maden, Nadire (13) Nur (10) isimli iki kızı ve Feridun (7) isimli bir oğlu bindikleri teknenin alabora olması neticesinde Ege denizinde hayatını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5020" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/maden-ailesi.png" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/maden-ailesi.png 699w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/maden-ailesi-300x203.png 300w" alt="" width="699" height="474" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Bir aile yok oldu. Maden ailesinin çocuklarının cansız bedenleri Midilli Adası’nın Lesvos Plajı’na vurdu. Aylan Bebek için günlerce konuşan kamuoyu Maden ailesi için adeta suspus oldu.</p>
<p>Öldükten sonra bile örnek olan bir yaşamdı onunkisi.Tayland asıllı <strong>Rana Öztürk</strong>.Eşinin suçsuz yere aylarca hapishanede kalmasını gururuna yediremedi. Kalp krizi geçiren, 3 çocuk annesi genç kadın, hayatını kaybetti. Öztürk yaşarken olduğu gibi öldükten sonra da insanlığa umut oldu. Tıpkı diğer haksızlığa uğrayanlar gibi. Öztürk’ün ailesi kızının organlarını nakil bekleyenlere bağışladı.</p>
<p>Denizli’den gelen öyle bir haber vardı ki dinleyenler için kurşundan ağırdı. 15 Temmuz sonrası yüzbinlerce insan gibi’ın da hayatı karamıştı. Seher hanım eşinden boşanmış ve 17 yaşındaki Serebral Palsi hastası oğlu Eyüp Öztürk ile birlikte yaşıyordu. Anne Seher Baş ile oğlunun, engelli maaşı ile belediyeler ve komşulardan gelen yardımlarla geçinmeye çalışıyordu. Oğlunun durumu ve uğradığı toplumsal linç hayatı onun için yaşanılmaz bir noktaya getirmişti. Baş sık sık komşularına, “Oğlumu da öldürüp intihar edeceğim” diyordu.Toplum her zamanki gibi bu feryada da duyarsız kalmıştı. Anne Baş av tüfeğiyle önce engelli oğlu Eyüp Öztürk’e doğrulttu ve kafasına ateş ederek öldürdü , ardından yine aynı tüfekle kendini başından vurarak intihar etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2064" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/08/seher-bas-eyup-ozturk.jpg" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/08/seher-bas-eyup-ozturk.jpg 680w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2019/08/seher-bas-eyup-ozturk-300x171.jpg 300w" alt="" width="680" height="387" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Genç bir anne <strong>Tuğba Erdoğan</strong>. Henüz yeni doğum yapmıştı. KHK mağduru eşinin cezaevinden çıkacağı günü hasretle bekliyoru. Ama olmadı. Erdoğan Yozgat’ın Sorgun ilçesinde geçirdiği kazada hayatını kaybetti.2 aylık bebeğine doyamadan bu dünyadan göçüp gitti. Eşi Mehmet Reşit Doğan Sincan Cezaevi çıkışında eşi ve çocuğunun kendini beklediğini düşünüyordu. Talihsiz baba tahliye olduğuna daha sevinemeden aldığı acı haberle yıkıldı.</p>
<p>Bir başka masum <strong>Zeynep Binen</strong>. Diyarbakır’da tıbbi sekreter olarak çalışırken 675 sayılı KHK ile mesleğinden ihraç edildi. Binen, altı aylık hamile iken yaşadığı üzüntü ve stres sonucunda geçirdiği beyin kanaması sebebiyle karnındaki bebeği ile birlikte vefat etmişti.</p>
<p><strong>Hatice Akçabay</strong> sürecin yok ettiği bir ailenin bireyi. 15 Temmuz’dan on binlerce öğretmen gibi onun ve eşi Murat Akçabay’ında hayatı altüst oldu. Hizmet Hareketi’yle bağlantıları nedeniyle haklarında arama kaydı çıkartılınca 23 ay saklanmak zorunda kaldılar. Endişeleri ikisinin de tutuklanıp, üç çocuklarının ortada kalmasıydı. 18 Temmuz 2018 gece yarısı Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışırken botları alabora oldu. Hatice Akçabay(36), ve üç oğlu Ahmet Esat(6), Mesut(5), Bekir Aras(1) Meriç’in sularında can verdi. Aileden geriye sadece baba Murat Akçabay kaldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5021" src="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/murat-ak%C3%A7abay.jpg" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" srcset="https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/murat-akçabay.jpg 780w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/murat-akçabay-300x156.jpg 300w, https://bitenhayatlar.com/wp-content/uploads/2020/03/murat-akçabay-768x399.jpg 768w" alt="" width="780" height="405" data-pin-no-hover="true" /></p>
<p>Meriç nehrinin soğuk sularında bindikleri botun batması sonucu hayatını kaybeden 28 yaşındaki <strong>Aslı Doğan</strong> ile ailesi(Fahrettin Doğan (30) çocukları İbrahim Selim Doğan (2,5)), aynı botta bulunan <strong>Ayşe Abdürrezzak</strong> ve ailesi(Halil Münir (3) ve Abdülkadir Enes’e (11)),Atina’da yaşadıklarına dayanamayan ve  hayatını kaybeden <strong>Esma Uludağ</strong>, eski hakim olan eşinin hapiste olmasına dayanamayıp İstanbul Başaksehir’de 9. kattaki evinden atlayarak intihar eden <strong>Adalet Betül Çavdır</strong>, strese bağlı aort damarının yırtılması sonucu hayatını kaybeden Emniyet Müdürü Hayati Akça’nın eşi <strong>Ayşegül Akça</strong>, tutuklu iki evladına hasret giden eski Milli Güreşçi Sebahattin Kasap’ın annesi <strong>Fatime Kasap</strong>, tutuklu damadını cezaevinde ziyaret ettikten sonra çıkışta karşıya geçmek isterken kamyon çarpması neticesinde vefat eden Hatice Atasever…Mazlumlar listesi maalesef uzayıp gidiyor.</p>
<p><strong>Biten Hayatlar</strong> ekibi olarak daha buraya yazamadığımız pek çok hikaye var. Yazarken boğazımızı düğüm düğüm yapan bazı ayrıntılara girmeye ise yüreğimiz dayanamadı.  Bu vesileyle uğradıkları haksızlıklar,baskılar,işkenceler ve zulümler sebebiyle hayatını kaybeden kadınları Dünya Kadınlar Gününde rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hayatını Kaybeden Kadınlar ve tarihleri</strong></p>
<p>1- Adalet Betül Çağdır<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Mart 2018</p>
<p>2- Aslı Doğan <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />13 Şubat 2018</p>
<p>3- Aslıhan Dayan<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Ağustos 2018</p>
<p>4- Aydan Menderes<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />26 Temmuz 2016</p>
<p>5- Aysel Özdemir<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />05 Eylül 2018</p>
<p>6- Ayşe Abdürrezzak <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />13Şubat 2018</p>
<p>7- Ayşe Ateş <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />28 Haziran 2019</p>
<p>8- Ayşe Aydın  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />28 Şubat 2018</p>
<p>9- Ayşe Balık<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />02 Mart 2019</p>
<p>10- Ayşe Çalışkan <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />30 Mart 2018</p>
<p>11- Ayşe Doğan<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />08 Ağustos 2019</p>
<p>12- Ayşe Şahin<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18 Ağustos 2018</p>
<p>13- Ayşegül Akça <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />04 Ocak 2018</p>
<p>14- Ayşegül Öztürk <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />08 Eylül 2014</p>
<p>15- Canan Deniz<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />17 Haziran 2019</p>
<p>16- Dilek Kevci <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Kasım 2018</p>
<p>17- Dudu İnce Çelikten<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />23 Temmuz 2018</p>
<p>18- Emine Filiz<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />29 Ağustos 2019</p>
<p>19- Emine Yürükçü <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />12 Haziran 2019</p>
<p>20- Esma Uludağ<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />29 Nisan 2019</p>
<p>21- Esma Özgül  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />31 Ekim 2018</p>
<p>22- Fadime Güler<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />07 Aralık 2019</p>
<p>23- Fatime Kasap <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />04 Ocak 2019</p>
<p>24- Fatma Alpay <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />06 Ekim 2018</p>
<p>25- Fatma Kalem<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f539.png" alt="🔹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />12 Subat 2020</p>
<p>26- Fatma Kaya <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />13 Mayıs 2019</p>
<p>27- Feride Afşar <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />08 Eylül 2018</p>
<p>28- Fikriye Çağlar <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />05 Ağustos 2018</p>
<p>29- Filiz Düvencioğlu<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />17 Ocak 2018</p>
<p>30- Firdevs Karabekmez  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />15 Mart 2018</p>
<p>31- Firdevs Pekgüzel<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />06 Mayıs 2019</p>
<p>32- Gülcan Aracı<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />22 Nisan 2017</p>
<p>33- Güler Demirbağ<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />14 Mayıs 2018</p>
<p>34- Gülyeter Aydın  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />28 Şubat 2018</p>
<p>35- Gülhan Köseler <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18 Kasım 2018</p>
<p>36- Gülhanım Sessiz <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />21 Eylül 2018</p>
<p>37- Habibe Eyüpoğlu <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />03 Şubat 2018</p>
<p>38- Habibe Sevinç Çimen<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />10 Ocak 2019</p>
<p>39- Hacer Atasever<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />11 Ocak 2019</p>
<p>40- Halime Gülsu<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Nisan 2018</p>
<p>41- Hamide Şenyurt<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />13 Haziran 2017</p>
<p>42- Hatice Akçabay<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18 Temmuz 2018</p>
<p>43- Hatice Demirci <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18 Ekim 2018</p>
<p>44- Hatice Ezgi Orçan<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />08 Mayıs 2018</p>
<p>45- Hatice Gündebahar<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />12 Haziran 2017</p>
<p>46- Havva Civelek  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />07 Aralık 2018</p>
<p>47- Hayriye Öztürk<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />09 Mayıs 2019</p>
<p>48- Hicran Dalga<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />25 Eylül 2019</p>
<p>49- Huriye İnce<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />26 Temmuz 2019</p>
<p>50- İlhan Ataman <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />18 Aralık 2018</p>
<p>51- İlkay Mutlu<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />30 Ağustos 2018</p>
<p>52- İsimsiz Anne (Konya Ereğli Cezaevinde bebeği ile)<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />05 Kasım 2017</p>
<p>53- Kadriye Irmak<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />28 Ekim 2019</p>
<p>54- Kevser Sezer<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Eylül 2019</p>
<p>55- Lale Yıldız <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />22 Mayıs 2019</p>
<p>56- Meltem Zenbil<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Eylül 2019</p>
<p>57- Meral Barut<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />03 Ağustos 2019</p>
<p>58- Nazmiye Dabak03 Ekim 2018</p>
<p>59- Nesrin Gençosman<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />11 Temmuz 2018</p>
<p>60- Nevin Dağ<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />28 Ağustos 2018</p>
<p>61- Nihan Nur Çetiner <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />12 Aralık 2018</p>
<p>62- Nilüfer Gül Çiftçi <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />10 Mayıs 2019</p>
<p>63- Nur Maden  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />21 Kasım 2017</p>
<p>64- Okşan Ayhan <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />25 Ekim 2018</p>
<p>65- Özlem Kurt <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />05 Aralık 2017</p>
<p>66- Özlem Özkan<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />14 Temmuz 2018</p>
<p>67- Pınar Çınar<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />30 Haziran 2017</p>
<p>68- Rana Öztürk <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />21 Kasım 2017</p>
<p>69- Rukiye Öztürk<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Temmuz 2018</p>
<p>70- Seher Baş<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Şubat 2018</p>
<p>71- Sena Aksoy<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />29 Temmuz 2018</p>
<p>72- Serpil Tavşanlı<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />24 Ekim 2019</p>
<p>73- Sevgi Balcı <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />25 Ağustos 2017</p>
<p>74- Sibel Taşdemir<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />07Ağustos 2017</p>
<p>75- Süeda Çeliktürk<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f539.png" alt="🔹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Ocak 2020</p>
<p>76- Sümeyye Avcı <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />29 Temmuz 2018</p>
<p>77- Şafak Demir <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />03 Temmuz 2018</p>
<p>78- Şebnem Zehra Şen <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />09 Eylül 2018</p>
<p>79- Tuğba Erdoğan<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Kasım 2016</p>
<p>80- Tuğçe Ölçer <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />10 Haziran 2017</p>
<p>81- Ülvan Çullukoğlu <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />27 Ağustos 2017</p>
<p>82- Yadigar Handanoğlu<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />16 Ağustos 2018</p>
<p>83- Zeliha Sungur<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />03 Mayıs 2018</p>
<p>84- Zeynep Binen<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />08 Ekim 2017</p>
<p>85- Zeynep Bozkurt<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f538.png" alt="🔸" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />03 Nisan 2019</p>
<p><strong><a href="http://bitenhayatlar.com">Kaynak:Bitenhayatlar.com</a></strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cadi-avinda-85-kadin-hayatini-kaybetti/">Biten Hayatlar sitesi Kadınlar Günün&#8217;de acı tabloyu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cadı avı Bükreş’teki Büşra öğretmene uzandı</title>
		<link>https://hizmetten.com/cadi-avi-bukresteki-busra-ogretmene-uzandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2019 13:47:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[bükres]]></category>
		<category><![CDATA[CADI AVI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=6224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Romanya’da Lumina okullarında İngilizce öğretmenliği yapan Büşranur Ervin bu sabah Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin iade talebi üzerine gözaltına alındı. Romanya Haber&#8217;in haberine göre bu sabah erken saatlerde başşehir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cadi-avi-bukresteki-busra-ogretmene-uzandi/">Cadı avı Bükreş’teki Büşra öğretmene uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="div-gpt-ad-1461053602023-2" data-google-query-id="CMTNy42qv-YCFeDDuwgdipIDkw">
<div id="google_ads_iframe_/31736561/m_shaber_300x250_0__container__">Romanya’da Lumina okullarında İngilizce öğretmenliği yapan Büşranur Ervin bu sabah Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin iade talebi üzerine gözaltına alındı.</div>
</div>
<div class="news-text">
<div></div>
<div>Romanya Haber&#8217;in haberine göre bu sabah erken saatlerde başşehir Bükreş’te ikamet ettiği evde gözaltına alınan Büşranur öğretmen, polis merkezindeki işlemlerin akabinde ifade vermek üzere başsavcılığa götürüldü.</div>
<div></div>
<div><b>TEMYİZ MAHKEMESİ KARAR VERECEK</b></div>
<div></div>
<div>Büşranur Ervin’in Bükreş Temyiz Mahkemesi’nde duruşmaya çıkarılması bekleniyor.</div>
<div></div>
<div><i><b>İki yıldan bu yana Bükreş’te Uluslararası Bilgisayar Lisesi’nde İngilizce öğretmenliği yapan Büşra Ervin, geçen yıl aynı okuldan meslektaşı, Romen vatandaşı Hüseyin Ervin ile evlenmişti.</b></i></div>
<div></div>
<div><b>GEÇEN YIL DA GAZETECİ DEMİRKAYA İÇİN CADI AVINA TEŞEBBÜS ETMİŞTİ</b></div>
<div></div>
<div>Türkiye&#8217;de devam eden cadı avını yurt dışında da devam ettiren AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın siyasi baskısı ile 2018 yılı aralık ayında gazeteci Kamil Demirkaya da Bükreş&#8217;te gözaltına alınmıştı.</div>
<div></div>
<div>Romen yetkililer, Demirkaya&#8217;yı &#8220;Antalya&#8217;nın Alanya ilçesi başsavcılığının iade talebi üzerine gözaltına aldıklarını belirtilmişti.</div>
<div></div>
<div>Bükreş Temyiz Mahkemesi Demirkaya&#8217;nın iade talebi reddetmişti.</div>
<div></div>
<div>Bosna Hersek&#8217;te Fatih Keskin&#8217;in iade talebini mahkeme tarafından reddedilmişti. Mahkeme Yabancılar Şubesi&#8217;nin Keskin&#8217;in ikamet iznini iptal eden kararını da iptal edilmişti.</div>
</div>
<div><a href="http://m2.samanyoluhaber.com/cadi-avi-bukresteki-busra-ogretmene-uzandi-haberi-1341153.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak: Samanyoluhaber.com</strong></a></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cadi-avi-bukresteki-busra-ogretmene-uzandi/">Cadı avı Bükreş’teki Büşra öğretmene uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
