<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bela arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/bela/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/bela/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:07:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>bela arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/bela/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belanın En Çetini Peygamberlere, Sonra&#8230; &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/belanin-en-cetini-peygamberlere-sonra-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2022 04:30:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[bela]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27413</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belanın En Çetini Peygamberlere, Sonra Velilere, Nihayet Derecesine Göre Mü’minlere Gelir!.. *Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hususiyetlerine rağmen sürekli preslenmiş ise, arkasındaki insanlar da preslenebileceklerini hesaba katmalılar. Bu açıdan,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/belanin-en-cetini-peygamberlere-sonra-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Belanın En Çetini Peygamberlere, Sonra&#8230; | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Belanın En Çetini Peygamberlere, Sonra Velilere, Nihayet Derecesine Göre Mü’minlere Gelir!.. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">*Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hususiyetlerine rağmen sürekli preslenmiş ise, arkasındaki insanlar da preslenebileceklerini hesaba katmalılar. Bu açıdan, maruz kalınan musibetler karşısında sarsılmamalı; </span><span class="strikethrough style-scope yt-formatted-string" dir="auto">haşa ve kella</span><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto"> içten küskünlüklerle Allah’ın kazasına karşı rızasızlıkla mukabelede bulunmamalı!.. Rızasızlığın rüyasını bile görmemeli; ima yoluyla ya da kelam-ı nefsî ile dahi onu konuşmamalı!.. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">*Herkes belli ölçüde çekecektir; en büyükler en ağırına maruz kalacaklardır. Bu zaviyeden de eğer herkes inancının seviyesine göre imtihana tabi tutulacaksa, belanın en çetini, en zorlusu başta Enbiya-i izâma, sonra Hak dostlarına ve seviyesine göre diğer mü’minleredir. O zaman, dininden ve diyanetinden ötürü dünyada bir tokat yemeyen insanlar kendi akıbetlerinden endişe etmeliler. Nedendir ki acaba şeytan ve şeytanın avenesi onlarla çok meşgul olmuyor?!. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">*Nedendir ki acaba İnsanlığın İftihar Tablosu’na yeryüzünde yaşama hakkı verilmiyor? Nedendir ki Hazreti Ebubekir (radıyallahu anh) boy hedefi haline geliyor? Nedendir ki Hazreti Ömer efendimiz bir Persli münafık tarafından şehit ediliyor.. Hazreti Ali efendimiz bir münafık tarafından şehit ediliyor.. Hazreti Osman efendimiz şeytanın dürtüsüyle bir kısım gafil insanlar tarafından şehit ediliyor?!. Nedendir ki Hazreti Hasan efendimiz zehirleniyor, şehit ediliyor? Nedendir ki o dönemin Yezitleri tarafından Seyyidina Hazreti Hüseyin Kerbela’da şehit ediliyor? Nedendir?.. İmanlarının kuvvetinden, Allah’la olan irtibatlarından, bu dünyanın dar-ı imtihan olduğu hakikatini göstermelerinden…</span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/belanin-en-cetini-peygamberlere-sonra-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Belanın En Çetini Peygamberlere, Sonra&#8230; | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz&#8230; &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/belayi-ve-musibeti-ne-kadar-minimize-ederseniz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2022 04:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[bela]]></category>
		<category><![CDATA[musibet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=27242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seleften Allah razı olsun halefe ne kadar çok iş bırakmışlar. Sizin döneminizde Hazreti Pir-i Muğan Şem-i Taban, Mısır’da bir başkası, Suudi Arabistan’da bir başkası, Pakistan’da bir başkası; herkes kendi ufku&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/belayi-ve-musibeti-ne-kadar-minimize-ederseniz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz&#8230; | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seleften Allah razı olsun halefe ne kadar çok iş bırakmışlar. Sizin döneminizde Hazreti Pir-i Muğan Şem-i Taban, Mısır’da bir başkası, Suudi Arabistan’da bir başkası, Pakistan’da bir başkası; herkes kendi ufku ve ufkundaki enginliği ölçüsünde ortaya bir şeyler koymuştur. Arkadan gelen nesillere bu doneleri değerlendirmek düşmektedir. Bunu yapmak suretiyle kendi dünyanızın rengini dünyaya aksettirin, o mükemmel dantelayı bütün dünyaya gösterin, onlarda imrenme duygusu uyarın. Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz, Allah’ın izni ve inayetiyle, insanlık o kadar huzurlu bir dünyada yaşamış olur.</p>
<p>*Evet, geçmişte kavgaya, gürültüye, patırtıya sebebiyet vermiş hadiseleri deşelemek suretiyle günümüzde yeni kavga unsurları oluşturmamak, aksine güzergâh emniyeti adına herkese açık durmak lazım. Kardeş, dost, taraftar, muhip, sempatizan, ilişmeyen ve arafta (bir o tarafa bakan, bir de bu tarafa bakan, bazen dökülen bazen de siz kalkıp yürüdüğünüz zaman çıkarları o istikamette olduğundan dolayı sizin yanınızda) bulunanlara kadar alaka dairesini geniş tutmak lazım. *Hazreti Mevlana’nın ifadesiyle “Bir ayağım İslam’ın merkezinde, öbür ayağım yetmiş iki millet içinde!..” Hazret öyle diyor, öyle bir daire çiziyor. Böyle engin bir vicdanla insanlığa bakmak lazım. Zira kinlerin, nefretlerin, gayzların, öfkelerin şimdiye kadar insana bir şey kazandırdığı hiç görülmemiştir. Geleceği Omuzunda Bayraklaştıracak Genç Nesiller</p>
<p>*Düne kadar Türkçe Olimpiyatları adıyla, şimdilerde Dil ve Kültür Festivali unvanıyla yapılan faaliyetleri yasak ettiler; “Burada olmasın!” dediler, “Yaptırmayacağız!..” dediler. Sağ olsunlar, hidayet defterlerine yazılsın bu, kaydedilsin!.. Bu sene yirmi yerde yapıldı. Yirmi yerde Türkiye’de olandan daha parlak icra edildiği için, arkadaşların bu mevzuda aşk u iştiyakları daha bir arttı. Diyorlar ki: “Yahu 40 ülkede de yapmak mümkünmüş bunu! Niye 40 ülkede yapmadık?!.” Öyleyse gelecek sene 40 ülkede yapacak şekilde bu meseleyi projelendirelim Allah’ın izni ve inâyetiyle. Nasıl olsa varidat, semalar ötesinden geliyor. Nasıl olsa, Cenâb-ı Hak vüdd vaz ederek, kalbleri size tevcih ediyor.</p>
<p>*Geleceği omuzunda bayraklaştıracak genç nesiller.. siyahı, esmeri, mavi gözlüsü, kara gözlüsü, kıvırcık saçlısı, düz saçlısı, uzun saçlısı, kısa saçlısı… birbiriyle öyle mezc oldu, öyle kaynaştı, öyle bütünleştiler ki, bunlar geleceğin eliti olmak üzere yürüyorlar ve geleceğin huzur dünyası adına her birisi adeta inandıran çok önemli bir mesajdır. Aslında olan şeyler, gelecekte olacak şeylerin en inandırıcı ve en yanıltmayan referansıdır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/belayi-ve-musibeti-ne-kadar-minimize-ederseniz-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz&#8230; | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bela ve musibetlerin hikmetleri &#124; Abdullah Aymaz</title>
		<link>https://hizmetten.com/bela-ve-musibetlerin-hikmetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 15:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Aymaz]]></category>
		<category><![CDATA[bela]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=16022</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanları inkâra sürüklemek için Albert Camus &#8220;Veba&#8221; isimli bir kitap yazmıştır. Yazarın kafasında kurguladığına veya yaşanmış bir olaya göre, bir Hıristiyan ülkede veba salgını baş gösterir. Bir papaz ev ev&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bela-ve-musibetlerin-hikmetleri/">Bela ve musibetlerin hikmetleri | Abdullah Aymaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>İnsanları inkâra sürüklemek için Albert Camus &#8220;Veba&#8221; isimli bir kitap yazmıştır. Yazarın kafasında kurguladığına veya yaşanmış bir olaya göre, bir Hıristiyan ülkede veba salgını baş gösterir. Bir papaz ev ev dolaşıp insanları teselli etmeye çalışır. İnkârcı birisi de hastalığı vesile edip merhametli bir tanırının olmadığını telkine çalışır. Sonra bunlar bir evde karşılaşırlar. Papaz, “Tanrı çok merhametlidir, günahlarınızı affetmek ve sizi temizlemek için bu salgını sizin başınıza musallat etti… v.s…” şeklinde sözlerle teselli etmeye çalışır. O münkir “Peki  peder! Bu büyüklerin günahı vardı da vebaya tutuldu diyelim bu çocukların ne günahı vardı?” der. Papazın da kafası atar, o da dinsiz olur. Kitabın özeti bu. Bunu insanları evrimci ve materyalist yapmak için çok kullandılar. Tabii musibetlerin gelişi günahlara kefaretten başka bir hikmet bilmeyenler için bir tuzak soru; inanan insanları, çıkmaz bir sokağa hapsetmek için çok uygun bir kurgu… Ama, İslâmiyet ve İslam âlimleri pek çok hikmeti ortaya koyarak bütün itirazlara cevap verecek ve bütün tuzakları geçersiz hale getirecek gücü ortaya koymuşlardır. Elbette en  başta günahlara keffaret olma hikmeti vardır. Hatta çoğu günahları da Allah affeder.  (Şûrâ Sûresi, 42/30)</div>
<div></div>
<div>İkincisi, masumluk sıfatına sahip peygamberlerin ve diğer masum insanların  başlarına gelenler ise, sabırlarını sınamak, derecelerini yükseltmek içindir. Derecelerine göre bazı insanların durumu da böyledir. Onun için  biz, başına bela ve musibet gelen herkesi günahkar göremeyiz. En azından hüsn-i  zanla, insanlar hakkında böyle düşünmek zorundayız. Çünkü hüsn-i zannın bir zararı yoktur ama sû-i zanda bulunmak insanı günaha sokar.</div>
<div></div>
<div>Üçüncüsü, imtihan sırrı bozulmamak için çocuklara ve masumlara da umûmî bela ve musibetten bazı şeyler isabet edebilir: “Öyle bir musibetten sakınınız ki, geldiği zaman sadece günahkarlara isabet etmez, içinde masumlar da yanar” (Enfâl Suresi, 8/25) meâlindeki âyetin işaretinde bu hikmet de vardır. İsteseydi Cenab-ı Hak yıldızları yan yana dizer ve gökte böyle parlak bir “Lâ ilâhe illallah” yazardı. Ama bu sefer imtihan sırrı bozulur, Ebu Bekir ile Ebu Cehil aynı seviyede olurdu. Çünkü o ve onun gibiler de iman etmek zorunda kalırdı. İşte belâ ve musibetlerde masumlar, günahkarlar ve çocuklar hep ayrılıp seçilse ve kurtarılsa idi, imtihan sırrı bozulurdu.</div>
<div></div>
<div>Dördüncüsü, bazı musibetler ikaz içindir. Normal hayatta, azgınlık taşkınlık yapmadan hayat süren müminlere Cenab-ı Hak, imkânlar ve makamlar ihsan ederek deneyip sınar. Bazıları ellerine güç ve makam geçince, yoldan çıkmaya başlarlar. O zaman, gönderilen ikazlarla ve bilhassa musibet taşları ile uyarılırlar. Aklını başına alan, o yoldan dönüş yapar. Bu hususu Üstad Hazretleri bir temsille anlatır. Yani, bir koyun sürüsü başkasının tarlasına girmeye kalkışınca, çoban onlara dönmeleri için taşlar atar, onlar da hemen dönerler. Bizim o hayvanlardan geri olmamamız lâzımdır.</div>
<div></div>
<div>Beşincisi, daha yüksek nimetlere yükselebilmemiz, yükselme rampasından sıçrayabilmemiz için Cenab-ı Hakka çok candan niyaz ve tazarruda bulunmamız gerekir. O atmosfere girebilmemiz için çok sıkıntılı mengenelerden ve can yakıcı cenderelerden geçmemiz gerekebilir. Efendimizin (S.A.S.) âlemlere rahmet olduğunun ilanı için, bütün gök ehline gösterilmesi gerekiyordu. Nasıl bütün insanlığa peygamber olduğu bir parmağının işaretiyle, Ay’ın ikiye ayrılıp inşikak etmesiyle gösterildi. Miraç mucizesiyle bütün ruhaniyet âlemine O’nun (S.A.S.) âlemlere rahmet olduğu ilan edildi. Ama ondan önce Mekke’de müthiş bir boykot olayı ile karşı karşıya getirildi… Günümüzün zulümlerine de biraz öyle bakmak lâzım. Hizmetin dünya çapında ilanatının yapılması, tanıtılması başka nasıl olacaktı? Bu bakımdan bu zulümlerden sonraki sürpriz nimetleri ancak Allah bilir!..</div>
<div></div>
<div>Altıncısı, bela ve musibetlerin, bilhassa çocuklara gelenlerin hikmeti şeriat-ı fıtriye ile ilgilidir. Çocuklar dinî hükümlerle mükellef değillerdir ama şeriat-ı fıtriye ile yükümlüdürler. Meselâ bir çok şefkat hissiyle donatıldığı için sevdiklerine ve yapılan kötülüklere karşı koyar, en azından ağlayarak tepkisini verir. İşte kendisinde fıtratan şefkat hissi olmasına rağmen, kuş yuvalarını bozuyorsa, karıncaları, eziyorsa, arı yuvalarını ateşe veriyorsa, ya düşer başı kırılır ve sakatlanıp topal veya çolak kalır. Onun için “Bu masumun başına bu neden geldi?’  diye itiraz edilemez. Doğuştan veya başkalarının hatasından olanlar yine imtihan sırrı ile ilgilidir…</div>
<div></div>
<div>Ben Risale-i Nurlardan anlayabildiklerimi yazdım. Elbette hikmetlerin hepsi bunlardan ibaret değildir…</div>
<div></div>
<div>Aslında bu meselenin üzerinde çok ciddi olarak durmamız gerekmektedir. Zira  bilhassa Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra inkârcılık ve dinsizlik artmıştır. Çünkü milyonlarca insan niye öldü? Merhametli Tanrı niye müsaade etti, diye itirazlar başlamış ve bilhassa başta sözünü ettiğimiz Veba  gibi romanlar da bu itirazları şiddetli şekilde körüklemiştir… Türkiye’de 1968 ve öncesi bu tip kitaplar tercüme edilip gençliğe okutulduğu için materyalist anlayışın yayılmasına sebep olmuştur. Bunun ilacı Kur’an tefsirleri Risale-i Nurlar ve M. Fethullah Gülen Hocaefendinin bu çeşit şüphe ve tereddütlere verdiği cevaplardır. Bunların çok iyi mütalaa  ve müzakere edilmesi gerekmektedir. Ayrıca yine bu eserlerdeki imanî hakikatların isbatı, izahı üzerine söylenip yazılanların çok iyi özümsenip kendimize mâl  edilmelidir. Gençlerimiz bunlarla çok  iyi beslenmezse, Allah korusun tehlike çok çetin olabilir. Hazırlığımızı çok iyi bir şekilde yapmamız gerekmektedir.</div>
<div></div>
<div><b>Kaynak: Abdullah Aymaz  | Samanyoluhaber</b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/bela-ve-musibetlerin-hikmetleri/">Bela ve musibetlerin hikmetleri | Abdullah Aymaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
