<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bayram arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/bayram/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/bayram/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Mar 2026 16:03:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>bayram arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/bayram/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nizamiye’de Yağmurlu Bayram: Kıtalar Aynı Safta</title>
		<link>https://hizmetten.com/nizamiyede-yagmurlu-bayram-kitalar-ayni-safta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:51:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Nizamiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde bulunan Nizamiye Camii, 2026 Ramazan Bayramı’nda da Sahra Altı Afrika’nın en büyük camisi olmanın getirdiği sorumlulukla yüzlerce Müslümanı aynı çatı altında buluşturdu. Yağmurlu hava koşullarına rağmen&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nizamiyede-yagmurlu-bayram-kitalar-ayni-safta/">Nizamiye’de Yağmurlu Bayram: Kıtalar Aynı Safta</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde bulunan Nizamiye Camii, 2026 Ramazan Bayramı’nda da Sahra Altı Afrika’nın en büyük camisi olmanın getirdiği sorumlulukla yüzlerce Müslümanı aynı çatı altında buluşturdu. Yağmurlu hava koşullarına rağmen bayram namazı için camiye akın eden farklı milletlerden cemaat, kıtalar arası bir kardeşlik tablosu oluşturdu.</b></p>
<p data-path-to-node="7">Ramazan ayı boyunca her gün yüzlerce kişiye ücretsiz iftar verilen cami, bayram sabahında da yine aynı kapsayıcı ve paylaşımcı ruhuna ev sahipliği yaptı.</p>
<p data-path-to-node="8"><strong>Yağmura Rağmen Dolup Taşan Saflar</strong></p>
<p data-path-to-node="9">Bayram sabahı etkili olan yağış ve yoğun ziyaretçi akını nedeniyle cami içindeki alan hızla dolarken, yer bulamayan cemaat namazlarını caminin revakları altında ve avluda eda etti. Afganistan’dan Pakistan’a, Etiyopya’dan Somali’ye, Fas’tan Nijerya ve Hindistan’a kadar çok farklı coğrafyalardan gelen Müslümanlar, kendi geleneksel kıyafetleriyle bir araya gelerek Nizamiye’de küresel bir birliktelik sergiledi. Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan çiniler, kubbeler ve hat sanatları, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılanırken, bu eşsiz atmosfer bayramın manevi derinliğini daha da artırdı.</p>
<p data-path-to-node="9"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48211" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-700x394.jpeg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-700x394.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-1200x675.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-768x432.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-1536x864.jpeg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-1170x658.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20-585x329.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.14.20.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="10"><strong>Geleneksel Bayram Kahvaltısı ve Vefa</strong></p>
<p data-path-to-node="11">Namazın ardından caminin alt katındaki büyük salonda düzenlenen bayram kahvaltısı, cemaatin bayram sevincini paylaştığı bir diğer önemli durak oldu. Kur’an-ı Kerim tilavetleri eşliğinde gerçekleşen programda, çocuklara bayram harçlıkları ve hediyeler dağıtılarak bayramın neşesi küçüklerle paylaşıldı. Bu anlamlı kahvaltı geleneğinin, Nizamiye Camii’nin kurucusu merhum Ali Katırcıoğlu tarafından başlatıldığı ve yıllardır aynı sadakatle sürdürüldüğü hatırlatılarak bir vefa örneği sergilendi.</p>
<p data-path-to-node="12"><strong>Kabristan Ziyaretleri ile Manevi Buluşma</strong></p>
<p data-path-to-node="13">Programın sonunda cemaat, cami bünyesindeki kabristan bölümünü ziyaret ederek dualar etti. Hem bayramın getirdiği sevinci hem de ahirete irtihal edenlerin anısını aynı manevi ortamda birleştiren bu anlar, Nizamiye’deki birlik ve beraberlik ruhunun en somut göstergesi oldu. Johannesburg’un yağmurlu sabahında Nizamiye’de yaşanan bu buluşma, kıtalar arası bir ümmet dayanışmasının unutulmaz bir yansıması olarak hafızalara kazındı.</p>
<p data-path-to-node="13"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48206" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-700x525.jpeg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-700x525.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-1200x900.jpeg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-768x576.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-1536x1152.jpeg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-1170x878.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2-585x439.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-21-at-19.12.18-2.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nizamiyede-yagmurlu-bayram-kitalar-ayni-safta/">Nizamiye’de Yağmurlu Bayram: Kıtalar Aynı Safta</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram &#124; M.FETHULLAH GÜLEN</title>
		<link>https://hizmetten.com/bayram-m-fethullah-gulen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 05:07:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayram İslâmî duygu ve düşüncenin sızıp kâsesinden dışarıya çıktığı ve köpürüp her yanı sardığı bir buluşma günüdür. Bayramların içinde âdeta, bütün geçmişimiz uyuyor, sayıklıyor; uyanıyor ve geriniyor gibidir. Geçmişten bugüne,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-m-fethullah-gulen/">Bayram | M.FETHULLAH GÜLEN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bayram İslâmî duygu ve düşüncenin sızıp kâsesinden dışarıya çıktığı ve köpürüp her yanı sardığı bir buluşma günüdür. Bayramların içinde âdeta, bütün geçmişimiz uyuyor, sayıklıyor; uyanıyor ve geriniyor gibidir. Geçmişten bugüne, bize ait hususiyetler bayramların genel havasına öylesine sinmiştir ki, bu mübarek günleri her idrak edişimizde, benliğimizin derinliklerinde asıl duyduğumuz şey semapeymâ olan o şanlı günlerimizdir. Gözlerimizi kapayıp bayramları dinlerken, râyetimizin göklerde dalgalandığı günlerin lezzetini bir kere daha duyar ve koskoca bir tarihi; daha doğrusu kendi ruhumuzu, kendi mânâmızı, kendi değerlerimizi bir kere daha yaşarız. Bu itibarla da bayram günlerinde âdeta, gönüllerin tasalarıyla zevklerinden meydana gelen bir armoniyi beraber dinler gibi oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bayram günlerinde vicdanlarımızda yer yer muvakkat tatlı bir hicran, zaman zaman da zevkli bir dâüssıla duyar ve yaşarız. Şimdilerde bazı bayramlar bizim için, sanki hüzün ve zevk berzahında yaşanıyormuş gibi; bir yandan en ulvî hislerle ruhlarımızı coştururken, diğer yandan da gönüllerimize âdeta keder ve tasa pompalamakta.. Hemen hepimiz o günlerde hem sevinmek hem de ağlayabilmek için, ruhumuzun bütün derinlikleriyle açılarak, bir zamanlar kaybettiğimiz Cennetlerin burukluğunu duyduğumuz aynı anda, ileride ulaşacağımıza inandığımız firdevslerin hülyalarıyla da kendimizden geçeriz.. yani gözlerimiz bahar bulutları gibi yaşlar dökerken, ruhlarımızda da sürekli Cennet yamaçları tüllenir. Evet, her şeye rağmen bayramların o cıvıl cıvıl hülya ve tahassür dolu canlılığı bize, sonbaharda da, kış ortasında da bulunsak, taptaze bir yeni bahar armağan ediyor gibi gelir. Hepimiz o aydınlık günlerde, tatlı bir hüzün, engin bir inşirah veya coşturan bir ümit, içimizi dolduran bir sevinçle yeniden diriliyor gibi oluruz. Oluruz da uğradığımız her yere, bizden evvel Hızır uğramış da seccadesini sermiş gibi, kendimizi bir </span><i><span style="font-weight: 400;">“ba’sü ba’del mevt”</span></i><span style="font-weight: 400;"> atmosferinde buluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bayramlardaki nazlı sesler, ruhlardan kopup gelen tebessümler, her yerde genişletilmiş bir kardeşlik yaşanıyor gibi rastgele herkesle kucaklaşmalar, herkesle selamlaşmalar.. her yerde ikramlar, her bucakta ziyafetler ve tıpkı toy-düğün gibi dizi dizi tes’id merasimleri ve görkemli şehrâyinler hep iradelerimizin önünde cereyan eder ve bize âlemşümul bir kardeşlik adına neler neler fısıldar.!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gönüllerimiz her zaman bayramları bir ihtiyaç hissiyle arar, biz de bu mübarek günleri bütün vâridâtıyla duymaya çalışırız.. tekbirlerle, tehlillerle coşar; istiğfarlarla iç âlemimizi yıkar.. her yanda tütüp duran neşe ve sevinçle kederlerimizi, tasalarımızı atar.. şifahî irfanımızın bir buudu sayılan na’tlar, ilâhiler ve münâcatlarla nefes alır verir ve bu velûd günlerde daha ne güftesiz besteler dinleriz. Hele duyguları, düşünceleri açısından milletimizin mânâ kökleriyle alâkalı olduğu kadar, aile yapısı, yurdu-yuvası itibarıyla da bizim dünyamıza açık bulunanlar bu renkli zaman dilimini bir başka duyar ve bir başka hissederler. Obalarında, çadır-çardak köşelerinde, minderler üzerinde veya kerevetler üstünde.. mütevazi evlerinde mangal veya sobalarının başında, alçak minderler üzerinde.. bahçelerinde ağaçların üfül üfül dalları altında yeşilin bağrında.. evlerinin geniş bir odasında veya köşklerinin, yalılarının ferahfeza salonlarında, yenilen yemek ve pastalarda, içilen çay, kahve ve şerbetlerde âdeta hep bayram duyulur, bayram hissedilir, bayram yenir, bayram içilir ve bayram soluklanır gibi olur. Bayramın o sımsıcak ve yumuşaklardan yumuşak ikliminde duyulan sesler, işitilen sözler, imanla doymuş ve oturaklaşmış gönüllere çarpıp geçerek gidip ta şanlı geçmişimizin derinliklerine ulaşır ve orada bizi her biri cihan değerinde tedailerle buluşturur!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bayramların herkese açık o müsamahalı saat ve dakikalarında her şeyde ayrı bir neşe ve sevince ulaşan çocuklar, gece yarılarına kadar bayramduygusuyla oturur-kalkar, bayram müsamahasıyla güler-oynar; cıvıl-cıvıl seslerini duyurabilme emeliyle daldan dala seken ve her dalda çevresine ayrı bir nağme salan bülbüller gibi yorulup bitkin düşünceye kadar akla hayale gelmedik oyunlar sergiler ve bizlere bayram içinde ayrı bir bayram daha yaşatırlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bayramlar, bütün insanî münasebetlere en pratik bir vesile, bütün ledünnî zevklere en müsait bir zemin, kitleler hâlinde sevişip kaynaşmaya en münasip bir vasat ve ebediyetleri duyup-yaşamaya da en elverişli bir sahne gibidirler. Hepimiz onun, o masmavi dakikalarında, meşru cismanî hazların yanında fikir ve his ziyafetlerinden de nasibimizi alır ve ruhumuzun armonisini dinleriz. Hele ibadet ü taatin duyularak eda edildiği, tekbirlerin, tehlillerin her yanı sardığı ve bayram o kendine has havası, nazı, tadı ve şivesiyle gelip dalga dalga gönüllerimize aktığı, akıp ruhlarımızı uhrevîliğe gark ettiği zaman, artık sanki bizi dünyanın fâni ve zâil yüzüne bağlayan kayıtlar bir bir çözülüyor gibi olur ve kendimizi âdeta bir başka derinliğin insanları sanırız. Sanırız da, yıllardan beri bayrama susamış gönüllerimize, bayramda neşeyle köpüren her dakika, sağanak sağanak rahmet gibi üzerimize boşalır; kurumaya yüz tutmuş ruhlarımızın her yanını sular ve sinelerimizin derinliklerinde uyuyan bin bir ümit ve teselli çiçeklerine sûr olur, hayat üfler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz, hemen her zaman, bayramları, inanmış insanların uhrevî zevkleri, köpük köpük iştiyakları, dinme bilmeyen merakları ve ölümsüz beklentileriyle karşılar, duyar.. ve kim bilir kaç zevki birden idrak ederiz? Doğrusu inanan gönüllerin, bayramları yaşarken, tam olarak neler hissettiklerini, neler duyup neler düşündüklerini anlayıp söylemek mümkün değildir. Zira hayatın, ukba tecellileri içinde temiz sinelere boşalttığı hissi, zevki anlamak için en az o sineler kadar bu gizli esintileri duyup yaşamak şarttır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bayramlarda mü’minlerin lahutileşen dengeli hareketlerinde, vakarla tüllenen davranışlarında, mânâlı derin bakışlarında, vefalı ve samimiyet tüten sözlerinde hep Cennet muhaverelerindeki o büyülü üslup sezilir. Evet, vazife ve sorumluluklarını yerine getirerek bayram zevkine ve bayram duygusuna uyanmış bu insanlar, öyle bir olgunluk ve enginlik sergilerler ki, her zaman bakışlarında lahutî bir derinlik, hareketlerinde büyüleyen bir ciddiyet, sükûtlarında ürperten bir veraîlik ve tebessümlerinde de sımsıcak bir letafet tüllenir durur. Hemen herkes derecesine göre bayramın bu sihrinden nasibini almıştır ve her inanmış çehrede bunu görüp duymak da mümkündür. Mümkündür zira çoğu okumamış ve ciddî bir terbiyeden de geçmemiş bu insanlar, tekyenin, zaviyenin, mektebin, medresenin bütün vâridât ve müktesebatını temsil ediyor gibi her zaman bir zenginlik sergiler ve bir ruhanî derinlikle oturur kalkarlar. Bunların çoğu o kadar rabıtalı, o kadar itinalı ve o kadar yürektendirler ki, sanki bunlar sıradan birer insan değil de, her biri şanlı geçmişimizin bütün değerlerini taşıyan, tartan hassas birer terazi ve asırlar boyu toplanıp bir araya gelmiş bir dünya hazinesinin billurdan canlı mahfazaları gibidirler. Onların davranış ve tavırlarında, üslup ve edalarında Cennet meyvelerinin lezzetini, firdevs yamaçlarının sükûnetini, Allah cemalini müşâhedenin halâvetini duyuyor gibi oluruz. Onların her şeye derin bir alâka ile konup kalkan bakışları, her meselede sağlam düşünce yapıları, ruhlarının derinliklerinde hâlâ hayatiyetini devam ettiren bir mânâ kökünün var olduğunu gösterir.. gösterir ve gönüllerimize geçmişin gururunu, geleceğin de ümidini fısıldar. Bu insanların hepsi, tevazu ile onurun, mahviyet ile izzetin, emniyet ile hüznün, neşeyle temkinin halitası bir ruh hâletini paylaşır ve başka milletlerde görülmedik bir mükemmeliyet ortaya korlar. Bunların umumî görünümlerinde hem ebedî bir millet olmanın gizli renkleri hem de Kur’ân’a uyanmış, Kur’ân dinlemiş olgun ruhların vakar ve ciddiyeti nümâyândır. Bunları bazılarımız hissetmesek bile, bu böyledir; her zaman onların bakışlarından akıp ruhlarımıza dökülmekte ve sözsüz, bestesiz bir enstrümandan yükselen nağmeler gibi ruhumuzun derinliklerinde yankılanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YEŞEREN DÜŞÜNCELER</span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-m-fethullah-gulen/">Bayram | M.FETHULLAH GÜLEN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram Hutbesi &#124; Bayramları Değerlendirme</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-bayramlari-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 01:23:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[#bayramhutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48095</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ  إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ “Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” (Ahkâf&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-bayramlari-degerlendirme/">Bayram Hutbesi | Bayramları Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<div style="text-align: center;"><b><span dir="RTL" lang="AR-SA"> إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ</span></b></div>
<div>
<p style="font-weight: 400;">“Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” <strong><em>(Ahkâf 46/13)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">  <strong>لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي ظَاهِرِينَ عَلَى الْحَقِّ لَا يَضُرُّهُمُ مَنْ خَذَلَهُمْ حَتَّى يَأْتِيَ أَمْرُ اللهِ، وَهُمْ كَذَلِكَ</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">“Ümmetimden bir grup her zaman hak üzerine kâim ve sâbit olacak; başkalarının kendilerini yüzüstü bırakmaları onlara asla zarar vermeyecek ve onları sarsmayacak; onlar, Allah’ın emri gelinceye, kıyâmet kopuncaya kadar bildikleri yolda istikamet üzere devam edecekler ve hallerini bozmayacaklar.” <strong><em>(Buhari, İ&#8217;tisam: 10; Müslim, İman: 247)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ramazan gelirken bin nazla gelir. Gece gündüz hep gufranla, tüllenir durur ve insanların günahlarını siler götürür. Süresi dolunca da kendini duyura duyura gider, Ramazanlaşan ruhlara tam bir boşluk yaşatmamak için; <strong>hayrı,</strong> <strong>bereketi, neş&#8217;esi sıkıştırılmış bir gün</strong> diyebileceğimiz, <strong>bayrama bizi emanet eder.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bayramlar kısalığına rağmen haftaların, hatta ayların vâridâtını, hayrını, bereketini ve neşesini bağrında saklayan zaman dilimleridir. Bayramlarda Cenâb-ı Hakk’ın öyle ekstradan teveccühleri ve sürpriz ihsanları vardır ki onlara bayram olmayan <strong>on ayda, belki birkaç senede ulaşılamaz.</strong>Yapılan bütün hayır hasenat ve ibadetü taat ancak Cenâb-ı Hakk’ın teveccühüyle değer kazanır. Bayramlar işte böyle bir ilâhî teveccühün en önemli vesilelerindendir; âdeta bir ömrü tatlandıracak kadar ilâhî lütuflara mazhar olma vaktidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bizim bayramımız;</strong> evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da Cehennem ateşinden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’i tam değerlendirip, ateşten âzâd olma ümidimiz üzerine kurduğumuz bir bayramdır. Biz, Ramazan’ı ve oruç günlerini <strong>arkada bırakmanın değil</strong>, hata ve günahların ağırlığından <strong>kurtulmuş olmanın bayramını yaparız. </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: “Ramazan Bayramı sabahı, melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler: “Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O (Celle Celâluh), bayram gününde kuluna çokça iyilik ve ihsanda bulunur, bolca mükâfat verir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve bu emri yerine getirdiniz. Gündüz ise oruç tutmakla emrolundunuz, orucu da tuttunuz. Bayram namazını kıldıktan sonra da bir münadi şöyle seslenir: <strong>Müjdeler olsun size! Rabbiniz sizi bağışladı</strong>. <strong><em>(Münzirî, et-Terğîb, I, 465, h. no: 671-1588)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bayram günleri, </strong>yapılan amellerin katbekat karşılığının verildiği mübarek bir zaman dilimidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Allah Rasulü (s.a.s), bayram namazına giderken ve gelirken yollara dizilenlerin bayramlarını kutlar, <strong><em>(Dihlevî, 2/92)</em></strong> <strong>bayram namazları sonunda sadaka ve hediyeler verir, vermeye de teşvik ederdi. Bu verilenlerin günahların bağışlanmasına vesile olacağını bildirirdi</strong>. <strong><em>(</em></strong><strong><em>Müslim, Salâtü&#8217;l-Iydeyn 9)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Peygamber Efendimiz (sallallahualeyhi ve sellem), bayramlık elbiseler giymiş çocukların, neşe ve sevinç içinde oynadıklarını görmüştü. Onların yanından geçerken, yırtık elbiseli bir çocuğun kenarda oturup diğerlerini hüzünle seyrettiğini gördü. Rahmet Peygamberi hemen onun yanına vardı; halini hatırını sorup gönlünü almak istedi. Çocuk, ağlayarak babasının şehit olduğunu ve kimsesiz kaldığını söyledi. Peygamber Efendimiz, çocuğun ellerinden şefkatle tuttu, saçlarını sevgiyle okşadı; <strong>“Yavrucuğum, Allah’ın Rasûlü baban, Âişe annen, Fatıma ablan, Hasan ile Hüseyin de kardeşlerin olsun ister misin?” dedi.</strong> Sonra  onu alıp cennetlere değişilmeyecek mübarek evlerine götürdü; yedirdi içirdi ve güzelce giydirdi . Daha sonrada manası iyi olmayan Büceyr ismini,  <strong>“Artık senin adın Büceyr değil, müjdeci anlamına gelen  “Beşir” olsun” </strong>diyerek değiştirdi ve adeta ona yeni bir doğum yaşattı. Beşir, oynayan çocukların yanına gülerek döndü ve bayramını sevinerek geçirdi. <strong>Böylece Şefkat Peygamberi, önce ağlayan bir yetimin yüzünü güldürmüş, sonra bayram yapmıştı.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Aziz Müminler!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Hakiki manada değerlendirilebilen bayramlar, ekilen fitne tohumlarıyla birbirinden uzaklaşmış ve âdeta vahşileşmiş insanların yeniden toparlanmasına ve birbirleriyle kucaklaşmalarına vesile olabilir. </strong> Bayramların bereketinden istifade için her anının sevgi, dostluk, kardeşlik ve hayrı hasenat adına dolu dolu geçirilmesi gerekir. Bayramlarda insanların gurbet ve yalnızlıkları paylaşılmalı, bütün kırık gönüllerin sıkıntıları giderilmeye, üzgün yüzler güldürülmeye çalışılmalıdır. Allah Rasulü (s.a.s) buyuruyorlar ki: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim; <strong>sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız!”</strong> Öyleyse Efendimizin tavsiyesine kulak verip akrabalarımıza, yakınlarımıza, dostlarımıza, zor durumdaki kardeşlerimize, sevginin ilk adımını, <strong>onları arayıp bayramlarını kutlayarak</strong> <strong>atalım.</strong> <strong>Bayramları neşe ve sevinç günleri olarak </strong>niteleyen Peygamber Efendimiz’in irşadını dikkate alalım. <strong>Aktüalitenin bizleri boğmasına izin vermeyelim.</strong> Bayramlarımızı, yaralarımızı sarma adına bir hamleye dönüştürelim.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bayramların herkesi kucaklayan, herkese açık o yumuşak ve müsamahalı atmosferi içinde küskünlükler giderilebilir, insanlar arasında kaynaşma sağlayacak faaliyetlerde bulunulabilir, gerçekleştirilen ziyaretlerle büyüklerin gönülleri alınabilir, iltifat ve hediyelerle küçüklerin gönülleri sevinçlere gark edilebilir ve hatta Müslüman olmayan insanlarla bile değişik diyalog köprüleri temin edilerek, bir sulh atmosferi oluşturulup onlara karşı önyargıya sahip bulunmadığımız ortaya konabilir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle vahşetin katlanarak cereyan ettiği, çeşit çeşit bombaların kullanıldığı bir dönemde, dünyanın böyle umumî bir sulhe çok ihtiyacı vardır. Bayramı sadece kendi adımıza değil, kardeşlerimiz adına hatta tüm insanlık adına yaşayalım. Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin başlangıcı, huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi olsun. Mutluluğumuz dünyanın dört bir yanındaki acılara teselliler sunsun</p>
<p style="font-weight: 400;">Hâsılı: <strong>Dünyadaki bayramları Allah’a şükrederek ve zikrederek değerlendirenler, </strong>vicdanında imanın zevkine uyananlar, İslamî aşk ve heyecanını hayatının sonuna kadar koruyanlar, bir ömür kulluk orucuna devam edip Hazreti Azrail’in “gel” demesini iftar vakti sayanlar <strong>hem dünyada hem ahirette peşi peşine o harika bayramlara kavuşacaklardır</strong>. <strong>Evet, ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur. </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bu duygularla, mübarek Ramazan Bayramı’nızı kutlar, <strong>bütün insanlığa hayırlar getirmesini dilerim.</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/Cuma-Hutbesi-Bayramlari-Degerlendirme.docx">Cuma Hutbesi | Bayramları Değerlendirme</a>   WORD</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/Cuma-Hutbesi-Bayramlari-Degerlendirme.pdf">Cuma Hutbesi | Bayramları Değerlendirme</a>    PDF</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-bayramlari-degerlendirme/">Bayram Hutbesi | Bayramları Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; Kadir Gecesi, İtikaf ve Bayram Geceleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-kadir-gecesi-itikaf-ve-bayram-geceleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:16:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[itikaf]]></category>
		<category><![CDATA[KadirGecesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=47704</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ (1) وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ (2) لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ Biz Kur’ân’ı indirdik kadir gecesi. Bilir misin nedir&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-kadir-gecesi-itikaf-ve-bayram-geceleri/">Cuma Hutbesi | Kadir Gecesi, İtikaf ve Bayram Geceleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p style="font-weight: 400;"><strong>إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ </strong><strong>(1)</strong><strong> وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ</strong><strong> (2) </strong><strong>لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ</strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Biz Kur’ân’ı indirdik kadir gecesi. Bilir misin nedir kadir gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır kadir gecesi! <strong><em>(Kadir Suresi, 1-3)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">         <strong>                           </strong><strong>اللّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي</strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Hazreti Aişe validemiz (r.a) şöyle diyor: Dedim ki: <strong>Ya Resûlullah, Kadir Gecesi&#8217;ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim?</strong> Şöyle buyurdu: <strong>“Allahım! Sen çok affedicisin, cömertsin, affetmeyi seversin. Beni de bağışla!” </strong><strong><em>(Tirmizi, deavât 84)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong>Kadir Gecesi</strong>;  <strong>şerefli, değerli, azametli gece </strong>manalarına gelir. Kur&#8217;an&#8217;ın ifadesiyle, <strong>Kadir Gecesini ihyâ eden</strong> <strong>bir insan</strong>, <strong>bin ayı ihyâ etmiş</strong> gibi sevap alır. Böyle gecelerde Allah’ın bize fazlından lütuf olarak verdiği sevaplar, <strong>çok değerlidir ve dokunulmazlıkları vardır. </strong>Onları bizden hiç kimse alamaz.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong>Cebrail (as),</strong> Peygamberimiz’e ilk vahyi bu gece getirmiş ve Kur’ân’ın ilk parçası olan Ikra (Alak) sûresinin ilk âyetleri de <strong>Kadir Gecesi’</strong>nde nâzil olmuştur.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Kıyamete kadar gelecek yüz milyarlarca insana, dünya ve ahirette rehberlik edecek olan bir Kitab’ın,<strong> yeryüzüne indiriliş gecesi olması</strong> nedeniyle, Kadir gecesine “<strong>Gecelerin Sultanı</strong>” denmiştir.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Bu gecenin fazileti hakkında Resûlullah sallallahü aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “<strong>Her kim inanarak ve sevabını Allahtan umarak ramazanda oruç tutarsa, geçmiş günahları affedilir ve her kim inanarak ve sevabını umarak Kadir gecesini ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” </strong><strong><em>(Buhârî, iman 25, 27, 28; savm 6, teravih 1)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Kadir Gecesi yatsı namazında, cemaatte hazır bulunanda, ondan biraz da olsa nasibini almıştır. <strong><em>(Kurtubi, 20/138)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Bu gecede Kur’an’ın her harfinin sevabı katlanarak verilir. Bu gece yapılacak en önemli ibadetlerden birisi, duyup hissetmeye çalışarak gözyaşlarıyla <strong>Kur’an okumaktır.</strong> <strong>Tövbe ve istiğfar,</strong> bir mü’minin devamlı yapması gereken amellerdendir. Allah hakları için tövbe ve istiğfar etmenin, eğer üzerimizde kul hakkı varsa onlar için de helalleşmenin, kırgınlık ve dargınlıkları gidermenin, gönül almanın tam zamanıdır.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Yapabiliyorsak geceyi bütünüyle ibadet ü taatle, evrad ü ezkârla, özellikle <strong>namaz kılarak </strong>değerlendirebiliriz.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) Kadir gecesinin bütün sene içerisinde, Ramazan’da ve Ramazan’ın özellikle son on gününde, son on gün içinde de tek gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir. <strong><em>(Buhârî, fadlu leyleti’l-kadr, 2-3; Müslim, sıyâm, 205-220).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Aslında Kadir gecesinin vakti, Fahr-i Kâinat Efendimize bildirilmiştir. Haber vermek için çıktığında iki kişinin münakaşa ettiğini görmüş, bunun üzerine: <strong>“Kadir gecesini haber verecektim ama münakaşa edenlerle meşgul olurken Kadir Gecesi bana unutturuldu.” </strong>buyurmuştur. <strong><em>(Buhârî, leyletu’l-kadr, 4).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong>Müçtehidler, </strong>Kadir gecesini 27. geceye tahsis etmişler ve ümmet arasında o gece Kadir gecesi olarak ihya edilir olmuştur. <strong>Üstad Bediüzzaman’ın</strong> ifadesiyle, hakikî olmasa da <strong>madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor, inşallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur. </strong>Pek çok ehlullah gibi <strong>Bediüzzaman da Kadir gecesini bir gün öncesi ve bir gün sonrası ile </strong><em>(daha bir itina göstererek)</em><strong> ihya etmiştir</strong>.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Kadir gecesini karşılama ve değerlendirme adına pusuya yatmak olarak da isimlendirebileceğimiz <strong>itikâf; kuvvetli bir sünnettir. Hicret&#8217;in ikinci yılında orucun farz kılınmasından, vefatına kadar Ramazan&#8217;da itikâf yapmıştır. </strong><strong><em>(Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 67, 129).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Efendimiz (s.a.s) her Ramazan’da, son on gün i’tikâfa girerdi. <strong>Vefat ettiği yılda ise,</strong> -bir önceki yıl seferde olduğu için itikafa giremediğinden- <strong>yirmi gün i’tikâfa girdi. </strong><strong><em>( Buhârî, İ&#8217;tikâf: 17).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong>İ’tikaf </strong>erkek için, ezan okunup, kamet getirilen, yani cemaatle beş vakit namaz kılınan cami içinde; kadın için ise, evinin namaz için tahsis ettiği bir odasında veya odasının bir köşesinde <strong>i’tikaf niyetiyle bir süre beklemek ve oturmaktır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Netice olarak, Ramazan’ın son günlerinde itikaf yapmalı, elden geldiğince teravihleri uzun uzun kılarak, bu mübarek zaman dilimini en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmalıyız. Bizler; <strong>her geceyi Kadir, her kişiyi Hızır bilerek,  </strong>herkese saygılı olur, her muhtaca yardım eder, herkesin elinden tutarsak, <strong>Kadiri</strong> değerlendirmiş <strong>Hızırı</strong> da bulmuş oluruz.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong>Bir diğer önemli hususta;</strong> Terâvih namazının bitmesi nedeniyle, Ramazan Bayramı gecesi insanların cemaatle namazdan ve zikirden gaflet ettikleri bir zaman dilimidir. Oysa <strong>bayram gecelerini, ibadetle geçirmek çok faziletlidir. </strong>Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurur: “Her kim Ramazan ve Kurban bayram gecelerini Allah’tan ecir bekleyerek <strong>ibadetle geçirirse, </strong>kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmeyecektir” buyurur. <strong><em>(İbni Mace, sıyam 67) </em></strong><strong>İbadetle</strong> <strong>geçirmekten</strong> <strong>maksat;</strong> zikir, namaz, Kur’an okumak, tekbir, tesbih, tehlil ve istiğfar gibi amellerdir.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir başka hadislerinde ise;  <strong>“Beş gecede yapılan dua geri çevrilmez.</strong> Regaib gecesi, Şabanın 15. Gecesi (Beraat Gecesi), Cuma, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gecesi.” Buyurmuşlardır. <strong><em>(İbn Asakir, Tarihu Dimaşk, 10/408; Deylemi, 2/196)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">İmam Şafi , İbni Ömer (r.a)&#8217;in Ramazân Bayramı gecesini ihyâ ettigini belirtmiştir. İbrahim ibni Muhammed ise söyle demiştir: &#8220;Medine ehlinin hayırlı kimselerinden bazılarını gördüm ki, bayram gecesi Mescid-i Nebeviye geliyorlar, gecenin bir saatine kadar dua ediyorlardı.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Bütün bunları dikkate aldığımızda, önümüzdeki arefe gününün akşamını da iyi değerlendirmeli ve hadislerde ifade edilen müjdeye nail olmaya çalışmalıyız. Bu geceyi, diğer kandil gecelerini değerlendirdiğimiz gibi, namazla, Kur’an okuyarak, istiğfarla, duayla geçirmeliyiz.</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">Rabbim bizleri<strong>, kadir gecesini idrak etmeye, bayram gecelerini değerlendirmeye </strong>muvaffak kılsın!</p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;"><strong> </strong><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Bayram-Gecesi-Okunmasi-Tavsiye-Edilen-Dualar.docx"><strong>Bayram Gecesi Okunabilecek Bazı Dualar</strong></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/Cuma-Hutbesi-Kadir-Gecesi-Itikaf-ve-Bayram-Geceleri.docx">Cuma Hutbesi | Kadir Gecesi, İtikaf ve Bayram Geceleri</a>   <strong>WORD</strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/03/Cuma-Hutbesi-Kadir-Gecesi-Itikaf-ve-Bayram-Geceleri.pdf">Cuma Hutbesi | Kadir Gecesi, İtikaf ve Bayram Geceleri</a>     <strong>PDF</strong></p>
<p style="font-weight: 400; text-align: left;">
<p style="font-weight: 400;">
<p><b><span dir="RTL" lang="AR-SA"> </span></b></div>
<div></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-kadir-gecesi-itikaf-ve-bayram-geceleri/">Cuma Hutbesi | Kadir Gecesi, İtikaf ve Bayram Geceleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçre’de Bayram, Kabir Ziyaretleriye Başladı</title>
		<link>https://hizmetten.com/isvicrede-bayram-kabir-ziyaretleriye-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Mar 2025 20:50:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=43229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsviçre’de bu yıl bayram kabir ziyaretleri yapılarak başladı. Süreç sebebiyle İsviçre’ye gelmiş veya İsviçre’de bulunup süreç sebebiyle gelmiş muhacirlere Ensar vazifesi yaparak yardım eden ve bu hizmetler içerisindeyken ruhunun ufkuna&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/isvicrede-bayram-kabir-ziyaretleriye-basladi/">İsviçre’de Bayram, Kabir Ziyaretleriye Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre’de bu yıl bayram kabir ziyaretleri yapılarak başladı. Süreç sebebiyle İsviçre’ye gelmiş veya İsviçre’de bulunup süreç sebebiyle gelmiş muhacirlere Ensar vazifesi yaparak yardım eden ve bu hizmetler içerisindeyken ruhunun ufkuna yürüyen gönül dostlarını mekanlarında yalnız bırakmadı. Vefat edenler için kabirleri başında dualer edildi, anıları yad edildi…</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-43230" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768-700x457.jpg" alt="" width="700" height="457" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768-700x457.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768-768x502.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768-1170x764.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768-585x382.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Isvicre-Bayram-e1743367770768.jpg 1200w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/isvicrede-bayram-kabir-ziyaretleriye-basladi/">İsviçre’de Bayram, Kabir Ziyaretleriye Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Cemresi</title>
		<link>https://hizmetten.com/ramazan-cemresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Mar 2025 23:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=43225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gönül Sofralarının Sessiz Kahramanları: Muhabbetin Işığında Bir Ramazan Yolculuğu Baharın ümit besteli tebessümüyle gelen Ramazan bu yıl, dünyanın dört bir yanında kurulan iftar sofraları ile yalnızca aç karınları doyurmakla kalmadı;&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ramazan-cemresi/">Ramazan Cemresi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gönül Sofralarının Sessiz Kahramanları: Muhabbetin Işığında Bir Ramazan Yolculuğu</strong></p>
<p>Baharın ümit besteli tebessümüyle gelen Ramazan bu yıl, dünyanın dört bir yanında kurulan iftar sofraları ile yalnızca aç karınları doyurmakla kalmadı; kırık kalpleri onardı, yorgun gönülleri dinlendirdi, dillerin, renklerin ve inançların ötesine uzanan görünmez köprüler inşa etti. Bu sofralar, Hizmet Hareketi&#8217;nin çileyle yoğrulmuş, sabırla mayalanmış gönül erlerinin elleriyle kuruldu. Her biri birer muhabbet işçisiydi. Hocaefendi’nin kalbinden süzülen çağrıyı, asırlar öncesinden yankılanan bir sedayla, dünyanın dört bir yanına taşıyan sessiz seyyahlar gibi gayret ettiler.</p>
<p>İsmi Süreç kalan çileden günler, kılıçtan daha keskin bir düşman gibi üzerlerine yürürken; önlerine zulüm, yokluk ve iftiralarla örülmüş duvarlar yükselirken, onlar ellerinde meşalelerle karanlığa yürüdüler. Çünkü biliyorlardı ki, zulmet ne kadar derin olursa olsun, bir mumun titrek alevi bile bin yıllık karanlığa meydan okuyabilirdi. Bir hakikat danesi bir harman yalanı kül edecek güçteydi.</p>
<p>Sevginin müessisleri ilhamlarını Hocaefendi&#8217;den almışlardı. Toplumu bölerek yönetmeyi şiar edinmiş siyaset canavarının ülkedeki insanları birbirine yabancılaştırdığı yıllarda Hocaefendi iftar sofralarında toplumun her kesiminden insanı bir araya getirmişti. Tanışırsak kaynaşırız, aynı sofrada olursak barışırız böylece geleceği sevgi ve saygının mayası ile mayalamış oluruz… işte bu gönül nağmesine milyonlar ortak olmuş ve “birlikte yaşama” türküsünü gönülden söylemişlerdi.</p>
<p>Bu ülke adına ciddi bir kazanç idi. Ama ülkenin kuytularına gizlenmiş karanlık ruhlu kötülük temsilcileri bu aydınlık günlerin şafağından bile rahatsız oldular!.. Yürekleri dahi donduran bir Şubat soğuğunda emareleri görünen bahar tomurcuklarını saldırdılar. Öldürücü olmayan her darbe beni güçlendirir sözünün hakikatini yaşayarak öğrendiler o fırtınadan güölenerek çıktılar.Motivasyonu Asr-ı Saddetten alan hizmet bir kış mevsiminde maruz kaldığı zulümden yaklaşık 18 sene sonra bu sefer bir Temmuz sıcağında kavruldu. Binlerce evladını dünyanın dört bir tarafına attı…</p>
<p>Onlar ellerindeki meşaleyi Asr-ı Saadet’ten tutuşturmuşlardı. Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine sokaklarında kurduğu o ilk kardeşlik sofraları, ensarla muhacirin bir araya geldiği o bereketli anlar, bugün Afrika’da bir yetimhanede, Avrupa’da bir kültür merkezinde ya da Uzak Doğu’da bir köyde yeniden can buluyordu. Hizmet, işte o altın çağın minarelerinden beslenen bir ağaç gibi yeryüzüne dal budak saldı. Kökleri sahabenin fedakârlığında, gövdesi Peygamber ahlakında, dalları sevgiyle örülmüş; her bir yaprağına umut sinmişti.</p>
<p>İşte o mum alevi ile Ramazan iftarlarında yanan gönül kandilleri, içtenlikle uzanan bir lokma ekmek, samimiyetle paylaşılmış bir hurma, farklı dinlerden, milletlerden insanları aynı sofra etrafında buluşturan manevi bir davetti. Kimi zaman bir kilisede, kimi zaman bir sinagogun avlusunda, bazen de bir Budist mabedinde yankılandı iftar ezgileri. Her biri, insanlığın ortak paydasında buluşmaya dair bir niyaz, bir dualı çağrıydı.</p>
<p>Kurulan bu sofralarda tevazu, muhabbet ve empati ile gönüller doydu. Göz göze gelindiğinde, <em>“Ben senin kim </em><em>olduğunla</em><em> değil, kalbinin ne söylediği</em><em> ile ilgileniyorum</em><em>”</em> dercesine bir hal yaşandı. Ve bu hali en çok gençler taşıdı omuzlarında. Pasaportları mühürlü, ülkeleri hasretle anılan ama ufku aşkla çizen gençler&#8230;</p>
<p>Bu gençler, birer kanat gibi savruldular dünyanın dört yanına. Kimi Asya’nın bir köy okulunda, kimi Afrika’nın bir yetimhanesinde, kimi Avrupa’nın merkezinde, kimi Güney Amerika’nın çeperlerinde&#8230; Hepsinin avuçlarında aynı dua: <em>“İnsanlığa dair ne varsa, eksik kalmasın.”</em> Onlar iftar sofralarına sadece yemek taşımadılar, umut taşıdılar, dostluk taşıdılar, sevgi taşıdılar. Ve her biri, kalpten kalbe uzanan görünmez yolların yolcusu oldu.</p>
<p>Zulme maruz kalmış bir hareketin, en saf haliyle insanlığa hizmet etmesi, belki de zamanın ironisiydi. Fakat tıpkı kurak bir toprağın, ilkbaharda açan inadına bir çiçek gibi, Hizmet gönüllüleri de her şeye rağmen yeşermeye devam etti. Dikenler içinde açan güller gibiydiler.</p>
<p>Ve o güllerin en güzeli, iftar sofraları oldu bu yıl. Sadece yemek değil, bir hatıra bırakıldı tabaklarda. Kim bilir, hangi yabancı kalpte ilk defa Müslümanlara dair güzel bir iz bıraktı bir tebessüm. Hangi çocuk, ilk defa bir Türk öğretmenin gözlerinde “sen değerlisin” bakışını gördü. Hangi yaşlı adam, eline tutuşturulan sıcak çorbayla yıllardır duymadığı “İyi akşamlar”ı duydu, ana dilinden farklı bir lisanla ama aynı içtenlikle&#8230;</p>
<p>Her iftar bir mektuptu insanlığa, zarfı samimiyetle mühürlenmiş. Her sofra bir köprüydü, çatışmanın uçurumlarını aşan. Ve her gönüllü bir neferdi, sevgiyle silahlanmış, önyargılara karşı.</p>
<p>İşte bu yüzden, Ramazan bu yıl bir başka geldi. Sadece ay takvimiyle değil, gönül takvimiyle ölçülen bir zaman dilimi oldu. Hizmet Hareketi&#8217;nin her zamanki vakarıyla, ama biraz daha derinden, biraz daha mahzun bir sevinçle&#8230;</p>
<p>Çünkü her iftar, bir dualar demeti gibi semaya yükselirken, bir çınarın gölgesinde çoğalan nesillerin umudu tazeleniyordu. Ve Hocaefendi&#8217;nin yıllar önce yaktığı o meşale, hâlâ ışığını kaybetmemişti. Belki rüzgarlar sarsmıştı alevini ama sönmemişti; çünkü her iftar, o alevi yeniden üfleyen bir niyet, bir gayretti.</p>
<p>Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? Ramazan, sadece Müslümanların değil, insanlığın ayı oldu bu yıl. Ve bunun mimarları, kimliğini değil kalbini ortaya koyan o güzel insanlar oldu. Öyle sessizlerdi ki, yankılarını ancak kalpten dinleyenler duydu. Ama öyle gürlerdi ki, muhabbetleri kıtaları aşarak yayıldı.</p>
<p>İşte bu yüzden, bu yılın Ramazan’ı sadece bir ay değil, bir çağrıdır: &#8220;Gel, birlikte iftar edelim. Ve belki de birlikte insanlığa hizmet edelim&#8221;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/author/ismetmacit/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ramazan-cemresi/">Ramazan Cemresi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</title>
		<link>https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 12:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MERKEZ]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=43113</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erdemliler Yolu Akademisi, &#8220;bayram gecesi okunması tavsiye edilen duaları&#8221; yayınladı.  Duaların karin olması için gerekli olan durumların da yer aldığı yayında şunlar kaydedildi: Duaların karin olması için, tövbe ve istiğfarla&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erdemliler Yolu Akademisi, &#8220;bayram gecesi okunması tavsiye edilen duaları&#8221; yayınladı.  Duaların karin olması için gerekli olan durumların da yer aldığı yayında şunlar kaydedildi:</p>
<p>Duaların karin olması için, tövbe ve istiğfarla arınmış olarak yapılmalı.</p>
<p>Duaların Külliyet kesbetmeli. Dua örfânesine katılındığı ve iştirâk-i a’mâl-i uhreviye esasına göre amel edildiği takdirde, eksiksiz olarak bütün sevap aynen herkesin defterine kaydolur. Aynı şey Kur’ân, Cevşen, Evrâd-ı Kudsiye veya diğer me’sûr dualar için de geçerlidir. Böylece o örfâneye, herkesin elinde olan miktarla iştirak etmesi, orada zengin bir mâide-i semaviye meydana getirir.</p>
<p>Saat-i icabede yapılması (Mübarek vakitlerde). “Beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. Gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.”</p>
<p>Mümkünse Mübarek mekanlarda.</p>
<p>Mümkünse Farz Namazların akabinde yapılmalı.</p>
<p>Gafil ve laubali olunmamalı.</p>
<p>Duaların kabul edileceğine inanarak, içten, samimane yapılması. Allah’a tam bir güven ve ümit ve korku içerisinde içerisinde yapılması. <strong><em>Tac, 5/110.</em></strong> <strong>Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: </strong>“Şüphesiz Allâh hayâ ve kerem sahibidir. Kul ellerini kaldırıp dua ettiğinde ona bir ikramda bulunmadan elleri boş döndürmekden hayâ eder.<strong>” </strong><strong><em>(Hâkim, el-Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn, nr. 1962, c. I, s. 718. Tac, 5/113.)</em></strong></p>
<p>“…Hem endişe, hem de ümit ile O’na yalvarın. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti iyi kimselere yakındır..»<em> <strong>A&#8217;raf, 56.</strong></em></p>
<p>Muztar olarak/ızdırar halinde yapılmalı. <strong><em>Neml/27;61.</em></strong></p>
<p>Öncesinde fiili dua yapılmış olmalı. Dualarımız fiili dualarımızın kafiyesi olmalı.</p>
<p>Mukteza-i hale mutabık olmalı.</p>
<p>Duada ısrar edilmeli. Arındığını vicdanında hissedinceye kadar/ Kalbi mutmain oluncaya kadar duaya devam edilmeli.</p>
<p>Mümkün olduğunca âyet ve hadis-i şerif lafızlarıyla cami dualar yapılmalı.</p>
<p>Bizahri-l- Gayb/gıyabında dua edilmeli. Günahsız bir ağızla dua edilmeli. İnsanın başkası için yaptığı dualar günahsız bir ağızdan yapılan duadır.</p>
<p><strong><em>Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak dua dosyasını indirebilirsiniz:</em></strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/03/Bayram-Gecesi-Okunmasi-Tavsiye-Edilen-Dualar.docx">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bayram-gecesi-okunmasi-tavsiye-edilen-dualar/">Bayram Gecesi Okunması Tavsiye Edilen Dualar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efendimizin Bayramları</title>
		<link>https://hizmetten.com/efendimizin-bayramlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 09:08:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[efendimizin bayramları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=31557</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üstad Hazretleri Risalelerde birkaç yerde “eğer istersen gel, Asr-ı Saadete, Cezîretü&#8217;l-Araba gideriz. Hayalen olsun onu vazife başında görüp ziyâret ederiz” der. Her mevzuda olduğu gibi bayramları idrak ve değerlendirme konusunda&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/efendimizin-bayramlari/">Efendimizin Bayramları</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üstad Hazretleri Risalelerde birkaç yerde “<em>eğer istersen gel, Asr-ı Saadete, Cezîretü&#8217;l-Araba gideriz. Hayalen olsun onu vazife başında görüp ziyâret ederiz”</em> der.</p>
<p>Her mevzuda olduğu gibi bayramları idrak ve değerlendirme konusunda da bize örnek olan Kâinatın İftihar Tablosu ’nu Medine’de bir bayram günü takip edelim.</p>
<p>Ramazan orucu hicretin ikinci yılda farz olmuş ve aynı sene Efendimiz (sav) kurban kesmişti. Dolayısıyla vefatına kadar toplam 18 bayram yaşamıştır.</p>
<p>Bayram günleri (şu günlerde buruk da olsa) sevinç ve sürur günleridir.</p>
<p>Efendimiz (sav) Medine&#8217;ye geldiğinde şehir halkının yılın iki gününü toplu olarak eğlence ile kutladıklarını görmüştü. Bunlar Nevruz ve Mihrican günleriydi. Çocukluğu Efendimiz ’in (sav) yanında geçen Hz. Enes ibni Malik Medinelilerin kutladıkları bu bayramları ve yapılan değişikliği şöyle anlatır: “<em>Hz. Peygamber (sav) Medine&#8217;ye geldiğinde halkın eğlence ile geçirdiği iki gün vardı. Hz. Peygamber, “Bu iki gün(ün özelliği) nedir?” diye sordu. “Câhiliye döneminde o günlerde eğlenirdik” dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah sizin için o günleri onlardan daha hayırlı olan Kurban ve Fıtır (Ramazan) bayramlarıyla değiştirdi.</em>”</p>
<p>İşte bugünden sonra her şeyiyle (ümmetine ve insanlığa) örnek olan Efendimiz (sav) bayramların Müslümanlarca nasıl idrak edeceğini yaşayarak göstermiştir. O (sav) bayram namazlarını musalla denilen mescidine yakın açık bir alanda kıldırmıştı. Ümmetin sevgilisi (sav) Bayram sabahları güneş doğduktan sonra evinden çıkar ve bayram namazını kıldıracağı ve bayramlaşma programının organize edileceği yere giderdi.</p>
<p>Evet Allah Resulü (sav) 18 bayram namazının 15’ini bu alanda kıldırmış ve ümmeti ile bayramlaşmıştır. Bayram namazlarından birisi Tebük seferine denk geldiği diğerinde ise Efendimiz (sav) ve sahabe Veda haccında bulunduğu için kılınmamıştı. Hz. Ebû Hüreyre&#8217;nin rivayetine göre, bayram namazlarını hemen her zaman musallada kılan Efendimiz (sav), bir bayram yoğun yağmur sebebiyle musallâya çıkamamış, namazı mescitte kıldırmıştı. Bu uygulama bayram namazlarının namazgâhta kılınmasının bir tercih sebebi olmakla beraber camilerde de kılınabileceğini göstermiştir. Bayram namazlarının musallada kılınması âdeti Râşit Halifeler devrinde de devam etmiştir.</p>
<p>Ramazan Bayramı’nda Efendimiz (sav) birkaç hurma ile ağzını tatlandırır, Kurban Bayramı ise bayram namazından dönmedikçe bir şey yemezdi. Onun bu “<em>ağzı tatlandırma sünneti</em>” daha sonra bu bayramlarda şeker ve tatlı yapma ve misafirlere ikram etme geleneğinde etkili olmuştur.</p>
<p>Efendimiz (sav) bayram namazını kıldırdıktan sonra Müslümanlara hitap eder ve diğer günlerden farklı olarak daha fazla teşrik tekbiri getirir ve getirilmesini isterdi. Musallada toplanan binlerce sahabe hep bir ağızdan teşrik tekbirleri getirerek o coşkuya ortak olurlar ve tasada kederde birlik olan bu kutsiler topluluğu sevinçlerini de paylaşarak çoğaltırlardı. Ve Medine’ye dalga dalga huzur ve sevinç yayılırdı. Ümmetine çok düşkün olan Hz. Peygamber ise bu tablodan memnun olduğunu onlara iştirak ederek gösterirdi.</p>
<p>Hz Nebi başta çocuklar olmak üzere sahabe ile ilgilenir ve bayramlaşırdı. Daha sonra kadınların olduğu kısma gelir ve onların bayramını tebrik ettikten sonra sadaka vermelerini isterdi. Rasûlullah’ın (sav) bu çağrısına kadınlar yüzüklerini, küpelerini ve çeşitli ziynet eşyalarını bağışlamak suretiyle cevap vermişlerdi.</p>
<p>Allah Resulü (sav) Medine’ye geldiği günlerde Hz. Huzeyfe’ye nüfus sayımı yaptırmış ve Müslümanların sayısı 1800 kadar çıkmıştı. Siyer kitaplarının Efendimiz ’in (sav) Veda haccında Medine’den 40 bin kişi ile ayrıldığı bilgisini vermesinden anlaşılıyor ki Medine’de bayramlar kalabalıkta ve herkesin iştirak etmesiyle coşku içinde idrak edilmiştir.</p>
<p>Efendimiz‘in (sav) bayram namazlarını neden mescidin dışında açık bir alanda kıldırdığı ve herkesin mutlaka katılarak coşku ile idrak edilmesini istemesinin nedenleri ilgili yorumlar birkaç başlık altında toplanabilir:</p>
<ul>
<li>Henüz İslam’a yeni girmiş sahabede aidiyet hislerini geliştirmek ve kalplerindeki şüpheleri izale etmek.</li>
<li>Sayıları bir dönemde bini bulan münafıkların kararlarını Müslüman olmaları yönünde etkilemek. Zira münafıklar bir taraftan Müslümanız demelerine rağmen diğer taraftan çok zayıf emarelerle bir türlü son adımı atıp tam Müslüman olmuyorlardı. Musalladaki havayı, coşkuyu, genel atmosferi görürlerse zihinlerindeki paslar silinebilirdi.</li>
<li>Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmek. Kaderlerini Efendimizin (sav) kaderine bağlamış, O’na yol arkadaşı olmuş sahabe arasındaki kardeşlik o kadar önemli idi ki bunu korumak ve geliştirmek adına Efendimiz (sav) hiçbir fırsatı kaçırmamış ve sürekli tahşidatta bulunmuştu.</li>
<li>Nesli yetiştiren ve onların ilk öğretmeni kadınlardır. Onların motivasyonu moralleri o günün toplumunun (bu gününde) dinamiğiydi adeta. Onlarsız bir hizmet yarım kalacağından Efendimiz (sav) bayram kutlama yerine mutlaka gelmelerini isterdi. Ensar hanımlarından Hz. Ümmü Atıyye&#8217;nin anlatıyor: Resûlullah (sav), genç yaşlı, evli bekâr bütün hanımların bayram günü musallâya çıkmasını, hatta âdetli olanların da gelerek namaz kılmaksızın bir kenarda durmalarını ve (programa) iştirak etmelerini istemişti. Böylece herkesin mutlu olduğu günde bazı kadınların özel hâlleri nedeniyle bayram sevincine ortak olmaktan mahrum kalmalarına gönlü elvermemiş bu sevincin herkese ulaşmasını arzu etmişti. Bayram günü, kadın erkek bütün Müslümanlar açık alanda toplanır; buradan tekbir nidaları yükselir ve inananlar ortak dualara âmin derlerdi. Birlikleri, dirlikleri, arınmaları ve günlerinin bereketli olması için dualar ederlerdi.</li>
<li>Çocukların zihninde bayram günlerinin coşkusu derin izler bırakır. Efendimiz (sav) bayramlarda çocuklara ayrı bir ilgi gösterir ve onlarla hususi ilgilenirdi. Küçük kızların şarkılar söylediği bayram gününün bir başka vaktinde Allah Resulü (sav), Habeşlilerin sergiledikleri mızrak kalkan oyunlarını eşi Hz. Âişe ile birlikte seyretmiş, gösterilere müdahale etmek isteyen Hz. Ömer&#8217;e engel olmuştu. Bayramlarda eğlence düzenleme âdeti daha sonra da sürdürülmüş, hatta sahabeden; Hz. İyâz b. Amr el-Eş&#8221;arî, Fırat&#8217;ın sol kıyısında sıralı şehirlerden biri olan Enbâr&#8217;da neşesiz geçen bir bayram gününe şahit olunca, alışık olmadığı bu durum karşısında, “<em>Neden Resûlullah&#8217;ın huzurunda çocukların çalgılar eşliğinde oynadığı gibi sizin de oyunlar oynadığınızı göremiyorum?”</em> diye uyarma ihtiyacı hissetmişti.</li>
<li>Ve Efendimiz (sav) İslam ve insanlık düşmanlarına bu birlik ve beraberlik coşkusu ile adeta mesaj verirdi. Mekke müşrikleri sahabenin Medine’ye hicretinden sonra düşmanlıklarına devam etmişler ve Medine’den casusları vasıtasıyla sürekli haber almışlardı. Özellikle bayram günlerindeki bu coşku ve birlik beraberlik havasının Mekke’ye ulaşması onları adeta çileden çıkarır ve Efendimiz (sav) “<em>yıkılmadık, ayaktayız</em>’ mesajı verirdi. Casuslar Mekke’ye ‘<em>kalpleri tek kalp gibi atıyor</em>’ mesajını iletirlerdi.</li>
</ul>
<p>Rabbim buruk geçirdiğimiz şu bayramlar hürmetine insanlığa hizmet aşk ve coşkumuzu elimizden almasın. Mazlum ve mağdurların acılarını dindirerek onlara hakiki bayram sevinçleri yaşatsın…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/efendimizin-bayramlari/">Efendimizin Bayramları</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 21:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[BAYRAMLAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[mor çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her sabah aynı istasyonda tren beklerken, mor bir çiçek her gün yanından süratle geçen trenlerin hoyratlığına rağmen ayakta kalıyordu. İnsan görmez önce küçük ayrıntıları, önemsemez. Ama kainat yaratılış gereği her&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/">Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her sabah aynı istasyonda tren beklerken, mor bir çiçek her gün yanından süratle geçen trenlerin hoyratlığına rağmen ayakta kalıyordu. İnsan görmez önce küçük ayrıntıları, önemsemez. Ama kainat yaratılış gereği her zerresinde binbir mucizeye ev sahipliği yapar. Bazen bir karıncanın omzundaki ağır yük, bazen bir sineğin kanadındaki sanat, hayrete düşürmeye yeter. Önemli olan, görmeyi bilen göze, yaratılmış her şeye şefkat beslemeye meyilli gönüle sahip olmaktır.</p>
<p>Mor çiçek demişken&#8230; Bu sefer onun hikayesinde buldum kendimi. Çiçekler ve insanlar, mezarlar ve ağaçlar, bulutlar ve çocuklar&#8230; Zihnimde ikilemler… Yakıştırıyorum işte birbirine bazen anlamsız olsa da&#8230;</p>
<p>Direnişin resmini çiziyor mor çiçek sabahları. Önce ağır bir yük treni geçiyor. Geçerken rüzgarı beni bile sarsarken mor çiçek direniyor. Sonra daha nazlı bir yolcu treni geliyor. Yük treninden sonra dokunmuyor onun rüzgarı mor çiçeğe. Ama günden güne döküyor yapraklarını. Muhtemelen birkaç güne göremez olacağım onu. Başka baharda bambaşka bir renkte doğacak belki. Ama çiçek açmaya devam edecek, bütün rüzgarlar gelip geçecek, mor çiçek eğse de boynunu direnmeye devam edecek.</p>
<p>Bu sabah yine garip bir hüzünle uyandım. Çantamı aldım istasyonun yolunu tuttum. Mor çiçeği selamladım gözümün ucuyla. Sanki eğdi boynunu nazlı nazlı. Güldüm ama gülümseme yarım kaldı dudağımda. Trenler, vedalar, kavuşmalar… Ama aklımın bir köşesinde bayram.</p>
<p>Burukluğun sebebi belli aslında. ‘Hani nerde o eski bayramlar’ diyecek yaşa geldim mi bilmiyorum ama son beş-altı yıldır bayramlar buruk, hüzün dolu. Arefe günü duaya açılan ellerde dilden düşenler, kalbi kırık, mahzun gönüllerden dışarı taşanlar özgürlüğün tınısı gibi yankılanıyor göklerde. Arefe günleri yapılan hazırlıklar, memleket için, ailen için düşülen yollar, bayram sabahı kurulan sofralar… Çok uzakta kaldı biliyorum. Gidenler gelmiyor, kalanlar eskisi gibi değil artık.</p>
<p>Şimdi kimimiz dört duvar arasında kalbi yorgun karşılıyor bayramı, kimimiz gurbette sevdiklerinden ayrı mahzun… Kimimiz bir daha bayram yaşayamayacaklarımızın hasretinde. Arefe günleri eskiden tatlı bir telaşken benim için artık manasını buldu. Arefe demek, burnumda bir sızı, gözden düşen yaşlara eşlik eden dualar, yalnızken başkalarının yalnızlığını unutturmak için, gurbet diyarlarında en azından çocuklar bayramı bayram gibi yaşasın diye çırpınanlar demek…. Bayramlar ne zaman hakiki bayram olur bilinmez, vardır kader kalemini elinde tutan yüce sultanın bir bildiği. Payımıza düşen istemek, payımıza düşen unutmamak, payımıza düşen paylaşmak&#8230;</p>
<p>Yıllar önce hayatıma yön veren insandan duyduğum o mısralarla kutlayayım bayramınızı. Bütün masumların özgürlüğüne kavuştuğu, zulümlerin, acıların kederlerin son bulduğu, gurbetlerin vuslata erdiği bayramlara erişmek dileğiyle.</p>
<p>Bayramınız mübarek olsun…</p>
<p><em>“Cân bula cânânını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em><br />
<em>Kul bula sultânını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hüzn ü keder def&#8217; ola</em><br />
<em>Dilde hicâb ref&#8217; ola</em><br />
<em>Cümle günâh af ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Mevlâ bizi afv ede</em><br />
<em>Gör ne güzel &#8216;ıyd ola</em><br />
<em>Cürm ü hatâlar gide</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Feyz-i mehabbet-i Hakk</em><br />
<em>Nur-i hidâyet siyâk</em><br />
<em>Cennet-i a&#8217;lâ durak</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hakk&#8217;ı seven merd-i şîr</em><br />
<em>Kalbi olur müstenîr</em><br />
<em>Allah ola destigîr</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>El tuta kitâbını</em><br />
<em>Dil tuta hitâbını</em><br />
<em>Cân tuta şitâbını</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Mevlâ&#8217;yı cândan seven</em><br />
<em>Rızâ-yı Hakk’a eren</em><br />
<em>Lutf-i Hudâ&#8217;ya güven</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Hakk’ı seven dil ü cân</em><br />
<em>Aşkı eden heyecân</em><br />
<em>Feth ola bâb-ı cinân</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Ganîler ede kerem</em><br />
<em>Ref’ ola derd-i verem</em><br />
<em>Sahî ola muhterem</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Nûr-i hidayet dola</em><br />
<em>Dilde hidâyet bula</em><br />
<em>Nâsırın Allah ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Tevhîd ede zevk ile</em><br />
<em>Hakk’ı seve şevk ile</em><br />
<em>Tasdîk inerse dile</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Dildeki Rahmân ola</em><br />
<em>Derdlere dermân ola</em><br />
<em>Âzâde fermân ola</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><em>Lutfî’ye lutf u kerem</em><br />
<em>Dâhil-i bâb-ı harem</em><br />
<em>Dâima Allah direm</em><br />
<em>Bayrâm o bayrâm ola</em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/mor-cicegin-huznunde-bir-bayram-kubra-aydin/">Mor Çiçeğin Hüznünde Bir Bayram | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O bize şah damarımızdan daha yakın &#124; MEHMET YILDIZ</title>
		<link>https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 18:58:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[arefe]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Ethem]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=26494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dua, dua, eller karıncalanmış / Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış / Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış / Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu / İplik ki, incecik, örer boşluğu. (NFK)&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/">O bize şah damarımızdan daha yakın | MEHMET YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dua, dua, eller karıncalanmış / Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış / Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış / Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu / İplik ki, incecik, örer boşluğu.</em> (NFK)</p>
<p>İnsanın kendini bilmesi, özüne doğru yola çıkması, kusurunu görmesi, muhasebe yapması, murakabede bulunması, her an Rabbine teveccüh etmesi, dostlarına karşı vefalı, düşmanlarına karşı mürüvetli davranması büyük erdemdir.</p>
<p>Fırsatları değerlendirmek insanın fıtratında vardır. Huzurlu ve sağlıklı yaşamak, evlatlarının mürüvvetini görmek, sevmek ve sevilmek, itibarlı yaşamak, vefa görmek, kimseye muhtaç olmadan bir hayat sürmek arzularımız arasındadır.</p>
<p>Çoğu zaman mazhar olduğumuz nimetlere teşekkürü unuturuz. Farkına bile varmadan isyan ederiz yer yer. Var olmamızı, sayamayacağımız nimetlerle donatılmamızı, kainat sarayına sultan namzeti olarak gönderilmemizi, Rabbimize muhatap olarak yaratılmamızı unuturuz. Unuturuz da gaflet içerisinde çoğu zaman hayat süreriz.</p>
<p>Halbuki insan bütün varlıkların mümessili konumundadır. Her gün okuduğumuz Fatiha Suresi’ndeki ayetlerden biri: “İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (Allah’ım!) Ancak Sana ibadet ederiz, ancak Sen’den yardım bekleriz.” Bütün varlıkların ibadetlerini ve yardım dilemelerini Allah’a arz ederken nasıl bir konumda olduğumuzu çoğu zaman fark edemeyiz.</p>
<p>Bazı anlar vardır ki insanı kendine getirir. Bir vefat haberi, bir doğum sevinci&#8230; Bir mübarek gece, bir bayram, bir arefe fark ettirir niçin yaşadığımızı. Derin düşüncelere yönlendirir. İç alemimizde seyahate çıkarır bizleri. Bazen okyanusların dibine, bazan da gökler ötesine gidip gelmemizi sağlar. Hayal gemisine binip, farklı alemleri ziyaret edip kapasite ölçüsünde alacağımızı alır ve geriye döneriz.</p>
<p>İnsanoğlu fizik ile metafizik arasında sürekli mekik dokur. Çoğu zaman maddenin dikenli yollarına takılır kalır, Ruhunu kanatır. Daralır da daralır.</p>
<p>Kanatlandığında ise kalbin ve ruhun derece-i hayatına ulaşır. Meleklerle birlikte secdeye kapanır. Rabbin büyüklüğü karşısında ruhunda yeni yeni menfezler açılır.</p>
<p>Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır. Duada zirveleştiği, ibadette abideleştiği, tefekkürde derinleştiği an, insanlık semasında göz kamaştıran bir güneş gibi yerini alıverir.</p>
<p>O dünyadan bakılınca, kavgası verilen nice şeylerin boş olduğunu, ömrün çok kısa, lüzumlu işlerin çok ama unutulduğunu, süfli bazı duyguların insan denen bu mükemmel varlığı esir aldığını görür. Yok mu bir kurtuluş reçetesi diye haykırmaya başlar. İnsanlık için dertlenir. Belki içinde bulunduğu an onun için bir kurtuluş vesilesidir. Bazı günler, bazı anlar vardır ki Haktan bir davetiye gibidir. Teveccüh edip Allah’a yöneldiği anda yükselme hemen başlar.</p>
<p>Bayramın yolu arefeden geçer. Vuslat ona teveccühle ancak gerçekleşir. O’nun huzurunda, huzur bulmak için halini arz eder. İnsan olmanın hakkını veremediğini itiraf eder. Azameti karşısında hiç olduğunu idrak eder. Eder de ondan sonra açılır kapılar. Davet vuku bulur, içini dökmeye başlar Hazreti Ebu Bekir misali:</p>
<p><em>“Cud bi lutfike yâ ilâhî men lehû zâdun kalîl / Müflisün bi’s sıdki ye’tî inde bâbike yâ Celîl / Zenbühü zenbün azîmun fağfiri’z zenbe’l azîm / İnnehû şahsun garîbun müznibün abdün zelîl”</em></p>
<p><em>“Lütfunu esirgeme ey Rab bu kuluna ki azığı pek kalîl (az) / İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi ey Celîl! Pek büyük olsa da günahım, afvedip ört suçlarımı / Bir garîp, avare, günahkâr kulunum, gayet zelîl.”</em></p>
<p>Bazen de İbrahim Ethem gibi inler durur O’nun huzurunda:</p>
<p><em>&#8220;İlahi, senin çok asi, günahkar kulun kapına geldi. Günahlarını sana bir bir ikrar edip, itiraf ediyor. Fakat affetmen için sana yalvarıyor. Eğer Sen affedersen, kendine layık kul kabul edersen bu zaten senin şanındandır! Fakat reddeder ve affetmezsen eğer, senden başka kim affedebilir? Senden başka kim var affedecek?&#8221;</em></p>
<p>Yunus Emre, Rabbimizin huzurunda nasıl günahlarımızı itiraf edeceğimizi öğretir adeta bize. O büyük aşık ve sadık ne güzel der:</p>
<p><em>“Benden kemter kula benzer</em><br />
<em>Günahları pek çoğu benzer</em><br />
<em>Her biri bir dağa benzer”</em></p>
<p>Nice bağrı yanıklar, O’na dert yanabilmek için fırsat kollamışlar. Dua etmenin yollarını aramışlar. Cevşenle, Kulûbü’d Dâria ile, sabah akşam dualarıyla, münacatlarla, Tevhîdnâmelerle, O kapının sâdık kulları olduğunu göstermişler.</p>
<p>Bugün arefedir kıymetli dostlar. Rabbimizin büyüklüğü ile tanışma, rahmeti ile buluşma, affıyla bayrama hazır hale gelme günüdür bugün.</p>
<p>Maddeten eriyip manada abide haline gelme günüdür. Damlaların deryalaştığı, duyguların berraklaştığı, ruhların semavileştiği bir gündür bugün.</p>
<p>İhlas ile tevhidin bayraklaştığı, samimiyet ile gözyaşların billurlaştığı, gönüllerin, kalplerin günahlardan arındığı bir gündür bugün.</p>
<p>Affa layık olmasak da, affa mazhar olduğumuz anları yaşıyoruz belki de. Öyleyse hep birlikte teveccüh edelim ki teveccüh görelim. Dualar umumiyet kesbetsin ki Rabbimiz dualarımızı kabul buyursun. Ellerimizi gönülden açalım ki, rahmetine mazhar olalım. O’nda fani olalım ki Bâkinin rengi çalınsın ruh dünyamıza.</p>
<p>Duanız yoksa ne ehemmiyetiniz var diyor Rabbimiz demekki dua ile değer kazanıyor insanoğlu. Kavli ve fiili dualarıyla.</p>
<p>Onun ahlakı ile ahlaklanın diyor kainatın efendisi (sav). Ne yapabiliriz ki; baş okşayalım, gönül yapalım, kırık kalpleri tamir edelim, sevgi atmosferleri oluşturalım. Dualarınız arafatdaki dualara karışsa, kırık gönüller bu vesile ile barışsa, samimi isteklerimiz Arşı âlâya ulaşsa, artık insanlık öz değerleri ile buluşsa.. zannediyorum bayram o zaman bayram olacaktır.</p>
<p>Bizlerden dua bekleyenler var unutamayız onları. Kalplerimizde oluşturduğumuz o güzel iklimi, bütün mağdur, mazlum, masum ve muhtaç olanlara manevi bir mektup gibi göndersek. dualarla, yardımlarla, kurbanlarla, vefalı olduğumuzu göstersek. Bayram olduğunu o güzel insanlara da hissettirsek.</p>
<p>Nasıl ki Rabbimiz bize şah damarımızdan daha yakın, bizler de hem Allah’a hem de kullarına yakın olmanın yollarını araştırsak. Bayramdan mahrum hiçbir gönül bırakmasak&#8230;</p>
<p>Rahmet kapılarının açılmasına vesile olması umuduyla kurban Bayramınızı en içten duygularla tebrik eder, Rabbimizin hakiki bayramları lütfetmesini niyaz ederim.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/o-bize-sah-damarimizdan-daha-yakin-mehmet-yildiz/">O bize şah damarımızdan daha yakın | MEHMET YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
