<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bahadır Odabaşı arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/bahadir-odabasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/bahadir-odabasi/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 20:54:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Bahadır Odabaşı arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/bahadir-odabasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sen bizi affet be Bahadır!&#124; RECEP ATICI</title>
		<link>https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2022 07:11:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[recep atici]]></category>
		<category><![CDATA[Tenkil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kim bilir neler yaşadın be Bahadır! Senin yaşadığın acıları paylaşamadığımız için affet bizi. Lafa gelince “acılar paylaşıldıkça azalır” dedik amma paylaşamadık senin acını. On altı yaşında intihar etmek dışında çok,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/">Sen bizi affet be Bahadır!| RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kim bilir neler yaşadın be Bahadır! Senin yaşadığın acıları paylaşamadığımız için affet bizi. Lafa gelince “acılar paylaşıldıkça azalır” dedik amma paylaşamadık senin acını. On altı yaşında intihar etmek dışında çok, ama çok daha fazla alternatifin olmalıydı. Ama biz ağır aheste hareket ettik, o senin ihtiyacın olan alternatifi önüne koyamadık. Ah Bahadır, kimseye anlatamadın mı içini acıtan o ızdırabı? Eskiden olsaydı, sana sımsıkı sarılacak dostların olurdu. Ya da omzunda ağlayabileceğin bir baban. Başını okşayacak bir öğretmenin, sıcaklığında kendini rahatlatacak ve senin yüzüne tebessüm edecek ağabeylerin olurdu.</p>
<p>Sen ömrünün baharında nasıl oldu da hayallerinden vazgeçtin? Nasıl oldu da küstürdüler seni gençliğin o en parlak günlerinden? Seni nasıl usandırdılar güne yeniden doğmaktan? Çok mu yalnız kaldın, çok mu itildin? Karlar mı yağdı güvendiğin dağlara?</p>
<p>Bir sen değilsin be Bahadır. Hangi birine ağlayalım? Hangi birine kızalım? Lanet olsun bunu sana reva görenlere ve seni bu hale koyanlara! Ve senin yaşadıklarına karşı sen yokmuşsun gibi yapanlara! Biliyorum meşrebimizde nefret ve intikam duyguları olmamalı. Ama dahasına dayanamıyoruz artık. İnandığımız değerlerin gereği, herkesi sevmek ve affetmek mizacımız. Ama yapamıyoruz. Çünkü bıçak kemiğe dayandı ve sen ve senin gibi yüzlercesinin başına gelen buna benzer hadiseler sabrımızı çok zorluyor be Bahadır!</p>
<p>Sen benim gibi öğretmen olan bir babanın oğluydun. Ama sana, sabah akşam zift kanallarından ve sokaklardan hep bir teröristin ve vatan haininin oğlu olduğun hatırlatıldı. Kin ve nefret dolu gözlerle bir sırtlan gibi hep seni parçalamak istediler. Arkandan konuştular, alaylı bir şekilde gülüştüler. İçlerinden daha arsız ve hayasız olanları yüzüne tükürmek istedi belki. Öğretmenlerin şefkatle seni kucaklamak yerine senin itilip kakılmana seyirci kaldılar. Açıktan destek olmaya haydi diyelim ki korktu, ilgilenemedi; sana bakıp az tebessüm eden bir öğretmenin bile mi olmadı? Seni bu halinle hayal edince, karlı dağlarda açlıktan ve soğuktan yarı donmuş, saklanacak yeri olmayan ceylanlar gibi titreyişin geliyor gözümün önüne. Kanadı kırık Leyleklere sahip çıkan bu neceip! millete ne olmuştu ki? Tarihine küsmüş, mensup olduğu milletine ve öz değerlerine yabancılaşmış, idealsiz ve yarınsız nesiller için ilk defa Cengiz Aytmatov’un kullandığı “mankurtlar” sürüsüne mi dönüşmüşlerdi? Öyle olmasaydı tüm bu olanları keyifle izler miydi bir toplum! Bunca mezalim karşısında hısım, akraba, konu komşusu, eş-dost sesini yükseltmeli değil miydi? Daha düne kadar en dürüst, en temiz ve her yönüyle takdir gören insanlar olarak bildiğimiz bu insanlar nasıl oldu da bir gecede terörist oluverdi diye hiç sormadıklarına göre demek ki hepsi mankurtlaşmışlar.</p>
<p>Sen işte böyle bir ortamda yaşamıştın son dört-beş yılını. Bu mankurt toplum, içindeki bastırılmış sadist duygularla sana yaşattıkları bu acıdan haz duymuş olmalı ki ‘ne oluyoruz’ deme cüretini gösteremediler. Sen, babanın ve annenin acısını arttıran bir ceza idin onlar için. Zira senin gamın ve kederin arttıkça, babanın ve annenin acısı artacaktı. Diğer çocuklara olduğu gibi, sana da “Zaten büyüyünce o da bilmem ne olacak!” dediler. Senin yanında babana-annene bıkmadan usanmadan bin bir hakaretler ettiler. Varsa birkaç akraban bayramlarda olsun “Üzme tatlı canını, biz yanınızdayız” deme yerine bilmiş bir ifadeyle “E, biz babanı ananı uyarmıştık zamanında!” diyerek seni kahretmekten haz aldılar. Hapishane kapılarında, babanı ziyarete gittiğinde itilip kakılırken, devletin o asık suratı seni canından bezdirmiş olmalı. Necip Fazıl’ın “Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat&#8230;” dediği kişileri orada tüm çıplaklığıyla, sana göstermiş olmalı ceza evi personeli.</p>
<p>Babanla aynı takımı tutuyor ve onunla maç izlemekten haz alıyordun. Ama şimdi tuttuğun takımın maçlarını bile izlemek sana keyif vermiyordu. Çünkü yanında maçları beraber izlediğin baban yoktu. Sana şefkatle kucaklayan bir babayı çok gördüler. Ve şimdi o olmadan gelecek babalar gününden kaçar olmuştun. Geçmişteki mutlu ve huzurlu günleri özlemiş bir şekilde yatağa girdiğinde burnunun direği sızlayarak gözyaşlarını akıttığın günler az değildi. Bazen rüyanda olsun geçmişe gidebilmeyi umdun. Fakat senin rüyalarını da çalmışlardı karabasanlar. Sana “tatlı rüyalar” diyen bir baban olmadığı için artık rüya yerine her gece kâbus görüyordun.</p>
<p>Artık o kadar bitmiş ve tükenmiştin, o kadar umudunu yitirmiştin ki böyle bitip tükenmeden üzerine gelen zulmü kaldıramadın ve tek bir hamlede bitirmeyi hedefleyerek ölüm celladını kendi ellerinle davet ettin. Zira öyle olmasaydı geride tek satır bir mesaj bile bırakmadan, aniden gider miydin? Hayır, hayır sen böyle bir vedayı bile hak etmediğimizi düşünmüş olmalısın. Haklısın, biz bunu hak etmiyoruz belkide. Fakat seni yıllarca bağrına basan ailene olsun bir elveda deseydin. Belli ki köşeye sıkışmış, yanıp tükenmiştin. Yalnızlık, güvendiğin dağlara yağan kar, sürekli matem sürekli yas, takat getirecek gücünün kalmaması, dost ihaneti, kadere isyan&#8230; Bilemiyorum bunların hangisi seni bu meçhul yola sürükledi.</p>
<p>Ah be Bahadır, keşke içine düştüğün bu karanlıklardan tutup seni çekip çıkarabilseydik. Keşke senin kederini ve gamını gidermeye mecalimiz olsaydı. Amma biz de ağır yaralı olarak hayata tutunmaya çalışıyoruz be Bahadır. Gerçi bu bahanemiz olmamalıydı. Zira biz yaşatmak için yaşamalı ve senin imdadına koşmalıydık. Bu da bizim ayıbımız. Onun için yazının başlığını “Sen bizi affet be Bahadır!” dedim. Ruzu mahşerde inşaallah sen bizim mazeretimizi kabul edersin. Rabbim de bizi affeder. Her şeyi sonsuz rahmetiyle sarıp sarmalayan Rabbim seni de bağışlasın.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-bizi-affet-be-bahadir-recep-atici/">Sen bizi affet be Bahadır!| RECEP ATICI</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsanan Kötülük &#124; İSMET MACİT</title>
		<link>https://hizmetten.com/kutsanan-kotuluk-ismet-macit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmet Macit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 08:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kara]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahadır Odabaşı hayata masmavi bakacakken kendini ölümün kollarına bıraktı. En çok ihtiyacı olduğu dönemde sırtını yaslayacağı babası zindandaydı. Anadolu bozkırlarını kasıp kavuran zulüm ayazı Bahadır’ın yeni palazlanmaya durmuş kanatlarını un&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kutsanan-kotuluk-ismet-macit/">Kutsanan Kötülük | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahadır Odabaşı hayata masmavi bakacakken kendini ölümün kollarına bıraktı. En çok ihtiyacı olduğu dönemde sırtını yaslayacağı babası zindandaydı. Anadolu bozkırlarını kasıp kavuran zulüm ayazı Bahadır’ın yeni palazlanmaya durmuş kanatlarını un ufak etti ve o kanatsız gövdesini yuvasından düşen kuş misali on altı yaşında boşluğa süzüldü.</p>
<p>Onu ve emsallerini kör testereyle biçtiler, yeni tomurcuğa durmuş dallarını kanattılar, kuruttular. Papatya gibi açmış bembeyaz gülüşleri soldurdu siyasetin zehirlediği kalabalıklar…</p>
<p>Gazeteci Berna Kavaklı’nın tiviter hesabından paylaştığı bilgi hem bir devrin özeti hem hıçkırıklı bir ağıt gibiydi:</p>
<p>“Bugün Bahadır Odabaşı”nın ailesine taziye ziyaretine gittim. Aile çok acılı ve bu ani kayıpla yıkılmış durumdalar. Bahadır&#8217;dan bahsederken onun hayat dolu bir çocuk olduğundan, çok güzel futbol oynadığından, şarkı sözleri yazıp, amatör müzik yaptığından bahsettiler.</p>
<p>Hayat dolu bu çocuğun her şeyden vazgeçip, ölümü seçmesinin sebebini sorduğumda dayısı: ‘Babasının hapishanede olduğunu ilk etapta arkadaşlarına söyleyememiş. Zamanla babasının yokluğuna bir açıklama getirmek ve onun hem KHK’lı hem de hapishanede olduğunu söylemek. Zorunda kalmış ve arkadaşlarının bir çoğu yavaş yavaş ayrılmış etrafından. Bana babasına çok ihtiyacı olduğunu, kendisini yalnız hissettiğini söylüyordu. Hatta bu sömestr yanıma gelecekti, anlaşmıştık.. Yeğenimi babasızlık öldürdü. Bu son olur inşallah’ diyor.”</p>
<div id="attachment_23909" style="width: 710px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-23909" class="wp-image-23909 size-medium" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Bahadir-Odabasi-700x648.jpg" alt="" width="700" height="648" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Bahadir-Odabasi-700x648.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Bahadir-Odabasi-768x711.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Bahadir-Odabasi.jpg 894w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-23909" class="wp-caption-text">Bahadır Odabaşı</p></div>
<p>Gençliğe yeni adım atmış bu insan güzelinin yüreği bunca acıyı taşıyamadı. Zira yüz yıllık acıları körpe yüreklere yükleyen zalimler, kendi ikballeri için harcını kanla kardıkları bir sistem kurdular. Kahrolası bir kötülüğün esiri oldu Anadolu… Sessizliğin giyotin olup insanlığı doğradığı, zalimin zulmünün zafer nağaraları ile kutlandığı vicdansız bir sistem…</p>
<p>Acıların dahi bölündüğü, ülkeyi kıymık kıymık parçalayarak kalplere saplayan organize kötülük; üfledikçe çiçekleri soldurdu, bakışları çam kırıkları misali dokundukları yerleri kanattı ve insanlık dışı bir yapı kara bulutlar gibi çöktü mazlumların kaderine…</p>
<p>Devlet gücünü arkasına alan kötülüğün nasıl bir canavara dönüşeceğini Hannah Arendt şöyle anlatır:</p>
<p>“Nazizm, kurbanını daha darağacına çıkmadan yok etmeyi beceren sistemdir ve düşman ilan ettiği insanların şahsiyetlerini yok etmekle işe başlar…</p>
<p>…Nazizm, zulmettiği insanları birer potansiyel suçlu olarak kamplarda toplamadan önce bunun alt yapısını oluşturmak için başlattığı ve kamplarda devam ettirdiği ‘aşağılama ve ötekileştirme’ siyaseti ve beraberindeki kanuni düzenlemeler ve baskılarla temel hak ve özgürlüklerden yoksun bırakmış ve böylece hukuk önünde öncelikle onların kişiliği yok etmiştir… Nihai olarak da bütün insani niteliklerden arındırılarak gereksiz kılınan insan görünümündeki yaratıkların bedenlerini fiziksel olarak imha etmiştir. İşte Nazizm’in insanlığı dehşete düşüren ve bir anlam verilemeyen hazin zaferinin kısa özeti budur…”</p>
<p>Evet Bahadır hortlayan Nazi ruhu tarafından ötekileştirilmiş ve daha hayatın başındayken ölüme zorlanmıştır.</p>
<p>Kötülük şebekesinin sözcülerinin her kelimesi kutsal bir metin gibi okunuyor, dinleniyor; dinin ve hukukun bütün düsturları yerle bir ediliyor, ülke tam bir enkaza dönüşüyor.</p>
<p>Enes’e yahut intihar eden diğer gençlere siyasi bir getirisi varsa üzülüyor gibi yapmak ve vefat edenleri şarjöre konulmuş mermi gibi düşman gördüklerine atma hayasızlığı sokakları dolaşıyor. Körpecik yavrular siyasetin malzemesi haline getiriliyor ve cenazelerinin üzerinde tepiniliyor.</p>
<p>Enes de Bahadır da bireydiler, gençtiler, evlattılar… kimse onların hayallerini öldüren, yaşama sevinçlerini solduran sebepleri sorgulamadı zira bu yürek isteyen bir insanlık ameliyesiydi. Sorgulansa suçlu çıkacaklarını biliyorlardı ve bu onların işgal ettikleri koltukları sallayacaktı. Tüm ilkelerini ve değerlerini yitirmiş kalabalıklar mahallelerine getirisi olacaksa sınır aşırı ülkelerdeki gençlerin ölümünü tam bir propaganda malzemesi yaparken yanı başındaki acılara kör sağır ve dilsiz kesiliyorlar…</p>
<div id="attachment_23938" style="width: 710px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-23938" class="size-medium wp-image-23938" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Enes-Kara.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-23938" class="wp-caption-text">Enes Kara</p></div>
<p>Bahadırın babası işinden edilmiş on binlerce KHK’lıdan biriydi. Ömrünü talebelerine adamış idealist bir öğretmendi. Masum bir topluluktan 1 milyon kişilik terör örgütü (!) çıkaran muktedirler ve güce tapan vicdansız bir topluluk gözleri önünde işlenen onlarca cinayete tepki vermeyerek ortak oldular.</p>
<p>Bahadır’dan önce intihar eden Enes’in bıraktığı mektup katilinin eşkâlini tarif eden ihbar mektubu gibiydi. Evet Anadolu topraklarında mutlu bir azınlık ve onların tepedeki cüce temsilcileri gençlerin hayallerini katlettiler, istikbale ait tüm ümitlerini öldürdüler. O gençler intihar etmeden ölmüşlerdi zaten… Katil(ler) ise olay yerinde dönüp dolaşıyor ve timsah gözyaşları döküyor.</p>
<p>Hele acıları bile bölen, “bizimse üzülürüz değilse oh olsun” diyen iğrenç bir kesim var ki bunlarla ilgili ne yazılsa kelime israfıdır.</p>
<p>Evet bu gençler büyük acıların ortasına atıldı. Kaldıramadılar bu yürek yangınını ve ölüme yürüdüler. Onları kendileri değil önce hayatlarını çalan kötülük imparatorluğu ve onun sadık bendeleri öldürdüler…</p>
<p>Rabbim merhameti ile muamelede bulunsun. Yakınlarının başları sağ olsun!</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kutsanan-kotuluk-ismet-macit/">Kutsanan Kötülük | İSMET MACİT</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağıt &#124; KÜBRA AYDIN</title>
		<link>https://hizmetten.com/agit-kubra-aydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 08:09:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[#KûbraAydin]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağıt]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Odabaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kar yağıyor usul usul. Tabutun üzerinde bembeyaz bir örtü misali. Vedalar hüzünlüdür, vedalar her zaman acı saklar koynunda. Ama bu sefer acının tarifi çok zor. Eli kelepçeli bir baba ayakta&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/agit-kubra-aydin/">Ağıt | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kar yağıyor usul usul. Tabutun üzerinde bembeyaz bir örtü misali. Vedalar hüzünlüdür, vedalar her zaman acı saklar koynunda. Ama bu sefer acının tarifi çok zor. Eli kelepçeli bir baba ayakta durmaya zorlanırken merhametinden değil mecburiyetten koluna girmiş askerler. Hıçkırıkları dokunduğu her yeri yakıyor. Bir baba evladına son kez dokunacak. Elleri kelepçeli…. Bir baba doyamadan evladına geri dönecek parmaklıklar ardına. Acısıyla baş başa kalacak. Duvarlara anlatacak derdini. Duvarlar kaldıramayacak evlat özlemini. Hani derler ya taş olsa çatlar diye.</p>
<p>16 yaşında bir evlat. Tertemiz çehresi şimdi fotoğraflara emanet. Nasıl bir yük ki omuzlarına yüklenen, küçücük yüreği vazgeçmiş yaşamaktan. O da payını almış bu vahşi çağdan. Adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir ülkede kesmiş umudunu gelecek günlerden. Ah güzel çocuk. Diller lal kesilse de iki satır haber geçilmese de sen babanın gözyaşlarında, annenin yaralı yüreğinde zalime inat, zulme inat yaşayacaksın. Çocuk dünyandaki güzel hayalleri yıkanlar, umudunu çalanlar rahat uyku uyurlar mı yataklarında? Toplum vicdan mekanizması denilen sistemini tarumar etmişken sana içi sızlamayan, tek nefes olup haykırmayalar bakabilirler mi evlatlarının yüzüne?</p>
<p>Daha kaç çocuk ölecek oyun oynayacakları çağda? Daha kaç çocuk hapishanelerde gökyüzüne hasret büyüyecek? Daha kaç baba evladına hasret kalacak? Daha kaç anne yavrularının rüyalarıyla avunacak? Peki ya siz daha ne kadar susacaksını?</p>
<p>Ah acı yine tuttun yakamızdan bırakmıyorsun. Ah hasret vurdun yine bizi en derinimizden yok olmuyorsun. Ah keder dost oldun gecelerimize dertten anlamıyorsun. Ah matem sardın dört bir yanı karanlığı aydınlığa çıkarmıyorsun….</p>
<p>Bahadır’a, Enes’e bütün çocuklukları çalınmışlara ağıdımız…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/agit-kubra-aydin/">Ağıt | KÜBRA AYDIN</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
