<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#alınganlık arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/alinganlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/alinganlik/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Sep 2025 20:13:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>#alınganlık arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/alinganlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; Alınganlık ve Küsme</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-alinganlik-ve-kusme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 08:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[#alınganlık]]></category>
		<category><![CDATA[#küsme]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=45189</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ Müminler sadece kardeştirler. O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki O’nun&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-alinganlik-ve-kusme/">Cuma Hutbesi | Alınganlık ve Küsme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></p>
<p class="s5" style="text-align: center;"><span class="s4">اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ</span></p>
<p class="s8"><span class="s6">Müminler sadece kardeştirler. O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki O’nun merhametine nail olasınız. </span><span class="s7">(Hucurat,10)</span></p>
<p class="s10" style="text-align: center;"><span class="s9">«أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِأَفْضَلَ مِنْ دَرَجَةِ الصِّيَامِ وَالصَّلَاةِ وَالصَّدَقَةِ» ، قَالُوا: بَلَى، </span></p>
<p class="s11" style="text-align: center;"><span class="s9">قَالَ: «صَلَاحُ ذَاتِ البَيْنِ، فَإِنَّ فَسَادَ ذَاتِ البَيْنِ هِيَ الحَالِقَةُ»</span></p>
<p class="s15"><span class="s13">Allah Resûlü </span><span class="s13">(</span><span class="s13">sallallâhu</span><span class="s13"> aleyhi ve sellem); </span><span class="s13">“Size oruç, namaz ve sadakanın derecesinden daha üstün olan şeyi haber vereyim mi? </span><span class="s12">İnsanların arasını düzeltmek.</span><span class="s13"> Çünkü insanların arasının bozukluğu ve fesat (dinî, insanî, içtimai rabıtaları) mahvedicidir.” </span><span class="s14">(Tirmizî, </span><span class="s14">kıyâmet</span><span class="s14"> 56; Ebû Dâvûd, </span><span class="s14">edeb</span><span class="s14">50.)</span></p>
<p class="s15"><span class="s12">Muhterem Müslümanlar</span><span class="s16">! Hutbemiz, “</span><span class="s17">Alınganlık </span><span class="s17">ve </span><span class="s17">Küsme</span><span class="s16">” hakkında olacaktır.</span></p>
<p class="s21"><span class="s20">Kırgınlık, araya mesafe koyma, tavır alma, kalben, ruhen ve hissen irtibatını kesme, alakadar olması gerektiği yerde alakadar olmama hâli olan </span><span class="s19">küskünlük, </span><span class="s19">çoğu zaman daha başka olumsuz davranışları da beraberinde getirir.</span> <span class="s19">Arkadaşına küsen biri, sadece küs durmakla kalmaz, bu ruh hâli içinde zamanla o arkadaşı hakkında verip veriştirmeye başlar.</span><span class="s20"> Bu durum bazen gıybete, iftiraya kadar gider. Küs durduğu insanın ayağının kaymasından, kapaklanıp düşmesinden memnun olur. İş bazen öyle vahim bir hâl alır ki insan bütün bu olumsuzlukları irtikâp ederken nefsinin avukatlığını yüklenip kendisini haklı görme ve gösterme yoluna girer de nasıl azim bir hata ve günah içinde bulunduğunun farkında olmaz. Oysaki bütün bunlar Allah </span><span class="s20">nezdinde çok mahzurlu ve ahiret hayatı adına insanın kayıp gitmesine sebep olacak fiillerdir.</span></p>
<p class="s21"><span class="s20">Bu mevzuda </span><span class="s20">Resûl</span><span class="s20">-i Ekrem </span><span class="s20">Efendimiz’in</span><span class="s20"> (</span><span class="s20">sallallâhu</span><span class="s20">aleyhi ve sellem) ikaz ve tavsiyeleri çok önemlidir. Bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: </span><span class="s19">“Kardeşine üç günden fazla küs durması Müslümana helal değildir.”</span> <span class="s22">(Buhârî, </span><span class="s22">edeb</span><span class="s22"> 57, 62) </span><span class="s20">Demek ki bir mü’min, ne olursa olsun küslüğünü, dargınlığını en fazla üç gün devam ettirebilir. Bu arada hemen şunu ifade edelim ki eğer dargınlık meşru bir esas ve sebebe dayanmıyorsa , </span><span class="s19">üç gün bile küs durmak helal olmaz.</span></p>
<p class="s23"><span class="s20">Efendimiz</span><span class="s13"> (sallallâhu aleyhi ve sellem); </span><span class="s19">küskünlük durumunu en fazla üç gün diyerek sınırlamıştır.</span><span class="s20"> Zira bu süre içinde köpüren hissiyatı</span><span class="s20">m</span><span class="s20">ız yatışacak, kırgınlığı</span><span class="s20">m</span><span class="s20">ız zayıflayacak ve sakin bir ruh hâli içinde, küstüğü</span><span class="s20">m</span><span class="s20">üz kişinin haklarını yeniden mülahazaya </span><span class="s20">alacağız</span><span class="s20">. Bunun neticesinde kardeşlik duygu ve düşüncesi ruhu</span><span class="s20">muz</span><span class="s20">da bir kere daha canlanacak, </span><span class="s20">açılan</span><span class="s20"> mesafe kapa</span><span class="s20">n</span><span class="s20">acak ve o kardeşi</span><span class="s20">m</span><span class="s20">izle yeniden sarmaş dolaş </span><span class="s20">olacağız</span><span class="s20">.</span></p>
<p class="s23">​<span class="s20">Hakiki manada küsme </span><span class="s20">ayıplanan</span><span class="s20"> bir hâl olsa da </span><span class="s19">mecazi manada küsme</span><span class="s20"> yer yer başvurulabilecek stratejik bir yol</span><span class="s20"> ve </span><span class="s20">hamledir. Mesela bir insanın, evladının yaptığı bir hataya karşı “Senden böyle bir şey beklemiyordum.” diyerek geçici bir </span><span class="s20">süre tavır</span><span class="s20"> alması </span><span class="s20">mecazi bir küsmedir</span><span class="s20">. </span><span class="s20">Asr</span><span class="s20">-ı Saadet’te yaşanan </span><span class="s19">îlâ</span><span class="s19"> hâdisesine</span><span class="s20"> de bu nazarla bakabiliriz.</span></p>
<p class="s23"><span class="s20">A</span><span class="s20">ncak </span><span class="s19">anne-</span><span class="s19">baba </span><span class="s19">mecazi</span><span class="s19">  küsmeden</span><span class="s19"> istisna edilmelidir</span><span class="s20">. Zira Cenab-ı Hak onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:</span> <span class="s20">“</span><span class="s20">Şayet </span><span class="s20">ana-babandan biri veya her ikisi birden ihtiyarlık vakitlerinde senin yanında bulunurlarsa sakın onlara </span><span class="s19">‘</span><span class="s19">öff</span><span class="s19">’</span><span class="s20"> bile deme ve </span><span class="s24">(hele asla) onları azarlama; onlara hep gönül alıcı sözler söyle!” </span><span class="s25">(</span><span class="s25">İsrâ</span><span class="s25">, 23)</span> <span class="s20">Dolayısıyla anne-baba ve büyüklerimize karşı </span><span class="s19">küsmenin mecazisi</span> <span class="s19">bile olamaz. </span><span class="s20">İnsan onlara karşı kesinlikle gönül koymamalı, kırgınlığa sebebiyet verecek çok ciddi hususlar olsa bile yine de onlara karşı kırılmamalı, kendisi çok rencide edilse dahi katiyen onları rencide etmemelidir. </span></p>
<p class="s23">​<span class="s20">Etrafımızdaki insanlar bazen bizi küstürecek davranışlar ortaya koyabilirler. Ama bu tür durumlarda bile Allah’a ve ahirete imanın gereği</span><span class="s20">;</span><span class="s20"> kendimize, kendi hissiyatımıza rağmen</span><span class="s20">,</span><span class="s20"> küsmeme istikametinde bir ceht ve gayret içinde olmalıyız. </span><span class="s19">Küsülebilecek bir yerde küsmemek insana ibadet sevabı kazandırır. </span><span class="s20">Bütün bunları birer imtihan olarak görüp onlara karşı dişimizi sıkıp sabretmesini bilmeliyiz. Bize küsseler de biz küsmemeli, incitseler de incitmemeliyiz. </span><span class="s20">Bu </span><span class="s20">faziletli davranış</span><span class="s20"> bir yerde söyle ifade ediliyor:</span></p>
<p class="s28"><span class="s27">Âşık der, inci tenden. </span></p>
<p class="s28"><span class="s27">İncinme, incitenden.</span></p>
<p class="s28"><span class="s27">Kemalde noksan imiş. </span></p>
<p class="s30"><span class="s27">İncinen, incitenden!..” </span><span class="s29">(</span><span class="s29">Alvarlı</span><span class="s29"> Efe)</span></p>
<p class="s23"><span class="s20">Zira bizi kırıp incittiklerinde onlara karşı aynıyla mukabelede bulunmayıp gönül enginliğiyle hareket etmek suretiyle, kalkıp bir yolunu bularak o insanlara sarılabilirsek </span><span class="s19">din</span><span class="s19">,</span><span class="s19"> insanlık</span><span class="s19"> ve kardeşlik</span><span class="s19"> adına</span><span class="s20"> çok önemli bir fedakârlık yapmış, çok önemli bir fazileti yerine getirmiş oluruz.</span></p>
<p class="s23"><span class="s19">Kıymetli Müminler!</span></p>
<p class="s23">​<span class="s20">Hepimiz, mensup olduğumuz toplumun menfaat ve iyiliği adına, farklı kulvarlarda olsa </span><span class="s20">da,</span><span class="s20"> netice itibarıyla aynı hedefe doğru koşabiliriz. Bu koşuda rekabet hissinden gelen </span><span class="s19">“Falanları geçelim.”</span><span class="s20"> mülahazasının </span><span class="s19">olmaması gerekir. </span><span class="s20">Belki cereyan eden bu yarış, </span><span class="s19">“Bu güzelliklerden ben de geri kalmayayım, en azından ben de koşturan şu insanlar kadar bir performans sergileyeyim” </span><span class="s20">mülahazasına bağlı olmalıdır.  </span><span class="s20">B</span><span class="s20">öyle</span><span class="s20"> düşününce;</span><span class="s20"> sürtüşme, kırılma, küsme de olmayacaktır.</span></p>
<p class="s23">​<span class="s20">Her ne kadar küsme çok çirkin, bir fiil ise de kendini ilme, insanlığa adamış fedakâr ruhlar arasında da bazen vuku bulabilir. Bundan dolayı topluma ve hayata dair değişik branşlarda dargınlık ve küskünlükleri gidermeye matuf ekipler oluşturulmasında ciddi yarar </span><span class="s20">vardır</span><span class="s20">. Zira, vifak ve ittifak, yani insanların anlaşıp uzlaşmaları </span><span class="s20">tevfik</span><span class="s20">-i ilâhînin (Allah’ın muvaffak kılmasının) en önemli bir vesilesidir. </span><span class="s22">(Yirminci </span><span class="s22">Lem’a</span><span class="s22">, Birinci Nokta)</span></p>
<p class="s31"><span class="s20">Bunu teyit eden bir </span><span class="s20">âyet</span><span class="s20">-i kerimede şöyle buyruluyor:</span></p>
<p class="s31"><span class="s32">يَدُ اللهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ</span>  <span class="s20">“Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.”</span> <span class="s22">(Fetih, 10)</span> <span class="s20">Yani Allah’ın himayesi, inayeti, lütfu, ihsanı onların üzerindedir. </span><span class="s20">Resûl</span><span class="s20">-i Ekrem Efendimiz (</span><span class="s20">sallallâhu</span><span class="s20"> aleyhi ve </span><span class="s20">sellem</span><span class="s20">) bu </span><span class="s20">âyet</span><span class="s20">-i kerimeyle alâkalı buyuruyor ki:</span></p>
<p class="s31"><span class="s32">يَدُ اللهِ مَعَ الْجَمَاعَةِ</span>  <span class="s20">“Allah’ın eli cemaatle beraberdir</span><span class="s19">.”</span><span class="s35">(Tirmizî, </span><span class="s35">fiten</span><span class="s35"> 7)</span> <span class="s20">Bir başka hadis-i şerifte ise Hazreti Ruh-u </span><span class="s20">Seyyidi’l-Enâm</span><span class="s20"> (aleyhi </span><span class="s20">elfü</span> <span class="s20">elfi</span> <span class="s20">salâtin</span><span class="s20"> ve selâm) şöyle buyuruyor:</span></p>
<p class="s23"><span class="s36">مَنْ أَرَادَ بُحْبُوحَةَ الْجَنَّةِ فَلْيَلْزَمِ الْجَمَاعَةَ</span>  <span class="s20">“Her kim cennetin göbeğine otağını kurmak isterse toplumdan ayrılmasın.”</span><span class="s22">(Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/26)</span></p>
<p class="s23"><span class="s20">Evet, küskünlük, dargınlık, hazımsızlık ve çekememezlikten veya bazı şeyleri içine sindiremediğinden dolayı </span><span class="s20">ihtilâf ve </span><span class="s20">iftiraklara</span> <span class="s19">düşen, aynı zamanda Allah’ın inayetinden de cüda düşmüş demektir.</span><span class="s20"> Bütün bunların hepsini birden mütalâaya alacak olursak kırgınlık, dargınlık ve küsmelerin ne kadar büyük bir felaket olduğu; insanları barıştırma ve uzlaştırmanın ise o ölçüde büyük sevaplı bir iş olduğu anlaşılır.</span><span class="s20"> Mesele çok önemli olduğundan geniş düşünüp bu iş için ekipler oluşturulması gerekir. </span><span class="s20">Arabuluculuk diyebileceğimiz böyle güzel bir vazifeyi mahallede, köyde, şehirde yapabileceğimiz gibi meseleyi daha geniş daireye taşıyarak ülke çapında da yerine getirebiliriz.</span></p>
<p class="s23"><span class="s20">Bu konuda tecrübe sahibi, muhataplarının karakterlerini doğru okuyabilecek ölçüde insan psikolojisine vâkıf; mantık, muhakeme ve ifade kabiliyetleri güçlü insanlardan heyetler oluşturup</span><span class="s20">,</span> <span class="s19">küskünlük ve dargınlığın pençesinde bulunan insanlara yardımcı olunmalıdır. </span><span class="s20">Bu sebeple herkese hitap eden dinimizin evrensel prensip ve dinamikleri kullanılarak aradaki küskünlükler giderilebilir, kırgınlıklar telafi edilebilir ve yeniden </span><span class="s19">insanların birbiriyle kucaklaşmaları </span><span class="s20">sağlanabilir. </span></p>
<p class="s21">​<span class="s19">Rabbim bizleri</span><span class="s19">,</span><span class="s19"> bu hususta da istihdam buyursun.</span></p>
<p class="s23"><span class="s24">Not: Bu Hutbe “Derin Müslümanlık” kitabından derlenmiştir.</span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/09/Cuma-Hutbesi-Alinganlik-ve-Kusme.docx">Cuma Hutbesi | Alınganlık ve Küsme</a>     WORD</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/09/Cuma-Hutbesi-Alinganlik-ve-Kusme.pdf">Cuma Hutbesi | Alınganlık ve Küsme</a>      PDF</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-alinganlik-ve-kusme/">Cuma Hutbesi | Alınganlık ve Küsme</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
