<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Emir Pekkan arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/ali-emir-pekkan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/ali-emir-pekkan/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jul 2023 21:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Ali Emir Pekkan arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/ali-emir-pekkan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BM Önünde Beyaz Sandalye &#124; Ali Emir Pekkan</title>
		<link>https://hizmetten.com/bm-onunde-beyaz-sandalye-ali-emir-pekkan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2020 17:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Emir Pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Sandalye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=15048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hücrede, beyaz bir sandalye üzerinde öldü Mustafa Kabakçıoğlu. Çeşitli hastalıkları vardı, cezaevi yönetimi “tedaviye ihtiyacım var” taleplerine cevap vermemişti. İşte o beyaz sandalye, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinin sembolü oldu.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bm-onunde-beyaz-sandalye-ali-emir-pekkan/">BM Önünde Beyaz Sandalye | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Hücrede, beyaz bir sandalye üzerinde öldü Mustafa Kabakçıoğlu. Çeşitli hastalıkları vardı, cezaevi yönetimi “tedaviye ihtiyacım var” taleplerine cevap vermemişti. İşte o beyaz sandalye, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinin sembolü oldu. Dünyayı dolaşıyor şimdi. Avrupa ülkelerinden sonra Amerika’da çeşitli şehirlerde meydanlardaydı.</div>
<div></div>
<div>Cumartesi günü, New York’taki Birleşmiş Milletler binası karşısında, öğle saatlerinde bir grup insan toplandı. Beyaz sandalyeyi koydular insanlığın gözü önüne. Demir parmaklıklar kuruldu, siyasi tutukluların posterleri taşındı. Bir basın açıklaması ile Türkiye’de yaşananları anlattılar.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20201122/18014998.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div>Mustafa Kabakçıoğlu’nun hikayesi yankılandı gökdelenlerin arasında.</div>
<div></div>
<div>Binlerce mağdur ve mazlumdan biriydi o.</div>
<div></div>
<div>Emniyet teşkilatında komiser yardımcısıydı.</div>
<div></div>
<div>Cadı avının kurbanı oldu.</div>
<div></div>
<div>Bir hücreye atıldı.</div>
<div></div>
<div>Astım, yüksek tansiyon ve şeker gibi hastalıkları vardı. Gümüşhane cezaevine dilekçeler yazdı.</div>
<div></div>
<div>Cevap bile vermediler.</div>
<div></div>
<div>Her geçen gün durumu kötüleşti. Kilo kaybetti.</div>
<div></div>
<div>24 Ağustos’ta (2020) hastaneye götürün talebi de geri çevrildi. Beş gün sonra (29 Ağustos), tek kişilik hücrenin kapısını açan infaz memuru cansız cesedini buldu. 44 yaşındaydı, iki çocuğu vardı.</div>
<div>
<div><img decoding="async" title="" src="http://image.writeclouds.com/Images/Resim/Images/News/20201122/663481.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div>Eli kanlı AKP rejimi, Covid-19 salgınından sonra ceza infaz yasasında bir değişiklik yapmış ve hırsızları, katilleri, tecavüzcüleri, mafya babalarını serbest bırakmıştı. Bu değişiklikten gazeteciler, işadamları, akademisyenler, öğretmenler, Mustafa Kabakçıoğlu gibi hastalar yararlandırılmadı.</div>
<div></div>
<div>2016’dan bu yana cezaevlerinde ölen hasta sayısı yüzü geçti.</div>
<div></div>
<div>780 bebek hala cezaevlerinde.</div>
<div></div>
<div>“Yaşadıklarım bana ders size dert olsun” diye yazmıştı, günlüğüne Kabakçıoğlu. Şimdi onun hayata veda ettiği beyaz sandalyesi, mazlumların sembolü, dünyayı dolaşıyor.</div>
<div></div>
<div>Türkiye’deki insan hakları ihlalleri sona erinceye kadar da dolaşmaya devam edecek.</div>
<div></div>
<div>Dünyadan sesler yükselecek;</div>
<div></div>
<div>“Demokrasi ve hukuka dönün. Daha fazla masumun hayatını kaybetmesinin önüne geçin. Cezaevlerindekileri bir an önce tahliye edin!”</div>
<div><b> </b></div>
<div>
<div><b>Kaynak: Ali Emir Pakkan | Samanyoluhaber</b></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/bm-onunde-beyaz-sandalye-ali-emir-pekkan/">BM Önünde Beyaz Sandalye | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eller Uzaya Giderken Maklube Tepsisine Gözaltı &#124; Ali Emir Pekkan</title>
		<link>https://hizmetten.com/eller-uzaya-giderken-maklube-tepsisine-gozalti-ali-emir-pekkan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2020 18:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Emir Pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[maklube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=14949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskiden siyasal islamcıların şöyle bir argümanı vardı; “Siz başörtüsü ile uğraşırken eller uzaya adam gönderiyor!” Bir de şöyle denirdi: Eller aya biz yaya! İktidar oldular. Dün, 15 Kasımdı. NASA, Kennedy&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/eller-uzaya-giderken-maklube-tepsisine-gozalti-ali-emir-pekkan/">Eller Uzaya Giderken Maklube Tepsisine Gözaltı | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Eskiden siyasal islamcıların şöyle bir argümanı vardı; “Siz başörtüsü ile uğraşırken eller uzaya adam gönderiyor!”</div>
<div></div>
<div>Bir de şöyle denirdi: Eller aya biz yaya!</div>
<div></div>
<div>İktidar oldular.</div>
<div></div>
<div>Dün, 15 Kasımdı. NASA, Kennedy Uzay Üssünden uzaya, içinde 4 astronot bulunan bir roket daha gönderdi. New York saati ile akşam 7.30 sıralarındaki ateşleme bütün televizyon kanallarından canlı verildi. Heyecanla izledik&#8230;</div>
<div></div>
<div>Geriye sayımdan sonra ortalığı duman bulutu kapladı, nefesler tutulmuştu, motorlardan gelen gürültü sessizliği bozuyordu. Kameralar uzun süre uyduyu taşıyan roketin görüntülerini yayınladı.</div>
<div></div>
<div>Eller uzaya giderken, siyasal İslamcılar ne yapıyordu?</div>
<div></div>
<div>Ülkede ne değişmişti?</div>
<div></div>
<div>Türkiye’deki insan hakları ihlallerini izleyen gazeteci Sevinç Özarslan’ın twitter hesabından öğrendik; Yaşları 18/20 arasında değişen 25 üniversite öğrencisi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltındaydı. Hepsi birinci sınıf öğrencisi olan gençlerin neden  gözaltına alındığı bilinmiyordu!</div>
<div></div>
<div>Sonra şöyle bir haber vardı Hürriyet’te:</div>
<div></div>
<div>“Polisten amansız takip: Maklube tepsisi ve malzemeleri ele geçirildi.”</div>
<div></div>
<div>Ayrıntılar ilginçti;</div>
<div></div>
<div>Polis, aylar süren takip ve izlemeden sonra bir eve baskın yapmıştı. 6 kişi maklube yemek için hazırlandığı sırada operasyon gerçekleşti. Maklube tepsisi ve malzemeleri salonun ortasında duruyordu. Masanın üzerinde ise Fethullah Gülen’e ait kitaplar vardı. Polis, kitaplarla birlikte pirinç, et, çok sayıda salatalık malzeme, yoğurt, plastik kap ve ayran içmekte kullanılan yöresel kalaylı taslara el koydu!</div>
<div></div>
<div>Siyasal İslamcılar, ülkeyi dereceye de sokmuşlardı!</div>
<div></div>
<div>Türkiye en çok beyin göçü veren 24. ülke olmuştu. İyi eğitimli 100 gençten 59’u yurtdışına gidiyor ve dönmüyordu. Beyin göçü liselere inmişti.</div>
<div></div>
<div>Hapishanede en çok yazar ve gazeteci bulunan ülkeler sıralamasında ise zirvedeydik. Çin birinci, Türkiye ikinci, Rusya üçüncüydü!</div>
<div></div>
<div>Daha fazla haberlere bakamadım.</div>
<div></div>
<div>Tekrar televizyondaki canlı yayına döndüm.</div>
<div></div>
<div>Kapsül, roketten ayrılmıştı. ‘İlk tam teşekküllü taksi uçuşu&#8217; olma özelliği taşıyan tarihi yolculuk yaklaşık 27 saat sürecekti. Astronotlar, uluslararası uzay istasyonunda altı ay kalacaktı.</div>
<div><b> </b></div>
<div>
<div><b>Kaynak: Ali Emir Pakkan | Samanyoluhaber</b></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/eller-uzaya-giderken-maklube-tepsisine-gozalti-ali-emir-pekkan/">Eller Uzaya Giderken Maklube Tepsisine Gözaltı | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmet Hareketi&#8217;ne Kurulan Tuzaklar &#124; Ali Emir Pekkan</title>
		<link>https://hizmetten.com/hizmet-hareketine-kurulan-tuzaklar-ali-emir-pekkan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 10:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Emir Pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=14338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dini hareketler öteden beri rejim için tehlike sayıldı. Önceleri verilen adla “irtica” ile mücadele cumhuriyet tarihi boyunca kesintisiz sürdü. Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığına aday olmasından sonra Türkiye’de yeni bir süreç başladı.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmet-hareketine-kurulan-tuzaklar-ali-emir-pekkan/">Hizmet Hareketi&#8217;ne Kurulan Tuzaklar | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Dini hareketler öteden beri rejim için tehlike sayıldı. Önceleri verilen adla “irtica” ile mücadele cumhuriyet tarihi boyunca kesintisiz sürdü.</div>
<div></div>
<div>Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığına aday olmasından sonra Türkiye’de yeni bir süreç başladı. Devlet içinde bazı birimler, irticanın, bölücü tehdidin önüne geçtiğine dair değerlendirmeler yaptı.</div>
<div></div>
<div>1993’te Özal, Cumhurbaşkanı iken şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.</div>
<div></div>
<div>“İrtica ile mücadele” sürüyordu. Bazı kanunların çıkarılması için çalışmalar yapıldı. Çeşitli “fason örgütler” kuruldu.</div>
<div></div>
<div>28 Şubat’ın en büyük hedefi Hizmet Hareketi&#8217;ydi.</div>
<div></div>
<div>2002 seçiminde AKP’nin iktidara gelmesi ile planlar yeniden güncellendi. Bu sefer ki hedef Cemaati, “terör örgütü” kapsamına sokarak bitirmekti!</div>
<div></div>
<div>Hrant Dink, Rahip Santario ve Zirve Yayınevi katliamında bazı sanıkların izleri BBP’ye çıkmıştı. Muhsin Yazıcıoğlu, tam da bu sırada “Bizim tarlayı bizden habersiz sürmüşler.” dedi.</div>
<div></div>
<div>Hizmet Hareketi&#8217;ne de silahlı eylem, ajitasyon eğitimi verilmiş kişiler sızdırılacaktı. Yurtlara girilecek, hatta “ışık evleri” kurdurulacaktı.</div>
<div></div>
<div>Cinayetlerde, faillerin izi sürüldüğünde cemaat yurtlarında kaldıkları ortaya çıkacaktı! Hizmet, terör örgütü kapsamına alınacaktı. Fişleme listelerine göre herkes toplanıp içeri tıkılacaktı. Kurumların kapısına daha o yıllarda kilit vurulacaktı.</div>
<div></div>
<div>Dış dünyaya da şöyle denecekti; <i>“Türkiye’deki dinî gelişmeler yabancı düşmanlığını artırıyor.  </i><i>Hıristiyan ve Ermeni cemaatinin önde gelenleri suikasta kurban gidiyor. Siz hoşgörü gösteriyorsunuz ama Fethullah Hoca’nın yandaşları birer yabancı düşmanı olmuş, misyonerleri kıtır kıtır kesiyorlar.” </i></div>
<div></div>
<div>Hizmet Hareketi, bütün bu tuzakları boşa çıkararak bugünlere geldi.</div>
<div></div>
<div>Tarih, sahte darbe girişimi 15 Temmuz’u (2016) da, hizmete kurulan son büyük tuzaklardan biri diye yazacaktır.</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>Kaynak: Ali Emir Pakkan | Samanyoluhaber</b></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/hizmet-hareketine-kurulan-tuzaklar-ali-emir-pekkan/">Hizmet Hareketi&#8217;ne Kurulan Tuzaklar | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kötülüğün kaynağı &#124; Ali Emir Pekkan</title>
		<link>https://hizmetten.com/kotulugun-kaynagi-ali-emir-pekkan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 12:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Emir Pekkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=13645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet vatandaşına tuzak kurar mı? Zulüm eder mi? Ayrımcılık yapar mı? Düşman beller mi? Kadın, çoluk çocuk demeden katleder mi? Nefreti yayar mı? Mala mülke el koyar, ırza namusa göz&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kotulugun-kaynagi-ali-emir-pekkan/">Kötülüğün kaynağı | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Devlet vatandaşına tuzak kurar mı? Zulüm eder mi? Ayrımcılık yapar mı? Düşman beller mi? Kadın, çoluk çocuk demeden katleder mi? Nefreti yayar mı? Mala mülke el koyar, ırza namusa göz diker mi?</div>
<div></div>
<div>Bakınız 6/7 Eylül olaylarına? Bütün bu soruların cevabının evet olduğunu görürsünüz.</div>
<div></div>
<div>6/7 Eylül 1955’te hedef İstanbul’da yaşayan Rumlardır. Dükkanlar ve evleri yağmalanmış, kilise ve okulları tahrip edilmiş, resmi rakamlara göre 15 kişi hayatını kaybetmiştir.</div>
<div></div>
<div>6/7 Eylül’ün arkasında kim vardır?</div>
<div></div>
<div>Bir kaç kareyi yan yana getirince fotoğrafın tamamını görebiliriz.</div>
<div></div>
<div>6 Eylül tarihinde, İstanbul Ekspres gazetesi ikinci baskıyı yapar ve şu manşetle çıkar: “Atamızın evi bomba ile hasara uğradı”</div>
<div></div>
<div>Gazete gündüz basılmış ve binlerce nüsha o gün elden ele bedava dağıtılmıştır? (Sahi kağıdı nereden bulmuş, o kadar gazeteyi ücretsiz nasıl dağıtabilmiştir?) Daha ilginci haber gerçeği yansıtmamaktadır. Yani yalandır.  Devlet Radyosu da bu yalan haberi bültenlerine koyar. Atatürk’ün evine bomba konduğu haberleri üzerine akşama doğru binlerce insan Taksim meydanına akın eder. Slogan ve afişlerle İstiklal caddesine ilerler ve Rumlara ait işyerlerini yağmalanmaya başlanır.</div>
<div></div>
<div>Sonradan anlaşılır ki, Selanik’teki Atatürk’ün evine bomba konmamıştır. Bir kundaklama girişimi olmuştur ve bunu yapan kişi de Türk istihbaratına çalışan biridir.</div>
<div></div>
<div>Olaylarda adı öne çıkan bir dernek vardır. 1954’te kurulan Kıbrıs Türktür Cemiyeti. Üyeleri arasında Orhan Birgit’in de bulunduğu cemiyet, hadiselerde aktif rol oynamıştır. Rumlara karşı nefret söylemi ile kamuoyunu yönlendirmiştir. Sloganlar ve afişleri hazırlamış, kitleleri kışkırtmış ve görevini tamamladıktan sonra ortadan çekilmiştir.</div>
<div></div>
<div>Rumlara ait işyerleri ve evler önceden işaretlenmiş, kalabalıklar Anadolu yakasından kamyonlarla Taksim’e taşınmış, ellerine sopalar verilmiş ve polis tahribata adeta seyirci kalmıştır. (15 Temmuz 2016 akşamı kalabalıkların köprüye taşınması ve ellerine Türk bayraklarının verilmesi gibi)</div>
<div></div>
<div>Suçlu da hemen bulunmuştur: Komünistler!</div>
<div></div>
<div>Olayların sorumlusu olarak sol görüşlü 60 kadar gazeteci, yazar ve aydın tutuklanmış ve askeri cezaevine atılmıştır. İşlerinde Aziz Nesin de vardır.</div>
<div></div>
<div>Dönemin görgü tanıkları, o günkü gazeteler, daha sonra ortaya çıkan bilgi ve belgeler 6-7 Eylül’ün organize bir devlet işi olduğunu ortaya koymuştur. Eski özel harp daire başkanı Sabri Yirmibeşoğlu yıllar sonra şöyle diyecektir:</div>
<div></div>
<div>“ 6/7 Eylül bir özel harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı.”</div>
<div></div>
<div>6/7 Eylül, tarihimize utanç sayfası olarak geçti. Rum, Ermeni ve Yahudiler ülkeyi terk ettiler. Sermaye el değiştirdi.</div>
<div></div>
<div>Türk devleti, belli aralıklarla, halkına tuzaklar kurmaya devam etti. Düşman bellediği grupları hedef aldı ve yok etmeye kalkıştı. Kan döktü. Kadın, çoluk çocuk demedi.</div>
<div></div>
<div>Anadolu sathına bakın. Son kurban Hizmet Hareketi&#8217;dir.</div>
<div></div>
<div>Devlet içindeki kötülüğün kaynağı görülemezse “yeni düşmanlar” üretilerek, tarih tekerrür edecektir.</div>
<div></div>
<div>
<div><b>Kaynak:Ali Emir Pakkan | Samanyoluhaber</b></div>
</div>
<p><a href="https://hizmetten.com/kotulugun-kaynagi-ali-emir-pekkan/">Kötülüğün kaynağı | Ali Emir Pekkan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
