<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Kurucan arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/ahmet-kurucan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/ahmet-kurucan/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Nov 2023 19:34:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Ahmet Kurucan arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/ahmet-kurucan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ahmet Kurucan’ın “Hatırdan Satıra-1” Kitabı</title>
		<link>https://hizmetten.com/ahmet-kurucanin-hatirdan-satira-1-kitabi-recep-atici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 09:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[hatırdan satıra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=34377</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli dostlar, yaz günlerinde bulduğum zaman aralıklarında mümkün olduğunca kitap okumaya gayret ediyorum. Onlardan biri de hiç kuşkusuz Ahmet Kurucan hocamızın, “Hatırdan Satıra-1” isimli eseri. Onun, 1985-88 zaman aralığında Hocaefendi’den&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ahmet-kurucanin-hatirdan-satira-1-kitabi-recep-atici/">Ahmet Kurucan’ın “Hatırdan Satıra-1” Kitabı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli dostlar, yaz günlerinde bulduğum zaman aralıklarında mümkün olduğunca kitap okumaya gayret ediyorum. Onlardan biri de hiç kuşkusuz Ahmet Kurucan hocamızın, “<em><strong>Hatırdan Satıra-1</strong></em>” isimli eseri. Onun, 1985-88 zaman aralığında Hocaefendi’den ders okuduğu dönemi anlattığı bu eser -kendi adıma diyeyim- benim için çok ciddi yenilenmeye vesile oldu. Henüz okumadıysanız süratle okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Ne anlatmış Kurucan Hocamız bu kitapta? Kendisi, “<em>Ankara İlahiyat Fakültesinden mezun olur olmaz, Hocaefendi&#8217;nin yanında 1985 Ekim ayında başlayan ve 1988 Temmuz ayında son bulan fiili talebelik yıllarımı anlatacağım</em>” dese de kitap, bununla sınırlı kalmamış. Bana göre bu eser, sadece iki buçuk yıllık hatıralardan değil, aynı zamanda bir talebe olarak onu Hocaefendi’nin dizinin dibine götüren saiklerden tutun da, Ankara İlahiyat günlerine ve oradan da bir beşer olarak “<em>Ahmet Kurucan kimdir</em>” sorusuna kadar bir çok yönüyle onu bu kitap da görmek mümkün.</p>
<p>Diğer yandan o, yazdığı ön sözde bu eseri kaleme alma sebeplerinden birini şöyle izah ediyor: “<em>Tarihe tanıklığım benimle birlikte mezara gitmesini istemediğim için uzun yıllar önce düşünmüştüm böyle bir kitap kaleme almayı.</em>” Bir diğeri ise, bu gün itibariyle devlet aygıtı kullanılarak aldatılmış kitlelerin içinden, şayet ileride bazı kimseler, gerçeği, hakikati ve doğruyu öğrenmek isterlerse ellerinde birinci elden böyle bir kaynağın olmasını istediğini ifade ediyor. Bu çok yerinde bir tespit. Bunu sadece Kurucan hocamız değil, özellikle talebelik yapan diğer bir tabirle Hocaefendi’ye molla olmuş herkes henüz hayattayken yazmalı. Zira, bu şekilde yazılması, hem ileride aslı astarı olmayan menkıbelerin anlatılmasının önü alınmış olur, hem de araştırmacılara birinci elden sağlıklı bilgi verilmiş olur.</p>
<p>Evet, Kurucan hocamız kitapta bazen bizim de başkalarından mübalağalı bir şekilde dinlediğimiz gerçekleri olduğu gibi anlatmış. Bu işin bir yönü ki, bence bu çok önemli. Bir diğer yönü ise, anlatılan hatıralar ekseninde Hocaefendi’nin ulema kimliğiyle beraber, onun da bir beşer oluşu anlatılıyor. Bu da bana, Üstad Bediüzzaman’ın Kastamonu Lahikası’nda “<em><strong>Ehemmiyetlidir</strong></em>” uyarısıyla yazdığı 58’ci mektubu hatırlattı. Üstadımızın, orada büyük kardeşi Molla Abdullah ile olan muhaveresi şöyledir:</p>
<p>Merhum kardeşi, büyük bir evliya olan Hz. Ziyaeddin&#8217;nin (k.s.) has mürididir. Ona bağlı olması hasebiyle, mürşidine karşı ifrat derecesinde muhabbet ve hüsn-ü zannı vardır. Kendisi gibi Hz. Üstadı da, şeyhine bağlamak için onun harikulade bir insan oluşundan bahseder ve şöyle der: “<em>Hazret-i Ziyaeddin bütün ulûmu biliyor. Kâinatta, kutb-u âzam gibi her şeye ıttılâı var.</em>”</p>
<p>Üstadımız da kardeşine: &#8220;<em>Sen mübalâğa ediyorsun. Ben onu görsem, çok meselelerde ilzam edebilirim. Hem sen benim kadar onu hakikî sevmiyorsun. Çünkü kâinattaki ulûmları bilir bir kutb-u âzam suretinde tahayyül ettiğin bir Ziyaeddin&#8217;i seversin. Yani o unvanla ona bağlısın ve muhabbet edersin. Eğer perde-i gayb açılsa, onun hakikati görünse, senin muhabbetin ya zâil olur veyahut dörtten birisine iner. Fakat ben, o zât-ı mübâreki senin gibi pek ciddî severim, takdir ederim. Çünkü, Sünnet-i Seniye dairesinde, hakikat mesleğinde, ehl-i imana hâlis ve tesirli ve ehemmiyetli bir rehberdir. Şahsî makamı ne olursa olsun, bu hizmeti için ruhumu ona feda ederim. Perde açılsa ve hakikî makamı görünse, değil geri çekilmek, vazgeçmek, muhabbette noksan olmak, bilâkis daha ziyade hürmet ve takdirle bağlanacağım. Demek ben hakikî bir Ziyaeddin&#8217;i, sen de hayalî bir Ziyaeddin&#8217;i seversin</em>” der.</p>
<p>İşte, Kurucan hocamız yazdığı bu hatıralarıyla hayalî bir Hocaefendi’yi değil, hakikî bir insan olarak Muhterem Hocaefendi’yi anlatmış. Kaleme aldığı bu eserden dolayı ben kendisine tekrar teşekkür ediyorum ve şu ana kadar olan -ki yaklaşık 36 yıl- beraberliğini de; kendi ifadesiyle “<em>Ortam tasviri</em>” şeklinde yazmasını istirham ediyorum.</p>
<p>Kitap neyi anlatılıyor? Hiç ondan bahsetmediniz derseniz, onu da kendinizin alıp okumanızı ve hayalen o günlere Kurucan hocamızla beraber seyahat etmenizi istediğim için kitabın içeriğine hiç girmedim.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ahmet-kurucanin-hatirdan-satira-1-kitabi-recep-atici/">Ahmet Kurucan’ın “Hatırdan Satıra-1” Kitabı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Bunu Soralım’: Ahmet Kurucan Güncel Sorularla Raindrops&#8217;ta</title>
		<link>https://hizmetten.com/bunu-soralim-ahmet-kurucan-guncel-sorularla-raindropsta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 23:21:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu Soralım]]></category>
		<category><![CDATA[Raindrops TV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=29482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Youtube platformunda yaptığı yayınlarla önemli bir takipçi kitlesine ulaşan ve ilgi ile takip edilen Raindrops TV Youtube kanalında yepyeni bir program başladı. İlk bölümü yayınlanan programda günümüzün sıkıntılı sürecinde yaşanan&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bunu-soralim-ahmet-kurucan-guncel-sorularla-raindropsta/">‘Bunu Soralım’: Ahmet Kurucan Güncel Sorularla Raindrops&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Youtube platformunda yaptığı yayınlarla önemli bir takipçi kitlesine ulaşan ve ilgi ile takip edilen Raindrops TV Youtube kanalında yepyeni bir program başladı. İlk bölümü yayınlanan programda günümüzün sıkıntılı sürecinde yaşanan problemler, kafa karışıklıkları ve motivasyon eksiklikleri ile ilgili sorulara cevaplar aranacak.</p>
<p>İlahiyatçı-araştırmacı yazar Dr. Ahmet Kurucan’ın hazırlayıp sunduğu ‘bunu soralım’ programında dünyadaki toplumsal hadiselere dini perspektiften bakan bir seyir izlenecek ve güncel sorular cevaplandırılacak.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-29483" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/ahmet-kurucan.jpg" alt="" width="570" height="321" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/ahmet-kurucan.jpg 623w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/ahmet-kurucan-585x330.jpg 585w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></p>
<p>Ahmet Kurucan; programın yayınlanan ilk bölümünde ‘’hiçbir İslam ülkesinde yaşamak istemiyorum. Nereye baksam fakirlik, cahillik yobazlık yolsuzluk veya şatafat ve debdebe hakim. Müslüman olduğumu söylemek bile istemiyorum. bulunduğum yerdeki Müslümanları da beğenmiyorum. Giyim kuşam ve davranışları çok yabancı geliyor. Ama böyle de yaşayamıyorum. Hiçbir hedefim yok Müslüman dünya için. Içimde bir şeylerin yanlış gittiğini fark ediyorum ama adını koyamıyor ve çözüm bulamıyorum.’’ sorusunu cevaplandırdı.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_96049"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/JM94rOURH9s?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>İlahiyatçı Ahmet Kurucan’ın hazırlayıp sunduğu ‘bunu soralım’ programı her hafta perşembe günü Raindrops TV YouTube kanalında yayınlanacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bunu-soralim-ahmet-kurucan-guncel-sorularla-raindropsta/">‘Bunu Soralım’: Ahmet Kurucan Güncel Sorularla Raindrops&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kurucan: &#8221;Geçmişimizi katiyen değiştiremeyiz ama geleceğimizi değiştirebiliriz&#8221;</title>
		<link>https://hizmetten.com/ahmet-kurucan-gecmisimizi-katiyen-degistiremeyiz-ama-gelecegimizi-degistirebiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 May 2022 12:57:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[Den Norske Hizmetbevegelsen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=25890</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZKAN TOSYALI &#8211; OSLO Norveç&#8217;te Hizmet gönüllüleriyle buluşan ilahiyatçı Dr. Ahmet Kurucan, yetişkinlerle ve gençlerle ayrı ayrı bir araya geldi. Norveç Hizmet Hareketi platformunun (DNHB) düzenlediği &#8220;Hicret, entegrasyon, toplumsal uyum&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ahmet-kurucan-gecmisimizi-katiyen-degistiremeyiz-ama-gelecegimizi-degistirebiliriz/">Ahmet Kurucan: &#8221;Geçmişimizi katiyen değiştiremeyiz ama geleceğimizi değiştirebiliriz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZKAN TOSYALI &#8211; OSLO</strong></p>
<p>Norveç&#8217;te Hizmet gönüllüleriyle buluşan ilahiyatçı Dr. Ahmet Kurucan, yetişkinlerle ve gençlerle ayrı ayrı bir araya geldi. Norveç Hizmet Hareketi platformunun (DNHB) düzenlediği &#8220;Hicret, entegrasyon, toplumsal uyum ve diyaloğa ilişkin söyleşi&#8221; programına katılan Kurucan, jenerasyon farklılığından kaynaklanan iletişim kesintilerinin giderilmesi üzerine kanaatlerini paylaşırken, şifahi, görsel ve yazılı kültür kavramlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Entegrasyonun önündeki engelleri anlatan Ahmet Kurucan şöyle konuştu; &#8220;Bir şeyi kabullenmek zorundasınız. Geçmişimizi, mazimizi, tarihimizi katiyen değiştiremeyiz ama geleceğimizi değiştirebiliriz. İşte şu andan itibaren geleceğimizi değiştirme noktasında bir yerde ve bir zeminde duruyoruz. Bu gerçekliğin farkına varmamız lazım ve ona göre planlama yapmamız lazım. Zaman 3 boyutludur. Dün bugün ve yarın. Dünden ders alıp yarınımızı planlayıp bugünü yaşamak mecburiyetindeyiz, yapacak başka hiçbir şeyimiz yok.&#8221;</p>
<p>Entegrasyon, izolasyon, asimilasyon kavramları üzerinde de duran Kurucan, topluma uyum sağlayabilmede, önceliğin dil öğrenmek olduğunu söyledi. Dil öğrenmenin yaşa, işe ve hedeflere göre değişebileceğini hatırlatan ilahiyatçı Ahmet Kurucan, &#8220;En azından günlük ihtiyaçları giderebilecek kadar dil becerisi olmalıdır. Daha sonra bir şeye karar vermeliyiz. Yaşadığımız toplumda sorunun mu çözümün mü parçasıyız? Çözümün parçasıysak ötekinin varlığını kabul ederek yolumuza devam etmeliyiz. Ötekinin varlığını kabul etmek demek, onu tanımak, bilmek, iş birliği yapmak, onunla iletişim kurmaktır. Bunu yaparken yaşadığımız topluma ait kitapları okuyarak değil bizzat onlarla konuşarak, paylaşarak, irtibat kurarak yapmalıyız&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-25891 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/Ahmet-Kurucan1-700x525.jpg" alt="" width="700" height="525" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/Ahmet-Kurucan1-700x525.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/Ahmet-Kurucan1-768x576.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/Ahmet-Kurucan1.jpg 1024w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Bu süreçte özgüvenin önemine de değinen Kurucan, tevazu-enaniyet dengesinin iyi kurulması gerektiğini hatırlattı. &#8220;Tutarlı olmalıyız, belirlediğimiz hedefleri yarıda bırakmamalıyız. Eleştirel ve sorgulayan akla sahip olmalıyız, bunu yaparken de katkıda bulunmayı ihmal etmemeliyiz&#8221; diyen Dr. Ahmet Kurucan herkesin yaşanmışlıkları olduğunu ve bu yaşanmışlıkların psikolojiler üzerinde etkileri olduğunu belirterek şöyle konuştu; &#8220;Müslüman insanda depresyon olmaz, stres yaşamaz gibi bir anlayışı asla kabul etmiyorum. Biyolojik beden ve yapının kuralları Müslümanda da aynı çalışıyor, müşrikte de aynı çalışıyor, kafirde de aynı çalışıyor, bunlar değişmiyor. Belki bazıları kolay ve rahat atlatabilir buna sözüm yok ama Müslüman insan stres yaşamaz demek stresin âlâsını yaşamaya davettir. Bu türlü semptomlarınız varsa, gündelik hayatınızı etkilemeye başladıysa, ailede problemler çıkartıyor, çocuğunuza karşı yüzünüz gülmüyorsa, eşinizle kavga etmeye başladıysanız yapacağınız tek şey mutlaka uzmanına gideceksiniz ve tedavi olacaksınız.&#8221;</p>
<p>Konuşmasını Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendinin bir sözüyle bitiren Dr. Ahmet Kurucan, &#8220;Söze güç kazandıran, sözle ifade edilen fikirlerin realize edilebilir olması ve hayata bağlı götürülebilir olmasıdır. İdealle realite dengesini mutlaka göz önünde bulundurmalıyız. Bu dengeyi kurabilirseniz hem kabul görürsünüz hem de başkaları tarafından taklit edilirsiniz. Değilse siz hep başkalarını taklit eden pasif bir konumda yer alırsınız diyor Hocaefendi.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Kısa adı FKM (Forening for Kultur og Mangfold) olan Kültür ve Çeşitlilik Derneği’nde genç muhacirlerle bir araya gelen Dr. Ahmet Kurucan, farklı kültürlerin bir arada olduğu toplumlarda gençlerin karşılaştığı problemlere ilişkin soruları cevapladı. Kurucan, programda genç okurlarının getirdiği kitapları imzalamayı da ihmal etmedi.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ahmet-kurucan-gecmisimizi-katiyen-degistiremeyiz-ama-gelecegimizi-degistirebiliriz/">Ahmet Kurucan: &#8221;Geçmişimizi katiyen değiştiremeyiz ama geleceğimizi değiştirebiliriz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap severler Köln&#8217;de yazarlar ile buluştu</title>
		<link>https://hizmetten.com/kitap-severler-kolnde-yazarlar-ile-bulustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 May 2022 10:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Tekineş]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Macit]]></category>
		<category><![CDATA[Line Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Muhittin Akgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=25765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’nın Köln şehrinde Line Marketing, kitap sevenleri yazarlar ile buluşturmak maksadıyla iki günlük bir program organize etti. İki gün devam edecek olan okur- yazar buluşmasına yoğun ilgi vardı. Hizmetten.com yazarlarından&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitap-severler-kolnde-yazarlar-ile-bulustu/">Kitap severler Köln&#8217;de yazarlar ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın Köln şehrinde Line Marketing, kitap sevenleri yazarlar ile buluşturmak maksadıyla iki günlük bir program organize etti. İki gün devam edecek olan okur- yazar buluşmasına yoğun ilgi vardı. Hizmetten.com yazarlarından İsmet Macit ve ilahiyatçı – yazar Ahmet Kurucan ilk gün okurlarıyla bir araya geldi. Her iki yazar da yeni çıkan kitaplarını stantlarda okurları için imzaladı. Kitap imzaları sonrasında ise konferans salonunda kitaplarını hakkında konuştular. Yazarların okurları ile buluştuğu programda yapılan panel, konferans, söyleşinin yanı sıra yeni nesile de okumanın önemi ve kitap sevgisi hakkında bilgiler verildi.</p>
<div id="attachment_25767" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25767" class="size-medium wp-image-25767" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2-700x593.jpg" alt="" width="700" height="593" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2-700x593.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2-1200x1016.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2-768x650.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2-1536x1301.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur2.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-25767" class="wp-caption-text">Hizmetten.com yazarı İsmet Macit</p></div>
<p>Köln&#8217;de 21 Mayıs tarihinde yoğun bir katılım ile başlayan yazarların, okurları ile buluşmasında yüzlerce kişinin ziyareti ile devam ediyor. Fuarda imza günü düzenleyen yazarlar Ahmet Kurucan, İsmet Macit, ilk gün okurları ile bir araya gelirken, ikinci gün Prof. Dr. Muhittin Akgül, Prof. Dr. Ayhan Tekineş ve Fikret Kaplan kitap severlerle bir araya gelecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-25768 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1-700x340.jpg" alt="" width="700" height="340" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1-700x340.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1-1200x583.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1-768x373.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1-1536x746.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/05/yazar-okur1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Yoğun bir katılımın olduğu yazarların, okurları ile buluşmasında kitapseverler bu tür etkinliklerden dolayı Line Marketing&#8217;e teşekkür etti. Yazarların okurları ile buluştuğu Köln programına yoğun bir katılımın olmasından dolayı memnuniyetini dile getiren yazarlar ise, Line Marketig&#8217;e bu organizasyonundan dolayı teşekkür etti. Çevre illerden gelen okurlar için Anadolu mutfağına ait yiyecek ve içecek kermesi de düzenlendi. Programa katılan aileler gün boyu ailecek neşeli saatler geçirdi ve yazarlar ile sohbet etme imkânı buldular. Yazarların, okurlar ile buluşma programı Köln, Berlin ve Stuttgart&#8217;da organize edildiği açıklandı. Çok sayıda kitabın sergilendiği ve yeni çıkan kitapların tanıtıldığı program gece geç vakitlere kadar devam etti.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kitap-severler-kolnde-yazarlar-ile-bulustu/">Kitap severler Köln&#8217;de yazarlar ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam’da din değiştirme: Siyasi suç mu, düşünce özgürlüğü mü?</title>
		<link>https://hizmetten.com/islamda-din-degistirme-siyasi-suc-mu-dusunce-ozgurlugu-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 17:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[IBM Fransa YouTube]]></category>
		<category><![CDATA[İrtidat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24487</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslam ve inanç özgürlüğü ekseninde yapılan tartışmaların özünü şüphesiz din değiştirenin yaşam hakkı oluşturmaktadır. Paris Söyleşileri’nin bu bölümünde İslam üzerine doğan veya kendi iradesiyle İslam’ı seçen kimselerin din değiştirme özgürlüğüyle&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/islamda-din-degistirme-siyasi-suc-mu-dusunce-ozgurlugu-mu/">İslam’da din değiştirme: Siyasi suç mu, düşünce özgürlüğü mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslam ve inanç özgürlüğü ekseninde yapılan tartışmaların özünü şüphesiz din değiştirenin yaşam hakkı oluşturmaktadır. Paris Söyleşileri’nin bu bölümünde İslam üzerine doğan veya kendi iradesiyle İslam’ı seçen kimselerin din değiştirme özgürlüğüyle ilgili sorulara cevap aranıyor.</p>
<p>Araştırmacı yazar Dr. Ahmet Kurucan’ın katılacağı programda daha çok müellifin yakın zamanda kaleme aldığı ve Süreyya yayınlarından çıkan &#8216;<em>Düşünce Özgülüğü Kapsamında İrtidat&#8217;</em> isimli eserindeki görüşleri ekranlara geliyor. İrtidat kelimesinin manası, kurucu müctehitlerin irtidata yaklaşımı, Kur’an-ı Kerim’in &#8221;<em>Dinde zorlama yoktur..&#8221; </em> şeklinde açık hükmüne rağmen irtidat fiiline verilen cezaların gerekçeleriyle günümüzün önde gelen alimlerinden M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin cezayı teşri kılan hadisin yorumlanması ve din değiştirmeye verilen cezanın gerekçelendirilmesinde müçtehitlerin içinde bulundukları dönem ve şartlarla ilgili görüşleri programda incelenecek başlıklardan bazıları.</p>
<p>Cumartesi 20.00’da IBM Youtube kanalından canlı ekrana gelecek programı izleyicilerimiz aşağıdaki linkten takip edebilirler:</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_40787"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/4bq6Sil3LUQ?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>Dil, din, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç farkı gözetmeksizin her kesimden insanları sevgi ve hoşgörü ikliminde buluşturmayı hedefleyen Canal IBM, Fransa merkezli bir Youtube kanalıdır. Toplumun farklı kesimleri arasında sosyal barışın temini ve şiddet yanlısı radikalizme mücadeleyi öncelikli misyonu arasında gören Canal IBM’yi aşağıdaki sosyal medya adreslerinden de takip edebilirsiniz:</p>
<p><strong>Youtube:</strong></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCoPnuJgrIcGPdfwyGgehRmA">https://www.youtube.com/channel/UCoPnuJgrIcGPdfwyGgehRmA</a></p>
<p><strong>Facebook:</strong></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/islambilgilendirmemerkezi/">https://www.facebook.com/islambilgilendirmemerkezi/</a></p>
<p><strong>Twitter: </strong></p>
<p><strong><a href="https://twitter.com/ibm_youtube">https://twitter.com/ibm_youtube</a></strong></p>
<p><strong>Instagram:</strong></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/ibm_youtube/">https://www.instagram.com/ibm_youtube/</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/islamda-din-degistirme-siyasi-suc-mu-dusunce-ozgurlugu-mu/">İslam’da din değiştirme: Siyasi suç mu, düşünce özgürlüğü mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bunca ah almaya &#8216;Değer Miydi?&#8217;</title>
		<link>https://hizmetten.com/bunca-ah-almaya-deger-miydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2022 15:09:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[Crab Publishing]]></category>
		<category><![CDATA[M.Ertuğrul İncekul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24195</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 yılından beri Türkiye’de yaşanan mağduriyetleri, edebiyatın her alanındaki çalışmalarla e-book formatında yayınlayan Crab Publishing, Samanyoluhaber yazarı, M. Ertuğrul İncekul’un denemelerinden oluşan ikinci kitabını yayımladı. ‘“Değer miydi” ismiyle yayımlanan kitap,&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bunca-ah-almaya-deger-miydi/">Bunca ah almaya &#8216;Değer Miydi?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2018 yılından beri Türkiye’de yaşanan mağduriyetleri, edebiyatın her alanındaki çalışmalarla e-book formatında yayınlayan Crab Publishing, Samanyoluhaber yazarı, M. Ertuğrul İncekul’un denemelerinden oluşan ikinci kitabını yayımladı. ‘“Değer miydi” ismiyle yayımlanan kitap, yazarın gündeme, aktüaliteye ve insan hakları ihlallerine dair düşüncelerini içeren yazılardan oluşuyor.</p>
<p>Takdim yazısı ile kitaba ayrı bir derinlik kazandıran İslam araştırmacısı ve yazar Ahmet Kurucan’ın takdiminden kısa bir kesit; “Değer miydi kitabı denince aklına gelen ilk kelimeyi söyle” deseniz bana, “ümit” derim. Evet, ümit demiş, ümit solumuş, ümit va’d etmiş İncekul. Fakat hamasi bir söylem olarak değil. Aksine Doğu ve Batı’dan nice devasa şahsiyetlerin yaşam ve sözlerinden alıntılarla temellendirmiş bu ümit söylemini. Mehmet Akif demiş, Nazım Hikmet demiş, Cem Karaca demiş, Ahmet Kaya demiş, Victor Hugo demiş, Voltaire demiş, Emile Zola demiş, Dostoyevski demiş ve özlü örnekler vermiş. El-hak doğru düşünmüş. Çünkü şu an itibariyle en çok ihtiyacımız olan şeylerin başında geliyor ümit. Bu ihtiyacı gördüğü için olsa gerek İncekul söz konusu yazıları ile haksız yere ve tahammülü imkânsız zulümlerle âlûde olan okuruna verebileceği en güzel hediyeyi vermiş, gösterebileceği en güzel hedefi göstermiş.<br />
İncekul’un bu kitabında göreceğiniz altı mutlaka çizilmesi gereken ikinci unsur bir türlü ‘biz’ olmamış ve olamamış Türkiye toplumuna ayna tutması, bir ‘farkındalık’ oluşturmaya çalışması, Cumhuriyet Türkiye’sinin dini, mezhebi, etnik, ideolojik, siyasi görüş ayrılıkları üzerine kurulu kamplarında, mahallerinde, kabilelerinde yaşayan insanlara “Sen busun!” demesi. Maalesef bir gerçek bu ve bu gerçek sadece bizim gerçeğimiz değil.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-24199 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/02/Deger-miydi-kapak.jpg" alt="" width="339" height="480" /></p>
<p>Dünyanın her yerinden Smashwords, Apple ve Kobo gibi birçok platformdan farklı e-book formatlarında indirilebilecek olan kitap hakkındaki detaylı bilgiyi Crab Publishing’in internet sitesinden almak mümkün:</p>
<p><a href="https://crabpublishing.com/kitaplarimiz/deneme-makale/deger-miydi/">DEĞER MİYDİ? &#8211; Crab Publishing</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bunca-ah-almaya-deger-miydi/">Bunca ah almaya &#8216;Değer Miydi?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlahiyatçı &#8211; yazar Ahmet Kurucan&#8217;dan &#8216;Din Özgürlüğü Kapsamında: İRTİDAT&#8217;</title>
		<link>https://hizmetten.com/ilahiyatci-yazar-ahmet-kurucandan-din-ozgurlugu-kapsaminda-irtidat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 14:42:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<category><![CDATA[İrtidat]]></category>
		<category><![CDATA[Süreyya Kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=24071</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlahiyatçı yazar Ahmet Kurucan, Süreyya Kitap’tan çıkan “Din Özgürlüğü Kapsamında: İrtidat” kitabında, son yılların en tartışmalı konularından biri olan ve sözlük manasıyla “dinden dönme, İslamiyeti terketme” anlamlarına gelen “irtidat” konusunu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/ilahiyatci-yazar-ahmet-kurucandan-din-ozgurlugu-kapsaminda-irtidat/">İlahiyatçı &#8211; yazar Ahmet Kurucan&#8217;dan &#8216;Din Özgürlüğü Kapsamında: İRTİDAT&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>İlahiyatçı yazar Ahmet Kurucan, Süreyya Kitap’tan çıkan “Din Özgürlüğü Kapsamında: İrtidat” kitabında, son yılların en tartışmalı konularından biri olan ve sözlük manasıyla “dinden dönme, İslamiyeti terketme” anlamlarına gelen “irtidat” konusunu kaleme alıyor. Kitapta, kavramın Kur’an’da, hadiste, sahabe döneminde, fıkıhta ve tarihsel süreçteki yeri aktüel boyutuyla ele alınıyor. Ayrıca Bediüzzaman hazretleri ve Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu konudaki görüşlerine de yer veriliyor. Kitap, &#8216;Sokratik Metod&#8217; ile, soru cevap tarzında kaleme alındığı için, akıcı ve anlaşılır bir başvuru eser hükmünde. İslam üzerine belki de en çok merak edilen konulardan biriyle ilgili yazılmış bu kitaba, kütüphanenizde yer açmak ister misiniz?</div>
<div></div>
<div><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-24074 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Irtidat-495x700.jpeg" alt="" width="495" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Irtidat-495x700.jpeg 495w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/01/Irtidat.jpeg 601w" sizes="(max-width: 495px) 100vw, 495px" /></div>
<div>
<div></div>
<div>Kitapta yer alan sorulardan bazıları şu şekilde:</div>
<div>&#8211; Din özgürlüğü ile irtidat kavramı arasında bir tezat var mıdır?</div>
<div>&#8211; Kur’an-ı Kerim’de irtidat suçuna öngörülen somut ceza nedir?</div>
<div>&#8211; “Dinini değiştireni öldürün.” hadis-i şerifini nasıl anlamalıyız?</div>
<div>&#8211; Mürtedin nikâhı düşer mi? Malları müsadere edilir mi?</div>
<div>&#8211; Sahabe mürtedlere karşı nasıl bir tavır ve tutum takınmıştır?</div>
</div>
<div></div>
<div>Satın almak için : <a href="https://sureyyakitap.com/product/irtidat/">Din Özgürlüğü Kapsamında: İRTİDAT – Süreyya Yayınları (sureyyakitap.com)</a></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/ilahiyatci-yazar-ahmet-kurucandan-din-ozgurlugu-kapsaminda-irtidat/">İlahiyatçı &#8211; yazar Ahmet Kurucan&#8217;dan &#8216;Din Özgürlüğü Kapsamında: İRTİDAT&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Gelecek projeksiyonu’ üzerine yorumlar ve cevaplar  l Ahmet Kurucan</title>
		<link>https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-uzerine-yorumlar-ve-cevaplar-l-ahmet-kurucan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2021 12:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün sizlere geçen hafta yayınlanan “Gelecek projeksiyonu… Ve hazır mısınız?” başlıklı yazımın devamı olacak değerlendirmeler yapacaktım. Bunu bir hafta ertelemeye karar verdim. Sebebi, o yazıya gelen geri dönüşlerin çokluğu ve bir cevap&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-uzerine-yorumlar-ve-cevaplar-l-ahmet-kurucan/">‘Gelecek projeksiyonu’ üzerine yorumlar ve cevaplar  l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün sizlere geçen hafta yayınlanan “Gelecek projeksiyonu… Ve hazır mısınız?”<a href="https://www.tr724.com/gelecek-projeksiyonu-ve-hazir-misiniz/"> başlıklı yazımın</a> devamı olacak değerlendirmeler yapacaktım. Bunu bir hafta ertelemeye karar verdim. Sebebi, o yazıya gelen geri dönüşlerin çokluğu ve bir cevap beklentisi. Ben yazımın okuyucuların ilgisini çekeceğini tahmin ediyordum ama bu ölçüde olacağını değil. Bu vesile ile düşüncelerini dile getiren herkese teşekkür ederim. Okuyucuların bu düşüncelerine tek tek cevap vermem köşe yazısının sınırlarını aşar. Onun için bunları üç ayrı kategoriye ayırarak kısaca cevaplar vermeye gayret edeceğim.</p>
<p>Ona geçmeden öncelikle şunu ifade edeyim, <b>2050 yılına ait muhtemel senaryolardan biri olarak sunduğum manzara benim ne temennimdir ne kehanetim. </b>Aksine adı üzerinde senaryolardan ve yazının sonunda ifade ettiğim gibi rasyonel aklın evet diyeceği muhtemellerden biridir. <b>İnanan bir insan olarak “Keşke böyle olmasa” derim, dualar ederim, çocuklarımızın dini kimliklerini inşa ve muhafaza etmeleri için elimden gelen gayreti gösteririm ama bunları yaparken realitelere de göz yumamam. İdealist olamam ve hissi yaklaşamam. Rasyonel teoloji adı verilen bir zeminde durmaya çalışırım ki o yazıyı kaleme almamın sebeplerinden biri de budur.</b></p>
<p>Bir de “Neden 2050 yılı?” sorusuna cevap vereyim… Bazılarının ifade ettiği gibi <b>sizlerin ümitlerini kırmak değil aksine kırmamak için 2050 dedim.</b> Yoksa 2021 de diyebilir, yakın ve uzak çevremde bizzat şahit olduğum örnekleri söyleyerek zaten o senaryonun şu an itibariyle kısmen yaşandığını beyan ederdim. İşte ettim. An itibariyle 20-30 yıldır Batı ülkelerinde mukim olup ikinci ve üçüncü nesillere sahip bazı ailelerde zaten bu manzara yaşanıyor ve örnekleri de birer ikişer artıyor. Bir okuyucum; <b>“Yazdıklarınız şu an yaşanmakta burada. Benim kardeşlerim farklı millet ve dinden insanlarda evli,” </b>diye yazdı bana. Gün geçmiyor ki bu eksende bir soru benim e-posta hesabıma düşmemiş olsun.</p>
<p><b>Toparlayayım: Söz konusu senaryoyu ifade eden yazım bir taraftan mevcut realiteyi anlatırken bir taraftan da geleceğe ait kuvvetle muhtemel bir tabloyu resmetmekte ve insanımıza “Perşembe’nin geleceğini Çarşamba’dan söyleme” deyimine uygun bir şekilde uyarıda bulunmaktadır. Kaldı ki beni yakında tanıyan, sohbet ve konferanslarıma katılanlar bilir, bu alandaki uyarılarımı şimdi değil belki 15 yılı aşkın bir süredir yapıyorum.</b></p>
<p>Şimdi geçelim tepkilerin kategorilere ayrılmasına. Birinci kategori, ihtimal Türkiye veya Müslüman ülkelerde hayatlarını idame ettiren ya da Batı ülkelerine yeni göç etmiş, ideolojik denebilecek bir yaklaşımla dini ele alıp geleceğe ümitle bakan bir zeminde duran kişiler. Yine ihtimal olarak söylüyorum bunların büyük bir çoğunluğunun çocukları henüz çok küçük yaşlarda ve Batı kültürünün “eritici kazanı” gerçeği ile henüz karşılaşmamışlar.</p>
<p>“Ümidimizi kırıyorsun; hadi köyümüze geri dönelim; çocuklarımızı kaybedeceksen niye hicret ettik ki? Üstad’ın, Hocaefendi’nin müjdeleri var; siz Allah’ın dinine hizmet edin çocuklarınızı Allah korur. Biz Hizmet cemaati olarak 50-60 yıl önce Batı’ya göç etmiş diğer Müslümanlar gibi değiliz, daha eğitimli, daha donanımlıyız, bizim çocuklarımız böyle olmaz vs.” Uzatmak istemiyorum ama bu grupta değerlendirdiğim kişilerin tepkileri genelde bu merkezde. <b>Evet, ben de isterim hiç kimsenin ümidini kırmamayı, heyecanına, aşk ve şevkine dokunmamayı, sözünü ettikleri temennilerin hayat bulmasını ama bu sayıları az da olsa mevcut gerçeklere gözleri kapatmayı gerektirmemeli.</b></p>
<p>Ayrıca bizden önce Batı ülkelerine göç etmiş başka milletlere mensup Müslüman toplumları da çok hafife almayın lütfen. Hem dünleri hem de bugünleri itibariyle inşa ettikleri camiler etrafında dini kimliklerini korumuş, ikinci üçüncü nesillerini büyük bir oranda yaşadıkları topluma entegre edebilmiş, onlar arasından din adamlarını çıkartmış topluluklar onlar. <b>Mukayese yapacak verilere sahip değilim ama bizim onlardan daha iyi olduğumuz ya da olacağımıza dair elimizde somut verilerin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. 21 yıldır Amerika’da hayatın içinde yaşayan bir insan olarak bu sözlerimi lütfen yabana atmayın. Keşke yanılsam. Bu hususta yanılmaktan büyük mutluluk duyarım.</b></p>
<p>İkinci kategori, yaptıkları tahlillerden ve akıl dolu analitik analizlerinden anlayabildiğim kadarıyla Batı ülkelerinde yaşayan kişiler bu grupta yerini alıyor. Onlar Müslümanlar ve diğer din mensuplarını da içine alan dini kimlikler üzerine yapılmış çeşitli saha çalışmaları, istatistiki bilgiler, akademik makalelerden alıntılarla düşüncelerini dile getiriyor, itirazlarını yöneltiyor veya katkıda bulunuyorlar. Söz konusu senaryonun gerçekleşme ihtimalini akıldan dûr etmeden Müslümanlar olarak ister ferdi ister ailevi isterse topluluk (<i>community</i>) bazında neler yapmamız gerektiğine işaret ediyorlar. <b>Ütopik söylemlerden kaçarak ayaklarımızın yere basması gerektiğini, bir taraftan kanunlara karşı hile yapmadan yaşadığımız ülkenin hukukuna saygılı vatandaşlar olma diğer taraftan entegrasyonun en önemli göstergelerinden biri olan sorunun değil çözümün bir parçası olmanın gereği üzerinde duruyorlar. Cemaat olarak hem tecrübe ve bilgi birikimimizi hem de insan kaynağımızı inkar etmeden, “Nesil yetiştirme konusunda muazzam tecrübesi olan bir topluluğuz; tek yapmamız gereken diasporada hakim kültür çatısı altında uygulamaya yönelik modifikasyonlar yapmalıyız” diyerek mega projelere atıfta bulunuyorlar. Hemfikirim ve müteşekkirim.</b></p>
<p>Üçüncü kategoride yazdıklarından anladığım kadarıyla din eğitimi almış, dindar bir çevrede yetişmiş, hayatlarının bir kısmını dindar olarak yaşamış ama şimdilerde dini hayatından kısmen veya tamamen çıkarmış kişiler yer alıyor. Bunlar din seçiminin tamamen çocuklarımızın kendisine bırakılması gerektiği, eğitimde Tanrı’yı denklemden çıkarıp onun yerine ahlaki değerleri koymayı teklif ediyorlar. Çocuklarımızı daha özgür ve daha bağımsız bir şekilde yetiştirmeye bizzat ailenin öncülük etmesini istiyor, zaten aile buna öncülük etmese de “Su içine girdiği kabın şeklini alır” misali bunun ister istemez gerçekleşeceği tahmininde bulunuyorlar. Çocukların anne babalarından farklı bir dini benimsemelerini de tarihin düz bir çizgi takip etmediği ve etmeyeceğini, başka dinlerin bunu asırlardır yaşadıklarını dolayısıyla din değiştirmelerin tabii karşılanmasının zaruri olduğunu söylüyorlar. Bu düşünceler arasında katıldığım yerler olduğu gibi itiraz ettiğim yerler de var. Nasip olursa gelecek yazımdan itibaren bunları da içine alan bir yazı serisine başlayacağım, söz verdiğim gibi.</p>
<p><b>“Ne gereği vardı şimdi bu yazıya?” diyenlere de bir çift sözüm var.</b> Görebildiğim kadarıyla hangi kategoriye girerse girsin yazımı okuyup düşüncelerini paylaşma zahmetine katılan hemen herkes çocukları ve onların geleceği hakkında kaygı taşıyan insanlar. “Ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım?” sorusuna cevaplar arayan kişiler bunlar. Onlara diyeceğim şu: Madem bu kaygıları taşıyorsunuz “Ne gerek var böyle bir yazıya?” diyeceğinize çocuğunuzun dini kimliğini inşa ve muhafaza adına yazıda dile getirilen örneklere, yeni kaleme alacağım yazılarla birlikte bakmalı ve alıcı gözüyle değerlendirmelisiniz. Üstad’ın tabiriyle altın çıkarsa alır, bakır çıkarsa binbir gıybeti peşine takarak bana iade edersiniz.</p>
<p><b>Son olarak “Hazır mısınız?” sorusuna geleyim. Bu soru çoklarının canını yakmış, kalbini acıtmış, gözlerini yaşartmış, yüreklerini hoplatmış. Farkındalık uyarma adına bence iyi de olmuş. Aksi halde yazı vazifesini eda etmiş olmaz, Perşembe’nin geleceğini haberdar edememiş olurdu.</b> Ama “Hazır mısınız?” sorusundan bu kadar etkilenen bazılarının sığınmış olduğu liman gözüme çok sığ göründü. Daha doğrusu metodolojik bir hata yapıldığını düşünüyorum. Bunlardan birisi bana şu soruyu soruyor: “İslam’ı güneşin doğup battığı her yere götürme düşüncesiyle yola çıkanlardan, kendi evlatlarının İslam’dan çıkmalarına hazır olmalarını mı istiyorsunuz?” Elbette hayır, tabii ki istemiyorum. O zaman sorumu değiştirerek sorayım: <b>“İslam’ı güneşin doğup battığı her yere götürme düşüncesiyle yola çıkan insanların çocuklarının bir gün  ‘Ben artık Müslüman değilim?’ demeyeceğinin garantisi var mı?”</b></p>
<p>Bir soruyu da: “Ümîdvâr olun, şu istikbal inkilâbı içinde en yüksek gür sâdâ İslam’ın sâdâsı olacaktır” diye Üstad’ın ümit dolu gelecek tahminini anlatan okuyucuma sormak isterim: <b>Diyelim ki İslam’ın sâdâsı istikbalde hâkim oldu. Senin çocuğun, benim çocuğum İslam dairesi için de mi yerini alacak dışında mı? Büyük resimden bahsetmiyorum; İslam’ın sâdâsının ne olduğu, istikbalde nasıl hakim olacağı sorularını bir kenara bırakarak küçük resimden, senin ve benim çocuğumdan, hatta senden ve benden söz ediyorum; biz o resmin içinde mi yer alacağız dışında mı? Büyük ideallerden söz ederken kendimizi unutmayalım. İdealite ve realite dengesi içinde doğru yerde duralım.</b></p>
<p>Neyse çok uzattım. Hata ettiysem affola. Haftaya görüşmek ümidiyle.</p>
<p><strong>Kaynak: Ahmet Kurucan | Tr724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-uzerine-yorumlar-ve-cevaplar-l-ahmet-kurucan/">‘Gelecek projeksiyonu’ üzerine yorumlar ve cevaplar  l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelecek projeksiyonu… Ve hazır mısınız? l Ahmet Kurucan</title>
		<link>https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-ve-hazir-misiniz-l-ahmet-kurucan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 16:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayali bir tasvirden söz edeceğim sizlere bu yazıda. Bin bir çeşit senaryo içinde ilk aklıma gelenleri yazdım. Gerçekle kısmen ilgisi var. Birebir böyle bir örnek yok ama ihtimaller perspektifinden baktığınızda&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-ve-hazir-misiniz-l-ahmet-kurucan/">Gelecek projeksiyonu… Ve hazır mısınız? l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayali bir tasvirden söz edeceğim sizlere bu yazıda. Bin bir çeşit senaryo içinde ilk aklıma gelenleri yazdım. Gerçekle kısmen ilgisi var. Birebir böyle bir örnek yok ama ihtimaller perspektifinden baktığınızda belki de yarınları haber veriyor. Zaman gösterecek bunun ne kadar gerçekçi olduğunu. Bu kısa hatırlatmadan sonra hayali tasvirime geçeyim.</p>
<p>2017 yılında iki küçük çocuğu ile Batı ülkesine hicret etmiş bir aile bu. Dini bir cemaate mensup olması dolayısıyla terörist diye yaftalanmışlar yaşadıkları ülkenin rejimi tarafından. Onlar da insanca yaşamak için hicret etmeye karar vermişler o imkanları sağlayan bir Batı ülkesine. Üçüncü ve dördüncü çocukları hicret ettikleri ülkede doğmuş. Dolayısıyla 4 çocuğun dördünün de karakterleri, şahsiyetleri yaşadıkları ülkenin sosyo-kültürel çevresi içinde şekillenmiş. İlkokuldan üniversiteye bütün eğitimlerini orada almışlar.</p>
<p>Aralarında ikişer yaş olan iki kız iki erkek bu dört kardeşin dördü de maşallah çok başarılı olmuşlar. Birisi özel sektörde yönetici, diğeri üniversitede öğretim görevlisi, diğer iki kardeş de kendi işlerini kurmuş ticaretlerini yapıyorlar. Bu başarıda anne babanın maddi-manevi çektikleri sıkıntıların rolü büyük. Anne-babalarını kendilerini okutmak için canhıraş çalıştıklarını gören çocuklar hayata iyi asılmışlar. Zaten ne dil ne kültür problemleri var. Aksine ana dilleri olan Türkçeleri sorunlu. Anadolu kültürüne ait değerler ise evlerinde ve yakın çevresindeki gördükleri ile sınırlı. Bazılarını benimsemiş bazılarını benimsememişler.</p>
<p>Yıllarca Türkiye’ye gidememeleri çocukları Türkiye’deki akrabalarında koparmış. Dede-nine, hala-teyze, amca-dayı, gibi mefhumlar kafalarında çok flu biçimde yer almış. Tanımıyorlar desek sezadır. Kuzenleri de var ama onlarla da münasebetleri bayramdan bayrama görüştükleri görüntülü telefon konuşmalarından ibaret.</p>
<p><b>Anne babanın çocukları adına en büyük istekleri her anne baba gibi onları iyi bir insan ve tabii ki dindar oldukları için de çocuklarının da en az kendileri kadar dini bütün insanlar olması. Onların çocuklarını yetiştirme esnasında gösterdikleri bütün çaba işte bu iki ana eksen üzerine kurulu imiş.</b></p>
<p>İyi insanlar olma konusunda bir problem yok. Hepsi de iyi insanlar. Kanunlara saygılı, eğitimleri ve tecrübeleri ile yaşadıkları ülkeye katkı sağlayan, sorun değil aksine çözümün bir parçası olan, ahlaklı, yattığı-kalktığı yeri bilen, ailenin yüzünü yere baktıracak hiçbir davranışı olmayan güzel insanlar olmuş hepsi.</p>
<p>Dini kimliklerine gelince… Bunu benim gelecek projeksiyonu diye ifade ettiğim hayali tasvirde görelim. 2050 yılına gidelim ve Kurban bayramı vesilesiyle 4 çocuğun anne babasının evine geldiğini düşünelim. Evlenmişler, yurtlarını yuvalarını kurmuşlar ve gariptir hepsinin de ikişer çocukları olmuş. Buna göre anne-baba, iki kız, iki damat, iki oğlan, iki gelin, sekiz torun, toplam 18 kişi. 2050 Kurban bayramı günü ev tam bir karnaval yeri. Hayali bile ne kadar güzel.</p>
<p>Büyük kız, üniversitede tanıştığı ve âşık olduğu Avustralyalı bir erkekle evlenmiş. Kocası evlilikten sonra ülkesine geri dönmemiş ve orada yaşamaya karar vermişler. İkisi de aynı üniversitede öğretim görevlisi. <b>Koca Katolik Hristiyan. Kız da evlendikten sonra Hristiyanlığı tercih etmiş. </b>Her ikisi de dinlerine sadıklar. Pazar günü kilise ayinlerini hiç kaçırmıyorlarmış. Evlerinde de hakeza, dini öğretilerine göre yaşam sürmekte dikkatli imişler.</p>
<p>Küçük kız, başarılı bir iş kadını. Online ticaret yaparak işe başlamış, sonra işlerini büyütmüş ve uluslararası ithalat-ihracat yapan bir şirkete sahip olmuş. Onlarca insan çalıştırıyor iş yerinde. O da gönlünü işyerinde çalıştırdığı bir bilgisayar mühendisine kaptırmış. <b>Faslı bir Arap. Müslüman ve Müslümanlığı kılı kırk yararcasına yaşamaya çalışan bir insan. Kız da hakeza.</b> Kocasından geri kalan bir tarafı yok. Her ikisi de ülke genelindeki Müslümanların üst çatı organizasyonunun üyesi. Gönüllü faaliyetlere katılıyorlar. Bazı projelerde bizzat çalışıyor bazılarına ise maddi katkı sağlıyorlar.</p>
<p>Oğlanlara gelince, büyük oğlan Brezilyalı bir kızla evlenmiş. Üniversitede okurken yaptıkları bir yurt dışı gezisinde tanışmışlar. Teknolojinin imkanları ile münasebetleri ilerlemiş ve evlenmişler. Oğlan üniversite eğitimi sonrası özel sektörde yönetici olarak çalışıyor. <b>Kız sıkı bir Katolik. Oğlan ise deist olarak kendini tanımlıyor. </b>İslam ile alakası sadece Allah’a inanmakla sınırlı. Kız evlenirken “Ben senin dinine karışmam ama çocuklarımız olursa onları Hıristiyan olarak yetiştireceğiz,” diye şart koşmuş. Oğlan da kabullenmiş.</p>
<p>Küçük oğlana gelince, kız kardeşi gibi kendi işinin sahibi. O da başarılı bir ticaret adamı. Üç-dört alışveriş merkezinde her birinde 5-6 insanın çalıştığı perakende satış yapan dükkanları var. O da Haitili siyahî bir kadınla evli. <b>Dini inanç noktasında Müslümanım diyor ama Cuma ve Bayramlar hariç namazı niyazı yok.</b> Ramazan’da bazen oruç tutuyor bazen tutmuyor. <b>Karısı ise Protestan bir ailede büyümüş ama şu an kendisini “Zen” olarak tanımlıyor. Zen Budizminin bir takipçisi.</b></p>
<p><b>Geriye dönelim ve dini kimlik açısından bakalım ailenin durumuna: Yıl 2017, hicret esnasında iki, 2021’de ise dört çocuklu Müslüman anne baba. Yıl 2050, Müslüman anne baba, iki Müslüman, bir deist ve bir Katolik Hıristiyan çocuk. Damatlardan birisi Müslüman, diğeri Hristiyan, gelinlerin biri dindar Katolik, diğeri de Zen Budist. Torunlar adına bir şey söylemek için henüz erken.</b></p>
<p><b>Şimdi sorumu soruyorum: Hazır mısınız böyle bir geleceğe? Benim tasvir ettiğim gibi olmayabilir ama üç aşağı beş yukarı yakın bir gelecekte böylesi manzaraların yaşanacağından kuşku yok. Rasyonel bir akıl rahatlıkla bu çıkarımı yapabilir. Delil isterseniz 50-60 yıl önceki göç dalgalarında Müslüman ülkelerden Batı ülkelerine göç etmiş ailelere bakın. Benim hayali tasvir yaparak dile getirdiğim manzarayı şu an bir gerçeklik olarak yaşıyorlar. Kim bilir yaklaşan bu Kurban Bayramında kaç hanede bu manzara ayniyle yaşanacak.</b></p>
<p>Bu tasvir üzerine bir de değerlendirme yazısı kaleme almam lazım. İnşallah haftaya yazacağım. O yazının girişi olsun diye tekrar edeyim sorumu: Hazır mısınız böyle bir geleceğe? <b>Siz de yarın böyle bir manzara ile karşı karşıya gelirseniz çocuklarınızın dini tercihlerine saygılı davranabilecek ve yine evladım diye candan, içten, gönülden bağrınıza basabilecek misiniz onları?</b></p>
<p><strong>Kaynak: Ahmet Kurucan | Tr724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gelecek-projeksiyonu-ve-hazir-misiniz-l-ahmet-kurucan/">Gelecek projeksiyonu… Ve hazır mısınız? l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayrettin Karaman’a mektup l Ahmet Kurucan</title>
		<link>https://hizmetten.com/hayrettin-karamana-mektup-l-ahmet-kurucan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 14:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kurucan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz “saray müftüsü” biz de sizin dahi “bu kadar da değil!” diyeceğinize emin olduğum suçlamalarla sözde “vatan haini”. Öyle ilan edildiğimizden beri konuşamadık, görüşemedik. Gerçi ben bu süreçte sizin bazı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayrettin-karamana-mektup-l-ahmet-kurucan/">Hayrettin Karaman’a mektup l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz “saray müftüsü” biz de sizin dahi “bu kadar da değil!” diyeceğinize emin olduğum suçlamalarla sözde “vatan haini”. Öyle ilan edildiğimizden beri konuşamadık, görüşemedik. Gerçi ben bu süreçte sizin bazı yorumlarınız ve fetvalarınız özelinde yazılar kalem aldım, cevaplar beklediğimi yazdım ama ya haberiniz olmadı ya da cevap vermeye değer görmediniz.  Sağlık olsun.</p>
<p>Sağlığınızı soracaktım. Medyaya yansıyan haberlerden öğrendiğim kadarıyla sağlık sorunları yaşıyormuşsunuz. 1934 doğumlu olduğunuza göre 87 yaşındasınız. Tabii haliyle ihtiyarlığın getirmiş olduğu hastalıkların olması normal. “Kime uzun ömür verirsek yaratılışını tersine çeviririz” ayeti ile anlatılan hakikat her fani gibi sizde de hükmünü icra etmektedir. Umarım hem bedeni hem de ruhi sağlığınız yerindedir.</p>
<p>Sayın Hocam!</p>
<p>Bir ayı aşkın süredir milyonlarca kez izlenen videoları ile ortaya çıkan Sedat Peker’in anlattıklarını izlemişsinizdir. Ben izlemedim ama onun video konuşmaları ile yaptığı ifşaatlar üzerine yapılan yurt dışındaki özgür gazeteci ve akademisyenlerin yaptığı yorumları okudum, programları izledim. Belki siz de böyle yapmışsınızdır. Sözün özü sizin gibi birinin bundan haberdar olmaması düşünülemez.</p>
<p>Bu videolar ve dile getirilen iddialar, ifşaatlar özelinde Türkiye’de neredeyse konuşmayan kimse kalmadı. Erdoğan, onun kamuoyuna beyanat vermeye izin verdiği bazı bakanlar, bürokratlar, gerçek gazeteciler, sözde gazeteciler, akademisyenler ve daha kimler kimler. Tarlada çift süren çiftçiden, <strong>rahmetli babanız gibi demirci örsünün başında pulluk bıçağı yapan demirciye,</strong> elinde iğnesiyle yorgan diken yorgancıdan köy kahvelerinde ömür tüketen insanlara kadar herkes bir şeyler söyledi.</p>
<p>Gerek konvensiyonel gerekse sosyal medyadan merakla takip ettim bu kişileri. İzledim, dinledim, okudum demiyorum sadece takip ettim. <strong>Gözlerim merakla ve sürekli birisini aradı. Kulaklarım onun sesine kilitlendi. Kim biliyor musunuz bu kişi? Sizsiniz Sayın Hocam! Hayrettin Karaman.</strong></p>
<p>Neden mi? Sebebi çok basit. <strong>Sedat Peker’in AKP iktidarı dönemine ait yaptığı ifşaatlarının hemen hepsi hırsızlık pardon yanlış oldu yolsuzluk üzerine kurulu. </strong>İhaleler, cinayetler, adam kaçırmalar, silah kaçakçılığı, uyuşturucu, mafya ile sıkı ilişkiler ve daha akla hayale gelmedik hemen her meselede karşımıza çıkan sey yolsuzluk. <strong>Malum sizin 21 Aralık 2014’de “Yolsuzluk Başka Hırsızlık Başka” başlığı ile Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan bir köşe yazınız vardı.</strong> Siz o yazıda yolsuzluğa hırsızlık denemeyeceği, yolsuzluğun da ayıp, suç, günah olduğu halde tarif ve hükmü bakımında hırsızlıktan farklı olduğunu söylüyordunuz.</p>
<p>Türkiye kamuoyunda çok büyük tartışmalara vesile olan ve ihtimal artık mafyanın diline bile pelesenk olmuş üstü kapatılamayan pisliklerin yapılmasında büyük etkisi olduğuna inandığım bu yaziniza geri dönecek değilim. Aslında dönmek lazım da yeri burası değil. Söz uzar ama şunları da sormadan geçemeyeceğim. Sizden öğrendiğimiz kıyas-ı içtihadî var ya, bu metot hırsızlık ile yolsuzluk mukayesesinde kullanılamaz mı acaba? Ya da usul-ü fıkhın imkanları içinde maslahat ve istihsan metodları işe yaramaz mı? Veya Şatıbi’nin makasıd teorisi. Sizin gâî yorum, makasıdî yorum diye bizlere anlattığınız metotlara ne dersiniz? Gerçekten ‘yolsuzluk hırsızlık değildir’ derken bu metotları kullanarak mı bu sonuca varmıştınız?</p>
<p>Neyse, ben devam edeyim kaldığım yerden. <strong>Neden sizi arıyorum medyada. Çünkü Sedat Peker videolarında ortaya dökülen ve sizin yorumunuza göre hırsızlık olmayan yolsuzluklar hakkında ne düşünüyorsunuz diye merak ediyorum. Bu yolsuzlukları yapanlara toplumun kâhir ekseriyeti hırsız dese de sizin görüşünüze ittibaen hırsız demeyelim ve yolsuz diyelim. Pekâlâ sizin milleti soyup soğana çevirip bugününü ve geleceğini çalan bu yolsuzlara karşı söyleyeceğiniz bir çift lafınız olmayacak mı? Ulema halkın temsilcisi diye anlattınız bize. Sizin gibi bir ulemanın gerçekten söyleyeceği sükuttan başka bir şey yok mu? Yoksa bazen sükut konuşmadan daha etkilidir diyerek susarak mı konuşuyorsunuz?</strong></p>
<p>Malum siz kamuya açık şekilde AKP iktidarını, Erdoğan’ı destekleyen bir siyasi duruşa sahipsiniz veya sahiptiniz. Çoktan beri yazı yazmadığınız ve TV ekranlarına çıkmadığınız için şu an itibariyle nerede durduğunuzu bilmiyorum. Belki hala aynı yerde duruyorsunuz belki ortaya dökülen bu kadar erâciften sonra duruşunuzu değiştirdiniz, inanın bilmiyorum. Bilmediğim için de size soruyorum, hala aynı siyasi görüşü ve aktörlerini  benimsiyor ve destekliyor musunuz? Arkasında mısınız İslamcı ideolojinin, Erdoğan ve şürekasının? Yoksa bu erâcif karşısında siz de bir çokları gibi küçük dilinizi mi yuttunuz; yuttuğunuz için mi sesiniz çıkmıyor? Ya da “Ben bile bu kadar ileri gideceklerini hayal edemezdim, uyuşturucu kaçakçılığı da ne yahu?” mu diyorsunuz? Yoksa Mustafa Öztürk’ün son yaptığı konuşmalardan birinde dediği gibi “İslamcı hayalim için kendimden ve herkesten özür diliyorum” diyenler arasında mısınız yoksa?</p>
<p>Farkında mısınız Sayın Hocam, AKP’nin 19 yıllık iktidarı sonrası ülkeyi getirdiği yer Sedat Peker gibi bir suç örgütü liderini bile isyan ettirdi. <strong>Yıllar öncesinin hırsızlık pardon hep unutuyorum yolsuzluk operasyonlarında “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diyen halk da “çalışmalı ama çalmamalılar” diyormuş şimdilerde. </strong>‘Pislik denizi’ gibi ülke diyormuş bazıları. ‘Denizde müsilaj siyasette AKP!’ benzetmesi yapılıyormuş duyduğuma göre.</p>
<p>Hepsinden daha önemlisi; sizin kendisi için oy istediğiniz Erdoğan ve ailesi başta olmak üzere bütün bu yolsuzlukları yapanlar için “Eğer onlar Müslümansa ben değilim” diyen insanlar varmış ve sizin ömrünüzü adadığınız İslam diniyle aralarına mesafe koyuyorlarmış. Malum bu sözü ilk defa sizin de yakında tanıdığınız Hilmi Yavuz söylemişti. Bir şey daha: <strong>Ali Erbaş’ın ‘Sıfırı Müslümanlar bulmasaydı, batının aydınlanması belki de çok gecikecekti.’ demesine karşılık ‘Sıfırlamayı kim buldu?’ diye soruyorlarmış. Sahi siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sıfırlamayı kim buldu?</strong></p>
<p>Size soracağım daha çok sorular var ama burada keseyim Sayın Karaman. <strong>Duymak istediğiniz yalanlarsa gerçeği kabullenmenin zor hem de çok zor olduğunu bilen bir insanım.</strong> Ben sizin nerede durduğunuz merak ediyorum. İngilizce comfort zone denilen konfor bölgesinden ayrılmayı istemeyen insanlar misali yalanlara mı yoksa ne kadar acıtıcı ve incitici de olsa doğru, gerçek ve hakikata mı kulak veriyorsunuz? Bunu görmek istiyorum. <strong>Bu sebeple olsa gerek parti müftülüğünden iktidar, rejim, saray ve devlet müftülüğüne tırmanmış bir insan olarak gerçekten sizin görüşünüzü merak ediyorum.</strong></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_17540"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/-01ZR7MYbyg?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: Tr724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hayrettin-karamana-mektup-l-ahmet-kurucan/">Hayrettin Karaman’a mektup l Ahmet Kurucan</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
