Sessiz Çığlıklar Sergisi Avustralya’da: KHK’lıların Hatıraları İlk Kez Bu Kıtada

Yazar hizmetten
web

Uluslararası gezici bir insan hakları platformu olan Sessiz Çığlıklar Sergisi, dünya turuna Avustralya kıtasını da ekledi. 10 Şubat’ta Melbourne’de 40., 12 Şubat’ta ise Sydney’de 41. programını gerçekleştiren sergi, Türkiye’deki hak ihlallerini somut tanıklıklar ve kişisel hikayeler üzerinden dünyaya duyurmaya devam ediyor.

kimse-yok-mu

İstatistiklerin Ötesinde: İnsan Hikayeleri

Sergi, Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini rakamlardan ibaret olmaktan çıkarıp ziyaretçileri gerçek insan öyküleriyle yüzleştiriyor. Kıtalar arası taşınan 30’dan fazla kişisel hatıra arasında; Tahir Elçi’nin kravatı, gazeteci Mehmet Baransu’nun cezaevi radyosu ve cezaevinde anne sütünden mahrum kalan bebek Murat’ın biberonu gibi sarsıcı objeler yer aldı.

Melbourne: “Sessiz Çığlıklar Kamusal Hafızada”

Melbourne programı, SBS’in efsanevi ana haber sunucusu George Donikian’ın sunumuyla Serenity Community Centre’da yapıldı. Advocates for Dignity (AFD) ve Advocates of Silenced Turkey (AST) iş birliğiyle düzenlenen gecede öne çıkan mesajlar şöyleydi:

  • George Donikian: Sergiyi “sessiz bırakılmış çığlıkların kamusal hafızaya taşınması” olarak nitelendirdi.

  • Prof. Dr. İsmail Albayrak: “Devletin dini adalettir” diyerek, adaletsizliğin toplumsal yıkımlarına dikkat çekti.

  • Dr. Leighann Spencer: Sergideki somut hatıraların akademik verilerden çok daha derin bir iz bıraktığını vurguladı.

Sydney: Customs House’da Vicdan Buluşması

Serginin Sydney ayağı, şehrin tarihi mekanlarından Customs House’da Galaxy Foundation ev sahipliğinde gerçekleşti. AFD Başkanı Mehmet Saral, serginin sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda mağdurlarla bir dayanışma köprüsü olduğunu belirtti. Sivil toplumun deneyimli ismi Jim Mein ise çok kültürlü toplumların otoriterleşmeye karşı birlikte yaşama iradesini koruması gerektiğini ifade etti.

“Adalet Yerini Bulmadığında Hafıza Devreye Girer”

Her iki şehirde de büyük ilgi gören ödüllü “Metamorfoz” belgeselinin yönetmeni ve AST Koordinatörü Aslıhan Kas, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Adalet yerini bulmadığında hafıza devreye girer. Biz hafızayı canlı tutuyoruz; çünkü insan onuru hatırlanmayı hak eder.”

Serginin kurucu ortağı Myra Karaca ise baskının psikolojik boyutuna değinerek, gerçek onurun “görülmek ve hatırlanmak” olduğunu hatırlattı.

Gençlerden Büyük Destek

Organizasyonun dikkat çeken bir diğer noktası ise 60 üniversiteli gencin gönüllü olarak görev almasıydı. Gençlerin bu sahiplenişi, insan hakları mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir mesaj olarak kayda geçti.

Sessiz Çığlıklar Sergisi, her durakta aynı evrensel gerçeği haykırmaya devam ediyor: Adalet, hafıza ve insan onuru asla unutulmamalıdır.

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy