Gelsenkirchen Dandelion Derneği yerel bir okulda iftar programı düzenledi. Programa veliler ve öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Program Dandelion Derneğinin tanıtımı ile başladı. Katılımcılardan gelen Ramazan hakkındaki sorular da cevaplandı. Yemek ve çay servislerini okulda görevli 20 öğretmen yaptı. Ebru standı ise veli ve öğrencilerin ilgisini çekti. İftara katılanlar geceden mutlu bir şekilde ayrıldı.
Hizmet Danmark Derneği’nin İftar Programında Birlik ve Dayanışma Vurgusu
Hizmet Danmark Derneği, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan özel bir iftar yemeği programında partner derneklerini bir araya getirdi.
Ishoj Ungkultur, Dialogforum ve Danmarks Farver derneklerinin de katılımıyla, uzun süredir devam eden iş birliğinin güçlü bağlarını pekiştiren bu etkinlik, dernekler arası dayanışmanın güzel bir örneğini sergiledi.
Hizmet Danmark Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar yemeği, tanıdık yüzlerin samimi sohbetleriyle manevi bir atmosferde başladı. Yemeğin ardından Genel Sekreter Erdal Atak, derneğin gelecek vizyonunu ve yürütülen projelerin toplumsal etkilerini paylaştı.
Atak’ın konuşmasında vurguladığı, yeni nesillerin toplumsal uyuma katkıları ve Danimarka toplumuna sunacakları değerler, dinleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. “Birlikte daha güçlüyüz” diyerek dernekler arası iş birliğiyle hayata geçirilecek projelerin önemine dikkat çekti.
Katılımcılar, iftarın ardından yapılan bu değerli konuşmanın, mevcut ilişkileri daha da güçlendirdiğini ve yeni projeler için ilham verdiğini dile getirdiler.
Gelsenkirchen-Dandelion derneğinin ikinci diyalog iftarına şehrin önemli birimlerinin yetkilileri katıldı.
Uyum bürosu temsilcisi, kültürlerarası Çalışma Birimi üyeleri (Interkulturelle Arbeitskreis), 3 farklı okulun öğretmenleri, Gleichberechtigungsstelle temsilcisi ve belediye çalışanları iştirak etti.
Yaklaşık 50 misafirin katıldığı programda dernek tanıtımının ardından Ramazan ile ilgili bir sunum yapıldı.
İftar sonrasında misafirler, Dünya Kadınlar Günü için yapılmış olan resim sergisini gezerek ebru sanatını deneyimledi.
Programın sonunda konuklara ‘diş kirası’ olarak hediye verildi.
Duisburg’da faaliyet gösteren Wir e.V. derneği Balkanlardan göç edenleri iftar programnda ağırladı.
Yaklaşık 30 kişinin katıldığı iftarda katılımcılar kendilerine yönelik özel bir iftar programı düzenlenmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Karşılıklı bu tür programların devam etmesi dilekleriyle etkinlik sona erdi.
AP Milletvekili Raquel Garcia Hollanda’daki Hizmet Gönüllülerinin İftarına Katıldı
BASRİ DOĞAN | AMSTERDAM
Amsterdam Saraburgerhart Aktivite Merkezinde Stichting Camelia Vakfı’nın organize ettiği iftar programına Avrupa Parlementosu Demokrat 66 (D66) Milletvekili Raquel Garcia Hermida-Van Der Walle, de katıldı.
Van Der Walle, burada yaptığı konuşmada, Ramazanda aynı sofrada bir araya gelebilmenin önemli olduğunu belirterek, ” İlk defa bir iftar programına katılıyorum. İftar sofrasında önemli hikâyeler dinledim, insanlık dramlarına şahit oldum, burada olmaktan son derece mutluyum. Sıcak karşılama ve misafirperverliğiniz için teşekkür ederim. Benim için bir onur ve zevkti. Demokratik bir hak olan 6 Haziran’da Avrupa Parlementosu seçimleri var. Ben AP milletvekili ve aynı zamanda bu yıl yine Hollanda D66 adayıyım. Sonunda milletvekili olup olmayacağıma 6 Haziran’da seçmenler karar verecek. Demokratik oy hakkımızı kullanalım Davetiniz için tekrar teşekkür ederim” dedi.
Avrupa Parlementosu Milletvekili Van Der Walle, sosyal, kültürel ve diyalog alanlarında faaliyetleri öne çıkan Burgerhart Amsterdam Vakfı hakkında bilgi aldı.
AP Milletvekili Raquel Garcia Hermida-Van Der Walle Amsterdam Leo Polak yaşlılar merkezi ve semt evlerinde yalnızlara yönelik faaliyetlerinden dolayı Burgerhart Amsterdam Vakfı yöneticilerine teşekkür etti. Garcia “ Birlikte yaşama katkı amaçlı bu tür güzel çalışmalar, kaynaşma ve bütünleşme adına son derece önemli çalışmalar. Yalnızlık gerçekte Hollanda ve Avrupa’nın önemli konularının başında gelmektedir” diye konuştu.

BASRİ DOĞAN | AMSTERDAM
Kuzey Hollanda Eyaletinde yer alan Zaanstad Krommonie kasabasında bulunan 400 yıllık Dopgezinde Vermaning Kilisesi, ilk kez bir sema ve iftar kardeşlik akşamı programına ev sahipliği yaptı.
Program Zaandam Animo Vakfı, Burgerhart Amsterdam Vakfı ve Kunst van het Samenleven’in katkılarıyla düzenlendi.
İftar yemeğine Hizmet Hareketi gönüllüleriyle birlikte Krommonie şehrinde yaşayan Müslüman ve kilise cemaati Krommenie kasabasının önde gelenleri meclis üyeleri ve başkan yardımcıları katıldılar.
İftar öncesi yapılan sunumlarda ev sahibi Kok Klevert, Hristiyanlıktaki orucu İncil’deki örnekleriyle anlattı.
Programda Arapça, Türkçe ve Hollandaca dualar edildi. İftarda konuşma yapan vakıf gönüllüleri, Doopsgezind Zaanstreek Kilise iftar programında, farklı inanç ve kültürden insanların bir masada yan yana oturmalarının çok güzel olduğuna vurgu yaptılar. Ramazan ile ilgili hazırlanan video büyük beğeni topladı.
HOLLANDA’DA BİRLİKTE İYİ BİR GELECEĞE YÜRÜYORUZ
Teolog ve Krommonie Doopsgezind Zaanstreek Papazı Kok Klevert iftarda eşi ile katılımcılarla birlikte olmanın kendisi için onur verici olduğunu belirterek, “Krommonie Doopsgezind Zaanstreek Kilisesinde sema ve iftar kardeşlik akşamı programı ilklere sahne oldu. Ramazan artık Hollanda’da geleneksel hale geldi. Bir arkadaş, tanıdık veya meslektaşla oruç tutan gayrimüslimlerle ilgili hikayeleri de muhtemelen biliyorsunuzdur. Daha önce kendim ve oğlum Hugo ile bir evde iftara katılmıştım. Bugün ise Doopsgezind Zaanstreek Kilisesindeyiz. Bu şekilde daha fazla bir araya gelip birlikte iyi bir geleceğe yürüyoruz ve bu çok güzel bir şekilde karşılıklı insanları anlama ve tanımaya vesile olan diyalog buluşmuşlarının öncüsü oluyoruz. Bu tür iftarlar kardeşlik barış ve huzur içinde birbirimiz ile tanışarak kalıcı diyaloglar kurmuş oluyoruz. Farklı dinler olarak ne kadar birbirimizle barış içinde yaşarsak, insan haysiyetini o kadar korumuş oluruz. Allah’ın sevgisi her insanı ve evreni kucakladığı için, bizim de temennimiz tüm komşu ve arkadaşlarımızın sevinçleri ve üzüntülerini paylaşmaya devam etmektir. Sema ustası Abdulkadir Dikici’nin Sema sunumu ile Manevi bir yolculuğa çıktık. Bu tür programlar kardeşliğimizin bir işareti olarak hep hatırlanacak. Bu vesile ile sizlere huzurlu ve bereketli bir Ramazan ayı ve bayramı diliyorum. Vâkıf gönüllülerine bu güzel yemek ve sunumlarından dolayı teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.
YARABBİ BİZİ YOLUNDA İSTİHDAM EYLE
Sema ustası Abdulkadir Dikici katılımcılara bir sema sunumu yaptı. Sonrasında izleyicilerin soru ve cevaplandıran Dikici, Allah’ın bir lütfu ile 400 yıllık bir tarihi kilisede sema ve iftar akşamında olmaktan onur duyduğunu söyledi. Dikici “Hollanda’da 400 yıllık bir kilisede ezan, sema ve Kuran’ın okunmasını son derece anlamlı buldum. Allah’ı anlatma, Resullah’ı anlatma ve akabinde katılımcılar içten ve samimi soruları ve cevaplarını iştiyak ile dinlemeleri Allah’ın bir lütfudur. Rabbim daha büyük kapılar açarak daha büyük hizmetlere bizi nail eylesin. Hollanda’da 79’uncu programın olması da rabbimizin bir lütfudur. Bizde ya Rabbi bizi yolunda istihdam eyle. Rabbimizin bu güzel lütuflarına karşı acizane gayret ediyoruz. Geçen pazar Almanya’da, çarşamba günü Güney Afrika Johannesburg’ta üst düzey bir organizasyonda idik. Program biter bitmez Belçika’ya sonra bugün Hollanda’dayız. Bu arada kendi işimizi de yapmaya çalışıyoruz. Dünya ve ahiret dengesini kurmaya çalışıyoruz. Güneşin doğup battığı her yere adımı anlatın emrine uyarak hareket ediyoruz. Rabbimizden güç kuvvet ve ihlas diliyoruz. Bu arada buranın Pastörü Kok Klaver bizim manevi ve gönüllü bir sema üyemiz. Çok değerli bir insan. Kapılarını bize açmak ile büyük civanmerttik gösterdi. Bu güzel insanlar ile senenin 52 pazarında Avrupa ülkelerinde bir arada olarak samimi bir diyaloglarda bulunmak istiyoruz. Onlar ile kardeşlik bağlarını güçlendirmek istiyoruz. Amacımız rıza-i ilahi doğrultusunda insanlara bir şeyler anlatmak onlar ile manevi bir atmosferde hoş sohbetler yapmak. Karşılıklı diyalogları güçlendirmek için çaba sarf ediyoruz” dedi.
Daha sonra kurulan ortak masalarda iftarlar açıldı. Masalarda adalet, özgürlük, birlikte yaşama sanatı ve aktif vatandaşlık konuları üzerinde duruldu. Kilise yetkilileri bu sema iftar kardeşlik akşamının ilk ve son olmaması temennisinde bulundular. Vakıf gönüllüleri her katılımcı birer gül takdim ettiler.
ELLEN SOELLART: BU İFTAR İLK VE SON OLMAMASI
Hollanda’nın Krommenie şehrinde Okul Müdürü olan Ellen Soellart, ilk defa böyle anlamı bir sema ve iftar akşamında olmaktan dolayı mutluluk duyduğunu söyledi. Soellart “Bu tür sema programları ve iftarların ilk ve son olmamasını istiyorum. Belli periyotlarda devam etmesini arzu ediyorum. Bugün ben şahsen manevi bir atmosferde çocuklarım Krommenie Dopgezinde Vermaning Kilisesinde akrabalarım ile güzel bir akşam geçirdik. Karşılık iftar sofrasında son derece samimi diyaloglar kurduk. Ön yargılardan uzak ortak noktalarımızda ilahi sevgide bir arada olduk. Tüm vakıf yetkililerine teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.
HAPİSTEKİ TUTSAK ÇOCUKLARIN ÖZGÜRLÜĞE ÖZLEM RESİM SERGİSİ
Krommonie şehrinde Dopgezinde Vermaning Kilisesinde Sema ve iftar kardeşlik akşamı etkinliğinin özel bir unsuru, Türkiye’den Batı’ya mülteci olarak gelen çocukların sanatının sergilenmesiydi. Çizimlerin çoğu, bir noktada yaklaşık 800 bebeğin anneleriyle birlikte tutulduğu hapishanedeki yaşamın yanı sıra kaçak yaşamın izlenimlerini de gösteriyor.
Norveç’in Tromdheim şehri kiliselerinden olan Vår Frue Kilisesi, Hizmet Gönüllülerinin RamadanGjest organizasyonuyla 4 yıl önce tanıştı.
Kilise o günden itibaren her yıl Ramazan Ayında iftar için kapılarını açıyor. Geleneksel hale gelen Vår Frue Kilisesi iftarlarına bu yıl katılanlar arasında, belediye meclisinden politikacılar ve bölge piskoposluğundan din görevlileri de vardı. Trondhein polis müdürlüğünden çeşitlilik koordinatörü de ilk kez katılan misafirler arasındaydı.

Program “Ezan” ile başladı. İftarda “Ezanın” Norveççe anlamı da okundu. Etkinlik Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi araştırma görevlisi Kadir Mutlu’nun Ramazan Ayı ve oruç konusundaki sunumuyla devam etti. Kilise piskoposu Herborg Finnset ise kilisenin oruç geleneğine dair bir sunum yaparak, Ramazan Ayıyla kiliselerinin oruç zamanı arasındaki benzerliklere dikkat çekti. Misafirler düzenlenen iftar programına davet edilmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, gelecek yılı sabırsızlıkla beklediklerini ifade etti. Katılımcılardan bazıları günün anısına fotoğraf çekinerek sosyal medya hesaplarından takipçileriyle paylaştı.

Norveçli Başkan Hizmet Gönüllüsü Ailenin Evinde İlk Kez Bir İftara Katıldı
ÖZKAN TOSYALI | OSLO
Norveç’in Bærum Belediyesi Başkanı Lisbeth Hammer Krog ile Venstre Partisinden politikacı Wenche Steen, Aydoğan ailesinin iftar davetine katıldılar. Üç çocuklu Coşkun ve Meral Aydoğan çiftinin e-posta ile yaptığı daveti kabul eden misafirler ilk kez bir iftar deneyimi yaşadı.
Mİsafirlerini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Aydoğan çifti, Norveç’e geliş süreçlerini ve Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları anlattılar.
Aydoğan çifti Bærum Belediyesine yerleşmeden önce 3 yıl kadar Kuzey Norveç’te yaşadı.
Çocukların Norveççesi Başkan Krog ve Steen’ni çok etkiledi. Konuklar, ailenin Türkiye’de yaşadığı zulüm ve haksızlığı dinlerken çok duygulandi.
Ramazan ayı ve oruç hakkında da bilgi alan ve ilk kez iftar yemeği tecrübe ettiğini söyleyen başkan Krog, farklı ve özel bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Aydoğan ailesiyle tanışmaktan ve onlarla birlikte mükemmel bir akşam geçirmekten duydukları memnuniyeti ifade eden Lisbeth Krog ve Wenche Steen, Hizmet gönüllüsü aileyi Bærum Belediyesine de davet etti.

Almanya’nın Dortmund şehrinde 3 farklı dinden kadınların buluştuğu bir iftar programı düzenlendi. Sophia Kadın Derneği tarafından Evangelisches Gemeindehaus St. Remigius’ ta düzenlenen iftarda, farklı din ve kültürlerden yaklaşık 70 misafir hoş bir akşam geçirdi.
Müzik eşliğinde yapılan hoş sohbetler, Ramazan ile ilgili merak edilen sorulara verilen cevaplar ve üç farklı dinden temsilcilerin yaptığı ” Barış ve Birlikte Yaşama” temalı sunumlar misafirler tarafından ilgiyle karşılandı. Sophia Kadın Derneği’ nin gönüllü üyeleri tarafından özenle hazırlanmış birbirinden lezzetli yemeklerin sunulduğu açık büfeyle misafirler, güzel akşamın tadını çıkardılar. Başka programlarda yine birlikte olma temennisiyle sona eren programda, misafirler teşekkür ve memnuniyetlerini ilettiler.

Saint Louis, Missouri – Amerika Birleşik Devletleri’nde, Advocates of Silenced Turkey (AST) tarafından düzenlenen ‘Sosyal Soykırım Sergisi’, 27 ve 28 Ocak tarihlerinde Turkish American Society of Missouri (TASOM) ev sahipliğinde gerçekleşti. Zulme uğrayan insanların hikayelerini anlatan bu sergi, 34 hatıra eseri ile ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti.
Kış koşullarının zorluklarına rağmen, Amerikalı ve Türk toplumundan yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen bu program, üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan 35 kişilik bir ekibin özverili çalışmalarıyla hayata geçirildi. Programın sunuculuğunu yapan Turkish American Society Of Missouri üyesi Yusuf Eroğlu, serginin zulmü duyurma amacını vurguladı ve konuşmacıları takdim etti.
Serginin koordinatörü Aslıhan Kas, açılış konuşmasında, 15 Temmuz sonrasında yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti ve sergiyle ilgili çarpıcı rakamları paylaştı: 10 farklı şehirde düzenlenen 17 programla, 101 kişiye ait yaklaşık 300 hatıra eseri sergilendi ve bu sergi şu ana kadar ortalama 4000 kişi tarafından ziyaret edildi. YouTube üzerinden yayınlanan 10 video, toplamda 7.393 kişi tarafından izlenerek, serginin dijital alanda da önemli bir etki yarattığını gösterdi.
Advocates of Silenced Turkey yonetim kurulu uyesi Dr Eyüp Esen konuşmasında; Amerikalilardan oluşan 20 kişilik danisma kurulu uyeleri ile rutin yapilan toplantilar vesilesi ile yerli dostlarin Türkiye’deki hak ihlalleri ile ilgili hayata geçirdikleri özverili çalışmaları anlatti ve çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.
Programın sonunda, Dr. Eyyup Essen ve Aslıhan Kas liderliğinde, gönüllü 35 genç katılımcıya teşekkür hediyeleri verildi ve anı fotoğrafı çekildi.
Katılımcılar serginin yalnızca farkındalık yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü bir duygusal etki bıraktığını vurguladı. Sergi, Türkiye’deki duruma dikkat çekerek, daha adil ve insancıl bir dünya için umut ve mücadeleyi pekiştirmeyi hedefleyen sergide, katılımcılar yapılan röportajlarda şunları aktardı;
Dzenan Bey: “Zor da olsa, yanlış bulduğumuz şeylere karşı konuşmak ve mücadele etmek çok önemli. Hemen bir değişiklik olmasa bile, bu tür etkinlikler ortak bir neden için yardımcı oluyor.”
Garret Bey: “İnsanların kişisel eşyalarını görmek, Türkiye’de yaşanan sosyal soykırımın arkasındaki gerçek yüzleri ortaya koyuyor. Bu gerçekten çok çarpıcı.”
John Bey: “Keşke daha fazla insan bunu bilse. Bir insan acı çekerken, hepimiz acı çekiyoruz. Annelerin, çocukların ve babaların yolsuzluk yüzünden parçalanıp ölmesi hakkındaki tüm bu hikayeleri duymak trajik. Kalbimi kırıyor ve bu konuda farkındalık yaratmak için neler yapabileceğimi düşündürüyor.”
Abdullah Bey: “Her bir bireysel hikayeyi gördüğünüzde, ne yaşadıklarını gerçekten anlıyorsunuz ve bu, insanın kalbine dokunuyor.”
Gregory Bey: “Türkiye’deki bu kadar derin adaletsizliğe hiç hazırlıklı değildim. Bu, konuşması kolay olmayan bir konu. İçsel ayrımcılık ve adaletsizlik var ve bu kolayca değiştirilecek bir şey değil. Bu sergi çok etkileyici ve çok bilgilendiriciydi.”
John Bey: “İnsanların kendi düşüncelerine sahip olmak için zulüm görmesi bir trajedi ve herkesin inandığı şeylere ceza almadan inanabilmesi gerekir.”