Yazarlar

Habibi Neccar gibi yalnız | Mithat Tayyar

Allah Resulü, Yasin sûresi için “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir.”[1] buyuruyor. Kalpten maksat, Kur’an’da belirtilen ana meselelerin Yasin sûresinde özetlenmiş olmasıdır. İmam Gazali: Kur’an’daki en önemli davanın iman olduğunu, bunun da yeniden dirilmeyi itiraf ve tasdikle sıhhat kazandığını, Yasin sûresinde ise öldükten sonra dirilme meselesinin en edebi şekilde ifade edildiğini belirtmiştir.[2]

İşte bu sûre de tefsircilerin, Habibi Neccar diye bahsettiği mümin bir zat vardır. Bizanslılar döneminde, Hatay/Antakya şehrinde yaşamaktadır. Allah bu şehre iki Resul gönderir. Halk bu kişileri yalanlayınca, onları desteklemek için üçüncü bir resul gönderir. Hep birlikte:

– “Biz Allah’ın elçileriyiz size!” derler. Ama nerede onları kabul etmek. Karşılarında duvar gibi duran ahali onlara:

– “Siz bize hiçbir şey getirmediniz. Rahman’ın indirdiği bir şey yok. Siz de bizim gibi insanlarsınız. Evet, evet sizler sadece yalancısınız.” dediler. Resuller:

– “Rabbim biliyor nasıl olsa, bizim size gönderilen elçi olduğumuzu. Ayrıca biz tebliğden başka bir şey yapmakla da mükellef değiliz.” dediler. İyice kendinden geçmiş ahali:

– “Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz sizi taşlarız, acı mı acı bir azabı size dokundururuz.” dediler. Resuller onlara cevap verdiler:

“Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imansızsınız, irşat edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!”

Derken… Şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi. Habibi Neccar’dı bu. Ve onlara:

– “Ne olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun! Bakın sizden anlattıkları karşılığında hiçbir ücret istemedikleri gibi bir menfaatte beklemiyorlar. Dosdoğru yolda giden bu kimselere uyun.” dedi. Ahali, onu da itham etmişti. Ne yani sende mi inanıyorsun onlara diyorlardı. Habibi Neccar onlara:

– “Hem ne o olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü olacak O’na! Hiç O’ndan başka tanrı edinir miyim? Zira Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da… O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum. Ama bakın, ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!” diye haykırdı. Onun bu sözlerine hiç tahammül edemediler. Ve onu oracıkta öldürdüler. Habibi Neccar Rabbine kavuştuğunda ona “Buyur cennete gir!” denildi. O ise halkını hatırlayarak: “Ah halkım bir bilseydi!” dedi. “Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!”[3]

Bu yolun kaderi mükâfatının büyüklüğü nispetinde zor olması. Lokman Hekim’de oğluna tebliğ işini anlatırken “Bu çok zor islerdendir.”[4] diyor. Yıllar önce Üstad hazretleri de iman işine hayatını feda etmiş ve: “Sonra, ben, cemiyetin iman selâmeti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne cennet sevdası var, ne cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’an’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur.”[5] demişti.

Üstadın pesinde, canla başla koşturan Hizmet hareketinin çok kıymetli hizmetkârları, iman hizmetlerini canla başla kadınıyla, erkeğiyle, genciyle anlatmaya çalıştılar. Onları anlamayan nadanlar ise onları mahpusun soğuk damlarının altındaki hücrelere tıktılar. Çakı bile taşımayan insanlara terörist dediler. Onlara yapılan bu zulmü kalbimiz asla kaldırmıyor. Habibi Neccar gibi sahipsiz kalmalarına çok üzülüyoruz. Hele şimdilerde Korona virüsü salgınıyla hayati risk altında olmaları yüreklerimizi ağzımıza getiriyor. Rabbimden ümit ediyorum ki, umarım Türkiye’de bulunanlar en kısa zamanda akıllarını başlarına alırlar ve bu güzel insanları tahliye ederler.

[1] Tirmizi, Sevabul Kuran 7, (2889).

[2] İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, C.3, S.96

[3] Yasin suresi 36/13-27.

[4] Lokman suresi 31/17.

[5] Said Nursi, Tarihçeyi hayat 544.

Yazar: Mithat Tayyar

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı