<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Video arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/category/video/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/category/video/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Oct 2025 12:18:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Video arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/category/video/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Sefinem Gark Oldu’ parçası ile tanınan genç sanatçı Jesku’nun, Eurovision’a uzanan hikayesi</title>
		<link>https://hizmetten.com/sefinem-gark-oldu-parcasi-ile-taninan-genc-sanatci-jeskunun-eurovisiona-uzanan-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 07:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Cevdet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[ıflc]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[Xhoni Jesku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=45465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber : Cevdet İnan 28 yaşında ki Jesku, şimdilerde Arnavutluk Devlet Üniversitesi Opera Bölümünde Öğretim görevlisi olarak yeni müzisyenler yetiştirmeye devam ediyor. Maddi durumu çok iyi olmayan bir ailenin çocuğu&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sefinem-gark-oldu-parcasi-ile-taninan-genc-sanatci-jeskunun-eurovisiona-uzanan-hikayesi/">‘Sefinem Gark Oldu’ parçası ile tanınan genç sanatçı Jesku’nun, Eurovision’a uzanan hikayesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber : Cevdet İnan</strong></p>
<p>28 yaşında ki Jesku, şimdilerde Arnavutluk Devlet Üniversitesi Opera Bölümünde Öğretim görevlisi olarak yeni müzisyenler yetiştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Maddi durumu çok iyi olmayan bir ailenin çocuğu olarak Arnavutlukta dünyaya gelen genç sanatçı, hayatında büyük zorluklar yaşamış. Henüz 10 yaşındayken 13 yaşında ki ablasını kaybeden sanatçı; bu kaybın hayatında büyük değişimlere sebep olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Küçük yaşlardan itibaren müzikle iç içe yaşamaya başlayan Jesku, devlete ait bir müzik okulunda ki yarışmada birinci olarak Türkçe Olimpiyatları öğretmenlerinin dikkatini çekmiş.</p>
<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/FzW4dqokGH0" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Türk öğretmenleriyle Tanışması</p>
<p>Okuldaki coğrafya öğretmeninin kendisini Türk okulu Korca Medresesi’ne yönlendirdiğini ifade eden Sanatçı: “Oraya bir arkadaşımla gittim. Beni dinlediler. Çok beğendiler. Çalışmaya başladık. Onları ilk gördüğümde sıcaklıkları bir aile atmosferi veriyordu. Bunu hissettim. Çocuk halimle güzel günlerin geleceğini düşündüm. Çünkü çok büyük zorluklardan çıktım,“diye konuştu.</p>
<p>Jesku:“Türkiye’den gelen Müzisyen Davud Bey beni dinlemişti. Demişti ki:“Şu ana kadar dinlediğim en güzel ses,”demişti. Kendisine minnettarım. O sözleri beni hizmete çok yakınlaştırmıştır. Unutamıyorum o sözlerini,“ diye ekliyor.</p>
<p>Türkçe Öğrenme Süreci<br />
Öğretmenleri Türkçe Olimpiyatları’na katılabilmesi için Türkçe öğrenmesi gerektiğini anlatan Genç Sanatçı:<br />
“ O zamanlarda bakıyordum. Arnavutlukta herkes dizi izleyerek, şarkı dinleyerek Türkçe öğreniyordu. Türkçe trend bir dildi. Bende Hizmet Hareketi’ndeki abi ve ablalarımın olduğu ortama bakıyordum. Bir aile sıcaklığı vardı. O ortam beni Türkçe öğrenmeye çekti diyebilirim. O zaman öğretmenim bana soruyordu. “Paran varmı?“</p>
<p>“Ben düşünüyordum. Böyle insanlar bulurmuyuz? Dünyada. Medreseye geliş gidiş yapıyordum. Abi bana artık burda kal. Gidiş geliş yapma dedi. Korca Medresesi’nde bana bir oda verdiler. Artık orada kalmaya başladım. Böylece hem hizmetle tanıştım, hemde Türkçe öğrenmeye başladım.”diye konuşuyor.</p>
<p>Hizmetteki abi ve ablalarının kendisine gerçek bir anne baba olduğunu belirten Arnavut Sanatçı; “Hasta olduğumda yanımda olurlardı. Bir ihtiyacım olduğunda hemen o ihtiyacımı giderirlerdi. Harçlıksız bırakmazlardı. Annem çoğu zaman beni merak ederdi ama güvenli bir yerde bulunduğuma onu ikna ettim,“ diyor.</p>
<p>Genç Sanatçı:“Asla unutamam onların yaptıklarını. Vefa borcum var. Hizmete borcum var. Bu işe sahip çıkmak boynumuzun borcudur,“ diyor.</p>
<p>Türkçe Olimpiyatları<br />
Elemelerde birinci olan Xhoni Jesku; Ülkesini Türkiye’de yapılacak olimpiyatlarda temsil etme hakkı elde etti. 11. Türkçe Olimpiyatları için Türkiye’ye geldiğinde çok büyük bir ilgiyle karşılanmış:“Türkiye’de unutamadığım bir anı, Boğaz manzaralı camekanlı bir mekanda sabaha kadar arkadaşlarla sohbet etmiştik. Bunu unutamıyorum,“ diyor.</p>
<p>Naat ekibi içerisinde bulunduğunu anlatan Sanatçı: “Türkiye’nin dört bir yanında turneler düzenledik. On binlerce kişi bizi alkışladı. O ilgiyi, desteği unutamıyorum.”şeklinde eski günlere gidiyor.</p>
<p>O dönemde Arnavutluk’taki iş adamlarının kendilerine çok destek olduğunu ifade eden Jesku:“İş adamlarının yaptığı maddi destekleri eğitimim için kullandık. Belki milyon değildi. Ama o dönem için çok önemliydi. Ailemin durumu iyi değildi. İyi bir üniversiteye girmem hizmet okulundaki aldığım eğitim sayesindedir. Çok büyük bir borcum var. Belki ülkemde çok büyük şeyler bırakacağım. Ama IFLC’ye her zaman geleceğim.</p>
<p>Hocaefendiyi “Sefinem Gark Oldu“ ile Tanıdım<br />
Genç Sanatçı:“Bir ses dinledik. Meraklı bir çocuk olduğum için sordum bu kim diye. Hocaefendi dediler. Bu parçayı koro halinde söylerken hepimiz ağlıyorduk. Hiç bir kelime anlamıyordum Türkçe sınavını geçmiştim ama böyle metaforik sözleri anlayamazdım. Ama hepimiz o sesi duyduğumuzda ağladık. Çünkü o seste bir baba sıcaklığı hissettik,“ diyor.</p>
<p>Xhon Jesku:“Sefinem gark oldu eserini ülkemde arkadaşlarıma dinlettiğimde bana dediler ki; gerçekten Hoca biri mi bunu söylüyor. Şaşırmışlardı. Hocaefendinin sanata verdiği önem, onu çok özel birisi yapıyordu. Bu beni çok etkilemiştir.“ diye konuşuyor.</p>
<p>Hocaefendi’nin kendisini en fazla etkilediği olay ise: “IFLC’de Hindistan’dan Afrika’dan ve dünyanın diğer ülkelerinden gelenlerle sarılmam olmuştur. Hocaefendi barış içerisinde yaşayan insanlık hayal ediyordu. Bu beni çok etkiledi,“diye konuştu.</p>
<p>2016‘da Eurovision Şarkı Yarışmasına Katıldı<br />
Arnavutluk, 2016 Avrupa Eurovision Şarkı Yarışması’nda ünlü sanatçı Eneda Tarifa ile temsil edildi. Kendisi Stockholm’de &#8220;Fairytale&#8221; adlı şarkıyı seslendirdi. Sahnedeyken Eneda Tarifa’ya vokalist olarak Xhon Jesku’da eşlik etti. Jesku: “Benim için rüya gibiydi. Türkçe Olimpiyatları’ndan Eurovision’a uzanan bir hikaye. O zaman 17 yaşındaydım. Bu başarımı öğretmenlerime borçluyum. Onlara çok teşekkür ediyorum,“ dedi.</p>
<p>2015-2021 Hizmet ile İrtibatım Koptu<br />
Genç Sanatçı:“Türkiye’deki olaylar bizi de etkiledi. Beni tanıyan bütün öğretmenler Arnavutluk’tan gitti. 2015 ve 2016‘da ülkemin en büyük salonunda yapılan IFLC’ye seyirci olarak katıldım. İzlemeye gittiğimde, ben neden sahnede değilim diye içimden geçirip, ağlardım,“ diyor.<br />
Jesku:“Yıllar geçiyordu. Ben operada çalışıyordum. Abilerle irtibatım tamamen kopmuştu. Çünkü beni tanıyan kimse yoktu. Birilerini arıyordum ama. Kimseyi tanımıyordum ki. Çok üzülüyordum. Geceleri ağlıyordum,“ diye konuştu.</p>
<p>Arnavut Sanatçı:“2021 yılında Operada ki Müdürümüz baharda Tiran’daki İskender Bey meydanında çok büyük bir konser yapmak istedi. Şarkıcı olarak bende seçildim.<br />
Ben şarkıyı söylerken, iki Abi oradan geçiyormuş. Birisi demiş ki:“Bu sesi ben bir yerden tanıyorum. Bu bizim Xhon’umuz. Gidip onu alalım,“ demiş. O kimdi biliyor musunuz? 2012‘de beni ilk dinleyen Sema Foundation’in müdürüydü. Ümidim bittiği yerde tekrar yeşerdi. İşte nasip. Ayırmayan Allah ayırmıyor. İsteselerdi ordan geçip giderlerdi. Ama gitmediler. İşte hizmet bu.<br />
Yanıma geldiler:“Xhon bir gün seni bıraktık. Özlemiştik seni. Artık ayrılmayacağız. Affet bizi,“ deyip birbirimize sarıldık. Hepimiz ağlıyoruz. Başka bir gün yemek yiyoruz. Benden öğrenciler yetiştirmemi istediler. Ve böylece başladık. Hizmet beni bırakmadı. Bende bırakmayacağım.<br />
Son olarak hizmet insanlarına da mesajı var genç sanatçının:“Hizmetlere devam edin. Eğitimli bireyler yetiştirmeye devam edin. Hizmet artık dünyaya mal oldu. Sevgi tohumları ekmeye devam edin. Dünya’nın size ve hizmete ihtiyacı var. Durmadan yürüyün,“ diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sefinem-gark-oldu-parcasi-ile-taninan-genc-sanatci-jeskunun-eurovisiona-uzanan-hikayesi/">‘Sefinem Gark Oldu’ parçası ile tanınan genç sanatçı Jesku’nun, Eurovision’a uzanan hikayesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acından ölse bile, el-etek öpmez &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/acindan-olse-bile-el-etek-opmez-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 08:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[mizan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21553</guid>

					<description><![CDATA[<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/ &#160; Bize bugün Ensâr-Muhâcir kardeşliği sergilemek düşüyor; inşaallah, Allah’ın vaz’ ettiği&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/acindan-olse-bile-el-etek-opmez-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Acından ölse bile, el-etek öpmez | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_54803"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/JJhfKndDN5w?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bize bugün Ensâr-Muhâcir kardeşliği sergilemek düşüyor; inşaallah, Allah’ın vaz’ ettiği vüdd gelecekte inkişaf edecek ve Hizmet tam bir “dünya meselesi” haline gelecek. Bizim çektiğimiz şeyler, önemli değil ama bu dönemde çektiğimiz şeyleri, gâvurlardan görmedik, hiçbir dönemde. Çekilen şeyler… Fakat olsun.. “Cihâna geldiğim günden beri pek çok cefâ gördüm. Ezildim bâr-ı gam altında bin türlü ezâ gördüm. Değil bigânelerden, âşinâlardan belâ gördüm. Vücudum âlem-i sıhhatte bîmâre dönmüştür.” Aklını peynirle yemiş insanlar; eziyet etmek, işkencede bulunmak suretiyle, insanları kendi çizgilerine çekeceklerini zannediyorlar. Allah’a inanan, Rasûlullah’a inanan (sallallâhu aleyhi ve sellem) gerçek mü’min; iz’an mü’mini, yakîn mü’mini, ilme’l-yakîn mü’mini, ayne’l-yakîn mü’mini, hakka’l-yakîn mü’mini, tevekkül-i tâm mü’mini, teslim-i tâm mü’mini, tefviz-i tâm mü’mini, sika-i tâm mü’mini, o türlü şeylere katiyen tenezzül etmez. Acından ölse bile, el-etek öpmez. El-etek öpecekse şayet, لِتَكُونَ كَلِمَةُ اللهِ هِيَ الْعُلْيَا “Allah’ın nâm-ı celil-i sübhanîsinin bayrak gibi dalgalanması için..” öper. Onun için yapar; mü’min kardeşlerine yardım etmek için yapar. Öyle yardım etmeli ki, bir gün o mü’min kardeşler kapınıza gelse, tıpkı muhacirîn-i kiram efendilerimizin Ensâr-ı fihâm efendilerimize dedikleri gibi demeliler. (Birileri “ekremîn”, diğerleri de “efhamîn”.) “Biz artık şöyle-böyle geçimimizi temin edecek duruma geldik; müsaade buyurursanız, o bağ ve bahçedeki durumdan elimizi-eteğimizi çekmek istiyoruz ve bundan böyle o imkânlardan istifade etmek istemiyoruz.</p>
<p>Kendimize birer kulübecik yaptık; sizin hânelerinizde kalmayı da düşünmüyoruz artık!” Gelip dediler muhâcirîn-i kirâm efendilerimiz. Ensâr, ağlayarak Rasûlullah’a geldiler, “Yâ Rasûlallah! Muhâcir kardeşlerimiz böyle bir şey diyor; onlar yurtlarını yuvalarını terk ettiler. Ebu Cehiller, Utbeler, Şeybeler –كَمَا كَانَ الْيَوْمَ، كَمَا كَانَ اَلْيَوْمَ (Bugün de olduğu gibi.. bugün de olduğu gibi.)– onların her şeylerini gasp etmişlerdi. Tagallüpte, tahakkümde, tasallutta, temellükte bulunmuşlardı. Haramîlik etmişlerdi. Biz onlara bağrımızı açtık. Ve bu mevzuda onlara destek olmayı, Cenâb-ı Hakk’ın kurbetine vesile olacak mülahazasıyla yapıyorduk. Evlerimizin şerefi olmuştu. Bağ ve bahçelerimizin şerefi olmuştu. Müsaade buyurursanız, bu kardeşlik devam etsin!..” Ensâr, böyle davranıyordu; Muhâcir de o istiğna ruhuyla, o îsâr ruhuyla, mutlaka artık alın teriyle kazanmak istiyordu. Onlar ticaretten anlıyorlardı. Bir-iki sene içinde, Kaynuka, Kureyza, Nadır çarşı ve pazarında âdeta ticareti ele geçirdiler. Ve çokları, Hazreti Osman efendimiz gibi, Abdurrahman İbn Avf gibi, hamallıkla işe başladılar. Medine-i Münevvere’nin en zengini haline geldiler. Fakat o servet de bir yönüyle, beş yüz deveyi birden, gözünü kırpmadan verecek kadar, bir sehâvet (cömertlik) anlayışına bağlı idi; elinin tersiyle “Al götür, umurumda değil” diyecek kadar… Dolayısıyla onlar ayrılmak istiyordu ama öbürlerinin de onlara bakma şerefinden mahrumiyete tahammülleri yoktu. Böyle bir mülahaza ve böyle bir anlayış ile… Zalimler tarafından gadre uğrayan, mazlumiyet ve mağduriyet yaşayan kardeşlerimize yardım etmeliyiz. İmkanı varsa, ceketimizi satarak, onun parasıyla onlara bakmayı, insanlığın gereği, İslamiyet’in gereği, îsâr ruhunun gereği, kendimiz için yaşamamanın gereği, yaşatma mülahazasıyla yaşamanın gereği, “ba’su ba’de’l-mevt erleri” olmanın gereği, adanmışlık ruhunun gereği bilmeliyiz!.. Evet, o iyiliğimizi devam ettirmeye bakalım, Allah’ın izni ve inayetiyle. Bir gün gelecek, o muhâcirîn-i kirâm zatların yardıma ihtiyaçları kalmayacak. Birileri iradî hicret yapmış, hizmet ediyorlar; onlar hakkında da celpnameler çıkarılıyor. Birileri de cebrî, ızdırarî hicret yapıyorlar. Biri ızdırârînin sevabını kazanır; öyle muhacir, onun sevabı kazanır; diğeri de iradînin sevabını kazanır. Hicret etmeyen, dinsizden imansızdan işkence görmeyen, hemen her şeyi beylik-paşalık içinde bulunan, hazıra konan, -efendim, ne derler, “miras-kondu”- miras-kondu derbeder ruhlar, bunu anlamaz ki!.. Miras-kondu derbeder ruhlar… Dininden, inancından, mefkûresinden ötürü bir tokat yememiş, iki gün zindan görmemiş, tecritte yatmamış, keyfin ağaları, sarayın ağaları, derbeder ruhlar, bunu bilmezler ki!.. Bunu bilenler, bilirler; çekenler, bilirler!.. Evet, bir gün o muhâcirler gelip diyecekler: “Yapmayın bunu!” Hizmet edenler, himmet organizasyonlarında bulunan insanlar da diyecekler ki, “Hayır bizi böyle bir güzellikten mahrum etmeyin, devam edelim!” Muhâcirîn-i kirâm ve Ensâr-ı fihâm efendilerimiz gibi hareket edecekler.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/acindan-olse-bile-el-etek-opmez-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Acından ölse bile, el-etek öpmez | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaman iki tane cinayet!..  &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/kocaman-iki-tane-cinayet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 08:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21527</guid>

					<description><![CDATA[<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/ Civanmert Anadolu insanı alın teriyle dünyanın yüz yetmiş ülkesinde Hizmet müesseseleri&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kocaman-iki-tane-cinayet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Kocaman iki tane cinayet!..  | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/Vh8yHPrTlB4" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/</p>
<p>Civanmert Anadolu insanı alın teriyle dünyanın yüz yetmiş ülkesinde Hizmet müesseseleri yaptı ama şimdi her biri katillerin gördüğü muameleyi görüyor, zalimler tarafından!.. Kıtmîr, o ilk dönemlerde -arkadaşlar o meseleyi Kıtmîr’den daha iyi edâ edecekleri güne kadar- o himmet toplantılarının hepsinde bulunmaya çalışıyordum. Şu yarım yamalak ifade tarzımla “Himmet”in ne demek olduğunu, işte o biraz evvel arz ettiğim Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in himmet sistemi esasına dayandırarak anlatmaya çalışıyordum. Bir yerde -zannediyorum- böyle tam gönlüme göre bir coşma, bir heyecanlanma olmadı. İlk zamanlardı… İnsanlar bilmiyorlardı. “Bir yurt yapalım, fakir-fukara çocukları alalım, yedirelim, içirelim, onlara bakalım orada!..” demiştim. Aslında, çocukluğumda kendi kendime söz vermiştim. Çünkü ben, kulübede kalarak derslerime devam ettim. Selçuklu döneminde yapılmış, sonra yıkılıp harabeye dönmüş bir caminin ön tarafında, mihrap girişinde, kendi elimle bir duvar yaparak orada iki arkadaşımla beraber kaldım. Bazen yiyecek bulamadık. Üç gün, dört gün bir ekmek bile bulamadığımı hatırlıyorum. Sonra fırından bir ekmek aldığım zaman, öyle acıkmıştım ki, dershaneye gelinceye kadar ekmeğin yarısını yolda yedim. Talebeliğim böyle sıkıntı içinde geçti. Hatta o sıkıntı içinde geçen talebeliğimden dolayı, bazı fakirlerin hallerinden şikâyetlerini bir televizyon programında görünce çok şaşırmıştım. Muhabir, evlerine gitmiş, orada bir sofrada oturuyorlar. “Biraz zeytin var, bir tane yumurta var, ekmek var, peynir var, bir de filan… İşte böyle fakirâne yaşıyorlar.” Hiç unutmam, birden bire ağzımdan kaçırdım, “Gözünüze, dizinize dursun!” Biz bazen peynir değil, ekmeği bile bulamıyorduk!.. Evet, çocukluğumda kendi kendime, Cenâb-ı Hak bir gün, hangi yollarla imkân verirse, talebeleri bir yerde toplamak suretiyle, hem rahat yatıp-kalkmalarını, hem de bedava yiyip-içmelerini temin edeceğime söz vermiştim. “Cenâb-ı Hak onu nasip etsin!” demiştim. Ve gün geldi, Allah onu nasip etti. Değişik yurtlar yapıldı, pansiyonlar yapıldı, evler açıldı. Anadolu insanı yaptı. “Şirk”i ve “tevhid”i bilmeyenler, onu (Hizmet’i) bir şahsa mal etmek suretiyle evvela şirke girdiler. Sonra da ona mal etmek suretiyle onun hakkında kendilerini haset çağlayanına saldılar. İki hata yaptılar.</p>
<p>Esasen, o kalbleri yumuşatan, “Allah” idi (celle celâluhu). O umum seferberliği temin buyuran, meşîet-i İlahiye idi, Rahmet-i İlahiye idi. O işin önünde şöyle-böyle bir şeyler söyleyen insanlar, şart-ı âdî planında zavallı birer vasıtadan ibaretti. Onlar, bir, bunu bilemediler; çünkü her meselelerini şirke bağlı, esbaba bağlı götürdüklerinden dolayı, orada da onu sebep gibi gördüler. İkincisi de, ona haset ettiler, çekememezliğe düştüler; kâfirin yapmadığını yaptı, küfrün yaptırmadığını yaptırdılar. Kocaman iki tane cinayet!.. Bu mülahaza vardı ve dolayısıyla himmetler öyle dar dairede başladı. İşte o dar dairedeki himmetlerden bir tanesinde, ciddî boşlukları kapatabilecek bir şey olmadığından dolayı, dedim ki “Ben, birkaç tanesinin elini, eteğini öperim; ben de yüz bin lira taahhüt ediyorum!” Bin lira maaş aldığım bir dönemde.. devlet dilencisi.. o parayı benim bulmam mümkün değildi esasen. Bir dönemde cami penceresinde yatan biri… Onu bile bir kısım zift cerâidi değerlendirirken, “Yok, Hüseyin Efendi ev tutmamış da…” Hüseyin Efendi ev tuttu, bir mahallenin içinde. Fakat geçip giderken, gelirken -Sen iffetten anlamazsın ki, a be bohem!..- taife-i nisânın bakması karşısında rahatsız olduğundan dolayı, o Allah’ın kulu, caminin penceresinde halvetî hayat yaşamayı tercih etti. Ve orada belki yüz tane kitap okudu.</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirini de orada gözden geçirdi ve o tefsirden bulduğu her şeyi, cami kürsüsünden halka ifade etmeye çalıştı. Zavallı, sen anlamazsın ki bunu; çünkü hakiki Müslümanlıktan haberin yok senin! “Yok, Hüseyin Efendi…” Hüseyin Efendi, gül gibi bir ev buldu ama o zavallı, cami penceresini tercih etti. Sonra da tahta kulübede yaşadı, altı sene tahta kulübede yaşadı. Minnet etmemek için, dünyaya hırs göstermemek için. İsteseydi her şey olurdu, onun için de!.. Böyle bir insanın yüz bin lira taahhüt etmesi?!. Nasıl ödeyecek ki? Hiç unutmam, geniş imkânları olan birisi, bir sabah kahvaltısına çağırmıştı, belki evine de bir kere gittim ben onun. O sabah kahvaltısına niye gittim, bilemiyorum? Bir arkadaşla beraber kahvaltıya gittik. Dedi ki: “Hocam, o gün orada siz böyle bir şey taahhüt ettiniz. Ben de sizi biliyorum, bir dikili taşınız yok sizin. Bunu elin-âlemin elini-eteğini öpmek suretiyle temin etmek mümkün değil. Müsaade buyurursanız, o taahhüt ettiğiniz şeyi, bütünüyle ben ödeyeyim!”</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/kocaman-iki-tane-cinayet-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Kocaman iki tane cinayet!..  | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 08:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[mizan]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21501</guid>

					<description><![CDATA[<p>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/ Himmet, Allah’ın lütuf buyurduğu her türlü rızıktan infakta bulunarak dine/insanlığa hizmet&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/8S5mq_hqk30" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe>#hocaefendi​ #fethullahgulen​ #mizan​ Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/</p>
<p>Himmet, Allah’ın lütuf buyurduğu her türlü rızıktan infakta bulunarak dine/insanlığa hizmet etmektir; beşer onu kâmil manada İnsanlığın İftihar Tablosu’ndan öğrenmiştir. Himmete müracaat, esasen… Bir tanesi kalktı, ne dediğini bilmeyen, zil-zurna cahil… Bazen diplomalı cahiller, diplomasız cahillerden daha tehlikelidir; çünkü diplomalı cahil, diğer cahilleri inandırır, sürü gibi şeyin arkasına takılır yürürler. Himmet’i tenkit ediyor… İnsanlığın İftihar Tablosu, dini i’lâ adına himmete müracaat etti mi, etmedi mi?!. Hem de çent defa. Hatta insanların, O’nun o mevzudaki telkinine rağmen biraz alakasız kalmaları karşısında, teessür duydu mu, duymadı mı?!. O’nu, yüksek basiretiyle, firasetiyle keşfeden, O’ndaki insibağ ile duyguları uyanık olan, hüşyâr olan bir sahabi, evine koştu mu, koşmadı mı?!. Avuç dolusu bir himmet ile geldi mi, gelmedi mi?!. Meselenin öyle yapılması gerektiğini sahabe-i kiram, anladı mı, anlamadı mı?!. Ve sonra her biri evine koşup getireceği şeyi getirdi mi, getirmedi mi?!. Kimisi bütün varlığını getirip oraya döktü mü, dökmedi mi?!. “Himmet, milletin yaptığı yardımlar, suiistimal edilerek, bu türlü şeylerde…” Nede kullanılıyormuş?!. Dindar nesil yetiştirme okulları açmakta.. üniversiteye hazırlık kursları açmakta.. zalimin, hainin, hasetçinin çekemediği müesseseler açmakta.. dünyanın değişik yerlerinde cehalete karşı, fakirliğe karşı, ihtilafa karşı -üç tane, dört tane, beş tane yaygın maraza karşı- bir yönüyle, i’lân-ı harp etmekte… Bunları akıllıca bertaraf etme istikametinde himmete müracaat ediliyor. O zavallı, diplomalı cahil, “Himmet, falan yerlerde çar-çur edildi!” demek suretiyle… Zavallı!.. Cenâb-ı Hak, hidayet etsin; o da aklını başına alsın, aynı haltı bir daha yapmasın, sizinle beraber -inşaallah- cennete girsin! Hüsn-i zan ediyoruz. Geriye dönelim… Değişik yerlerde himmet organizasyonları yapmak suretiyle, yurt içinde ve yurt dışındaki muhtaçlara yardım etmeli. Malı mülkü zalimlerce gasp edilen, mağduriyetler sarmalında eziyet çeken ve zulümden kaçıp cebrî hicret yollarına düşen insanlara mutlaka maddî manevî yardım edilmeli!.. Hazreti Musa demişti ki: فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ “Sizinle beraber bulunmaktan korkup kaçtım.” (Şuarâ, 26/21) “Kaçtım sizden!..” Zindanlara girip bazıları ölüyor, kimsenin haberi yok; dövüle dövüle ölüyor. Bazıları işkenceye maruz kalıyor. Bazıları günlerce hücrede kalıyor. Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor. Kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Ve aynı zamanda itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor o insanlar. Dolayısıyla onlar da فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ “Sizin şerrinizden korktuk, kaçtık!” diyor gidiyorlar. Ama her şeylerini arkada bırakıyorlar. Malına el konmuş, malı gasp edilmiş; tagallüp, tahakküm, tasallut, temellük, gırtlakta. Dün bir arkadaş, kendisine “Malınıza ne oldu?” deyince, hislerine hâkim olamadı, hıçkıra hıçkıra ağladı. Alın teriyle kazanmış… O müesseseler de alın teri ile yapılmış. Yememiş, içmemişler; yedirmiş, giydirmişler. Aynı zamanda o müesseseleri meydana getirmişler. Saf, temiz, duru; dıştan gelmemiş, Anadolu’ya sızmamış, öz be öz Anadolu insanının yaptığı müesseseler onlar. Evet, bunlara karşı düşmanlık ilan etmişler, her şeylerine el koymuşlar. Hayatın değişik birimlerinden bir sürü insan, yurt dışına kaçmış. Bunlar, üçü-dördü bir araya gelerek belki, bir evde kalıyorlar. Burada antrparantez bir şey arz edeyim: Birisi, duygulanarak anlattı. Gittikleri bazı yerlerde, yabancılar gelip diyorlar ki: “Benim falan yerde bir evim var, yaz günleri (mi, hilaf olmasın), oturuyordum; orada oturabilirsiniz, kira vermenize de gerek yok. Bir mali sıkıntınız varsa, onu da ben karşılayabilirim!” Bir yabancı… Bir yabancı kadar bile merhamet, şefkat, mürüvvet, insanlık duygusu taşımayan kimselerden ne beklenir, bilmiyorum!.. O mağdur insanlar mevzuunda -bence- seferber olmak lazım. Tıpkı Ensâr-ı kirâm efendilerimizin, Muhâcirîn-i fihâm efendilerimize bağırlarını açıp onları bağ ve bahçelerine ortak yaptıkları gibi, bu mülahazayı geliştirmek, böyle organizasyonlara gitmek lazım. Hemen, birden bire arzu ettiğiniz ölçüde, büyük çapta bir şey olmayabilir. İlk planda, bulduğunuz üç-dört tane samimi insana, hislerinizi ifade edersiniz; mazlumiyeti, mağduriyeti anlatırsınız. Onlar ne yapıyorlarsa, onu yaparlar. O himmet de öyle başladı. Evvela beş-on tane insanla başladı; sonra kocaman bir Anadolu insanı, şimdi sağa-sola sürgüne gönderilen, içeriye atılan o insanların hepsi, binlerce insan, o himmet seferberliğinde yarışa girdiler. Orada müsabakaya girdiler âdeta; “Ben de vereyim, ben de vereyim, ben de vereyim!..”</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bazilarina-namaz-kilma-abdest-alma-imkani-bile-verilmiyor-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Bazılarına namaz kılma, abdest alma imkânı bile verilmiyor | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkese el uzatılıyordu &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/herkese-el-uzatiliyordu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2021 08:01:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/ “Kimse Yok Mu”nun da gadre uğratıldığı günümüzde mazlum, mağdur ve muhtaçlara el uzatmak için&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/herkese-el-uzatiliyordu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Herkese el uzatılıyordu | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/sGreOtxUrIA" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Bu video 05/02/2017 tarihinde yayınlanan &#8220;MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/</p>
<p>“Kimse Yok Mu”nun da gadre uğratıldığı günümüzde mazlum, mağdur ve muhtaçlara el uzatmak için dünya çapında umumi bir seferberlik yapılsa sezadır. Bu arada, antrparantez: Mağduriyete, mazlumiyete uğrayan insanlar var, dünyanın değişik yerlerinde. Belli bir dönemde, arzu edilen şeylerin kısmen yerine getirildiği dönemde, bir “Kimse Yok Mu” vardı. Dünyanın neresinde olursa olsun, mazlumların, mağdurların imdadına koşuyordu. Kurbanlar kesiliyordu, o muhtaçlara yetiştiriliyordu. Myanmar’a götürülüyordu, Gazze’ye götürülüyordu; girebildiğiniz, sınırları size açık olan her yere götürülüyordu. Meseleye insanî çerçeveden bakılıyordu, hümanizm mülahazasına bağlı olarak her şey yapılıyordu. Din ayırımı gözetilmeden, meşrep ayırımı gözetilmeden, mizaç ayrılığı gözetilmeden, mezâk ayrılığı gözetilmeden herkese el uzatılıyordu. Gün geldi, bir yerdeki şeytanî kıskançlık ve haset böyle bir hayır yuvasını, hayır sistemini bile baskı altına alma, kapama, öldürme gayreti/cehdi içine girdi. Şimdi dünya kadar insan, mazlumiyete, mağduriyete uğradıkları halde, yardıma muhtaç; binlerce insan… On bin mi, yirmi bin mi, otuz bin mi, kırk bin mi?!. “Fârr”ı ile, “muhtefî”si ile, “mağdur”u ile, “mazlum”u ile, “muzdarr”ı ile, “mevkûf”u ile, “mescûn”u ile, “müstantak”ı ile, bir sürü insan, bir sürü yuva… Bir insanı götürmüşlerse, bütün bir yuvanın fertlerini aynı zulme, aynı mağduriyete uğratmışlar demektir. İnsan olan insana düşen şey, tıpkı Ensâr mülahazası ile bunlara yardım etmektir, destek olmaktır. O müessese (Kimse Yok Mu) kapandı belki ama değişik yerlerde fonksiyonunu edâ edebilir. Bir yerde, bir merkezde kapatırlar, ben dilerim Amerika’da şubesini açarlar, İngiltere’de şubesini açarlar, Almanya’da şubesini açarlar, Birleşmiş Milletler’de şubesini, Afrika’da şubesini açarlar ve yine mazlumların-mağdurların imdadına koşarlar, herkesi kucaklarlar. Renk-desen gözetmeden, herkese bağırlarını açarlar. Olur inşaallah öyle!.. Fakat şu anda sistem, bu mazlumların, mağdurların hepsine yetecek güçte değil. Onun için herhalde bu mevzuda dünyanın değişik yerlerinde bulunan arkadaşlara daha umumî manada bir “seferberlik” düşüyor. Bir taraftan kendi vatandaşlarımız… Çok önceden gitmiş, oralarda iş tutturmuş; Amerika’ya gelmiş, iş kurmuş; İngiltere’ye gitmiş, Almanya’ya gitmiş, Hollanda’ya gitmiş, Fransa’ya gitmiş, Benülüks ülkelerine gitmiş; iş kurmuş oralarda. Hakikaten el uzatacak mahiyette… Bu insanlara, meseleyi usulünce anlatarak, o mübarek “himmet” mevzuunu hatırlatarak onların himmetlerine başvurulabilir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/herkese-el-uzatiliyordu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Herkese el uzatılıyordu | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinnet hummalarından kurtulmanın yolu &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/cinnet-hummalarindan-kurtulmanin-yolu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2021 08:01:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Cinnet hummalarından kurtulmanın yolu]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen hocaefendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu enâniyet asrında cinnet hummalarından kurtulmanın yolu, nazar dağınıklığına düşmemek ve her işi Allah için işlemektir. Bazen, farkına varmadan, gerçek kalbî derinliğimizin üstünde “görünme arzusu”, kendimizi duyurma isteği olabilir içimizde.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cinnet-hummalarindan-kurtulmanin-yolu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Cinnet hummalarından kurtulmanın yolu | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/VUVZ3lg8dXk" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Şu enâniyet asrında cinnet hummalarından kurtulmanın yolu, nazar dağınıklığına düşmemek ve her işi Allah için işlemektir.</p>
<p>Bazen, farkına varmadan, gerçek kalbî derinliğimizin üstünde “görünme arzusu”, kendimizi duyurma isteği olabilir içimizde. Allah’a kendimizi ifade etmek istediğimiz zaman, kendimizi başkalarına duyurma gibi bir niyet de bulunabilir ki, bu nefis dürtüsü, bir ruhî rahatsızlık ve hastalık sayılabilir. O, insanı, Allah’a yakın olması gerektiği yerde, Allah’tan uzaklaştıran bir şey olur. “Muradın, âleme duyurmak ise, Bana duyurmak değilse, Benim nezdimde onun hiç kıymeti yoktur!” der, onu yüzünüze çarpar, öbür tarafta.</p>
<p>Ne ediyorsanız ediniz, ne diliyorsanız dileyiniz, Allah için işleyişiniz. Allah için başlayınız, Allah için görüşünüz, Allah için konuşunuz. Allah için geziniz, Allah için seyahat yapınız, Allah için hicret ediniz. Allah için veriniz, Allah için infak ediniz. Allah için ölünüz, öldürürlerse. İşkence ederlerse, Allah için o işkenceye katlanınız!.. Eğer O’na gönlünüzü vermişseniz, belâ-i dertten âhh etmeden, o ızdıraplar karşısında bile sadece O’nun mülahazasıyla oturmalı, O’nun mülahazasıyla kalkmalısınız. (Dediğim bu şeyleri Üstad Bediüzzaman söylemişti, biraz değişik şekilde ifade ettim.)</p>
<p>O’nu görmek, O’nu bilmek, O’nu dillendirmek, O’na bağlı olarak oturup-kalkmak, -hatta- O’na bağlı olarak yemek, içmek… “Sana karşı kulluğumu yapabilmek için, ben şu şeyleri yiyorum! Sen’in verdiğini duymak için yiyorum! Verdiğin şeyler karşısında kuvve-i zâikama verdiğin şeyden ötürü “Elhamdü lillah!” (اَلْحَمْدُ لِلَّهِ) demek için.. yutulacak bir şey olduğunda, yutaktan dolayı “Elhamdü lillah!” (اَلْحَمْدُ لِلَّهِ) demek için.. hazmedilecek şey olduğunda, -Mide, hazım sistemi, hazmedilecek şey; riyazî mülahazalar açısından meseleye bakınca, ihtimal hesaplarına göre bunların hepsi yüzde bir, binde bir ihtimaldir.- hazımdan dolayı “Elhamdü lillah!..” Bütün bunları düşünerek, “Sana hamd etmek için ben bunu yutuyorum; mideme indiriyorum!” demek.. “Allah için giyiyorum!” demek.. İstirahat ederken de “Sen’in için kalkıp kemâl-i ubudiyetle Sana teveccüh etmek için yatıyorum. Vazifemi bihakkın yerine getirmek için dinleniyorum, istirahat ediyorum!” demek…</p>
<p>(Tevhidnâme’de geçen bir dua) اَللَّهُمَّ اِقْتِدَارًا مِنْ لَدُنْكَ تُغْنِينَا بِهِ عَنْ اِقْتِدَارِ مَنْ سِوَاكَ Rabbim, bu mevzuda yapmamız lazım gelenleri yapma konusunda gerekli olan iktidarı lütfet! Başkalarının güç, kuvvet ve iktidarına bizi mecbur etme, mahkûm etme! Başkalarına kul-köle haline getirme! Aczimizi, fakrımızı, zaafımızı bize duyur/hissettir ama onları Sana ifade etme mülahazasıyla duyur ve hissettir! Her şeyi Sen’de görelim, Sen’de bilelim, Sen’de duyalım, Sen’den alalım; dolayısıyla Sen’i konuşalım, Sen’i müzakere edelim, “Sohbet-i Cânân!” diyelim.</p>
<p>O’na hasr-ı nazar etmezseniz, nazar dağınıklığına uğrarsınız; nazar dağınıklığına uğrar ve konsantre olmanız gereken mevzuya konsantre olamazsanız. Bütüncül bir nazarla bakamazsınız, analizlerinizde falsolar yaşarsınız, tahlillerinizde falsolar yaşarsınız ve başarılar yolunda hezimetten hezimete yuvarlanırsınız. Dağılmadan, her şeyi O’na müteveccihen götürmek lazım.</p>
<p>Bu çağ, talihsizlerin çağı, insanların dağıldığı bir çağ. Kimisi kalbini saraylara, villalara, filolara kaptırmış, makamlara kaptırmış, alkışlara kaptırmış. O mevzuda düşündüğü şeylere karşı binde bir veya milyonda bir muârız gördüğü insanları yok etmeye gidecek kadar vahşet duygusuna kapılmış. İnsanların vahşete böylesine yenik düştüğü bir asrı, bir mahrumiyet asrını -insanlıktan mahrumiyet asrını, gerçek imandan mahrumiyet asrını, ahsen-i takvimden mahrumiyet asrını, insanî değerlerden mahrumiyet asrını- yaşıyoruz. Şayet böyle bir asırda birileri iradenin hakkını vererek dişini sıkıp sabretmezse, aktif planda sabretmezse, zannediyorum, gelecek nesillere götürülebilecek, hem de çok eskortlarla götürülmesi gerekli olan, “din emaneti, iman emaneti, İslamiyet emaneti” selametle, haramilere kaptırılmadan götürülemez.</p>
<p>Bakın, her köşe başında, dünyada haramiler var. Hayır adına yapılan faaliyetlerin önünü kesmeye çalışıyorlar. İnsanlar, gadre uğruyor, zindanlara atılıyor, aile parçalanıyor; kadın, kız, çoluk, çocuk, yaşlı-başlı denmeden, herkes mağduriyete, mazlumiyete uğratılıyor, sindirilmeye çalışılıyor. Binde bir mi, milyonda bir mi, “tehlike” mülahazasıyla, paranoya yaşadıklarından dolayı… Dünya böylesine delilerin, -esas- kendini cinnet çağlayanına salmış insanların dünyası haline gelmiş. Bazı kimseler, akıllarını başlarına toplamazlarsa, “lillah, li-eclillah, li-vechillah” rızası dairesinde hareket etmezlerse şayet, bu gidişat topyekûn insanlık için bir felakettir.</p>
<p>Şimdi değişik yerlerde lokal olarak yaşanıyor; beş yerde, on yerde, on beş yerde, yirmi yerde yaşanıyor. Çoklarını siz de görüyorsunuz, bu cinnet hummalarına şahit oluyorsunuz.</p>
<p>Tamamı burada:</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="5HpfakgHH9"><p><a href="https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/">Bamteli: MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bamteli: MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET&#8221; &#8212; Fethullah Gülen Hocaefendi&#039;nin  sohbetleri." src="https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-mahpuslar-mazlumlar-muhacirler-ve-himmet/embed/#?secret=OVXWNw2mni#?secret=5HpfakgHH9" data-secret="5HpfakgHH9" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cinnet-hummalarindan-kurtulmanin-yolu-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Cinnet hummalarından kurtulmanın yolu | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Bamteli! Peygamber mesleği: İrşad ve tebliğ</title>
		<link>https://hizmetten.com/yeni-bamteli-peygamber-meslegi-irsad-ve-teblig/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 08:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Bamteli]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21424</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Öldükten sonra dirilme! Yeni bir ba’s ü ba’de’l-mevt! Cenâb-ı Hak lutfeylesin!  اَلْإِنْشَاءُ مِنْ جَدِيدٍ فِي خِدْمَتِنَا وَحَرَكَاتِنَا وَجَمَاعَتِنَا وَتَشْكِيلَاتِنَا diyoruz. Belli bir dönemde Cenâb-ı Hakk başlattığı o şeyi yeniden lütfeylesin!&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yeni-bamteli-peygamber-meslegi-irsad-ve-teblig/">Yeni Bamteli! Peygamber mesleği: İrşad ve tebliğ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_14227"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/2ywlySP_TbE?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öldükten sonra dirilme! Yeni bir ba’s ü ba’de’l-mevt! Cenâb-ı Hak lutfeylesin!  <span class="AR">اَلْإِنْشَاءُ مِنْ جَدِيدٍ فِي خِدْمَتِنَا وَحَرَكَاتِنَا وَجَمَاعَتِنَا وَتَشْكِيلَاتِنَا</span> diyoruz. Belli bir dönemde Cenâb-ı Hakk başlattığı o şeyi yeniden lütfeylesin! Ne var ki bu mevzu ciddi bir gayret ve bir cehd istiyor.</p>
<p>Kur’ân-ı Kerîm: (Necm Suresi, 53/39-40) <span class="AR">وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى – وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَى </span>  buyuruyor.</p>
<p><em>“Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez.”</em> Bu açıdan; hemşirelerimizle, hanım kardeşlerimizle, erkek kardeşlerimizle irşad ve tebliğ adına yapabileceğimiz her şeyi yapmamız lazım. Bütün bunlar şart-ı âdî! Lutfedecek Cenâb-ı Hak’tır (c.c)!</p>
<p>Haddi zatında, günde bin defa bu mevzuda istekte bulunsak dahi, onu bile az görmeli! <em>“Sana hakkıyla kulluk yapamadık!”</em> demeliyiz. Meleklerin önünde bir kulluğa muvaffak olsak dahi; Rabbimizin büyüklüğü, O’nun bize olan ihsanları karşısında erkeğiyle kadınıyla, gerekli olan kulluğu yapamadığımızı itirafla; aczimizi, za’fımızı, fakrımızı, yetersizliğimizi ve tutarsızlığımızı her defasında vurgulamalıyız.</p>
<p>Kendimizi ne kadar küçük görür ve sorgularsak; kendimizle ne kadar iç muhasebeye girer ve ne kadar kendimizle yüzleşirsek; o nispette Cenâb-ı Hakk’ın nezdinde kıymet ifade eden bir hâl alırız. İnsan kendini büyük gördükçe, nezd-i ulûhiyette ve mele-i â’lânın sakinleri nezdinde kendini küçültmüş olur.</p>
<p>Belki Cenâb-ı Hak bir gün bütün dünyanın yüzünün apak hale gelmesini sizinle gerçekleştirebilir. Şu anki inkıtaya bakmayın! Bir kısım kendini bilmez kimseler kötülük yaptılar ve o tertemiz kaynağa kezzap döktüler. Ama bu -Allah’ın lütfuyla- bir daha olmayacak demek değildir! Bütün Enbiya-i izâmın hayat sergüzeştîlerine bakınca, sünnetullâhın böyle cereyan ettiği görülür. Allah’ın izni ve inayetiyle birinin vazifesi nihayete erince bir diğeri gelmiş ve almış onu daha ileriye götürmüş!</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>Muhterem Efendim! Bir sohbetinizde irşad ve tebliğin; konjonktürün hesaba katılarak ve yaşadığımız çağa uygun hale getirilerek îfâ edilmesi gerektiğini ifade buyuruyorsunuz. Günümüz şartları nazar-ı dikkate alındığında, irşâd ve tebliğ yaparken nelere dikkat etmemizi tavsiye buyurursunuz?</em></p>
<p>İrşad ve tebliğ; doğru yolu gösterme ve o doğru yolu gösterme mevzuunda kullanacağımız argümanları insanlara sunma demektir. Ve aynı zamanda bunların ikisi de peygamber mesleğidir. Ondan sonra da müceddidlerin ve hakiki mürşidlerin!</p>
<p>Evet, irşad ve tebliğ öteden beri Cenâb-ı Hakk’ın, en sevdiği ibâdını tavzif buyurduğu şeydir. Kur’an-ı Kerîm’de: <em>“Siz ümmetlerin en hayırlısısınız! Ma’rufu emrediyor, aynı zamanda da münkerden insanları alıkoymaya çalışıyorusunuz!</em> (Âl-i İmrân, 3/110)Bütün gayretiniz o! İnsanı hakikî manada insan olmaya yönlendiriyorsunuz! Manevi yapısını âdeta ahirete göre bir dantela gibi örgülemeye çalışıyorsunuz!” buyuruluyor.</p>
<p>Yemek yeme bile bir usule bağlıysa şayet, irşad ve tebliğ gibi hayatımızın gayesi diyebileceğimiz bir meselede; kat’iyyen bir usul ile hareket edilmesi lazımdır.</p>
<p>Mesela; insanların hazmedebileceği şeyleri, insanlara “hazmedilebilirlik” keyfiyeti ile sunmalıyız. Bu açıdan da birine bir şey okuyacağımız zaman, evvelâ o zatı doğru okumamız lazım. “Diyeceğimiz şeylere acaba nereye kadar tahammülü var? Acaba bu diyeceğimiz şeye katlanabilir mi? Tepki verir mi? Onu iyice çıldırtır mıyım?” şeklinde sürekli bir iç muhasebe ile hareket etmeliyiz. Bu açıdan da insanları doğru okumak, günün şartlarını hesaba katmak lazımdır! Günümüzde çok yaygın, birer realite olarak kabul edilmiş, tabiî gibi kabul edilmiş şeyler var. Bunları birdenbire görmezlikten gelmek doğru değil. Bunların hepsini görerek, Allah’ın izni ve inâyetiyle ona göre anlatmak lazım! Bu birincisi!</p>
<p>İkincisi ise seviye mevzuudur. Avam halka bir şey dersiniz, kaynakları söylersiniz ve yeterli gelir ona. Fakat bir insan okumuşsa, bir lise, üniversite bitirmişse mutlaka onun bildiğini bilmek lazımdır. Diyeceğimiz şeylerde bir kısım falsolar yaparsak şayet, hakkımızda yanlış bir kanaate sahip olabilirler. Dolayısıyla bizi dinlemez ve itibar da etmez. Bunların hepsini de değişik zamanlarda gördük. Yani meseleyi biraz temelden, esastan bilmek lazımdır.</p>
<p>Bu açıdan da yaptığınız bu kamplar, arkadaşlarımızın mükemmel hale gelmeleri ve bir yönüyle donanımları ile hazır birer mürşid olmaları adına çok önemli. Meselenin ehemmiyetini icmâlî manada böyle ifade edebiliriz.</p>
<p>Detaya gelince; malum, bildiğiniz gibi bizim bir halkamız var. Belki otuz tane tefsiri beraber okuduk, şu anda da yirmi beşe yakın hadis kaynağını birlikte okuyoruz. Fakat diyorum ki; keşke bu kadar dersi birlikte okuduğumuz arkadaşlarımızın kimisi ilahiyatı bitirdikten sonra fiziğe, kimisi kimyaya, kimisi astronomiye, kimisi astrofiziğe gitseler! O alanları da görseler ve bilseler. O zaman bütüncül, mahrûtî bir ufka ulaşmış olurlar. Başkaları da bu hakiki mürşidlerin eliyle Allah’ın izni inayetiyle arzu ettikleri şeyleri bulur ve elde ederler. Ne var ki bu birdenbire oluverecek bir şey değildir. Bizler çok boş bırakılmış bir nesiliz! Bunlar hiç dert edinilmemiş. Dolayısıyla bizler; hakikaten itilmiş, atılmış olarak kalmışız! Şimdilerde müspet istikamette çok ciddi, inandırıcı kıpırdanışlar var. Bu hemşirelerimizin o istikametteki gayretleri de inşaallah öyle bir sonuca varır.</p>
<p>Yakın tarihimiz itibariyle bir çözülme, bir dağılma, değerlerimize karşı yabancılaşma söz konusu oldu. Hususiyle Osmanlı Devleti Raşid Halifelerden sonra din-i mübin-i İslam’ı en iyi anlayan devlettir. Muhyiddin İbni Arabî hazretlerinin bu mevzuda Osmanlı devletini göklere çıkardığı “Şecere-i Nû’mâniye” isimli bir kitabı dahi var. Ama son üç asır için aynı şeyleri söylemeyiz! Kötüydüler diyemeyiz, zira bu günah olur. Fakat bir Süleyman Şah gibi, Osman Gazi gibi, Orhan Gazi gibi, Murad Hüdâvendigâr gibi, bir İkinci Murad gibi, bir Fatih cennetmekân gibi, Yavuz gibi değillerdi!</p>
<p>Yavuz cennetmekân sekiz sene attan inmiyor ve koskoca bir dünyaya adeta nizam veriyor. Hususiyle İslam dünyası birliğe beraberliğe ulaşıyor. Yine aynı kıymette bir iş için açılım yaptığı dönemde de vefat ediyor. İşte, ba’s ü ba’de’l-mevt hadisesine kendimizi adar ve o iş için koşarsak, biz de hep canlı kalırız. Fakat bir yerde Hazreti Pir’in de ifade buyurduğu gibi; canlandırmayı bırakırsak, -hafizanallah- hiç farkına varmadan bir mezar-ı müteharrik bedbaht haline geliriz.</p>
<p>Ama acizane yukarıda da arz ettiğim gibi, birine bir şey okuyacağımız zaman, evvela o kişiyi doğru okumak lazım. Aksi takdirde bir şey okuyorum zannederek canına okumuş oluruz.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/yeni-bamteli-peygamber-meslegi-irsad-ve-teblig/">Yeni Bamteli! Peygamber mesleği: İrşad ve tebliğ</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakiki mü’min kimdir? &#124; M.Fethullah Gülen Hocaefendi</title>
		<link>https://hizmetten.com/hakiki-mumin-kimdir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2021 08:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[mizan]]></category>
		<category><![CDATA[mümin]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canlı kalabilmenin yolu, öncelikle hal ve temsil ile sürekli hakikatlere tercüman olmak, sonra da gerektiğinde dil ile o hal ve temsilin şerhini yapmaya çalışmaktır. Evvelâ: Esasen her mü’min, inandığı şeyleri başkalarına&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hakiki-mumin-kimdir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hakiki mü’min kimdir? | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="//www.youtube.com/embed/JqjH-xvmmFM" width="560" height="314" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Canlı kalabilmenin yolu, öncelikle hal ve temsil ile sürekli hakikatlere tercüman olmak, sonra da gerektiğinde dil ile o hal ve temsilin şerhini yapmaya çalışmaktır.</p>
<p>Evvelâ: Esasen her mü’min, inandığı şeyleri başkalarına duyurmak, hususiyle temsil ile meşherlerde sergilemek, hâl ile dünya meşherlerinde sergilemek suretiyle, kendini canlı tutar. Ele-âleme hayat nefhettiğiniz sürece canlılığınızı korumuş olursunuz. Mü’minin canlılığını muhafaza etmesi meselesi, esas, etrafa -bir yönüyle- hayat nefhetmesine bağlıdır, İsrâfîl gibi. Bunun heyecanını yaşama… “Benim, canlı kalmam lazım! Her zaman Allah’ı görüyor gibi ibadet yapmam lazım! Allah tarafından görülüyor olma mülahazasıyla asâ gibi iki büklüm yaşamam lazım!” Biraz evvelki mülahazalara bağlı, Allah’a karşı ubudiyeti aradan çıkarma, -efendim- sonra sıvışıp gitme şeklinde değil. “Keşke hiç bitmese, şu öğlen hiç bitmese!”</p>
<p>Hadis-i şerifte buyurmuyor mu? “Kalbi, camiye muallak olan insan!” Öğleni kılıyor, “İkindi ne zaman gelecek? Ben, yeni bir irtibatla, salat-ı vüstâ ile bir irtibat daha tesis edeyim?!.” Dünya işlerine gidiyor; idareci ise, idaresinin başına gidiyor, masasının başına oturuyor ama kalbi, cami için çarpıyor: “Bir ezan okunsa da, yeniden, ezan ile bir konsantrasyona geçsem; bir kamet okunsa, yeni bir konsantrasyona geçsem; bir sünnet kılsam, bir kat daha konsantrasyonumu artırsam; bir farza dursam, Allah ile tam münasebete geçsem de bir kere daha o tadı tatsam!..” Öyle…</p>
<p>Şimdi herkese bu duyguyu, bir yönüyle duyurma… Arz ettiğim gibi, meşher-i âlem çarşısında, memerr-i âlem çarşısında (âlemin gezip dolaştığı çarşıda) hâl ile, temsil ile sergileme… Halin/temsilin -bir yönüyle- net anlaşılmadığı yerlerde -esası odur- kavli devreye sokma… Yani “Niye bu insanlar, bu kadar ince?!. Neden gözler kontrol altında?!. Neden kulaklar, mesmû olmaması gerekli olan şeylere karşı kapalı?!. Neden dil, hep konuşulması gerekli olan şeyleri konuşuyor?!. Neden sükût, tefekkür; konuşma, hikmet?!.” Bu hususlarda, el-âleme, o temsilin dilinden anlamayan, hâlin dilinden anlamayanlara, sen, “İşte şunun için!” diyeceksin. Şimdi bu, esas o vazifeyi yapan, o misyonu edâ eden, o işin mücâhidi diyeyim, o işin mücâhedecisi olan o insanın canlı kalması adına, hep dipdiri kalması adına çok önemli bir faktör.</p>
<p>İkincisi: O mesaj size sunulmuş ve dünyanın her yerine o meseleyi ulaştırma, bir sorumluluk şeklinde size yüklenmiş mi, yüklenmemiş mi? Diyor mu, demiyor mu İnsanlığın İftihar Tablosu, sallallâhu aleyhi ve sellem: “Benim adım, Güneşin doğup battığı her yere ulaşacaktır!” Ve bu ümmet, mübarek ümmet, Kur’an-ı Kerim’de takdir edilirken, كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللهِ  “(Ey Ümmeti Muhammed!) Siz, insanların iyiliğine olarak ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Usulünce iyilik, doğruluk ve güzelliği teşvik edip yayar, kötülük, yanlışlık ve çirkinliğin önünü almaya çalışırsınız; elbette Allah’a inanıyor (ve bunu da zaten inancınızdan dolayı ve onun gereği olarak yapıyorsunuz).” (Âl-i Imrân, 3/110) Evet… Münafıklar, kendilerine ait hususlarla anlatıldıktan sonra, mü’minlere gelince, onlar, bu evsafla anlatılıyorlar. Kaç yerde, hakkı/hakikati anlatma ve aynı zamanda münkerâttan insanları vazgeçirme meselesi, ciddî bir sorumluluk şeklinde, inanan insanlara birer vazife olarak tahmil ediliyor. Bu sorumluluğu yerine getireceksiniz. Bu, bir esas; bunlar, usûl. Ama bu mevzuda üsluba gelince, onu da o müctehidlerin o mevzuda ortaya koydukları temel disiplinlerle, her çağda gelen müceddidlerin ortaya koydukları disiplinlerle belirleyeceksiniz. Böylece siz, usulü, esası, “üslub”a fedâ etmeyeceksiniz. Usûlü/esası, deldirmeyeceksiniz, üslup hatasıyla. O da ayrı bir mesele. Ortak akla müracaat edeceksiniz; “Şöyle bir mesele var fakat insanların tepkisine de sebebiyet verebilir; ben bu meseleyi nasıl diyeyim, nasıl edeyim?!.” diyeceksiniz.</p>
<p>Bir de bu mesele… Sizin canlı kalmanızın çok önemli bir dinamizmi olmasının yanı başında; aynı zamanda o güzellikleri değişik meşherlerde teşhir ederek, temsil ile, hal ile göstererek onları herkese duyuracaksınız. Cami minberlerinde/mihraplarında lafazanlıkla anlatarak değil; esasen, إِذَا رُؤِيَ ذُكِرَ اللهُ Ricalin değişik kâmet-i bâlâlarında görülen bir hususiyettir; “Hakiki mü’min odur ki, görüldüğü zaman, Allah hatırlanır!” يَا مَنْ إِذَا سَجَدَ تَجَلَّى اللهُ deniyor, Efendimiz ile alakalı. “Ey secde ettiği zaman, Cenâb-ı Hak tecelli ettiği insan!” deniyor. Aynı zamanda secdedeki kıvranmasını da ifade ediyor, Kur’an-ı Kerim bir yerde: وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ “(Kulluk görevini yerine getirebilmen için) secde edenler arasında secdede kıvrım kıvrım kıvrandığını (ve o secde edenlerin iyi birer kul olabilmeleri için nasıl gayret sarf ettiğini de) görüyor.” (Şuarâ, 26/219) Sizi böyle gören insanlar, “Niye?” falan derler, “Neden?” derler. Ve bu, size, esasen, o meselenin izahı, şerhi, haşiyesi adına kendinizi ifade etme yolunu açar. Bir yönüyle size bir imkân verilmiş olur, siz o işi sergilerseniz. Bu da meselenin bir diğer yanı.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="AUitQlLgPv"><p><a href="https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-derin-ve-canli-muslumanlik/">Bamteli: DERİN VE CANLI MÜSLÜMANLIK</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bamteli: DERİN VE CANLI MÜSLÜMANLIK&#8221; &#8212; Fethullah Gülen Hocaefendi&#039;nin  sohbetleri." src="https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-derin-ve-canli-muslumanlik/embed/#?secret=0TZRaR5WG3#?secret=AUitQlLgPv" data-secret="AUitQlLgPv" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/hakiki-mumin-kimdir-m-fethullah-gulen-hocaefendi/">Hakiki mü’min kimdir? | M.Fethullah Gülen Hocaefendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bamteli sohbetleri yeniden başlıyor</title>
		<link>https://hizmetten.com/bamteli-sohbetleri-yeniden-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 21:22:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Bamteli]]></category>
		<category><![CDATA[M.Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bamteli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21369</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Fethullah Gülen Hocaefendi Pandemi sebebiyle bir süredir ara verdiği Bamteli Sohbetlerine yeniden başladı. Herkul.org internet sitesinin sosyal medya hesabından  Hocaefendi&#8217;nin yeni sohbetinden bir kesit paylaştı</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bamteli-sohbetleri-yeniden-basladi/">Bamteli sohbetleri yeniden başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_82513"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/wYnlXkZFp08?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi Pandemi sebebiyle bir süredir ara verdiği Bamteli Sohbetlerine yeniden başladı. Herkul.org internet sitesinin sosyal medya hesabından  Hocaefendi&#8217;nin yeni sohbetinden bir kesit paylaştı</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bamteli-sohbetleri-yeniden-basladi/">Bamteli sohbetleri yeniden başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CANLI &#124; Mehmet Ali Şengül Ağabey’i Anma Programı</title>
		<link>https://hizmetten.com/canli-mehmet-ali-sengul-agabeyi-anma-programi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2021 09:33:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[#MehmetAliSengül #Samsunluhoca]]></category>
		<category><![CDATA[Anma Programi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Ali Şengül Ağabey nam-ı diğer Samsunlu Hoca aramızdan ayrılalı günler oldu. Hayatı hicret, günleri hizmet olan değerli Şengül Ağabeyimizi anılarıyla, hizmet dolu yaşamıyla anacağız. Başta ailesi, yarım asırdır dava&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/canli-mehmet-ali-sengul-agabeyi-anma-programi/">CANLI | Mehmet Ali Şengül Ağabey’i Anma Programı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Ali Şengül Ağabey nam-ı diğer Samsunlu Hoca aramızdan ayrılalı günler oldu. Hayatı hicret, günleri hizmet olan değerli Şengül Ağabeyimizi anılarıyla, hizmet dolu yaşamıyla anacağız. Başta ailesi, yarım asırdır dava arkadaşları olan değerli ağabeylerin katılacağı programda Şengül ağabeyi dualarla yad edieceğiz Abdullah Aymaz , Naci Tosun ve İsmail Büyükçelebi ağabeylerin CANLI katılacağı anma programında dünyanın bir çok ülkesinden gelen taziye mesajları da yayınlanacak. Vefa, tevazu ve tebessüm insanı Mehmet Ali Şengül Ağabeyi anma programına hepiniz davetlisiniz</p>
<p>Hizmetten.com platformu olarak kıymetli hocamızın anma programını (YARIN) YouTube kanalımız ve MC EU TV üzerinden CANLI YAYIN ile ekranlarınıza taşıyacağız.</p>
<p>Şimdi değerli Ağabeyimize vefa zamanı&#8230;</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_52041"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/hSRE1pGCERw?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p>25 Temmuz 2021 Pazar</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />21.00 Berlin Saati</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />22.00 İstanbul Saati</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />15.00 Newyork Saati</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/23f0.png" alt="⏰" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />20.00 Londra Saati</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/canli-mehmet-ali-sengul-agabeyi-anma-programi/">CANLI | Mehmet Ali Şengül Ağabey’i Anma Programı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
