<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gökhan Bozkuş, Hizmetten sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/author/gokhan-boskus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/author/gokhan-boskus/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Mar 2025 10:13:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Gökhan Bozkuş, Hizmetten sitesinin yazarı</title>
	<link>https://hizmetten.com/author/gokhan-boskus/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Boş Sandalye ve Hasretin Sessizliği</title>
		<link>https://hizmetten.com/bos-sandalye-ve-hasretin-sessizligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Bozkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 10:13:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Sıtkı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gülen Hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Hancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=41670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı anlar vardır, insanı çocukluğunun tozlu yollarına götürür. Bir televizyon ekranında yankılanan bir şiir, tanıdık bir ses tonu, eski zamanlardan hatıralarla iç içe geçen bir atmosfer… Bu akşam MC TV&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bos-sandalye-ve-hasretin-sessizligi/">Boş Sandalye ve Hasretin Sessizliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı anlar vardır, insanı çocukluğunun tozlu yollarına götürür. Bir televizyon ekranında yankılanan bir şiir, tanıdık bir ses tonu, eski zamanlardan hatıralarla iç içe geçen bir atmosfer… Bu akşam MC TV ve Hizmetten YouTube kanalında izlediğim İftar Zamanı programı da işte böyle bir his bıraktı bende. Kemal Gülen’in sunduğu ve Ahmet Kurucan’ın konuk olduğu bu program, sadece bir sohbet değil, ruhuma dokunan eski bir ezgi gibi geçti içimden.</p>
<p>Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Hancı şiirini okurken Sayın Kurucan, ben oradaki boş sandalye ile duygusal olarak doldum. Bir çoğunuzda oluşan hisleri kelimelerle tarif etmek zor. İşte o an, kelimelerin ötesinde bir anlam kazandı şiir. Çünkü bir boş sandalye, her zaman sadece bir nesne değildir. Kimi zaman bir eksiklik, kimi zaman bir özlem, kimi zaman da içimize çöken tarifsiz bir gurbet duygusudur.</p>
<p>&#8220;Sıla burcu burcu ille ocağım,<br />
Çoluk çocuk hasretinde kucağım,<br />
Sana her şeyimi anlatacağım,<br />
Otur başucuma sor yavaş yavaş.&#8221;</p>
<p>O an, ekrandaki herkesin yüreğinde aynı burukluk vardı. Bir boş sandalyenin sahibi, ocağından koparılmış, sevdiklerinden uzak düşmüş, ama adını anan her gönülde yaşamaya devam eden Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin yokluğu, bir sükût gibi çökmüştü ekrana. O sandalye sadece fiziksel bir eksiklik değil, hasretin, gurbetin, ayrı düşmenin sessiz bir sembolüydü.</p>
<p>&#8220;Güç belâ bir bilet aldım gişeden<br />
Yolculuk başladı Haydarpaşa’dan!<br />
Hancı n’olur elindeki şişeden,<br />
Birkaç yudum daha, ver yavaş yavaş&#8230;&#8221;</p>
<p>Gurbetin soğuk rüzgârlarında savrulan bir yürek… O yürek, tıpkı geçmişin yollarında savrulan nice garip gibi, hep bir sıla özlemiyle yanıp tutuştu. Ayrılığın ilk sancısı hafifti belki, ama zaman geçtikçe içimizde köz olup büyüdü. O yüzden, bu şiir sadece bir yolculuğun hikâyesi değil, bir hasretin, vuslata duyulan özlemin derin mısralarıydı.</p>
<p>&#8220;Ben o gece, hem ağladım hem içtim,<br />
İki gün diyardan diyara uçtum<br />
Kayseri yolundan, Niğde’yi geçtim;<br />
Uzaktan göründü Bor yavaş yavaş.&#8221;</p>
<p>Ekran başında şiiri dinleyen herkes, bu mısraları kendi içinde yaşadı. Kimisi uzaklarda kalan memleketini düşündü, kimisi çocukluk anılarına gitti, kimisi de gurbetin en keskin yanını iliklerinde hissetti. Ama en çok da boş sandalyesiyle sessiz bir çığlık gibi yankılanan o eksiklik…</p>
<p>&#8220;Garibim her taraf bana yabancı,<br />
Dertliyim, çekinme doldur be hancı!<br />
İlk önce kımıldar hafif bir sancı<br />
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş.&#8221;</p>
<p>Evet, ayrılık önce hafif bir sızıydı belki, ama zamanla kor gibi düştü gönüllere. O boş sandalyede oturanın sesi duyulmasa da, yokluğu her cümlede yankılanıyordu. Bazen bir şiirin satırlarında, bazen bir sohbetin ortasında, bazen de bir dua halkasında…</p>
<p>İftar sofralarında dualar yükselirken, bir yanımız hep eksik, bir yanımız hep hüzünlüydü. Ama bilirdik ki, ayrılıklar sadece dünya sürgünüdür. Ve vuslat, en güzel iftar sofrasında, Rahmet’in sonsuz olduğu yerde gerçekleşecektir.</p>
<p>O güne kadar, boş sandalyelerimizle hasreti yaşamaya devam edeceğiz.</p>
<p>Programa emek veren, sunan , konuk olan herkese ne kadar teşekkür etsem az.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bos-sandalye-ve-hasretin-sessizligi/">Boş Sandalye ve Hasretin Sessizliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Yoksun Bülbül</title>
		<link>https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Bozkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 12:54:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Bülbül]]></category>
		<category><![CDATA[Zülfü Livaneli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=41481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kapılar tutulmuş neylersin Neylersin içerde kalmışız Yollar kesilmiş Şehir yenilmiş neylersin Paul Eluard Yine camın kenarında idi kitaplar. Defteri iki kolunu iki yana açmış bir anne gibi bakıyordu da saksıya&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/">Sen Yoksun Bülbül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>Kapılar tutulmuş neylersin </em><br />
<em>Neylersin içerde kalmışız </em><br />
<em>Yollar kesilmiş </em><br />
<em>Şehir yenilmiş neylersin</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Paul Eluard</em></p>
<p>Yine camın kenarında idi kitaplar. Defteri iki kolunu iki yana açmış bir anne gibi bakıyordu da saksıya çiçek ona şiirler okuyormuş gibi oluyordu. Bilgisayardan Livaneli&#8217;den neylersin şarkısı yağıyordu odaya. Paul Eluard&#8217;ın o şiirini ne de güzel bestelemişti Livaneli. Bir saatten fazladır gökyüzüne bakıyordu. Gri gökyüzünde bir şeyler arıyor gibiydi. Berlin&#8217;de başka rengi görmek zaten düşünülemezdi. Ama seviyordu o griyi. Bana Bir Şarkı Söyle isimli şarkı başlerken bir kuşun geçtiği mısralarla birlite bir kuş kondu odanın tam karşısındaki gül ağacına. Zülfü Livaneli ,</p>
<p><em>Bana bir şarkı söyle</em><br />
<em>İçinde hüzün olsun</em><br />
<em>Bana bir şarkı söyle</em><br />
<em>İçinde yüzün olsun</em><br />
<em>Başına kuşlar konsun</em><br />
<em>Sonunda gurbet olsun</em><br />
<em>Yare doymamak olsun</em><br />
<em>Bana bir şarkı söyle</em><br />
<em>Yare doymamak olsun</em><br />
<em>Bana bir şarkı söyle</em><br />
<em>İçinde toprak olsun</em><br />
<em>Sararmış yaprak olsun</em><br />
<em>Dillerde bayrak olsun</em><br />
<em>Bana bir şarkı söyle</em><br />
<em>Zemheride güller açsın</em><br />
<em>Ağustos&#8217;ta karlar yağsın</em><br />
<em>Zemheride güller açsın</em><br />
<em>Ağustos&#8217;ta karlar yağsın</em></p>
<p>derken o gülü ve kuşu düşündü. Güle konan bülbül değil kargaydı. Olsun kuş kuştu dedi içindeki ses. Bastırdı diğer ses, içindeki nahif sesi. Bülbül ile kargayı eş tutamazsın sen. Bir başka ses ayırdı o sesleri. Birkaç gün önce söyleşi yaptığı Bekir Salim&#8217;in Reyhani&#8217;yi yeniden konuk ettiği iç sesi dağıttı, parçaladı o sesleri</p>
<p><em>Tohum diye efkarımı ektirdi</em><br />
<em>Yağmur diye gözyaşımı döktürdü</em><br />
<em>Mahsul beklemeden çadır söktürdü</em><br />
<em>Yayladan yaylaya göçer ağlarım</em></p>
<p>Dağıldı sesler, boyun eğdi karga, tebessüm etti saksıdaki çiçek. Bilgisayardan Zülfü Livaneli çoktan Gözlerin şarkısına geçmişti bile. Ne zaman şarkıyı dinlese &#8220;hey gidi günler&#8221; nehri akardı içinden. Üniversite yıllarına gider, Kırkalioğlu Apartmanında bakkalın üstündeki o şekilsiz salona gider iki büklüm dizlerinin üzerinde kapının arkasındaki çiçeğin yere düşen yaprağına bakar ve kulağından tutardı hatıralar.</p>
<p>Yutkundu ve kalemi aldı eline. Yazacaktı , yazacaktı ama &#8220;Meğer tatlı günler o günlermiş&#8221; ezgisi bırakmıyordu onu. Bütün yollar kapanmış da yazma diyordu.</p>
<p>Birkaç kelime yazdı deftere ve çıktı evden.</p>
<p><em>&#8220;Sen yoksun artık bülbül, sesin hâlâ içimde.&#8221;</em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/">Sen Yoksun Bülbül</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeddeli Yok</title>
		<link>https://hizmetten.com/seddeli-yok-gokhan-bozkus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Bozkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 11:39:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=41090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllara isim koyan var mı benim gibi bilmiyorum. Bugün 2024&#8217;ü uğurluyorum. Uğurluyoruz. Memleketimden uzaklarda sekizinci yeni yılım. Her bir yıla da isimler koydum günlüğümde. Yoklar sarmalında geçerken ömrümüz 2024&#8217;e &#8220;şeddeli&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/seddeli-yok-gokhan-bozkus/">Şeddeli Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllara isim koyan var mı benim gibi bilmiyorum. Bugün 2024&#8217;ü uğurluyorum. Uğurluyoruz. Memleketimden uzaklarda sekizinci yeni yılım. Her bir yıla da isimler koydum günlüğümde. Yoklar sarmalında geçerken ömrümüz 2024&#8217;e &#8220;şeddeli yok&#8221; dedim. İçimde var&#8217;a dair en güzel çiçekleri görmeme medar ışığım zahiren yok artık.</p>
<p>Yıllar önce tahtaya şu beyiti yazmıştım:</p>
<p>&#8220;Bende yok sabr u sükûn sende vefâdan zerre<br />
İki yokdan ne çıkar fikredelim bir kerre&#8221;</p>
<p>Şair burada ismini gizlemiş sevgili öğrencilerim. Burada ismi gizlenen şairi bulana teneffüste kaşarlı, sucuklu tost benden demiştim.</p>
<p>Fikri diyen, Sabri diyen, Vafaî diyen diyene&#8230;</p>
<p>O günlere gittim şimdi. Şeddeli yok diyerek.</p>
<p>Öyle ya mahlası bile iki yoktan oluşuyordu Nâ- bî &#8216;nin</p>
<p>Na da yok demek<br />
Bî de yok demek</p>
<p>Şimdilerde o kadar çok şey yok ki Nâbi &#8230;</p>
<p>Bir var vardı ruhuma ışık saçan onu da aldı gitti benden 2024.</p>
<p>Ben gidene ah çekince Erdem Bayazıt şiiri bir bedene bürünüyor da sesleniyor gibi bana</p>
<p>Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim<br />
Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan<br />
Durma bana türkü söyle anadolu olsun<br />
Susuz dudak gibi çatlak olsun<br />
Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün<br />
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana<br />
karanlık bakma<br />
Ağlıyorum bir karanlık karayel saçlarına<br />
Çekme ülkemden nar yangını gözlerini<br />
Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni<br />
Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini<br />
Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin<br />
Katı bir yalnızlık bu bilmelisin<br />
Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi&#8230;</p>
<p>Evet &#8220;şeddeli yok&#8221; dedim şimdi elveda diyeceğimiz yıla. 2025&#8217;e ne diyeceğim hakkında bir bilgim yok. O mu bana el sallayacak ben mi ona el sallayacağım onu da bilmiyorum. Umudu seven bir insanım. Her sabah bir bebeği kundağa sarar gibi sararım içimdeki umudu. Kimbilir belki de &#8220;baharın kokusu&#8221; derim 2025&#8217;e bilmiyorum.</p>
<p>Şimdilerde çok yalnız hissediyorum kendimi. Başkalarının hissettiği gibi.Sağa bakıyorum yok, sola bakıyorum yok. Yok adeta duvar oldu herbirimize biliyorum. Kulak verip dinliyorum bazen de Karacaoğlan gibi dört köşeyi:</p>
<p>Kulak Verdim Dört Köşeyi Dinledim<br />
Ardımızdan Gaybet Eden Çok İmiş<br />
Ben Dünyayı Sonsuza dek Belledim<br />
Meğer Dünya Dört Sultanlık Yer İmiş</p>
<p>Karşıdan Uzanır Yapraklı Dağlar Vay Dağlar<br />
Hastanın Derdini Bilemez Sağlar Vay Sağlar<br />
Her Nere Vardıysam Dertliler Ağlar Dost<br />
Gezdim Şu Alemi Dertsiz Yok İmiş</p>
<p>Karacaoğlan Derki Dosta Sarılan<br />
Su Değilim Bulanıpta Durulam<br />
Bu Dünyada Sevdiğine Sarılan Dost<br />
Ahirette Sorgu Sual Yok İmiş</p>
<p>31 Aralık 2024</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sen-yoksun-bulbul-gokhan-bozkus/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/seddeli-yok-gokhan-bozkus/">Şeddeli Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
