<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Çöre, Hizmetten sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/author/alicore/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/author/alicore/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Aug 2024 16:46:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Ali Çöre, Hizmetten sitesinin yazarı</title>
	<link>https://hizmetten.com/author/alicore/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Günümüz Dünyasının Liderinin Vasıfları ve Fethullah Gülen’in Liderlik Tipleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/gunumuz-dunyasinin-liderinin-vasiflari-ve-fethullah-gulenin-liderlik-tipleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Çöre]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 16:46:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=39079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liderliğin açık, kesin ve kapsayıcı bir tarifini yapmak zordur. Bununla birlikte liderlik insanları belli hedeflere ulaşmak için onları etkileme ve gönüllü olarak çalışmaya teşvik etme, tecrübeleri paylaşıp aynı zamanda sergilediği&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gunumuz-dunyasinin-liderinin-vasiflari-ve-fethullah-gulenin-liderlik-tipleri/">Günümüz Dünyasının Liderinin Vasıfları ve Fethullah Gülen’in Liderlik Tipleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Liderliğin açık, kesin ve kapsayıcı bir tarifini yapmak zordur. Bununla birlikte liderlik insanları belli hedeflere ulaşmak için onları etkileme ve gönüllü olarak çalışmaya teşvik etme, tecrübeleri paylaşıp aynı zamanda sergilediği liderlik ile insanları hoşnut edebilme sürecidir. Liderlik üzerine literatürler incelendiğinde çok çeşitli liderlik tiplerinin olduğu ve bu liderlik tiplerinden birden fazla özelliği üzerinde taşıyan liderlerin sayısının oldukça az olduğu görülür.</p>
<p>Günümüz dünyasının liderleri birden fazla liderlik tarzına sahip olmalıdır. Zira artık farklı durumlar ve ihtiyaçlar, farklı liderlik tarzlarını gerektirmektedir. Farklı kültürlerden ve değerlerden gelen insanlarla etkileşim içinde olan liderlerin çeşitli liderlik tarzlarını anlama ve uygulama yetkinliğine haiz olması gereklidir. Diğer taraftan hızla değişen şartlara uyum sağlayabilmek için esnek olma, farklı liderlik tarzlarını kullanarak çeşitli senaryolara ve ihtiyaçlara uyum sağlayabilmelidir.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’ye göre, “Lider, çok yönlü bir insandır. Ve her yönüyle de cemiyet içinde temayüz etmiştir. Onun karakter dünyasında zaaftan eser yoktur. Bütün irdelemeler sadece onun bu yönünü göstermeye hizmet eder.” Hocaefendinin liderlik özellikleri hakkında yapılan çalışmalarda, Gürkan Çelik, onun Servant-leadership (hizmetkâr liderlik), Prof. Dr. Karen A. Fontenot ile Prof. Dr. Michael J. Fontenot ise Fethullah Gülen Hocaefendi’nin liderliğini transformational leadership (Dönüştürü liderlik) olarak tanımlamışlardır.</p>
<p>Aslında Hocaefendi’nin liderlik tipi birden fazladır. Bu çalışmamızda çeşitli liderlik tiplerinin kısa tanımları yapılmış olup bunların ışığında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin hayatı ve hizmet hareketi ile ortaya koyduğu çalışmaları göz önüne alınarak onun çok fazla liderlik tiplerine işaret edilmiştir.</p>
<p><strong>1-Doğal Liderlik</strong></p>
<p>Doğal lider, resmi bir otorite veya unvan olmaksızın, insanların kendiliğinden takip ettiği, yönlendirdiği ve ilham aldığı kişidir. Bu tür liderler, genellikle kişisel özellikleri, yetenekleri, davranışları ve etkileşimleri nedeniyle doğal olarak öne çıkarlar. Hocaefendi, Türk İslam alimi ve yazar, aynı zamanda Hizmet Hareketi olarak bilinen toplumsal ve dini hareketin lideridir. Doğal liderlik özellikleriyle tanınan biridir. Bu özelliklerden bazıları;</p>
<p>Karizması ve kişisel çekiciliği, geniş bir kitle tarafından takip edilmesini sağlamıştır. İnsanları dinlemesi ve empati kurması, onun liderliğinde önemli bir rol oynamıştır. Eğitim ve diyalog gibi konularda inisiyatif alarak hareketin hedeflerini şekillendirmiştir.</p>
<p>Etkili iletişim kurma yeteneği, onun düşüncelerini ve vizyonunu geniş kitlelere aktarmasında önemli bir rol oynamıştır. Yazdığı kitaplar, verdiği vaazlar ve konuşmalar, onun bu özelliğini göstermektedir.</p>
<p>Çevresindeki insanları motive eden ve pozitif bir atmosfer oluşturan bir liderdir. Özellikle hoşgörü, barış ve eğitim gibi konularda ilham verici olmuştur.  Anlattıkları ile hayatı genellikle tutarlıdır ve bu da onun güvenilir bir lider olarak algılanmasını sağlamıştır.</p>
<p>Hocaefendi kendi ifadeleriyle, “özüyle ve zâtî husûsiyetleriyle her zaman kendini hissettirerek gönüllerde yaşamasını bilmiştir. Görünüşündeki inandırıcılığı, anlayışındaki derinliği, görüşlerindeki inceliği, ihâtasındaki genişliği, tespitlerindeki sağlamlığı, öğrenme aşkı, öğretme istidâdı ve uhdesine aldığı her şeyin üstesinden gelebilme yeteneğiyle -istemediği halde- dikkatleri üzerinde toplamış, sevilen, sayılan, gözdeleşen, dolayısıyla da binlerin-yüzbinlerin her zaman uğrunda ölmeye hazır oldukları bir seviye insanı olmuştur” (Fethullah Gülen, Yeni Ümit, Ocak-Şubat-Mart 1991, Cilt 2, Sayı 11.)</p>
<p><strong>2-Etkileşimci (Transaksiyonel )Liderlik:</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin liderlik tarzı onun etkileşimci (transaksiyonel) liderlik özelliklerini büyük ölçüde yansıtır. O, mesaisini çevresindeki insanların yetişmesine için harcamış, tebliğinde ısrarlı olmuş, sürekli insan unsuruyla meşgul olup, çalışmalarında kültür her zaman ağırlığını muhafaza etmiştir.</p>
<p>İnsanlar üzerinde oluşturduğu etkileşim ile onları harekete geçirerek, yüksek bir performansla kısa sürede dünya genelinde büyük işler başarmalarını sağlamıştır. Çevresindeki insanlarla yakın bir ilişki kurmuş, onları dinlemiş ve fikirlerini değerlendirmiştir. Hocaefendi&#8217;nin liderlik tarzı, özellikle eğitim ve sosyal hizmet alanlarında faaliyet gösteren hareketi yönetirken etkileşimci liderlik özelliklerini sergilemiştir.</p>
<p><strong>3-Dönüşümcü (Transformasyonel)liderlik</strong></p>
<p>Hocaefendi, üstün idrâki, cesâret ve kararlılığı, sabır ve metânetiyle her zaman çevresinin tek dayanağı ve ümit kaynağı olmuştur. Cesâret ve kararlılığı sayesinde, çevresindekilere aşılmaz gibi görülen tepelerin nasıl aşıldığını tahammül ve metâneti ile olmazların olur hâle geldiğini, muhâller ve imkansızlıkların nasıl yok olduğunu göstermiştir.</p>
<p>İnsanları bir araya getirerek, toplumsal dönüşüm için vizyon sunmuş, onların potansiyellerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamıştır. İnsanların ihtiyaçlarını, endişelerini anlamaya çalışmıştır. Toplumun her kademesinde büyük bir dönüşüm sağlayarak milletin özüyle bütünleşmesini ve aynı zamanda modern bir hayat tarzı ortaya koyarak her kesimden insanın onun düşünce ve tavsiyelerini hüsn-ü kabul göstermesini sağlamıştır. Bu özellikleri itibariyle Hocaefendi’nin liderlik tarzları dönüşümcü liderlik özelliklerini de yansıtmaktadır.</p>
<p><strong>4-Demokratik/Katılımcı Liderlik</strong></p>
<p>Hocaefendi, hayatı boyunca istişareye önem vermiş, çevresindekileri de sürekli meşverete teşvik etmiştir. Hareketin içinde istişareyi, şurayı bir kültür haline getirmiştir. Sürekli önlerine çıkan bir durum karşısında, başkalarının fikirlerine başvurmayı, söz konusu mevzu her neyse, onun hakkında bilgi ve tecrübe sahibi kimselerden müteşekkil meşveret heyetleri oluşturmayı ve onlara danışmadan herhangi bir karar vermemeyi teşvik etmiştir. İstişare yoluyla en makul ve mantıki olanı bulmaya çalışmışlardır. Bu özellikler, Hocaefendi&#8217;nin liderlik tarzının demokratik/katılımcı liderlik özelliklerini yansıttığını gösterir.</p>
<p><strong>5-Ruhanî Liderlik (Spiritual leadership)</strong></p>
<p>Hocaefendi’nin en çok öne çıkan yönü ruhaniliğidir. Zira çocukluğundan itibaren milli ve manevi bir kültür ile beslenerek bu alanda insanlar üzerinde çok büyük bir tesir sahibi olmuştur. Çocuk yaşta cami kürsüsünden verdiği vaaz ve sohbetlerle kendinden büyük insanların bile kalbî, ruhî hayatının dirilmesi için çalışmış, maddi dirilmeden önce manevi dirilmenin olması gerektiğini şart koşmuştur. Yazdığı eserlerde de hep bu meseleyi öne çıkarmıştır. (Kalbin Zümrüt Tepeleri, Kendi Ruhumuzu Ararken, Ölümsüzlük İksiri, Ruhumuzun Heykelini Dikerken vb gibi eserlerinde kalbin ve ruhun gelişmesi üzerinde durmuştur. Ayrıca alanında dünya çapında tanınmış büyük alimlerin, başka cemaat ve tarikat şeyhlerinin de saygı ve hürmetini kazanmıştır. Yaşadığı hayat tarzı ile de takipçilerine manevi bir örnek, rol model olmuştur. Mevlana gibi herkese kucak açmış, kimseye kin, nefret ve düşmanlık beslememiş, kendi şahsına yapılan haksızlıkları daima af etmeyi tercih etmiştir. Onun liderlik tarzı, en çok ruhanî liderlik özelliklerini göstermesiyle tanınmış ve takipçileri üzerinde derin bir etki bırakmıştır.</p>
<p><strong>6-Etik Liderlik (Ethical leadership)</strong></p>
<p>&#8220;Hizmeti anlatmaktan çekinmeyin. Çünkü ben, sizi utandıracak bir şey yapmadım.” Fethullah Gülen Hocaefendi hayatını etik değerlerin ihyasına adamış, meşru dairede hareket etmiş, müspet hareketi tavsiye ederek hiç bir zaman gayeye ulaşmak için meşru olmayan vasıtalara tevessül etmemiş, şiddetle bunun önünde durmuştur.</p>
<p>Hizmet hareketi için ortaya koyduğu en başta gelen etik değerler dürüstlük, adalet, saygı, mesuliyet ve şeffaflıktır. Çevresindekilere karşı her zaman açık ve dürüst olmuş ve doğruluktan ödün vermemiş, adil davranmış ve herkesin haklarını ve ihtiyaçlarını önemsemiştir. İnancı ne olursa olsun tüm insanlara saygı duymuş ve herkesi kendi konumunda kabul ederek onların fikirlerine, görüşlerine ve duygularına değer vermiştir. Her fırsatta mesuliyet duygusunun gelişimi teşvik etmiş, kişisel ve toplumsal mesuliyet bilincini vurgulamıştır.</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin liderlik tarzı, etik değerlere dayalı olarak şekillenir ve takipçileri üzerinde güçlü bir etki bırakır. Bu özellikler, Hocaefendi’nin etik liderlik tarzını yansıtan temel unsurlardır.</p>
<p><strong>7-Kültürel Liderlik (cultural leadership)</strong></p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin liderlik tiplerinden biri de kültürel liderliktir. Hayatı ve hizmetleri kültür açısından değerlendirilirse onun klasik bir cami hocası olmadığı ve bambaşka metodlar ve vasıtalar ile hizmet etmeyi teşvik ettiği görülür. O daima kültürel mirasın korunmasını ve değerlendirilmesini önemsemiştir. Özellikle dil, sanat, edebiyat ve müzik gibi kültürel alanlarda faaliyet göstererek kültürel mirası canlı tutmuştur. Liderlik tarzında toplumsal bağların güçlendirilmesini teşvik etmiş, özellikle eğitim ve sosyal hizmet projeleri aracılığıyla topluma hizmet etmeyi ve toplumsal dayanışmayı sağlamıştır.</p>
<p>En dikkat çeken ve farklı yönü ise, dini hayatın klasik metodlarla sadece camilerde ve cami kürsülerinde anlatılarak değil farklı platformlarda ve farklı organizasyonlarda anlatılmasını teşvik etmiştir. Spor salonlarında yapılan kutlu doğum haftaları, farklı ülkelerde düzenlenen Türkçe olimpiyatları onun kültürel bir lider olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>8-Stratejik Liderlik</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi stratejik liderlik özelliklerini büyük ölçüde yansıtır. İleri görüşlüdür, aktüaliteden uzak, reaktif değil proaktiftir. Klasik yönetim yerine stratejik yönetimi uygular. Verilen kararlarda stratejik düşünmenin, hadiselere bütüncül bakmamınız zaruretine dikkat çeker. Kendi ifadeleriyle verdiği kararlarda sürekli “güzergah emniyeti açısından içinde yaşanılan toplumu son derece iyi analiz ederek ve ona göre adım atmıştır.”</p>
<p>Hizmet hareketinin dünya çapında, farklı milletlere ulaşması o milletlerce de kabul edilmesi, onun stratejik lider özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Hem insan kaynaklarını, hem de maddi kaynakları stratejik bir şekilde kullanmasını bilmiş ve en iyi sonuçları elde etmek için optimize etmiştir. Değişen şartlara hızlı bir şekilde uyum sağlama yeteneğine sahip olup, esneklik ve adaptasyona önem vermiş ve gerektiğinde stratejileri revize etmiştir. Strateji geliştirirken daima çoklu düşünmeyi, alternatif stratejiler geliştirmeyi tavsiye etmiştir. Söz gelimi Sızıntı Dergisi daha kapatılmadan o çoktan Çağlayan Dergisini hazır ederek anında devreye almıştır.</p>
<p>Hocaefendi’nin en önemli yanı ise stratejik liderlik yaklaşımıyla risk alma cesaretine sahip olmasıdır. Yenilikçi fikirlere ve çözümlere açıktır ve sürekli yeni fırsatları değerlendirmeye çalışmıştır.</p>
<p><strong>9-Babacan Liderlik</strong></p>
<p>Hocaefendi’nin hayatı ve liderlik şekli incelendiğinde özellikle onunla birlikte çalışan arkadaşları ile yapılan görüşmelerde, onun çalışma arkadaşlarına ait bütün problemleri çözmeye açık biri olduğu görülür. Bu problemler, ferdî, ailevî, idarî, adlî, iktisadî ve içtimaî olabilir.</p>
<p>Birlikte çalıştığı arkadaşlarına tıpkı bir baba şefkati ile yaklaşım sergilemiş ve onların güven duygusunu güçlendirmiştir. Arandığı dönemlerde bile, tehlikeleri göze alıp askerdeki arkadaşlarını ziyaret etmiş, yurt dışında eğitim alan arkadaşlarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır. En önemlisi de çalışma arkadaşlarını her türlü tehlike ve endişeye karşı koruyup, onları uyarıp, tedbir alıp ve onların güvenliğini sağlamıştır. Kişisel ve profesyonel gelişimlerine destek olmuş ve doğru yönde yönlendirmiştir. Çalışma arkadaşlarının iyiliğini dileyip, kendisine ve harekete ihanet edenlerin bile kötülüğünü istememiştir. Bu özellikleri Hoca Efendi’nin liderlik tarzının babacan liderlik özelliklerini yansıttığını gösterir.</p>
<p><strong>10-İnsan Odaklı Liderlik</strong></p>
<p>Hocaefendi Hizmet hareketinin merkezine “insan”ı koymuştur. Hareketin ilk yıllarından itibaren insan sevgisi ve insana saygı üzerinde durmuştur. İnsan odaklı liderlerin genel özellikleri güçlü iletişim, insanların kişisel ve profesyonel gelişimi için teşvik ve destek, işbirliği ve adalet ile herkese eşit fırsatlar verilmesine çalışmak ve insanlara ilham vermektir.</p>
<p>Dünya’nın neresinde olursa olsun savaşlara, afetlere, yokluk ve kıtlığa maruz kalanların ihtiyaçlarını ve endişelerini önemseyip ve bu doğrultuda davranmıştır. “Ateş düştüğü yeri yakar” deyimi yerine, içten bir feryat ile “nereye bir ateş düşse beni yakar” diyerek tüm yardım kampanyalarında öncü olmuştur. Maaşından ve teliften elde ettiği gelirini hep bu istikamette harcamıştır. “Kimse Yok mu?” gibi pek çok vakıf ve dernekle insanlığa hizmeti teşvik etmiştir.</p>
<p>Bu özellikler, Hoca Efendi’nin liderlik tarzının insan odaklı liderlik özelliklerini yansıttığını gösterir.</p>
<p><strong>11-Bilge lider (Wise Leadership )</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin liderliği, derin düşünce yapısı, görüşleri, ortaya koyduğu ilkelerle bilge liderlikle ilişkilendirilebilir. Her ne kadar İslam alimi, vaiz gibi özellikleri ile öne çıkmış olsa da felsefesi ve doktrini genellikle hoşgörü, eğitim, diyalog, barış ve adalet gibi konuları vurgulayan bilge bir liderdir. Mesajları dünya çapında, bütün insanlığı kucaklayacak şekilde kitlelere ulaşmıştır ve etkisi sadece belli bir coğrafyayla sınırlı kalmamıştır.</p>
<p>Siyaset, ticaret, sanat, felsefe, spor, tarih, musiki, fen bilimleri, tıp, sanat tarihi gibi çok geniş alanda uzman bilim adamları, meslek erbabı ve devlet yetkilileri ile fikir alış verişinde bulunmuştur. Çevresindekilerin her zaman, her türlü müşkülünü çözerek onlara ümit ışığı yakmış, yönlendirmiş ve onların gelişimine katkıda bulunmuştur. Yazdığı eserlerde maneviyattan müspet bilimlere, edebiyat ve sanattan ticarete, felsefe ve sosyolojiden tarihe kadar her konuda çok rahatlıkla kalem oynatabilmiştir. Kısaca, derin bilgi ve anlayışa sahip bir lider olarak toplumun her kesiminden insanların ilgi odağı olmuştur.</p>
<p><strong>12-Girişimci Liderlik (Entrepreneurial Leader)</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi aynı zamanda girişimci bir liderdir. (Entrepreneurial Leader) Onun girişimciliği, en başta eğitim ve sosyal hizmetler alanındaki faaliyetleriyle ilişkilendirmek mümkündür.</p>
<p>Özellikle eğitim alanında kurulan okullar ve eğitim kurumları, geniş bir kitleye eğitim imkanı sağlamıştır. Bu okulların yanı sıra, basın yayın kuruluşları, sağlık hizmetleri ve teşebbüsler ile, iş dünyasına yönelik dernekler federasyonlar, sendikalar sosyal hizmetler ve yardım faaliyetleri de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin girişimcilik ruhunu yansıtır.</p>
<p>Daima yenilikçi düşünceyi teşvik etmiştir. Dünyada yaşanan insanlığın temel sorunları karşısında farklı, bütüncül, dipten ve kalıcı çözümler bulma konusunda cesaretlendirmiş ve inovasyonu desteklemiştir. Yeni fırsatları değerlendirirken riskleri göze almış ve âli himmet duygusu ile her yere uluşmak için girişimde bulunmaktan çekinmemiştir. Girişimci liderlik tarzında sürekli takım çalışmasını teşvik etmiştir. Farklı yeteneklere sahip kişileri bir araya getirerek ortak hedeflere ulaşmasını sağlamıştır.</p>
<p><strong>13-Hizmetkar Lider (Servant leadership)</strong></p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin liderlik anlayışı, öncelikle hizmet etmeye odaklanmıştır. Onun tavsiye ve faaliyetleri, toplumun refahı, eğitim ve sosyal hizmetler gibi alanlarda uzun vadeli iyiliği ve refahı üzerine odaklanır. Bu nedenlerle, Hocaefendi&#8217;nin liderlik tarzı, hizmetkar liderlik ilke ve prensipleriyle sıkça ilişkilendirilir. Liderlik tarzında alçakgönüllü bir tutum sergiler. Kişisel çıkarları değil, toplumun için çaba gösterir. Liderlik ettiği hareketi hizmetkar bir anlayışla yönlendirir</p>
<p>Hocaefendi’nin tavsiye ettiği “insan tipi”, “adanmışlıktır”. “Adanmış ruhlar, toplumun hangi kademesinde bulunurlarsa bulunsunlar, başkalarına hizmet etmeyi en büyük pâye kabul ederler. Onlar, gerektiğinde “Bir işe gönül vermiş, belli bir düşünce, mefkûre ve mantık birliği etrafında bir araya gelmiş insanlara bir de su dağıtan, hizmet eden insan lazımdı.” mantığı ile başkalarına hizmetkârlıkta hep önde olmaya çalışırlar.</p>
<p><strong>14-Süper Liderlik</strong></p>
<p>Bediüzzaman’nın “Bir yerde benim bir talebem varsa, orayı ben kendi hesabıma fethedilmiş sayarım” sözü ile, hareket içindeki hakiki talebelerin ileri derecede keyfiyet sahibi olduğunda, etrafındaki insanlara rehberlik, liderlik yapabileceğine ve bir Said’e karşılık binlerce Said’in tek başına toplumu değiştirebilecek çapta etkili bir süper lider olduğuna işaret eder.</p>
<p>Süper liderler çevresindekilerin eğitimi ve güçlendirilmesi yolu ile onları güçlü, iradeli ve yüksek vizyonlu ve başkalarına liderlik yapan takipçilere dönüştürür. Yani süper liderler diğer takipçilerine de içlerindeki liderlik becerilerini ortaya çıkartma gücü verirler. Çevresindekileri yüreklendirir, onların her yönüyle donanımlı ve topluma örnek insanlar haline gelmesini sağlar. Böylece çevresindeki insanların da bulundukları yerde başkalarına liderlik etmesini teşvik ederler.</p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin liderlik özelliklerinden biri de süper liderliktir. Doktrini ve faaliyetleri, toplumun uzun vadeli iyiliği ve barışı için bir vizyonu yansıtır. Süper liderlerin diğer bir hususiyeti de kararlılık ve azimleridir. Hocaefendi özellikle zor zamanlarda bile hedeflerinden vazgeçmemiş, kararlı ve azim ile yılmadan hizmete devam etmiştir ki bunlar süper liderlik özelliklerine örnek teşkil edebilir.</p>
<p><strong>15-Paradoksal liderlik;</strong></p>
<p>Hocaefendi aynı zamanda “paradoksal liderlik” özelliklerini de yansıtmaktadır. Paradoksal liderler görünüşte zıt nitelikleri bir arada barındıran bir liderlerdir. Kararlılık ile esneklik, otorite ile empati, hoş görü ve adalet, tevazu ile vakurluk gibi farklı özellikleri bir arada kullanarak etkili bir şekilde liderlik yapmayı amaçlar. Karmaşık ve çelişkili durumlarla başa çıkma yeteneğine dayanır.</p>
<p>Otorite ve empatiyi bir arada kullanmıştır. Belirgin bir otoriteye sahip olmasına rağmen, çalışma arkadaşlarının ve toplumunun duygularını anlama ve onlarla empati kurma yeteneğine de önem vermiştir.</p>
<p>Takipçilerine güven verirken aynı zamanda sorgulamayı teşvik etmiştir. Doktirini ve liderlik tarzı, eleştirel düşünme ve sorgulama kültürünü teşvik eder. Büyük resmi görmeye ve uzun vadeli hedeflere odaklanmaya önem verirken, detaylara da dikkat eder. Bu, hem geniş bir vizyonu hem de pratik çözümleri bir arada kullanma yeteneğini gerektirir.</p>
<p>Hocaefendi liderlik tarzında otoriter bir lider gibi kararlar alabilirken aynı zamanda takım üyelerinin fikirlerine ve katkılarına değer vermiştir. Hem yönlendirici hem de işbirlikçi bir yaklaşım benimsemiştir. Yenilikçi ve çağdaş çözümleri teşvik ederken aynı zamanda geleneksel değerlere de önem vermiştir. Modern teknolojileri kullanırken kültürel ve dini değerleri korumuştur. Bireylerin kişisel gelişimlerine önem verirken aynı zamanda takım çalışmasını teşvik etmiştir.</p>
<p>Esneklik gösterebilirken aynı zamanda kararlı bir duruş sergilemiştir. Değişen şartlara uyum sağlarken temel değerlerinden ödün vermemiştir. Bazı durumlarda açık bir iletişim tarzı benimserken bazı konularda da gizliliği tercih etmiştir. Şeffaflıkla gizlilik arasında denge kurumuştur.</p>
<p>Bu özellikler, Gülen&#8217;in liderlik tarzının paradoksal liderlik özelliklerini yansıtabileceğini gösterir. Hocaefendi, liderlik ettiği hareketin ihtiyaçlarına ve şartlarına göre esneklik göstermez ve çelişkili nitelikleri bir arada dengeleyebilmiştir.</p>
<p>Yukarıda anlatılan konulara dair daha önce yapılan çalışmalarda Hocaefendi’nin liderlik tipleri ile sınırlı sayıda liderlik tipleri arasında ilişki kurulmuştur. Bu çalışmamız ile biz farklı bir bakış açısı ortaya koymaya çalıştık.</p>
<p>Bu liderlik tarzları yaklaşım ve bakış açısına göre kişiden kişiye değişebileceğinden, bu ilişkilendirmeler de kişisel yorumlara ve bakış açısına dayanmakta olup, kişiden kişiye değişebilir. Söz konusu ilişkilendirmelerde tam denklik sağlanmamış olabilir.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/gunumuz-dunyasinin-liderinin-vasiflari-ve-fethullah-gulenin-liderlik-tipleri/">Günümüz Dünyasının Liderinin Vasıfları ve Fethullah Gülen’in Liderlik Tipleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Milletin Güçlenmesi</title>
		<link>https://hizmetten.com/bir-milletin-guclenmesi-ve-yolun-kaderi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Çöre]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 11:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=35284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebû Hüreyre (RA)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (SAV) şöyle buyurdu: “Kuvvetli mü’min, (Allah katında) zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-milletin-guclenmesi-ve-yolun-kaderi/">Bir Milletin Güçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ebû Hüreyre (RA)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (SAV) şöyle buyurdu:</p>
<p>“Kuvvetli mü’min, (Allah katında) zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış. Allah’dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma. “Allah’ın takdiri bu, O, ne dilerse yapar” de. Zira “eğer şöyle yapsaydım” sözü şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.” (Müslim, Kader 34.)</p>
<p>Hizmet hareketinin ortaya koyduğu faaliyetlerin özünde Efendimizin (SAV) hadis-i şeriflerinde buyrulan “mü’minin kuvvetli olması” yani “güçlenmesi” meselesi vardır. Hareketin misyonlarından biri de, Bediüzzaman’ın eserlerinde vurguladığı toplumun içine yerleştirilmiş hastalıkların tedavisi ve bütün bir milletin ferdan ferda güçlendirilmesidir.</p>
<p>Güçlendirme (Empowerment) bir süreçtir. Sürecin hem ferde hem de topluma bakan yönü vardır.  Ferdin güçlenmesi,  eğitim yolu ile yani bilgiye ulaşması, gelişmesi ve  kendi tercihlerini ortaya koyarak konumlarını güçlendirmesidir. Toplumun güçlenmesi ise benzer şeklide zayıf, güçsüz ferdlerin ve grupların durumlarını geliştirerek ve değiştirerek kendi hayatları üzerinde kontrol sahibi olmayı hedef alır.</p>
<p>Hadis-i şerifin devamında “başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma” şeklinde vurgulanan mesele ise, güçlenen ve kuvvet dengesi haline gelen insanların ve toplulukların içinde yaşadıkları dış çevre tarafından başlarına gelecek tehdit ve tehlikelere işaret edilmektedir.</p>
<p>Zayıf toplulukları ve güçsüz milletleri idare edenlerin en büyük korkusu ve endişesi, onları yönetmenin ve manipüle etmenin önündeki en büyük engel, bu toplulukların ve milletlerin  günün birinde  uyanması, güçlenmesi, değişmesi ve dönüşmesidir.</p>
<p>Ezilenlerin Psikolojisi adlı eserinde Paulo Freire, “Hayatın kendisine bakın, kendi hayatlarınıza bakın.” der. Bununla insanların düşünmesini, sorgulamasını sağlar. Ona göre eğitilen insanlar “kendi” olma ve kendilik bilincini de kazanmış olurlar. Eğitimin, her zaman ve vazgeçilmez bir güç olduğunu vurgular. Ve yine “amaca” ulaşmada eğitimin en büyük “araç” olduğunu, başarıya ulaşmak için “kesintisiz mücadele”nin olması gerektiğine dikkat çeker.</p>
<p>Bir toplumun uzun soluklu ve kalıcı güçlenmesi en başta güçlü ve çok yönlü liderlerin rehberliğine bağlıdır. Onların ortaya koyacağı teşhis ve tedavileri  stratejiye dönüştürdükten sonra hayata uygulayacak  gönüllü yani adanmış takipçilerin say ve gayreti ile milletler güçlenecektir. Bu nedenle milletleri güçsüz bırakanlar yani ezenler, öyle vizyoner ve dönüşümcü liderlere hayat hakkı tanımazlar. Maddi manevi onları zulüm, işkence, tecrit ve tezyife maruz bırakırlar, toplumdan uzaklaştırmak için tehcire zorlarlar. Bu durum neredeyse bütün toplumlarda görülen sosyal olayların nedeni, belki de sosyolojinin bir kanunudur.</p>
<p>Güçlü insanların başlıca özellikleri şunlardır; vizyon sahibidirler, eğitimlidirler, inisiyatif alırlar, toplum için hareket halindedirler, güçlü kollektif kültür ve kollektif şuura sahiptirler, sağlam bir uhuvvetle bağlıdırlar, katılımcılık ve mesuliyet duygusunu içlerine sindirmişlerdir.</p>
<p>Efendimizin “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78) şeklinde buyurduğu hadis-i şerifteki kötülük karşısındaki mü’minin tavrı ancak gücü nispetindedir. Yani güçlü mü’minler kötülüğe eli ile engel olup onun tesirlerini zararsız hale getirebilirken, zayıf mü’minlerin  elinden bir  şey gelmediği için onlar kötülüğe karşı kalbinden buğz ederler ve çaresizce söylenip dururlar, sloganlarla teselli olurlar.</p>
<p>Güçlü insanlar ise en başta inisiyatif alırlar, sağlam ve  büyük bir motivasyonla ve bu motivasyonu destekleyen  bilgi ve uzmanlıkları sayesinde  harekete geçerler. Zira artık içinde yaşadıkları hadiselere müdahale edebileceklerine ve  kontrol edebileceklerine inanırlar. İnanıp gönül verdikleri hareketin amaçları doğrultusunda uygun ve anlamlı buldukları işleri yaparlar.</p>
<p>“Bananecilik”, “vurdum duymazlık”, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” ya da “ateş düştüğü yeri yakar” gibi insanların iradelerini  felç eden anlayışı yıkarlar, dirilişin ve değişimin ilk şartı olan iradenin hakkını vermek suretiyle başkaları için say ve gayret içinde yaşarlar. Artık “ateş nereye düşerse düşsün beni de yakar” anlayışı, diğerkamlık anlayışı, yaşatma ideali hakim olur.</p>
<p>Güçlendirme sürecinin diğer boyutu, güçlü ve etkileyici vizyondur. Hizmet hareketinin ortaya koyduğu vizyon ise, şimdiye kadar ileri sürülen ve hamaset ve hayalperestlikten öte gitmeyen vizyonlardan daha gerçekçi, daha ulaşılabilir ve daha ileri ve daha cezbedicidir. Bu vizyon gönüllüleri motive etmiş ve onları harekete geçirmiştir. Harekete gönül vermiş insanların geçim derdi ve dünyalık  arzularını, beklenti ve menfaatlerin temin etmenin ötesinde top yekün insanlığın maddi-manevi iyiliği ve huzuru için gayret göstermeyi vizyon olarak kabul etmişler ve bu özellikleri ile toplumdaki sıradan insanlardan ayrılmışlardır.</p>
<p>Güçlenmiş bir topluluk artık başta milleti olmak üzere tüm insanlık  için yaşamaya başlar.. Böyle bir topluluğun içinde paylaşma, yardımlaşma ve işbirliğine yönelik takım ruhu doğar. Böyle bir topluluğun performansı daha da yükselir, etkinliği artar ve gönüllü olarak ortak gaye-i hayal uğruna sarsılmaz bir azim ve iman ile hiç durmadan yürürler.</p>
<p>Bediüzzaman hazretlerinin üç düşman şeklinde tasvir ettiği “cehalet, zarûret (fakirlik) ve ihtilâf” a karşı ortaya koyduğu mücadele şekli “san’at, marifet ve ittifak”tır. Bu, tam manasıyla müspet bir mücadele şeklidir. Hizmet hareketi hem ferd bazında hem de toplum bazında hatta daha ileri giderek bütün dünyada yaptığı çalışmaların  hedefine  Üstadın işaret ettiği bu hususları koymuştur.</p>
<p>Söz gelimi cehaletle mücadele etmek için ilim, irfan yuvalarının  açılmasını ve yaygınlaşmasını teşvik ederken, fakirliği yenmek için  yardım derneklerinin ve vakıfların kurulmasını,  buna ek olarak iş adamlarını motive ederek birlik, beraberlik için çalışmalarını ve dünyaya açılmalarını teşvik etmiştir. Toplumun içine atılan ihtilaflara karşı ise diyalog faaliyetleri ile sevgi, saygı ve hoşgörü atmosferi oluşturmaya çalışmıştır. Böylece hareket,  güçlü bir entelektüel sermaye ile  geniş bir  maddi sermayeyi buluşturarak bütün insanlığa el uzatmıştır.</p>
<p>Bu gücün temel dinamiklerinden biri,  kollektif  kültürdür. Kollektif kültür, hayatın her aşamasında onları sarmış, kuşatmış ve diğerlerinden farklı hale getirmiştir. Ayrıca birlik, beraberlik ve uhuvveti desteklemiştir.</p>
<p>Kolektif kültürün ve kollektif şuurun dışa yansımasının  en başta gelen hususiyeti, formal ve informal metotlarla fertlerin eğitimi, bilgiye erişimi kolaylaştırması ve  paylaşımı mümkün hale getirmesidir. Öyle ki “eğitim” ile “hizmet” kelimeleri ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir.  Hizmet kendi içinde de bir tür öğrenen organizasyon şeklinde faaliyetlerini sürdürmüştür. Böylece  hizmet insanları, seviyesi ve mesleği ne olursa olsun toplumun sorunlarına karşı en duyarlı, en eğitimli bireyler haline gelmiştir. Bu durum toplumda büyük çapta değişime ve dönüşüme neden olmuştur.</p>
<p>Diğer yandan fertler arasında meydana gelen güven ve bağlılık sayesinde ise yabancılaşma azaltılmış, ferdler özüne dönmüş ve öz değerlerinin ne kadar kıymetli ve alemşümul olduğunun  farkına varmıştır. Farkına varmakla yetinmeyip bunları dünya çapında temsil etmişlerdir.</p>
<p>Güçlendirmenin bir başka boyutu ise katılım ve yetkilendirmedir. Hizmet hareketi kendi içinde istişare kültürünü, mesuliyet duygusunu ve yetkilendirmeyi  yaygınlaştırarak  “ferdin çiçek açmasına” yani farklı istidat ve kabiliyetlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.</p>
<p>Meselenin en önemli yanı ise hizmet hareketi, gücü ve güçlenmeyi hiç bir zaman amaç olarak görmemiş, onu etkili bir araç olarak görmüş ve bu şekilde konumlandırmıştır. Ayrıca gücü şahsi menfaat elde etmek ya da belli bir zümrenin refahını yükseltmek ve onlara çıkar sağlamak için kullanmamıştır. Fethullah Gülen Hocaefendi ise defalarca sohbet ve yazılarında amaçlar ve vasıtalar üzerinde hassasiyetle durmuş, hayat tarzı ile de bunları somut bir şekilde ortaya koymuştur.</p>
<p>Bütün bunların neticesinde güçlenen Anadolu insanları karar alma, harekete geçme, seçim yapma veya diğerleriyle çalışma gibi daha önceleri yapamadıkları şeyleri yapabilir hale gelmişlerdir.  </p>
<p>Harekete gönül vermiş insanlar kendi hayatları ve gelecekleri üzerinde kontrol sahibi olmayı, kendi amaçlarını gerçekleştirmeyi başarmışlar ve hayat standartlarını ve  kalitelerini en üst düzeye çıkarabilmeleri için çalışır olmuşlardır. Ve bunları gerçekleştirirken hiç kimsenin başkaları tarafından güçlendirilemeyeceği; ancak insanların kendilerinin güçlenebilir hale gelecekleri bilincine ulaşmışlardır.</p>
<p>Bu bilince sahip olan gönüllüler dünyanın her tarafındaki ezilmiş, geri bırakılmış milletlerin de uyanmasına ve güçlenmesine vesile olmuşlardır. Diğer milletler de aynı Anadolu’da olduğu gibi güçlenmişlerdir. Böylece kendilerini etkileyen ekonomik, sosyal ve politik güçleri algılama yeteneği geliştirmişler, kendini suçlamaktan vazgeçerek başarabileceklerine inanmaya başlamışlar, değişim ve dönüşüm için  fertler arasında sorumluluk alma duygusu oluşmuş, değişimin önündeki engelleri aşma yönünde kendilerini cesaret, azim, inançlarla birlikte gerekli yetkinliklerle donanmışlardır.</p>
<p>Ancak hizmet hareketinin etki alanı yakın ve uzak coğrafyaları da içine alacak şekilde genişlemesi başta yakın çevre olmak üzere bir çok yerde haset ve düşmanlığa neden olmuştur. Bu düşmanlık ve hasedin en başta gelen nedeni hizmet hareketinin ortaya koyduğu insan modelidir. Temiz, güvenilir, emin ve eğitimli, donanımlı, yaşadığı çağı bilen ve bu bilinçle hareket eden insan tipidir. Hareketin hedefi herkesin içinde  insanca yaşayabileceği temiz bir toplumun inşasıdır. Ancak, güçlü ve temiz insanlar  hemen her yerde ve her devirde anti demokratik yönetimler tarafından dışlanmıştır, taşlanmıştır.  Anadolu’da da bu temiz ve duru hareket aynı kadere maruz kalmıştır. Tıpkı Hz.Lut (AS)’a kavminin dediği gibi “biz aramızda temiz insanları istemiyoruz” demişlerdir.</p>
<p>Asr suresinde dikkatimize sunulan “İman edip salih ameller işlemek” ve hemen arkasından “Hakkın ve sabrın tavsiye edilmesi” meselesi de konumuzla ilgilidir. Zira imanı ve salih ameli (dar manada ibadet ve taat anlaşılsa da geniş manada insanlığın iyiliğine ve hayrına yönelik bütün işlerin yerli yerince, arızasız ve eksiksiz olarak ifa edilmesi)  tavsiye edip yayılmasını sağlayan zümreler çoğu toplumlarda istenmezler ve baskıya maruz kalırlar. O yüzden bu topluluklara Asr suresinde  sabır tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Özetle hizmet hareketine ve harekete gönül vermiş insanlara yapılan tahkir, tezyif, tazyik, tehcir ve bilumum zulümlerin temelindeki asıl neden ezilen, dışlanan ve sürekli zayıflatılan bir milletin güçlenerek ezenler karşısına dikilmesi ve hayatın her alanında yaşanan kötülüklere mani olmaya çalışmalarıdır.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/author/alicore/">YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN</a></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-milletin-guclenmesi-ve-yolun-kaderi/">Bir Milletin Güçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dört Sıfırın Toplamı Kaç Eder?</title>
		<link>https://hizmetten.com/dort-sifirin-toplami-kac-eder-ali-core/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Çöre]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 18:20:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=34939</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtfaiye araçlarını süt ile yıkadığı caddelerde dizlerine kadar sütün içinde yürüyordu. İçindeki memleket hasretini bastırmak için hep gecenin koynuna sokulur, karanlığı başına çeker uyurdu. Sabaha kadar bir bir memleket köşelerini&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dort-sifirin-toplami-kac-eder-ali-core/">Dört Sıfırın Toplamı Kaç Eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İtfaiye araçlarını süt ile yıkadığı caddelerde dizlerine kadar sütün içinde yürüyordu.</p>
<p>İçindeki memleket hasretini bastırmak için hep gecenin koynuna sokulur, karanlığı başına çeker uyurdu. Sabaha kadar bir bir memleket köşelerini gezerdi. Bazen çocukluğunun geçtiği sokaklara, bazen çiçeği burnunda delikanlı olarak gidip geldiği okul yollarına giderdi. Ve rüyalarından hiç uyanmak istemezdi.</p>
<p>Bu kez cebri bir hicret ile geldiği şehrin caddelerinde süt içinde geziyordu rüyasında.</p>
<p>Bu şehri hiç sevemiyordu. Seveceğe de benzemiyordu. Sürekli soğuk, sürekli puslu, gündüzü güneşsiz, gecesi tam bir şeb-i yelda olan bu şehrin nesini sevecekti ki? Hissiz, sessiz, heyecansız bir yerdi. İnsanları havasından daha soğuk adeta mezar-ı müteharriklerin somutlaştığı koskoca bir memleketti. Kolay mıydı alışmak? Hele dünyanın gözdesi bir ülkeyi, bereketli toprakları, gece gündüz hareket halindeki sıcak kanlı insanları, dost ve arkadaşlarını, aydınlık ve sıcak bir iklimi kısaca kalbini ruhunu, hayallerini geride bırakıp ta böyle bir yere gelmek mecburiyet ile burada nasıl kalabilirdi? Nasıl yerleşebilirdi buraya?</p>
<p>Hemen bir rüya tabirine baktı. Meğer süt içinde gezmek; bolluğa, berekete ve zenginliğe işaretmiş. “Aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş” dedi yorganını başına çekip memleket rüyalarının peşine düştü.</p>
<p>Öyle ya cebinde bir kahve parası dahi olmayan birisi iken bolluğa ,berekete, paraya-pula ulaşması ancak rüyada mümkün olurdu.</p>
<p>O sıralarda ailecek bir karar almışlardı. Çiğ köfte satacaklardı. Belki böylece hayata tutunabilecekler, kimseye el açmayacaklardı. Başlangıçta sadece evden yapacaklardı o işi. Eğer tutarsa ve imkan olursa neden bir dükkan açmasınlardı ki? Tutar mıydı böyle bir iş dükkansız,tezgahsız? Allah dilerse ve ol derse olmayan bir şey var mıydı?</p>
<p>Hem ne diyordu şair;<br />
“Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum.<br />
Derlerse ki bu işler bir şeye yaramaz<br />
De ki bütün işe yarayanlar<br />
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar.”</p>
<p>Deneselerdi ne olurdu? Hem kaybedecek neleri kalmıştı? Şimdi utanılacak, çekinilecek bir zaman mıydı? Zaten hiç bir şeyi olmayan “hiç bir kimse”nin biriydi. Kendini baştan aşağı sıfırlarla sarılı görüyordu.</p>
<p>Nihayet kararlarını uygulamaya koydular. İşte o gece rüyasına Hocaefendi misafir olmuştu. Onu alnından öpüyordu.</p>
<p>Süt içinde yürümek ve alnından öpülmek. Ardı ardına gördüğü bu rüyaların te’vili neydi? Tesadüf müydü? Hayır hayır. Tesadüf olamazdı.</p>
<p>O değil miydi bir kaç yıldır dua dua yalvaran? Tutunacak bir dal, ayağını basacağı sağlam bir zemin, kimseye muhtaç olmadan geçinebileceği bir iş isteyen? Bu sevimsiz şehri sevdirmesi için dua eden oydu. Belki yapılan duaların vakt-i merhunu gelmişti.</p>
<p>Nihayet el birliği ile evlerinden çiğ köfte satmaya başladılar. Hiç çekinmediler. Çalışıp çabalamaya başladılar. Dilinde hep o mısralar vardı:<br />
“Rızkına kani&#8217; olan gerdûna minnet eylemez<br />
Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan”</p>
<p>Şehirde büyük bir heyecan yaşandı. Günlerce, aylarca telefonları susmadı. Başka şehirlerden de arayan, soran, talep edenler de oluyordu. Yetişemiyorlardı bile. Öyle ki iş adamlarından öğrencilere kadar herkes onların kapısına kadar gelip bekleşiyordu. Gece geç vakitlerde şehrin caddelerinde dolaşıp, kapı kapı satış yaptılar. Adeta yollardan, sokaklardan para topluyorlardı. Belki de rüyasındaki süt içinde yürümenin tevili buydu. Böylece bir kaç yıl çalıştılar.</p>
<p>İşini severek, özenerek yapması kısa zamanda dikkat çekti. Bir kaç kişi ona ortak dükkan açmak için teklifte bulundu. Günün birinde kendisine yapılan teklifleri istişare etmek için ensardan bir arkadaşına gitti. Arkadaşı işyerini birlikte açabileceklerini söyledi ve tüm dükkanın tüm masrafları ve tefrişatını üstlendi. Bu teklif ona daha sıcak ve daha cazip geldi.</p>
<p>Ensar arkadaşı da bu görüşmeden sonra bir rüya görmüştü. Rüyasında Efendimiz (SAV) onların odunluğuna odun atıyordu. İki arkadaş rüyalarını birbirlerine anlattılar. Bunları yapacakları iş birliğinin, kuracakları ortaklığın hayırlı olacağına işaret saydılar. Oturup aralarında anlaştılar, ortaklık sözleşmesi yapıp üzerinde mutabık kaldılar.</p>
<p>“Hayırlı işlerin muzır manileri olurmuş.” Kimi hasedliğine, kimi çekememezliğine bir çok kişi geldi, gitti yanlarına. Aldırmadılar. Kulak asmadılar. Üç ay ömür biçenler oldu. “İşten anlamıyorlar yapamazlar”, “Hem çiğ köfteyi burada kim yer” dediler. Tüm menfi sözlere kulak tıkadılar. Mekanlarına dostane gelen, yol gösteren samimi arkadaşları da hiç eksik olmadı.</p>
<p>Hani büyükleri onlara yol göstermişlerdi, hicret edin demişti, hatta; “Yurt dışına çıkmak için davetiye mi gönderelim” demişti ya. En sonunda bir el onları cebri bir hicrete maruz bırakmıştı. Büyükleri yine moral vermişti ya. Bu cebri hicretin lütufları da olacaktır manasında “Cebri ve lütfî bir hicret” demişti ya. Artık bunun anlamını kavramıştı. Hicretin lütuflarını kana kana içine çekiyordu.</p>
<p>Sermaye sıfır, mesleki tecrübe sıfır, sektör bilgisi sıfır, dil bilgisi sıfır. Dört tane, belki de daha fazla sıfır ile yola çıkmıştı. Ancak Ganiyy-i Mutlak dört sıfır, beş sıfır, sayısız sıfırlar olsa bile o sıfırların başına birden dokuza kadar bir rakam yazamaz mıydı? Tabi ki de yazardı. Yazdı da.</p>
<p>O rüyayı göreli beş yıl olmuştu. Artık her sabah mekanının kapısını açıyor, tezgahının başına geçiyor, kimseye muhtaç olmadan geçiniyordu. O sayede gün geçtikçe yeni arkadaşlar ediniyor, diyaloglar geliştiriyor, dostluklar kuruyordu.</p>
<p>Mekanları türküleri, havası, sıcaklığı, çayı, kahvesi ile Anadolu’dan bir köşe olarak hem yerli halka hem de muhacirlere kucak açmaya devam ediyordu.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/dort-sifirin-toplami-kac-eder-ali-core/">Dört Sıfırın Toplamı Kaç Eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistem Yaklaşımı Açısından Hocaefendi&#8217;nin Düşünce ve Görüşleri</title>
		<link>https://hizmetten.com/sistem-yaklasimi-acisindan-hocaefendinin-dusunce-ve-gorusleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Çöre]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 May 2023 12:43:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hocaefendi sistem]]></category>
		<category><![CDATA[vakt i merfumu Jocaefendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ali Cöre Sistem yaklaşımı; tabiattaki, toplumdaki ve bilim alanlarındaki hadiselere mahruti bir bakış açısı ile bakmayı, bu hadiseleri bütünsel olarak incelemeyi bir çerçeve şeklinde kabul eden disiplinler arası yaklaşımın adıdır.&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sistem-yaklasimi-acisindan-hocaefendinin-dusunce-ve-gorusleri/">Sistem Yaklaşımı Açısından Hocaefendi&#8217;nin Düşünce ve Görüşleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ali Cöre</strong></p>
<p>Sistem yaklaşımı; tabiattaki, toplumdaki ve bilim alanlarındaki hadiselere mahruti bir bakış açısı ile bakmayı, bu hadiseleri bütünsel olarak incelemeyi bir çerçeve şeklinde kabul eden disiplinler arası yaklaşımın adıdır. “Sistem düşüncesi öbür disiplinlerin her birini güçlendirerek bize bütünün parçalarının toplamından daha fazlası olduğunu sürekli hatırlatır.” (1)</p>
<p>Sistem yaklaşımına göre; organizasyonlar birer sistemdir ve çevreyle sıkı ilişkileri olan dinamik bir özellik gösterirler. Yöneticiler, organizasyonun yönetimine dair faaliyetlerinde bu ilişki ve bağımlılığı dikkate almak zorundadırlar.</p>
<p>Sistem yaklaşımı sayesinde kendimizi dünyadan ayrı olarak görmekten dünyayla bağlantılı olarak görmeye, sorunlarımızı dışardan bir başkasının veya başka bir şeyin yol açtığı sorunlar olarak görmekten kendi eylemlerimizin yaşadığımız sorunlara nasıl eden olduğuna görmeye yönelen bir zihniyet değişikliğini sağlar. (2)</p>
<p>Her sistem belirli bir ortamda faaliyet göstermektedir. Eğer sistem ile sistemin faaliyette bulunduğu çevre (dış çevre) arasında enerji, bilgi ve materyal alışverişi varsa, bu tür sistemler açık sistem olarak adlandırılır. Açık sistemler dış çevresinden veya başka sistemlerden aldıkları enerji, bilgi ve materyali işler ve bunları çeşitli formlarda tekrar çevresine veya başka sistemlere gönderir. Kapalı sistemlerin çevresi arasında bu tür bir ilişki fazla değildir.(3)</p>
<p>Her sistemde, enerjinin tükenmesi, faaliyetlerin bozulması, dengenin kaybolması, karışıklık ve aksamaların belirmesi ve sonunda sistemin faaliyetlerinin durması yönünde bir eğilim vardır. Bu durum “entropi” eğilimi ile ifade edilir. Niteliği ve büyüklüğü ne olursa olsun bütün sistemlerde entropi eğilim vardır. Kapalı sistemlerde entropi daha da kuvvetlidir ve belirli bir süre sonunda sistemi durduran en önemli faktördür. Açık sistemler çevrelerinden aldıkları bilgi enerji ve materyal ile entropiyi durdurup, onun etkilerini negatif hale getirebilir. Bu durum negatif entropi ya da negentropi olarak adlandırılır.</p>
<p>Sistem yaklaşımı açısından organizasyonların üç önemli özelliği vardır: Bütüncüllük, çevre ile ilişki ve bilgi akışıdır. Sistemler bu değişkenler ve bu parametreler hakkında ne kadar bilgi sahibi ise belirsizlik o kadar azalmış demektir. Açık sistemler bu tür belirsizliği azaltmak ve çevresel değişmelerden önceden haberdar olabilmek için çeşitli stratejiler ve uygulamalar geliştirirler. (4)</p>
<p><strong>Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Sistem Yaklaşımı Açısından Düşünce Ve Fikirleri</strong></p>
<p>Sistem yaklaşımı Fethullah Gülen Hocaefendi’nin düşünce ve görüşlerinin temelini oluşturmaktadır. İbadet hayatından sosyal hayata dair fikir ve aksiyona kadar her alanda ele aldığı meseleleri hep bu zemininde değerlendirmektedir.</p>
<p>“Bütüncül bakış” Fethullah Gülen Hocaefendi’nin en çok üzerinde durduğu husustur. Bediüzzaman’ın asırlardır rehnedar olmuş bir kalenin tamiratı şeklinde bahsettiği ıslah çalışmalarını bütüncül ve dipten bir bakış açısı ile yürütmüş ve bu noktadan hareketle çalışmalarının merkezine nadide bir nesil yetiştirmeyi isabetli adımlar olarak görmüştür. Yani hareketin en başından beri bu yaklaşımı esas alan stratejiler geliştirmiştir.</p>
<p>Sistem yaklaşımı ve sistematik düşünceye dair bir çok alanda söyledikleri, yazdıkları göz önüne alınırsa Onun bu hususa ne kadar önem verdiği görülür. Mesela; öteden beri ölçeği ne olursa olsun her türlü iş ve teşebbüste önce planlama yapılmasını tavsiye eder ve dahi planlama yaparken, sebep-sonuç ilişkisi içinde doğacak ihtimalleri silsile halinde hepsine bütüncül bir nazar ile müşahedeye almak gerektiğini ve mesaiyi tanzim ederken bu şekilde mahruti bakışın zorunluluğunu öne çıkarmaktadır. (5)</p>
<p>Hizmetin geleceği hususunda ise çok kritik bir noktaya dikkat çekmektedir. Bütün insanlığa bütüncül bir nazar ile bakmak gerektiğini, farklı karakterlerdeki insanların, bir gün, karakterlerinin gereğini ortaya koyabileceğini, öyle ise dünyayı doğru okumanın şart olduğunu; dış çevreyi oluşturan insanları, toplumu kendi kültürleriyle doğru okumak lazım geldiğini ve nihayet, on defa düşünüp, bir kere söylemeyi ısrarla tavsiye eder. (6)</p>
<p>Fethullah Gülen Hocaefendi, sosyal bilimlerde yani insana bağlı meydana gelen hadiseleri izah ederken fizik alemindeki gibi tamamen sebep-sonuç ilişkisine bağlanamayacağını, insanın irade sinin sosyal hareketlerin seyri üzerinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Bu münasebetle üzerinde durduğu hususlardan biri de “sabır” ve “zaman“ meselesidir. Yapılan çalışmaların sebepler açısından planlama, strateji ve aksiyon aşamalarında arızasız, eksiksiz olarak yapıldıktan sonra “vakt-i merhûnu”nu beklemeye durulması gerektiğini söylemektedir.</p>
<p>Ayrıca ileri sürdüğü düşünce sistemi sadece akıl, mantık ve ilmi araştırmalarla sınırlı olmadığı içinde yaşadığımız sistemin bir maddi yüzünün (fizik) yanında bir de manevi yüzü (metafizik) olduğunu ileri sürer. Düşünce sistemini bu iki yüze dayandırmaktadır. (7)<br />
Açık Sistem Olarak Hizmet Hareketi</p>
<p>Hizmet hareketinin sürekli dış çevre ile iletişim içinde olduğu ve sürekli bilgi alışverişinde bulunduğu aşikardır. Hizmet hareketi “cemaat mi?”, “sivil toplum hareketi mi?”, “camia mı?” Bu konu üzerinde çok sayıda tartışma ve inceleme yapılmıştır. Türkiye’de yaşanan son olayların etkisi ile “hareket” artık dünyanın pek çok ülkesinde dikkat çekmiş ve bilinir olmuştur. Ve farklı ülkelerde de araştırma inceleme konusu olmuş/olacaktır.</p>
<p>Hocaefendi hizmet hareketinin felsefesini “evrensel insani değerlere saygı” olarak belirlemiş bunu bir ortak payda olarak görmüştür. Böylece dünyanın değişik yerlerinde, farklı anlayışta olan insanların hepsiyle bir ölçüde anlaşılacağını söylemiştir. Bu hususların gelecekte dünya barışının temelini oluşturacağını işaret etmiştir. (8)</p>
<p>Hareket hakkında Fethullah Gülen Hocaefendi farklı zamanlarda benzer tanımlamalar yapmıştır. Öncelikle cemaat ve cemiyet kavramlarını tanımlamış sonraki yıllarda ise sosyologların tanımlamalarına destek vermiştir. (9)</p>
<p>Cemaat kavramına dair yapılan tariflerden anlaşılacağı üzere “cemaat” kavramı/olgusu bir nevi kapalı sistemi karşılar. Cemaatler dil, inanç ve kültür açısından homojen bir yapı kabul edilirken, sivil toplum hareketleri farklı dil, farklı inanç, farklı kültürlerden oluşan heterojen bir yapı olarak kabul edilir. Hocaefendi hareketi kesin ve net bir ifade ile “hiçbir dış güce bağlı olmayan bir sivil toplum hareketidir.” şeklinde konumlandırmıştır.(10)</p>
<p><strong>Sosyal Entropi Zaviyesinden Hizmet Hareketinin Geleceği</strong></p>
<p>Sosyal sistemleri oluşturan öğeler arasındaki, bütünleşememe ve organize olamama gibi sebeplerle içtimaî kaynakların faydalı bir işe dönüştürülmesi sürecinde ortaya çıkan kayıplar, “sosyal entropi” kavramı ile tanımlanmaktadır .</p>
<p>Her türlü faaliyet sonucunda bir miktar entropi üretilmesi ve üretilen entropinin; düzensizlik, çürüme, bozulma, atık, kirlilik, yaşlanma, yavaşlama ve kargaşa anlamına gelmesi; sosyal sistemler olarak toplumların ve organizasyonların da entropi ile etkin bir şekilde mücadele etmelerini gerekli kılmaktadır. Bu sebeple sosyal sistemler, çevrelerinden aldıkları madde, enerji ve bilgi ile; teknolojilerini yenileme, süreçlerini iyileştirme, farklı ürünler tasarlama, insan kaynaklarını eğitme gibi faaliyetler yürüterek negatif entropi üretirler ve yaşamlarını sürdürürler.(11)</p>
<p>Hareketin “cebri olarak” dünyaya açılması iradi olarak entropinin kırılmasına neden olmuştur. Hoca Efendi’nin ifadesi ile hareket içindeki insanlar bu konuda iradesini ortaya koyarak entropiyi kırıp yeni bir düzene yani negentropiye ulaşacaktır. “İnsan iradesiyle, iradesiz bütün varlıklardan ayrılır. Meselenin içinde irade bulunduğundan dolayı, insanlarla alâkalı yapılanmalar ve yenilenmeler öncesi kaos olabilir. Böyle bir dönemde insan entropiler (dönüşümler, değişiklikler ve çöküşler) fasit dairesini kırarak, bunun yerine -Allah&#8217;ın inayetiyle- salih bir daire, yani kısır döngüye mukabil velûd bir döngü ikame edilebilir.” (12)</p>
<p>Özetle, gönüllüler hareketi, “kapalı bir sistem” içinde yaşayan “cemaat” değildir. Aksine “açık sistem” içinde sürekli büyüyüp gelişen bir “hareket”, “oluşum”, “sivil toplum örgütü” dür. Bu özelliği sayesinde, zamanla daha da gelişip, yenilenip, genişleyecektir. Bu süreçte gönüllüleri bekleyen en önemli mesele ise; paradigmalardan kaynaklı kültür çatışması olacaktır. Yani halen daha “cemaat düşüncesi”nden ya da “cemaat kültürü”nden çıkamayan gönüllüler yeni durumlar, yeni anlayışlar, yeni yaklaşımlara adapte olmakta zorlanacaklardır. Ayrıca yeni durum yöneticileri ve yönetimleri de zorlayacaktır. Bundan sonraki dönemlerde “yönetim” yerine “yönetişim”, “yöneticilik” yerine “lider yöneticilik” , “merkeziyetçilik” yerine “yerelleşme” önemini artıracaktır.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p><em>(1) Peter Senge /Beşinci Disiplin /Ayşegül İldeniz/ 2013<br />
(2) (a.g.e)<br />
(3) http://www.acarindex.com/pdfs/4811<br />
(4) Prof.Dr.Tamer Koçel /İşletme Yönetimi<br />
(5) http://www.herkul.org/bamteli/bamteli-ictimai-huzur-ve-yukselisin-vesileleri/<br />
(6) http://www.herkul.org/bamteli/bamteli-nesl-i-cedid-ve-dirilisin-esaslari/<br />
(7) Yeni Ümit/sayı 49/Bir Sistem Olarak İslam<br />
(8) https://www.herkul.org/tag/zamanin-cildirticiligina-karsi-sabir/<br />
(9)https://cetele.org/wp-content/uploads/2018/04/Prizma-2-M-F-Gulen.pdf<br />
(10)https://fgulen.com/tr/eserleri/sohbet-i-canan/gonulluler-hareketi-ve-sevgi-mahrumlari<br />
(11)Bir Yönetim Modeli Önerisi: Toplam Entropi Yönetimi, Business and Economics Research<br />
Journal, Volume 2 . Number 1 . 2011 pp. 53-87 ISSN: 1309-2448, www.berjournal.com<br />
(12) https://fgulen.com/tr/eserleri/prizma/ideallerin-realize-edilmesi</em></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/sistem-yaklasimi-acisindan-hocaefendinin-dusunce-ve-gorusleri/">Sistem Yaklaşımı Açısından Hocaefendi&#8217;nin Düşünce ve Görüşleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
