Ümit Nağmeleri’nin bu yılki teması “Mefkûre Yolcuları” olan sahne gösterisi, Amerika Birleşik Devletleri turnesinin ilk ayağını Ohio’nun Cleveland şehrinde gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl altı eyaleti dolaşan ve binlerce gönüle dokunan topluluk, bu akşam farklı ülkelerden gelen genç sanatçılarıyla yeniden sahneye çıktı. Program, bir ışık gösterisi ve “Genç Adam” şiiriyle açıldı; ardından Afra ve Zümra’nın koro eşliğinde seslendirdiği “Namın Duyulsun” ile coşku salona yayıldı. Tecrübeli sunucu Kemal Gülen açılış konuşmasında geçen bir yıl içinde Ümit Nağmeleri’nin yüzlerce kapı çaldığını, Ramazan’da milyonlarca insanın aynı sofralarda buluştuğunu ve bayramlarda kurulan kültür sokaklarının yeni bir dünyanın temellerini örmeye başladığını anlattı.

Konuşmanın ardından Almanya, Arnavutluk, Romanya, Kanada ve Amerika’nın farklı eyaletlerinden gelen genç sanatçılar tek tek sahneye davet edilerek tanıtıldı; sunucu onları “altın nesil”in en güzel örnekleri olarak nitelendirdi.
Northern Ohio Intercultural Association (NOICA) Genel Koordinatörü Harun Çekiç yaptığı ‘hoş geldiniz’ konuşmasında, farklı ülkelerden gelen öğrencilere ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Çekiç, programın organize edilmesinde maddi-manevi katkısı olan herkese teşekkür etti.
Programın ilerleyen bölümünde “Mirasımız” başlıklı bir video sunumunun ardından Xhoni Cesku’nun seslendirdiği “Yâr-i Vefadar” ile duygusal bir an yaşandı. Ardından sahne, hizmetin ilk filizlendiği yıllara, henüz okulların ve yurtların temellerinin bile atılmadığı döneme uzandı. “Eşrefpaşalılar” adıyla sahnelenen tiyatro, o yılların kahvehane sohbetlerini ve asıl mücadelesini anlatırken, Eric ve Arseldi’nin seslendirdiği “Oh Be” ile Arseldi’nin solo olarak seslendirdiği “Verin Benim Sevdiğimi” bu bölüme eşlik etti.

Gecenin dikkat çeken anlarından biri, sunucunun seyirciye yaptığı bir müjde oldu: 17 Ekim’de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin entelektüel biyografisini konu alan yeni bir belgesel yayına giriyor. Otuz beş yerli ve yabancı akademisyen, gazeteci ve düşünürün yer aldığı bu çalışmanın, hizmetin kısa sürede küresel bir harekete dönüşmesinin hikâyesini objektif bir bakışla ele aldığı duyuruldu.
Programın “Musibetler Çağı” bölümünde Hz. Âdem’den Hz. Yusuf’a uzanan imtihan kuşağı hatırlatılırken, “altın ateşe girmeden saflaşmaz” vurgusuyla asırlar boyu süren sınanmanın bugüne taşındığı anlatıldı. Bu bölümü “Sabır” tiyatrosu ve Esat’ın seslendirdiği “Sabır ve Ümit” şiiri takip etti; Selma’nın “Bülbül” ve Ebubekir-Arseldi-Ayhan üçlüsünün birlikte seslendirdiği “Sıra Gecesi” ile müzikal doku zenginleşti.

Gecenin en çarpıcı sahnelerinden biri “Sabit Kadem Olma” başlığı altında izleyiciyle buluştu. Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğu konu alan skeç, bir baba ile oğlunun aynı cezaevi koğuşunu paylaşmasını anlatarak salonda derin bir sessizlik yarattı. Sunucu bu bölümde Uhud’daki bir anlık tereddütten, Hendek’teki açlıktan ve Huneyn’deki kısa savrulmadan söz ederek, tarih boyunca yılmadan yola devam edebilmenin önemine dikkat çekti.
Programın “Vefa” bölümünde, vefanın sadece hatırlamak olmadığı, zor zamanlarda elinden tutmak ve gönül bağını koparmamak olduğu vurgulandı. Ayhan ve koronun seslendirdiği “Zahit Bizi Taan Eyleme” ile Xhoni’nin solosu “Sen Bak İşine” bu bölümü taçlandırdı.

“Umut” temalı bölümde ise “yeis bataktır, ümit ise Rahman’dandır” sözleriyle açılan sahne, KHK’lı bir öğretmen ile doktorun hikâyesini anlatan “Boyacı” adlı tiyatroyla devam etti. Seyirci bir yandan bu hikâyeyle hüzünlenirken, bir yandan Afra-Zümra’nın “Sevdan Olmazsa” ve Kevser-Afra-Zümra üçlüsünün seslendirdiği “Hicaz Potpuri” ile coşkuyu yaşadı.
Gece, tiyatro ekibine ve sahne arkasındaki hocalara yapılan teşekkürlerin ardından, salona adını veren merhum Yakup Çetin Hoca’nın hayırla anılmasıyla final bölümüne geçti.
Program, topluluğun hep birlikte seslendirdiği “Yeni Bir Dünya” şarkısıyla coşkuyla sona erdi. Seyirciler son şarkıyla birlikte sahneye çıkarak tekrar ‘Yeni Bir Dünya’ şarkısını söyledi.


