Hollanda’nın Nijmegen kentinde Doğu’nun bilgesi Mevlânâ Celaleddin Rumi ile Batı’nın sevgi ve kardeşlik geleneğinin önemli temsilcilerinden Aziz Fransiscus’u bir araya getiren özel bir buluşma gerçekleştirildi. Stevenskerk’te düzenlenen programda; sevgi, diyalog, hoşgörü ve birlikte yaşama temaları öne çıkarken, etkinlik kapsamındaki konuşmaların yanı sıra sema gösterisi, ney dinletisi ve Kur’an-ı Kerim tilaveti de yer aldı.
Farklı kültür ve inançlardan katılımcıları aynı çatı altında buluşturan programda, Rumi’nin insanı merkeze alan sevgi dili ile Fransiscus’un kardeşlik ve doğayla uyum anlayışı üzerinden ortak değerler ele alındı.

Farklı Gelenekler, Ortak Değerler
Buluşmada, farklı coğrafya ve geleneklerde yetişmiş olmalarına rağmen Rumi ile Fransiscus’un insan sevgisi, merhamet, tevazu ve barış gibi evrensel ilkelerde birleştiği vurgulandı.
Yapılan değerlendirmelerde, iki ismin birbirleriyle doğrudan tanışmamış olmalarına karşın insanlığı sevgi ve merhamet ekseninde buluşturan güçlü bir miras bıraktıkları ifade edildi. Toplumsal barış açısından farklı inanç ve kültürlerin birbirini daha yakından tanımasının önemine dikkat çekilirken, diyaloğun sadece konuşmaktan ibaret olmadığı, temelinde karşıdakini anlamaya çalışmanın yattığı belirtildi.
Rumi’nin Evrensel Sevgi Çağrısı
Programın merkezinde Rumi’nin yüzyıllardır yankılanan çağrısı yer aldı. “Gel, ne olursan ol, yine gel” ifadesiyle simgeleşen davetin, insanları dışlamadan buluşturmaya ve gönül köprüleri kurmaya yönelik bir mesaj taşıdığı kaydedildi. Rumi’nin düşünce dünyasında farklılıkların ayrılık değil, insanlığın ortak yolculuğunda bir tanışma vesilesi olduğu ve bu yaklaşımın günümüz toplumları arasındaki diyalog ve saygı açısından kritik bir rol oynadığı vurgulandı.
Sema, Ney ve Tilavetle Manevi Atmosfer
Etkinliğin manevi bölümünde Sema ustası Abdülkadir Dikici’nin sema gösterisi, neyzen Ömer Faruk’un ney icrası ve Hafız Mehmet’in Kur’an tilaveti sahne aldı. Farklı sanat ve ibadet geleneklerinin bir arada sunulduğu programda, ney ve sema salonda sakin ve düşünsel bir hava oluştururken tilavet bölümü manevi boyutu pekiştirdi.
Birlikte Yaşama ve Barışa Davet
Nijmegen’deki buluşmada, farklı inanç ve kültür mensuplarının aynı mekânda bir araya gelmesinin karşılıklı anlayış ve dostluk bağlarını güçlendirdiği ifade edildi. Barış arzusunun kuru bir temenni olarak kalmaması gerektiği; insanların karşılaşması, dinlemesi ve ortak değerler etrafında ilişki kurmasının şart olduğu mesajı verildi.
Farklılıklar korunarak ortak bir insanlık duygusunda buluşmanın mümkün olduğunu gösteren etkinlik, Rumi’nin sevgi dili ile Fransiscus’un kardeşlik anlayışını yeniden gündeme taşıyarak katılımcılara barışın günlük yaşamda nasıl yaşatılabileceğini düşünme fırsatı sundu.
Programı izlemek isteyenler için link:

