SECU Vakfı, Hollanda’daki farklı iltica merkezlerinde kalan Hizmet Hareketi gönüllülerini moral ve dayanışma programında ağırladı. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı buluşmada barbekü ikram edildi, kamp sürecinde yaşanan zorluklar paylaşıldı.
Türkiye’de Hizmet Hareketi gönüllülerine yönelik baskılar nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan ve Hollanda’ya sığınan yaklaşık 60 kişi, SECU Vakfı bünyesinde düzenlenen programda bir araya geldi. Farklı iltica merkezlerinden gelen misafirler için hazırlanan programda barbekü ikram edildi. Katılımcılar aynı sofranın etrafında buluşarak tanışma, sohbet etme ve yaşadıklarını paylaşma fırsatı buldu.

Belirsizlik İçinde Devam Eden Bekleyiş
İltica merkezlerinde kalan birçok Hizmet gönüllüsü, başvurularının sonuçlanmasını uzun süredir bekliyor. Ailelerinden ve yakınlarından ayrı kalmaları, kamp hayatının getirdiği güçlükler ve geleceklerini planlayamamaları bu süreci daha da zorlaştırıyor.
Son dönemde Hollanda’da iltica ve aile birleşimiyle ilgili kurallarda yapılan değişiklikler de kamplarda bekleyenlerin endişelerini artırıyor. Katılımcılar, özellikle ailelerine ne zaman kavuşabilecekleri ve Hollanda’da ne zaman düzenli bir hayata başlayabilecekleri konusunda belirsizlik yaşadıklarını anlattı.
SECU Vakfı yetkilileri, gerçekleştirilen bu buluşmayla misafirlerin birkaç saatliğine de olsa kamp ortamından uzaklaşmalarını, kendilerini yalnız hissetmemelerini ve benzer süreçlerden geçen insanlarla bir araya gelmelerini amaçladıklarını belirtti.
“Bize Yalnız Olmadığımızı Hissettirdiniz”
Gilze kampında kalan Bahriye Hanım, buluşmanın ardından gönderdiği mesajda duygularını şu sözlerle paylaştı:
“Uzakta olmamıza rağmen programa gelebildiğimiz için çok mutlu olduk. Bize gösterilen ilgi ve özen için ayrıca teşekkür ediyorum. Bize yalnız olmadığımızı hissettirdiniz. Zorlukları ve imkânsızlıkları aşarak geldik ama iyi ki gelmişiz. Bu program bize manevi doping oldu.”
Bahriye Hanım, bir eve yerleştikten sonra gönüllü çalışmalara katılmak istediğini de belirterek, “Hayalim, evime geçtikten sonra dernek ve kermes hizmetlerinde elimden geldiğince yardımcı olmak. Allah sağlık verdikçe küçük de olsa bir işin ucundan tutmak istiyorum. Düşünen ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun.” ifadelerini kullandı. Vakıf yetkilileri, bu samimi mesajın dayanışmanın ve birlikte olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Aynı Sofrada Umut ve Dayanışma
SECU Vakfı tarafından yapılan değerlendirmede, bir yemeği paylaşmanın yalnızca birlikte vakit geçirmekten ibaret olmadığı, bazen bir insanı dinlemenin, hâlini sormanın ve yanında olduğunu hissettirmenin en büyük destek olduğu ifade edildi.
Programın hazırlanmasından misafirlerin ağırlanmasına kadar her aşamada görev alan gönüllülere teşekkür edilirken; SECU Vakfı olarak iltica merkezlerinde kalan Hizmet gönüllüleriyle dayanışmanın sürdürüleceği ve onların yeni hayatlarını kurma yolunda yanlarında olunmaya devam edileceği kaydedildi.
