Utrecht’te 15 Gemi Aynı Geleceğe Yelken Açtı: “Hepimiz Aynı Gemideyiz”

Yazar hizmetten
web

Haber | Alperen Doğan

SECU, Sfera ve Waterwall vakıflarının ortak organizasyonuyla Utrecht, Almere ve Muiden kentlerinde düzenlenen “Hz. Nuh’un Gemisi (Ark van Noach)” programları, farklı inanç, kültür ve yaşam görüşlerinden yüzlerce insanı aynı gemide buluşturdu. Hollanda’da birlikte yaşama kültürüne katkı sunmayı amaçlayan ve üç farklı bölgeden hareket eden toplam 15 gemide, yaklaşık 800 katılımcı bir araya gelerek ortak gelecek için güçlü bir dayanışma mesajı verdi.

Farklı toplumsal kesimlerin aynı masada buluştuğu etkinliklerde, diyalog ve karşılıklı anlayış ön plana çıktı. SECU Vakfı Diyalog Koordinatörü Deniz Hanım, programın temel amacını şu sözlerle ifade etti:

“Hollanda’da birlikte yaşama sanatına katkı sağlamak amacıyla yıl boyunca çok sayıda diyalog ve toplumsal buluşma programı düzenliyoruz. Hz. Nuh’un Gemisi etkinlikleri de bunların en anlamlı örneklerinden biridir. Gemilerde farklı inançlardan, kültürlerden ve toplumsal kesimlerden insanlar bir araya geliyor; barış, hoşgörü, karşılıklı saygı ve farklılıklarla birlikte yaşama konusunda güçlü mesajlar veriyor. Bu programların en önemli mesajı ise şudur: Hepimiz aynı gemideyiz. Farklılıklarımız bizi ayırmamalı; tam tersine ortak geleceğimizi birlikte inşa etmemiz için bir zenginlik olmalıdır.”

Farklı İnançlardan Ortak Mesaj: Diyalog ve Birlikte Yaşama

Programlarda Yahudilik, Hristiyanlık ve Hümanizm temsilcilerinin yaptığı konuşmalar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Emekli haham Lody van den Kamp, bağ kurmanın sadece ortak yönleri bulmak değil, farklılıkları anlayarak birlikte yaşamayı öğrenmek olduğunu vurgulayarak, “Bağ kurmak sadece benzerlikleri aramak değildir; farklılıklarımızı görerek onlarla birlikte yaşamayı öğrenmektir,” dedi. Van den Kamp, Türk, Fas, Surinam, Yahudi ve Hristiyan topluluklarının bu ülkenin eşit vatandaşları olduğunu belirterek sunulan birlikte yaşama fırsatının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Hristiyanlığı temsilen konuşan Arjan Groen, Hz. Nuh kıssasının Tevrat, İncil ve Kur’an’daki ortak yönlerine dikkat çekerek katılımcılara, “Eğer bu dünyanın sonunun çok yakın olduğunu bilseydiniz, bugün ne yapardınız?” sorusunu yöneltti ve gemideki yabancıların birbiriyle derin sohbetler başlatmasına vesile oldu.

Hümanizmi temsilen konuşan Erie Brouwer ise etkinlik için kaleme aldığı şiirle, farklılıklerin bir engel değil, bir köprü olabileceğini vurguladı: “Her zaman aynı dili konuşmuyoruz ama yine de birbirimizi anlayabiliyoruz. Farklılık bazen bir mesafe değil, bir köprü olabilir.” Brouwer, barışın samimi bir merak ve küçük bir tebessümle başladığını hatırlattı.

Beş Binden Fazla Kişiye Aşure İkram Edildi

Paylaşma ve dayanışmanın simgesi olan aşure ikramları, etkinliğin en anlamlı dilimlerinden birini oluşturdu. Program kapsamında hazırlanan tam 5.135 kişilik aşure; eğitim kurumları, kütüphaneler, sosyal yardım kuruluşları ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla toplumun geniş kesimlerine ulaştırıldı. Gönüllüler ise bu ikramları komşularına dağıtarak birlik ve beraberlik mesajını doğrudan mahallelere taşıdı.

Organizatör vakıflar, bu buluşmaların sadece sembolik bir tekne gezisi olmadığını, önyargıların azaldığı ve toplumsal güvenin inşa edildiği kalıcı bir diyalog platformu oluşturduğunu belirtti. Gelecek yıllarda bu anlamlı etkinliği daha fazla şehirde yaymayı hedefleyen tertip komitesi, programı tüm katılımcıların paylaştığı şu ortak deklarasyonla noktaladı: “Farklılıklarımız ne olursa olsun, hepimiz aynı gemideyiz.”

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy