Bağımlılığın Ontolojik Sürgününe “Sessiz” Bir Başkaldırı: Çağlayan Sempozyumu’na Yoğun İlgi

Yazar hizmetten
web

Haber | Tayfur Bulut

Çağlayan Dergisi tarafından düzenlenen Sessiz Çığlık: Bağımlılıklarla Mücadele sempozyumu, New Jersey’deki Wayne Township Community Center’da gerçekleştirildi. Salonun kapasitesini zorlayan yoğun bir ilgiyle karşılanan sempozyumun birinci oturumu, bağımlılık meselesini tıbbi, sosyolojik ve varoluşsal boyutlarıyla masaya yatırdı.

Moderatörlüğünü retorik ve iletişim tasarımı uzmanı Dr. Hasan Ahmet Gökçe’nin üstlendiği oturumda, bağımlılığın sadece bir sağlık sorunu değil, modern insanın anlam arayışında düştüğü bir fenomenolojik tuzak olduğu vurgulandı.

Bağımlılık, Modern İnsanın Ontolojik Sürgünüdür

Oturumun açılışında katılımcılara hitap eden Nevbahar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Dr. Hasan Ahmet Gökçe, bağımlılığı bireyin dünyayla kurduğu iletişim kodlarının dejenere olması şeklinde tanımladı. Çeyrek asırlık akademik kariyerini bir mesajın gücü ve uyandırdığı yankı sorusuna adadığını belirten Gökçe, bağımlılığı yankısı en derin, frekansı ise en düşük trajik bir mesaj olarak nitelendirdi. Gökçe, bu sessiz çığlığı duymanın sadece bir empati meselesi değil, kolektif bilincin etik bir yükümlülüğü olduğunun altını çizerek oturumu başlattı.

Bilimsel Temelden Genetik Mirasa: Prof. Dr. İrfan Yılmaz’ın Sarsıcı Analizleri

Sempozyumun bilimsel zeminini, 40 yıllık akademik birikimiyle Çağlayan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. İrfan Yılmaz inşa etti. Yılmaz, bağımlılığın sadece sosyal bir tercih değil, beyin dokusunu fiziksel olarak küçülten biyolojik bir yıkım olduğunu kanıtlarıyla ortaya koydu. Alkol bağımlılığının sperm yoluyla bebeğe nakledilmesinden fötal alkol sendromuna kadar, babanın bağımlılıktaki kritik rolüne dikkat çeken Yılmaz, bu durumun nesiller arası bir biyolojik aktarıma dönüştüğü uyarısında bulundu.

Pornografik bağımlılıkların beyin yapısında yol açtığı tahribatı ve dijital dünyadan (cep telefonu uyarıcıları gibi) gelen sürekli stimülasyonun kognitif sistemi nasıl felç ettiğini analiz eden Yılmaz, konferans salonunun ısıtma sistemlerinden sosyal hayata kadar her alanda bağımlılığın bozucu etkilerini örnekledi. Bugün her şeyin ters gittiği tespitiyle modern yaşamın çıkmazlarına değinen Yılmaz, dinin koruyucu ve rehabilite edici ikliminin bu küresel krizle mücadelede sahip olduğu vazgeçilmez role vurgu yaparak, akademik perspektifi manevi bir koruma kalkanıyla taçlandırdı.

Bağımlılık Sebep Değil, Bir Sonuçtur

Bir diğer kritik perspektifini, bağımlılık olgusunu bir “insan hikâyesi” ve “toplumsal yansıma” olarak ele alan Nevbahar Dergisi Dosya Editörü ve Duygu Koçu Elif Nesibe Temiz sundu. Uzun yıllara dayanan gazetecilik ve dergicilik tecrübesiyle konunun nedensellik haritasınıçıkaran Temiz; Bağımlılık bir sebep değil, aslında bir sonuçtur.” tespitiyle oturumun en can alıcı paradigmalarından birini kurguladı. İçimizdeki anlam boşluğunu doldurma telaşının ve sınırsız istekler ile sınırlı ihtiyaçlar arasındaki çatışmanın insanı bu tuzağa nasıl açık hale getirdiğini sistematik bir çerçevede anlatan Temiz, özellikle ilişki bağımlılığını O olmazsa ölürüm!dramı üzerinden analiz etti. İstismar ve acıların bağımlılık riskini nasıl beslediğine dikkat çeken Temiz, “bir kereden bir şey olmaz” yanılgısına karşı kognitif bir uyarıda bulunarak, bireysel farkındalığın ve doğru arkadaş çevresinin koruyucu gücüne vurgu yaptı.

Varoluşsal Bunalım ve Anlam Arayışı

Dr. Adem Akıncı, bağımlılığı modern insanın ruhsal açlığını baskılama aracı olarak ele aldı. Teknolojik gelişmelere rağmen insanın hiç olmadığı kadar yalnız ve tedirgin olduğunu belirten Akıncı, bağımlılıkla mücadelenin gücünün Neden yaşamalıyım? sorusuna verilen cevabın derinliğiyle ölçüldüğünü ifade etti.

Haz Kıskacında Tükenen Mutluluk

Oturumun son konuşmacısı olan kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Ateş, haz ve mutluluk arasındaki o kritik dikotomiyi masaya yatırdı. Bağımlılığa zemin hazırlayan hedonik döngünün anatomisini çıkaran Ateş, anlık haz arayışlarının hakiki mutluluğu nasıl tükettiğini felsefi ve tıbbi bir perspektifle sundu.

Wayne Township Community Center’ı dolduran yüzlerce katılımcının yoğun ilgisi ve sorularıyla zenginleşen birinci oturum, Dr. Hasan Ahmet Gökçe’nin tematik kapanış konuşmasıyla sona erdi. Sessiz Çığlık temasına vurgu yapan Gökçe, bağımlılığın görünmez yüzünü aydınlatmanın toplumsal bir ödev olduğunu belirterek mikrofonu ikinci oturumun moderatörü Dr. Mehmet Tuna’ya devretti. Sempozyum, öğleden sonra gerçekleştirilen ve dijital bağımlılıklardan diaspora ailelerindeki risk faktörlerine kadar geniş bir perspektifin sunulduğu ikinci oturumla devam etti.

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy